DEYİMLER SÖZLÜĞÜ
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Dolap çevirmek Anlamı: Hile ve dalavere ile iş yapmak. Örnek: Arkamdan ne dolaplar çeviriyorsun anlat lüften!
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Göze çarpmak Anlamı: Dikkati üzerine çekmek. Örnek: Yaptığı her hareketle göze çarpıyor.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Burnunu sokmak Anlamı: Gerekmeden her işe karışmak. Örnek: Üstüne vazife olmayan her işe burnunu sokuyorsun.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Gözden düşmek Anlamı: Bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek. Örnek: Gittikçe gözümden düşüyordu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ağzı açık kalmak Anlamı: Büyük bir şaşkınlıkla , ilgiyle birini veya bir şeyi dinlemek anlamına gelir. Örnek: Yaptıkları karşısında ağzım açık kaldı.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Havlu atmak Anlamı: Başarısızlığını kabul edip mücadeleyi bırakmak, pes etmek. Örnek: Sınıf takımı ilk maçta havlu attı.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Acı çekmek Anlamı: Üzülmek, üzüntü içinde kalmak. Örnek: Bacağını incittiğinden dolayı maça katılamayacağı için acı çekiyor.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Yüz vermek Anlamı: (Birine) ilgi ve yakınlık göstermek, onun bütün davranışlarını hoş görmek. Örnek: Çok yüz veriyorsun çocuğa sonu iyi olmayacak.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Sinek avlamak Anlamı: Müşterisi olmayıp boş oturmak. Örnek: Yeni açılan market yüzünden bakkal sinek avlıyordu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ele vermek Anlamı: Herhangi kötü bir şey yapanın yaptığını herkese bildirmek. Örnek: Suçlu kendisini bu davranışıyla ele vermişti.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Yan çizmek Anlamı: Bir işten kaçmak. Örnek: Yine gelmedi, bu işte de yan çizdi.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Dilli düdük Anlamı: Çok konuşan (kimse). Örnek: Bu çocuk tam bir dilli düdük, hiç susmuyor.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Dil uzatmak Anlamı: Bir kimse veya bir şey için kötü söylemek. Örnek: Ben arkadaşlarıma dil uzattırmam.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Kafa kafaya vermek Anlamı: İki veya birkaç kişi bir kenara çekilip konuşmak. Örnek: Kafa kafaya verip bu sorunu çözelim.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Başının etini yemek Anlamı: Karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar sürekli konuşmak veya söylenmek. Örnek: Sabahtan beri oyun oynayalım diye başımın etini yedi.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ayda yılda bir Anlamı: Çok seyrek olarak. Örnek: Artık ayda yılda bir görüyorum onu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ateş püskürmek Anlamı: Çok öfkeli olmak. Örnek: Çok sinirliydi, herkese ateş püskürüyordu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Balık kavağa çıkınