50 Müzik CEMAL REŞİT REY (1904 – 1985): TÜRK BEŞLERİ Türk Beşleri özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin Piyanist, orkestra şefi ve eğitimci olarak müzikkuruluş döneminde eserleriyle kendilerinden söz tarihimize geçmiş bir bestecidir. Cumhuriyet tarihininettirmiş, besteciliği temel uğraş edinen, Klasik Batı ilk kuşak bestecilerinden, Onuncu Yıl Marşı, LüküsMüziği ilk Türk bestecilerini bir arada tarif etmek Hayat opereti gibi ünlü eserlerin yapımcısıdır.için kullanılan uluslararası bir deyimdir. Bu kişiler; ULVİ CEMAL ERKİN (1906-1972): • CEMAL REŞİT REY (1904-1985) • ULVİ CEMAL ERKİN (1906-1972) Birinci kuşak çağdaş Türk müziği bestecileri arasında • HASAN FERİD ALNAR (1906-1978) yer alan Erkin, opera dışında hemen bütün formlarda • AHMED ADNAN SAYGUN (1907-1991) yapıtlar vermiş verimli bir bestecidir. Kulaklarda yer • NECİL KAZIM AKSES (1908-1999) etmiş “Köçekçe” bestecinin eseridir. Hepsinin ortak özelliği 1900’lerin başında doğmuşolmalarıdır ve Atatürk’ün eğitim için yurtdışınagönderdiği sanatçılardır. Çağdaş Türk müziğinde“Türk Beşleri” olarak adlandırılan ilk kuşak, çokseslimüziği eğitim yoluyla tanımış ve gittikleri Avrupaülkesinde öğrendiklerini yapıtlarında uygulamışbestecilerden oluşur. Onlar, bestecilikleri kadareğitimci, müzik kurumlarının kurucusu, birer çalgınınustası ve orkestra şefi olarak da hizmet vermişlerdir. Cumhuriyet Türkiye’sinde müzik sanatının dünyaölçütlerindeki kimliğini kazanmasına her açıdankatkıda bulunmuşlardır. Paris, Viyana, Münih gibikültür merkezlerinde eğitim görerek yurda dönenbu genç besteciler, yeni Türk müziğinin kurucusuolarak tarihe geçmişlerdir. Bu beş besteci kendigeleneklerindeki birikimle Batı’dan öğrendikleritekniği birleştirerek yeni bir bireşim yaratmayaçalışmışlardır. Bestecilerin belli bir kurumun çatısıaltında bir arada çalışmalar yaptığı söylenemez,ancak bireysel çalışmalarındaki ortak amaç, Türkmüziğinin makamsal, ezgisel ve ritimsel yapısıylaBatı’nın polifonik dokusunda, Batı biçim ve tekniğinikullanarak besteler yapmaktır. Beşler’in her üyesi, başlangıçta “ulusalcı”bir kavrayıştan yola çıkmış, yerel müziğimizinrenklerinden yararlanmışlardır. Bu bir ortak yöndür.Ancak sonraları, geleneksel müziklerimizdenyararlanma özelliği giderek azalmış, bestecilerimizinher biri ulusal üstü kendi özgün duyuş vedüşünüşlerini geliştirmişlerdir. Bu da ayrılantaraflarıdır.
51HASAN FERİD ALNAR (1906-1978): NECİL KAZIM AKSES (1908-1999): Klasik Türk Müziği öğeleriyle Batı müziği tekniklerini 1971 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanı verilen ilkbağdaştırma çalışmalarıyla tanınır. Kanun ve Yaylı 11 sanatçıdan biridir. “Ankara Kalesi” adlı senfonikSazlar Orkestrası İçin Konçerto, Viyolensel Konçertosu yapıtı bestecinin en tanınmış yapıtlarındandır.en bilinen eserlerindendir. Serap SELAMET - Müzik Öğretmeni AHMED ADNAN SAYGUN (1907-1991): “Devlet sanatçısı” ünvanını alan ilk sanatçıdır.Cumhuriyet Dönemi Türk müziğinin en çokseslendirilen eserlerinden “Yunus Emre Oratoryosu”en önemli yapıtıdır.
52 Uzay K A R A D E L İ K L E R “Gerçekte karadeliğe düşen astronot, ayaklarından çekilerek önce iplik gibi uzayacaktır. Astronotun, karadelikten kurtulması için ışıktan daha hızlı hareket etmesi gerekir.” GALAKSİLERİN VE YILDIZLARIN OLUŞUMU Galaksilerin ve yıldızların oluşumu, “aynı esasa” dayanır. Sonsuza yakın sıcaklıkta, sonsuza yakın yoğunlukta, sıfır boyutlu ve sıfır hacimli bir ‘’nur noktası’’nın patlamasıyla(Büyük Patlama) ortaya çıkan temel parçacıklar, büyük patlamadan 100 sn. sonra, bir proton ve bir nötron içeren döteryum (ağır hidrojen) atomunun çekirdeğini oluşturacaktır.
53 Döteryum çekirdekleri de, başka proton venötronlarla birleşerek, iki proton ve iki nötrondanoluşan helyum çekirdeklerini meydana getirecektir.Büyük Patlamadan birkaç saat sonra, helyum vediğer elementlerin oluşumu duracaktır. Bundansonraki bir milyon senede evren genişlemeyisürdürürken, sıcaklık giderek birkaç bin dereceyedüşecek; elektronlarla, çekirdekler birleşerekatomları oluşturacaktır. İşte bu aşamadan sonra,atomların meydana getirdiği gaz bulutlarınınçökmeye başlamasıyla, galaksiler ve yıldızlar ortayaçıkacaktır. Bu gaz kümelerinin yoğun bölgelerinde,kütlesel çekimin etkisiyle çöküş başlayacak; buda, burkulmayı-dönmeyi doğuracaktır. Zamanilerledikçe galaksilerdeki hidrojen ve helyumgazları, kendi kütlelerinin çekimi altında çökenküçük bulutlara dönüşecektir. Bulutlar büzüldükçe,atomlar çarpıştıkça, gazın sıcaklığı artacak ve giderekçekirdek kaynaşması reaksiyonu ortaya çıkacaktır. YILDIZLARIN DOĞUMU VE ÖLÜMÜ Mademki karadelik, bir yıldızın ölümüyle ortayaçıkıyor. O halde bir yıldızın, doğumuna ve ışıyarakhayata gözlerini açmasına yakından bakalım.Kütlesel çekimin etkisiyle kendi üstüne çöken vedönen hidrojen gazı kümesindeki atomlar, “kaymakdeneyi”nde olduğu gibi, gittikçe daha sık ve dahahızlı bir şekilde biri birine çarpar ve böylece gazısınır. Sonunda gaz o derece sıcak olur ki; hidrojenatomları çarpışınca sıçrayacakları yerde, kaynaşarakhelyum atomlarını oluştururlar. Patlayan bir hidrojenbombasına benzer bir reaksiyon ısısı, yıldızaparlaklığını verir. Yıldız, ne denli büyük kütleli ise,o derecede yakıtını çabuk bitirir. Kütlesel çekimidengelemek için, daha çok ısıya ihtiyaç duyar veböylece yakıtını çok çabuk bitirir. Kısacası yıldız nekadar büyük kütleli ise, o denli de ömrü kısa olur.
54 UzayEVRENİN KADERİNİ GİZLEYEN “KARADELİKLER” YILDIZLARIN EVRELERİ VE yanarak, en dış kabukta hidrojen yıldız olup, sıcaklığı ve ışıma gücüKARADELİK yanmasını başlatır. Yanmakta olan çok azdır. Gökyüzünde çok sayıda her iki kabuktan yayılan ısı, kırmızı beyaz cüce gözlenebilir. Belki de KIRMIZI DEV: Güneş’e benze- dev yıldızın daha fazla şişmesini Samanyolu galaksimizdeki parlakyen yıldızlar, parlaklıklarında sağlar. Yıldız, ışıma gücü 1000 yıldızların, %10’nu beyaz cücedir.büyük bir artış göstererek Güneş’e eşit olan bir kırmızı süper Beyaz cüceler tek başlarınaölmeye mahkûmdurlar. Yıldı- deve dönüşür. öylesine yoğun yıldızlardır ki;zın çekirdeğinde hidrojen beyaz cüceyi oluşturan maddeylekalmadığında, nükleer yakıtı da BEYAZ CÜCE: Bu aşamadan doldurulmuş bir pingpong topu,geçici olarak tükenmiş demektir. sonra, karbon çekirdeğinin birkaç yüz ton ağırlığındadır. BuÇekirdekteki nükleer reaksiyonlar sıcaklığı yükselerek, karbon çeşit gök cisimleri, karanlık maddedursa da, çekirdek çevresindeki füzyonuyla enerji üretmeye hüviyetindedir.bir kabukta hidrojen yanması başlar. O kadar çok enerji açığadevam eder. Bu arada, hidrojen çıkar ki, yıldız kararsız hale gelir GÜNEŞ BEYAZ CÜCE OLACAKyakan kabuğun sıcaklığı artar. ve dış katmanlarını uzaya fırlatır. Güneş’in birkaç milyar yılBu nedenle de helyum üretimi Sonunda yıldızın kütlesinin sonra yakıtı bittiğinde, kırmızıhızlanarak sürer. Kabuğun fazla %10’nu oluşturan ve iyonlaşmış dev haline geleceği tahminısınması nedeniyle, yıldızın zarfı gaz kabukla çevrili karbon bir edilmektedir. Böylece Merkür vegenişlemeye başlar. Yarıçapı 100 çekirdek kalır. Böylece yıldız, Venüs gezegenlerini içine alacakkat artan yıldız, bir kırmızı dev süper dev bir gezegenimsi bulutsu şekilde şişecek ve daha sonrahaline gelir. Zarf genişlerken haline gelmiştir. Beyaz cücenin katmanlarını uzaya fırlatacak.aynı zamanda soğur. Yıldızın dış sahip olacağı en büyük kütle, Sıkışıp ısınan Güneş merkezi, birkatmanlarını oluşturan gazlardaki Chandrasekhar kütlesi olarak beyaz cüce olacaktır.bu soğuma, ışıma gücü denen bir bilinen 1,4 Mg (Güneş kütlesi) Yıldızların hepsi Güneş’inözellikle açıklanır. Zarf soğurken, dir. Bundan daha büyük kütleli kaderini paylaşmaz. Bazılarınınyıldızın kütlesinin %10’nu bir yıldızın çökmesini, yozlaşmış akıbeti, Chandrasekhar limitioluşturan helyum çekirdeği elektron basıncı engelleyemez. olarak bilinen ve beyaz cücebüzülür ve ısınır. Sıcaklık on kat Her kızıl devin çekirdeğinde bir kütlesinin en üst sınırı olan buartarak, yaklaşık 100 milyon beyaz cüce vardır. Ve bu çekirdek, limite bağlıdır. Bir Hintli bilimderece Kelvin’i bulunca helyum sürekli olarak yıldızın maddesini adamından ismini alan bu limitateşlenir. Üç helyum çekirdeği azaltır. Sonunda kızıl dev, bu değeri; 1,4 Mg (güneş kütlesi)’dir.kaynaşarak bir karbon çekirdeğine asalak çekirdeği tarafından Sonuç olarak kütlesi Güneşdönüşür ve füzyon enerjisi açığa tüketilir. Yaklaşık olarak Dünya kütlesinin 1,4 katından dahaçıkar. büyüklüğünde gerçek beyaz cüce, az olan bir yıldız, büzülmeyi tek başına ortaya çıkar. durdurup, beyaz cüce haline KIRMIZI SÜPER DEV: Hidrojen gelecektir.yakan kabuk, sonunda yakıtını SİYAH CÜCE: Parlayan bir beyaz Çekirdeğin kütlesi, 1,4 mg’yibitirerek zayıfladığında yıldız cücede, daha ileri düzeyde aştığı zaman yozlaşmış elektronbüzülür ve mavileşir. Çekirdek nükleer reaksiyonun başlaması basıncı çökmeyi önleyemez.tümüyle karbona dönüşmüştür. mümkün değildir. Yaklaşık 10 Çekirdek çöker ve atomlarınKarbon çekirdeğin dışındaki milyar yılda bütün enerjisini ötesinde, atom çekirdeklerininhelyum, füzyon reaksiyonlarını uzaya fırlatan beyaz cüce, bir sıkıştırıldığı çok daha yoğun birbaşlatacak kadar ısınmıştır. siyah cüceye dönüşür. Bu ise,Helyum, şiddetli bir şekilde yaklaşık Yerküre boyutlarında bir
55durum ortaya çıkar ki bu nötron Oppenheimer-Volkov sınırı olan KARADELİKLERİN BAZIyıldızıdır. kritik bir kütledir. Bu kritik kütleyi ÖZELLİKLERİ aşan yıldız, kendi merkezine SÜPERNOVA VE NÖTRİNOLAR: doğru çökmeyi ve ezilmeyi 1) Karadeliklerin varlığınıYıldızçekirdeğininçökmesi,kırmızı sürdürecektir. Bu çöküşle beraber çevrelerindeki gök cisimlerisüper dev evresindeki yıldızın çevreye uyguladığı kütlesel çekim üzerindeki etkilerindendış katmanlarını büyük bir hızla kuvveti artarken, uzay-zaman anlayabiliriz. Kendileri görünmezdışarıya fırlatan bir şok dalgası eğriliğinin de artmasını sağlar. olan karadelikler, çevrelerindeoluşturur. Bu bir süpernovadır. Yıldız büzüldükçe, yüzeyindeki dönen yıldızların hızlarını artırırlar.Süpernovalar, çok verimli nötrino kütlesel çekim alanı güçlenir. Karadelik başka bir yıldızla birkaynaklarıdır. Tersine nötrinolar, Yıldızdan kaçıp kurtulma hızı da çift yıldız sistemi oluşturuyorsabir nötron yıldızının oluştuğunun gittikçe artar. Öyle ki sonunda etkileri fark edilebilir. Bu durumda,açık kanıtlarıdırlar. Süpernova ışığın dahi kaçamayacağı sınır şiddetli x-ışınları ve radyopatlamasındaki enerjinin %99’u hıza ulaşır. İşte bu, karadelik dalgaları yayarlar. Eğer karadeliknötrinolar ve karşı nötrinolar dediğimiz uzay-zaman eğriliğinin eşyıldızına yeterince yakınsa,biçiminde yayınlanır. sonsuza yaklaşan bir bölgesidir. evrimleşerek kırmızı dev haline Karadelikler, maddenin, adeta gelen eş yıldızın atmosferindekiPULSARLAR VE ATOM SAATLERİ: ezilerek yok olduğu görünmez gazların bir bölümü karadelik1967 yılında gökyüzünde düzenli noktalardır. Karadelikten ışıkradyo dalgası yayınlayan nesneler kaçamazsa, fiziksel hiçbir şey tarafından yutulabilir. kaçamaz. Karadelikler, yıldızlarınfark edilmiştir. Araştırmacılar önce ölümünün bir sonucudur. 2) Galaksi merkezinde bulunanyıldız kümesindeki bir yabancı dev karadelikler, etraflarındakiuygarlıklarla karşılaştıklarını DEV KÜTLELİ KARADELİKLER gaz bulutlarına güçlü çekimsanmışlar! Ancak daha sonra Evrende en çok bulunan uygulayarak, büyük bir hızlagörülmüştür ki bu düzenli karadelikler, Güneş’ten yaklaşık döndürürler ve kendileriniradyo dalgaları pulsarlardan 10 kat büyük yıldızlardır. belli ederler. Bu karadelikler,gelmektedir. Pulsar adı verilen Karadelikler, uzay ve zamanda zamanla çevreden çaldıkları gazbu nesneler, gerçekte manyetik yolculuk için potansiyeller ve yıldız artıklarıyla beslenirler.alanlar ve radyo dalgaları içermektedir. Ancak, genel görelik Buradaki madde, olay ufkundayayınlayan nötron yıldızlarıdır. denklemlerinin çözümleri, oldukça kaybolmadan önce çok yüksekKendi etrafında dönen nötron kararsız gözükmektedir. Karadelik sıcaklıklara kadar ısınır.yıldızları, bir radyo ışınımı sansürüne hala büyük bir umutyayarlar ve bunlar pulsarlardır. bağlanmaktadır. Çıplak tekillik, 3) Galaksi çekirdeklerindePulsar olarak adlandırılan bu gök geçmişe yolculuk için potansiyel birbirlerine çok yakın yıldızlarcisimleri, bir atom çekirdeğindeki bir kapı olarak görülmektedir. çarpışarak parçalanırlar. Vegibi tümüyle nötronlardan oluşan Bilim-kurgu yazarlarına çok cazip enkazları, karadelik için birve bir fincan kadarı tonlarca gelen bu alan, gerçekte oldukça besleme kaynağı olur. Merkezdekiağırlıkta olan çökmüş bir yıldızdır. tehlikelidir. Böyle bir gücü canavar artık beslenmediğinde,Artık karadelik sürecinin yolu elde eden bir dünyalının neler çevresindeki kütle aktarımaçılmış demektir. yapabileceğini tahmin etmek diski kaybolur ve süper kütleli güç değildir. Ancak böyle bir yol, karadelik galakside hemen hiçbirKUASARLAR: Evrende ışıma şimdilik kapalı gözükmektedir. iz bırakmaz.güçleri en yüksek olan cisimler Bir karadeliğin içine atlarsanız,kuasarlardır. Spektrumlarının parçacıklara ayrılırsınız. Acaba 4) Şayet, karadelik oluşturmakkırmızıya kayışına bakılacak bu parçacıklar, başka bir evrene için çöken madde net bir elektrikolursa, tüm galaksilerden katbekat veya bir köşesine taşınarak yüküne sahipse, ortaya çıkandaha parlak olan yıldızımsı gök ortaya çıkmanız mümkün mü? karadelik de aynı yükü taşıyacaktır.cisimleridir. Kuasarlar, muazzam Gerçek zamanda bir karadeliğe Benzer şekilde, şayet çökenölçülerde ışık yayan, küçük gök düşen astronotun atom altı madde açısal momente sahipse,cisimleridir. Mesela, 3 milyar ışık parçacıklarının geçmiş tarihleri ortaya çıkan karadelik dönüyoryılı uzaklığında bulunduğu tahmin bu tekillikte yok olur. Ancak bu olacaktır. Hatırlanacağı üzereedilen 3C273 Kuasar’ı, tek başına parçacıkların “sanal zaman”daki bir karadelik, çöken maddenin1 milyar gökada toplamı kadar tarihleri devam eder. Yani başka elektrik yükünü, açısal momentiniışık yaymaktadır. Kuasarların, bir evrende, “sanal” olarak ortaya ve kütlesini hatırında tutarken,süper yoğun bir karadelik olduğu, çıkabilirler mi? Elbette şimdilik bunların dışında her şeyi unutur.düşünülmektedir. karadelikler yoluyla uzayda Zira bu üçü, uzun erişimli alanlarla yolculuk yapmak pek de güvenli bağlantılıdır.KARADELİKLER: Bir nötron görünmüyor.yıldızının çekirdek (yürek) kütlesi, Kaynaklar:2,5 Mg’yi (Güneş kütlesini) aşarsa 1) Roger Penrose, Kralın Yeni Usu III/yıldız kendi kütlesel çekimine Us Nerede? çev. Tekin Dereli, TÜBİTAK,karşı koyamayacaktır. Yıldızın fazla Oxford, 1989.kilolarını atması için ne yakıtı ne 2) Stephen W. Hawking, Zamanın Kısade kütlesel çekime karşı koyacak Tarihi, çev. Dr. Sabit Say, Murat Uraz,gücü olacaktır. Bu Chandraskher Milliyet Yy, 1988.sınırına benzer Landau- Murat YÜKSEL - Fizik Öğretmeni
56 Gezi RehberiYEL DEĞİRMENLERİNE KARŞI... Her şey bir internet sitesinde tatil araştırmaları yaparken bana Don Kişot’u anımsatan “Yel Değirmeni Bungalow” ismine rastlamamla başladı. Görüntüler o kadar büyüleyiciydi ki bir an montaj olduğunu düşündüm. Bu şüphe ve merak beni bir Fethiye tatili sonunda Yel Değirmeni’ne çekti. Hesaba göre şöyle bir bakıp resimler kadar güzel olmadığını anlayınca çıkacak ve muhtemelen yolda beş on dakikamızı internet sitelerinde montajlanarak alıcıya sunulan mekanlara, dürüst olmayan zihniyetlere ayıracaktık. Daha ilk adımda yanıldığımızı anladık. Büyük taş bir kemerden içeri girince bizi karşılayan Mekan sahibi Engin Bey altı yıl önce eski ve terkiki antika otomobil verdi ilk sinyalleri. Yine aynı yerde edilmiş bir restoran olarak keşfetmiş Yeldeğirmeni’ni.aracımızı park ederken kafasını bize doğru uzatarak Önce bir çiftlik kurmayı düşünmüş burada. Sonraiçeri bakan devekuşları ile göz göze geldiğimizde bungalov otel yapmaya karar vermiş. “Ben nasıl mutluyaşadığımız şaşkınlığın etkisi ile olsa gerek ailecek oluyorsam misafirlerimi de öyle mutlu etmeliyim.”arabadan heyecanla inip bir süre birbirimizle hiç düsturu ile çıkmış yola. Misafirliğimiz boyunca bukonuşmadan keşfe çıkışımız hala belleğimden ilkeye bağlılığına pek çok kereler şahit olduk. Tümsilinmez. Büyük kızımın bir oğlağın peşinden koşarken evleri kendi elleriyle yapmış bir usta yardımı olmadan.gözden kayboluşu, küçüğün ise minik köpeğin Şehrin gürültüsünden kaçanları kendi söylemiylekuyruğunu yakalama telaşıyla attığı kahkahalarla küçük bizce pek küçük sayılamayacak bir hayvanatdöndüm dünyaya. Tükenen bütçemize rağmen tatili bahçesi ile buluşturmak amacıyla türlü hayvanlarbirkaç gün uzatma kararını eşimle eşzamanlı olarak getirtmiş. Sizleri güneşlenirken yanınızdaki şezlongaaldığımızı, aynı anda “Burada bir iki gün kalsak mı?” uzanma ihtimali çok yüksek olan sevimli oğlağın türlücümlesini sarf ettiğimizde anladım. Sonrası düş muzipliklerine zihnen de olsa hazırlamak isterim.gibiydi desem abartı olmaz sanırım. Bir de alt dallarda yaprak bırakmadığı için, burada
57geçireceğiniz sürenin bir bölümünü üst dallardan ona Kaya Köy’ün manzarasını izlemekle kalmayıp köyeyaprak toplayarak geçirmeyi göze almanızı öneririm. düzenlenen yürüyüşlerden birine katılmanızı, bir gecenizi Cin Bal diye ünlenmiş et lokantasının enfes Sabah kahvaltı saatine yetişme telaşına girmeden lezzetlerine bir gecenizi de eski bir Rum evinden restoreuyanmanın keyfine de diyecek yoktu. Günün herhangi edilmiş küçük ama günbatımı manzarası ile büyüleyenbir saati bungalovumuzun verandasına servis edilen Mavi Kelebek adlı restorana ayırmanızı, dönüş yolundatamamı organik köy kahvaltısını ne kadar methetsem köy camisinin imamından balınızı almanızı şiddetleaz olur sanırım. Bir Karadenizli olarak bizimkiyle yarışır tavsiye eder, bizim kadar mutlu ayrılmanızı dilerim.lezzette bir tereyağını Fethiye’de bulmak ne yalansöyleyeyim beni hayrete sürüklemişti. S. Bilgehan OKKALI – TDE Öğretmeni Tüm bunların yanında tarihi bir Rum köyü olan
58 Kavram Yorumlama Bazen hiçbir şey yapmak istemez insan, oturur ve çekilir kendi köşesine. Bir yudum kahve BİRYUDUMKAHVE alır ve düşler olanla olmayanı. Her yudumda tazelenen geçmişimi yine her yutkunuşla maziye kazıyabilmekti kahvenin adı. Umutsuzluğun yanına gelerek ümit dağıtan, yalnızlığımı paylaşırken hüznüme ortak olan sıcaklıkla anıldı hep tadı. Bora Alemdar: Hani aşk diye bir şey var ya işte o aşkın içinde bir yudumkahvenin bile hatırı vardır... Kız arkadaşınla kahve içmeye gidersin onundudaklarındaki rujun izi çıkar fincanda... O kahveyi daha fazla seversin ya hani...Herkesin bir anısı vardır. Kahve ve aşk ile. Sema Şaşmaz: Kahve benim Batuhan Öğüt: Ben hep kar yağarken kahvenin o güzelimiçin kafeinden başka bir şeyi kokusuyla birlikte arkadaşlarımla mahsur kalmak isterdim.anlatamıyor ama kahve içerken Kahve benim için SBS’den önceki son haftalarda içtiğim sıcakkokusu seni düşündürüyor, bu bir umuttu ama bütün umudum gitti. SBS’den çok kötü aldımduygu insani rahatlatıyor. o yüzden o günden sonra kahve içmemeye karar verdim. Alp Bora Yüzüncü: Kahve bazen kötü geçen birgünümün ardındaki kurtarıcım bazen ise uykulu gözlerleuyandığım yeni bir gün için yeni bir heyecan. O, herzaman değişmeyen kokusu ve aromasıyla benim içinvazgeçilmezlerden. İşte bu yüzden kahveyi seviyorum. Ekin Tunçay: Kahve, henüz çay kültürü kadar yayılmasada ülkemizde şu an önemli bir konumda. Bunun haricindekokusuyla belli başlı şeyleri anımsatan, bazen mutlulukveren, bazen uykusuz kalma ilacı olarak kullanılan veçoğu zaman ihtiyaç duyulduğunda içilen bir şey. Zeynep Ayça Şanlıtürk: Kimi zaman hüzünlenirsin, kimi zamanmutlu olursun, kimi zaman ısınırsın, kimi zaman da yorgunluğunuatarsın. Bazen bardağa bakar hayaller kurarsın, bazen elleriniısıtırsın, bazense sadece uyanık kalmak için içersin. Bazen dekahve yeni bir dostluğa açılan kapının sıcak bahanesi olur.Ali Nalçacı: Kahve denince akla huzur gelir.Peki neden? Kötü bir gün geçirirsin. Bir kahveiçersin ve rahatlarsın. Çünkü kahvenin o kokusuo tadı insanı alıp götürür. Bütün sıkıntılarını BarışGündüz:Kahveiçerken,kokusunuunutursun. Yani kısacası KAHVE=HUZUR koklarken düşleyebileceğimiz, aklın sınırlarını zorlayabileceğimiz, içinize huzur salan sıcaklığıyla içinizi ısıtan birBilge Begüm: Acısıyla tatlısıyla hayatın bütün düşler sahnesidir benim için.yönlerini anlatır bize kahve. Uykusuz gecelerdeelinden tutar, kış geceleri içini ısıtır, arkadaşsohbetlerinde yanında olur, sıkıldığında kahve İrem Beste Ünlü: Bazen yorgun olduğunuzda birfalına bakarak küçük bir eğlence yaratırsın kendine. yudum kahvedir kaçış yolunuz. Bazen arkadaşlarla atılan birkaç kahkaha… Hüzünlü olduğunuzda alır götürür tüm kötülükleri. Her ne olursa olsun Çağan Genç: Kahve insana ilaç mutlu eder o sıcacık bir yudum kahve.gibi gelir ve bütün derdini, stresini,sıkıntısını alır götürür . Zatenkahvenin kokusu, görüntüsü, sıcak TC Melisa Zorlu: Kahve, umutsuz hissettiğimizde, mutludumanı insana bir huzur verir. hissettiğimizde, daha sıcak hissetmek istediğimizde kendimizi bu duygularla bütünleştirmek istediğimizde içtiğimiz bir şeydir. Bir yudumumuzda farklı tatlar, kokular, dostluklar, kahkahalar, gözyaşları saklanır tüm dünyadan.
59 Kadir Cengiz: Her kahve aynı tadı yaşatmaz, kiminle içtiğine göre değişir vemaziye doğru gittikçe her yudumda titrer yüreğin. Kutay Çokakoğlu: Kahve en Doğa Mazıbaşı: Kahve bir umut olur bazen,sevdiğin içeklerdendir çünkü; yaz heyecanlı bekleyişlerimizle birlikte. Bazen de entatilinde uyku sorunumu çözer, hüzünlü olduğumuz zamanlarda yanımızda olanüşüdüğümde beni ısıtır, ağızıma tek şeydir. Yaşamımıza acısıyla tatlısıyla tat katar.güzel bir tat, bana ise enerji verir. Cagla Kıran: Kahvenin kokusunu severim çünkü bana kışı hatırlatır ama tadınısevmem. Kokusu için içerim. Aran Arısoy: Kahve keyfin mutluluğun ve huzurun sembolüdür. Kahve bizim sakin ruhumuzdur. Bana bir bardak kahve verenin bin yıl yoldaşı olurum. Oğuz Kırsaçlıoğlu: Kahveyi sevmem, bence insanlar tarafından abartılmıştır. Beliz Şahin: Kahve bana göre mutluluktur. Uykusuzken, yorgunken, ayılmak istediğimde ilk aklıma gelen kahve olur. Giray Girengir: Bir hayal dünyasına açılan gizli bir kapının anahtarı ya da dünyanın bu düzensizliği arasında ahenkli bir nota... Doğa Çelik: Kahve, dostlarla içildiğinde kırk yıl hatırı olan, zaman zaman kısmetlerimizin çıktığı keyifli fal muhabbetlerine bahane olan, kültürümüzün vazgeçilmezi, bazen ise sadece kokusu içimizi ısıtmaya yeten yaşam tarzıdır. Mehmet Ali Altunsoy: Kahve içmek her zaman zor bir iş olmuştur. Doğru kıvamı yakalamak zor gelmiştir. Ne kadar kahve, ne kadar süt, ne kadar su, ne kadar şeker... Doğru kıvamı sizi çeker götürür. Herkesin kıvamı farklıdır. Kahve zevktir. Ozar Ömer Uncu: Kahve soğuk bir sonbahar akşamındaki yaz gibidir. Alpcan Karataş: İnsanın kendisini Başka dünyalara kaçırırkeşfetmesini sağlar kahve. Sadece kokusu seni sevdiğinle.bile insanı uzaklara götürür, aklını bin bir türlüdüşünceyle doldurur. Daha fazla hissetmektirkahve, her şeyi daha fazla hissetmek... Doruk Yurdayar: Ben kahvemi sütlü severim, hayatın siyah yanlarının yanında beyaz yanlarının da olduğunu hatırlamak, unutmamak için. İçine attığım iki şekerle gerçekliğin acısını tadarken Erdem Çetin: Kırmızı tohumlar içinden çıkıp hayal dünyamda tatlı anılar oluşturmak için…cezveye girene kadar verilen emeğin kokusudur. Uzakdiyarlardan keyif kaynağıdır çoğu kişi için. Uykusuzgecelerde ilaçtır bazen. İnsanın hayal dünyasına kapı Mehmet Alper Genç: Kahvearalarken; şekerli mi şekersiz mi, işte tüm mesele bu… bence duyguların içilebilen halidir. Gerek mutlu olalım gerek üzgün, bir kahve her zaman yardımcı olur.Mehmet Artun Kaya: Kahveninköpüğünün tadı ne kadar iyiysetelvesinin tadı da o kadar acıdır. İşte Emre Erkuş: Kahveyi ne kadar sıcakken içebilirsen o kadarkahvenin de benim için değeri, içindeki güzel gelir tadı. Kahveyi bu yüzden hayata benzetirimbu zıtlık gibi hem iyi hem de kötüdür. soğuduğunda iş işten geçmiştir ne tadı kalmıştır ne de bir anlamı...
60 Ne İzlemeliSİNEMA NE İZLESEK Merhaba, şimdi sizlere tatilde izleyebileceğiniz 2 güzel filmi tanıtacağım;Yedinci Oğul YabanYönetmen: Sergey Bodrov Yönetmen: Jean-Marc ValleeOyuncular: Julianne Moore , Jeff Bridges , Oyuncular: Reese Witherspoon , Laura DernSenaryo: Joseph Delaney , Matt Greenberg Yapımı: 2014 - ABDYapımcı: Lionel Wigram , Jon Jashni Süre: 115 Dak.Süre: 98 Dak. Tür: Biyografi , DramTür: Aile , Fantastik , Macera Vizyon Tarihi: 06 Şubat 2015Vizyon Tarihi: 23 Ocak 2015 18. yüzyılda geçen hikâyede, genç Thomas yerel Cheryl Strayed isimli yazaran Wild adlı kitabındanhalkın içerisinde olan Spook isimli öğretmeninden uyarlanan filmde, hayatındaki üst üste geleneğitim alarak, kötü ruhlara karşı savaşmayı öğrenmesi felaketlerden sonra, yaralarını onarmak ve acılarınıgerekmektedir. İlk büyük sınavını ise Spook kasabadan unutmak için bir kadının çıktığı 1100 mil uzunluğundakiuzaktayken güçlü Anne Malki’nin hapsolduğu yerden doğa yürüyüşü (hiking) üzerine odaklanılıyor. Dahakaçmasıyla verir. önce bu sporda hiçbir tecrübesi olmayan bu kadın,Hazırlayan: Çağla KIRAN çıktığı bu yolculuk sayesinde iyileşmeye başlar...
61 TİYATRODA NE VAR TİYATRODevlet Tiyatrolarının 2 güzel oyununu tavsiye ediyorum. Hayvan Çiftliği Shakespeare Zorda Yazan: George Orwel Yazan: Chris Alexander - Hille Darj Çeviren: Özge Kayakutlu Çeviren: Yücel Erten Oyunlaştıran: Peter Hall Yöneten: İlham Yazar Yöneten: Barış Erdenk Süre: 2 perde | 2 saat 20 dakika Süre: 1 perde | 1 saat 25 dakika Oyun, 1600’lü yılların oyuncuları ile günümüz Dünyaca ünlü İngiliz yazar George ORWEL’ın çağdaş oyuncularını aynı anda gösterir. Elizabeth Dönemiklasikler arasına girmiş ve bir başyapıt olarak kabul İngiltere’sinde Globe Tiyatrosu en görkemli çağınıedilen Hayvan Çiftliği adlı romanından uyarlanmış bu yaşamaktadır. Ancak, William Shakespeare’in tek işioyunda, bir çiftlikte yaşayan hayvanların kendilerini oyun yazmak değildir. Kardeşi Judith sahneye çıkansömüren insanların yönetimini devirmeleri ve ilk kadın olmak için, Lord Essex kraliçeyi devirmekeşitlikçi bir düzen kurmaları anlatılır. Ama zamanla için, Kempe; Hamlet’e bir soytarı sahnesi yazdırmakhayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri için uğraşmaktadır. Shakespeare Zorda’dır çünkü ilkdomuzlar, insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir kez kahraman olarak değil, ‘’canlı’’ bir insan olarakdiktatörlük kuracaklardır. sahneye çıkmıştır. Şahane tiratlar kaleme alan yazar, şimdi tüy kalemiyle kendine bir bıyık çizmek için (KüçükTiyatroveİrfanŞahinbaşSahnelerindesahnelenmektedir.) mürekkep aramaktadır.Hazırlayan: Yağmur COŞAR (Akün Sahnesinde sahnelenmektedir.)
62 Çorbadaki TuzumuzYaşamıSeyredenDeğilDeğiştirenNesiller Özel Maya Anadolu Lisesi Öğrencileri toplum hizmeti çalışmalarıyla farkındalık yaratmaya ve kalpleredokunmaya devam ediyor. 2014-2015 eğitim öğretim yılının başlangıcından bu yana neler yaptığımıza, hangigönüllere dokunduğumuza gelin beraber göz atalım: Okul Boyama: 20 Eylül 2014 Cumartesi günü Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Yavrucuk Köyü İlköğretim Okulu’nda iyileştirme çalışmaları yaptık. Köyün muhtarı ile okulun müdür ve öğretmeninin rehberliği doğrultusunda önce ihtiyaçları belirledik. Duyarlı öğrenci ve velilerimizin kırtasiye yardımlarını paketleyerek yola çıktık. Okula vardığımızda ilk iş olarak iki derslikli küçük köy okulunun iç ve dış cephe boyalarını yeniledik, bakıma ihtiyaç duyan kısımlarda tadilat yaparak okulu yeni eğitim öğretim yılına hazır hale getirdik. Daha sonra sıra ve masaları temizleyerek getirdiğimiz kırtasiye paketlerini sıralara yerleştirdik. Günün sonunda hepimiz çok yorulmuştuk ama başka hayatlara renk kattığımız bilinci ile büyük bir keyif alarak yaptığımız bu çalışmalar bizim de birlik ve berberlik ruhumuzu güçlendirdi. Minik öğrencilerin okulun ilk gününde şahit oldukları müthiş değişimi gördüklerinde yüzlerinde oluşan sevinci görebilmeyi dilerdik. Tüm öğrenci ve öğretmenlerimizin emeğine sağlık. Hayvan barınağı ziyareti: 3 Kasım 2014 Pazartesi günü başka bir ziyaretimiz de Meliha Yılmaz Vakfı Gölbaşı Hayvan Barınağı’na idi. 4200 köpeğin yaşadığı Ankara’nın en büyük barınağında ilköğretim ve lise öğrencilerimiz ile öğretmenlerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz projemizde hedefimiz barınaktaki hayvanların yaşayışlarına şahitlik etmek ve koşullarını iyileştirme konusunda sorumluluk almaktı. Ziyaretimiz öncesinde yine öğrenci ve velilerimizin yardımlarıyla köpeklerin bakımlarına ve beslenmelerine yardımcı olacak mama, süt, battaniye, temizlik gereçleri vs. gibi malzemeler toplayarak paketledik. Oraya vardığımızda görevli veterinerlerin rehberliği ile hayvan barınaklarını gezerek ilgisizlik ve ihmalin incittiği sessiz ruhlara sevgi ve şefkatle umut olduk. Başlarını okşadığımızda, onları ellerimizle beslediğimizde terk edilmişliklerine bir nebze çare olduğumuzu bilmenin mutluluğuyla biz de mutlu olduk. Karşılık beklemeden sevgisini bizlerle paylaşan hayvan dostlarımızın da aynı fedakârlığı hak ettiğinin farkında, yüreklerimiz biraz buruk olarak oradan ayrıldığımızda umuyoruz bir nebze olsun fark yaratmıştık. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
63 Kurban bayramı ziyareti: 2 Ekim 2014 Perşembe Lösev ürünleri satışı: 2-8 Kasım haftasının Lösevgünü 9 ve 10.sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin Haftası olması sebebiyle okulumuzda Lösev ürünlerikatkısıyla Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı Abidinpaşa satışı gerçekleştirildi. Stantlarda gönüllü olarak görevsemtinde ihtiyaç sahibi ailelere bayram ziyareti yapan öğrenci ve öğretmenlerimiz çok sayıda satışgerçekleştirdik. Daha önce mahalle muhtarının yaparak hem lösemili çocuklara yardım edebilmeninrehberliği ile belirlenmiş evlerde yaşlı, hasta, bakıma mutluluğunu yaşadılar hem de sevdiklerine yılbaşımuhtaç okul çocuklarının bulunduğu aileleri ziyaret hediyeleri olarak Lösev ürünlerini satın alarak onlarınettik, sorunlarına ortak olmaya bayram sebebiyle da farkındalığına katkıda bulundular. Duyarlı öğrenciiyi dileklerimizi paylaşmaya çalıştık. Yardımlarını ve öğretmenlerinize desteklerini esirgemedikleri içinesirgemeyen velilere, ailelerin dertlerine kulak kucak dolusu sevgiler ve teşekkürler.veren çözüm yolları arayan duyarlı öğrencilerimizeve onlara rehberlik eden yürekli öğretmenlerimize Ezgi ŞENGÜL - Matematik Öğretmeniteşekkürler.
64 Moda ve Tasarım WGSN’nin Kreatif Kurul Başkanı Catriona MacNab ve Pantone EMEA Bölgesi Yöneticisi Carola Seybold, 2014-2015 sezonunda moda olacak renk ve giyim trendlerini anlattı. Seybold’un açıkladığı moda olacak renk temaları: Sıcak, esnek ve çağdaş renkler. Kışın şekiller cömert, büyük hacimler var. Renklerin dramatik bir kakofonisi var. Renk yoğunluğuna bakınca hem kadın hem erkek kıyafetlerinde katmanlar, çiçekler görülüyor. 2014-2015 Modası Toprak rengi… Dünyanın varoluşunun kökenlerine, doğaya iniliyor. Kışa doğru elegan, spor kıyafetler ön planda. Erkeklerde sarı şapkalar var. Evrene yolculuk… Kaleydoskop gibi renk geçişleri görülüyor. Eski renkler ve geçişler var. Vampir görüntüsü veren çizgiler, renkler ve şekiller ilkesini taşıyor tema. Yeşil ve maviler renk paletinin odak noktası. Tıpkı bir peyzaja bakar gibi? Hayalet bir şehrin görüntüsünü seyredeceksiniz. Parlak renkler dikkat çekiyor. 2014-2015 GİYİM TRENDLERİ MacNab’a göre giyim trendlerinde üç tema ön plana çıkıyor. Sanayi devrimi. Dijital ve analog bir araya getiriliyor. Üç boyutlu yazıcılar kullanılıyor. Farklı fonlar, kesimler, erkek giyiminde çok kombinasyonlar var. İsyankârlık göze çarpıyor. Fotoğraflı tasarımlar revaçta. Endüstri devrimi ve evrimine geçiliyor. Kadınlarda fonksiyonel kıyafetler var. Karmaşık ve şiirsel tasarımlar öne çıkıyor. Farklı ülkelerin, farklı folklorik hikâyeleri anlatılıyor. Geleneksel, el emeği, el işi kıyafetler ruhani bir his veriyor. Bilim-kurgu öğeleri var; özellikle tekstilde. Farklı denim görüntüleri, şallar, el örgüsü kazaklar, dekoratif nakış işlemeleri, rahat silüetler, hacimli, spiritüel görüntüler temanın alt başlıkları. Baskılar, özellikle büyük ve dijital baskılar ağırlıkta. Gümüş parıltılar %15, baskılar, çizgiler %100 artıyor. 2014 modasında parkalar %58 fazlalaşıyor. Bisikletçi ceketleri bir sonraki kışa da yansıyacak. Kürk yakalar ve montlar revaçta olacak. Kaynakça: http://www.trendsetteristanbul.com/2014-2015-trendlerini- acikliyoruz/ Çağla KIRAN
65kkanFuıyarlaagrfktueıllıtöılüyğeolerkrle.erlureGihrevianlane,rinf; aeöbrkzikserlelılhlfi,okisllekellvtoeeerrkmiiksyethoiğirlkdi.,âeBy.eiellliemişr-ii
66 Serbest Yaratı İkİ sözcükle yola çıktık ve bakın nelerle karşılaştık; “BEN HİÇ…………………………” Ben hiç, şekersiz çay içmedim (İlayda Karagöz) Ben hiç, kulaklığım olmadan dışarı çıkmadım (Merve Koçak) Ben hiç mantar yemedim (Neslisu Acar) Ben hiç, türlü yemeğini sevemedim (Eren Yiğit) Ben hiç tombala oynamadım (Işık Özbay) Ben hiç aşık olmadım (Alper Bozdemir) Ben hiç belediye otobüsüne binmedim (Giray Selçuk) Ben hiç kereviz yemedim (Alper Şatana) Ben hiç korku filmi izleyemedim (Asya Tuğlu) Ben hiç şiir yazmadım (Bartu Yaman) Hayatımda hiç okula gitmemezlik yapmadım (Emre Ay) Ben hiç kilolu olmadım (Beyza Becerikli)
Ben hiç siyah Ben hiç 67ruj sürmedim. klasik müzikZehra Yağmur dinlemedim. Ben hiç bayılmadım.İlikli Bilge Begüm Barış Akkaya Kayayerli Ben hiç gülümsemekten vazgeçmedim. Sinem Üstel Ben hiç Beşiktaş Ben hiç çita maçına gidip; çılgınlar görmedim. gibi haykırmadım. Işıl Altunsoy Ali Nalçacı Ben hiç Titanik filminiizlemedim. Ayça Zeynep Şanlıtürk Ben hiç Ben hiç Ben hiç platformküpesiz dışarı alkol ve sigara topuklu ayakkabıçıkmadım. kullanmadım. giymedim. Gülnur Bahtiyar Uzun Pelin YılmazHamzaoğlu Ben hiç su altı dalışı Ben hiç yılanyapmadım. görmedim. M. Güntürkün B. Doğa MazıbaşıÖzmen Ben hiç hiç demeyi Ben hiç helikoptere sevmedim. binmedim. Sevilay Özen Ayhan Kaan Umulu Ben hiç Ben hiç günlükparaşütle atlayış yazmadım.yapmadım Mehmet Efe Akalın Aran Arısoy Ben hiç çikolatayı ısırarak yemedim. Anıl Eraç
68 Takvim
69
70 Takvim
71
72 Takvim Bir Resim Bir Tebessüm Beyza KAMER Ali NALÇACI
Search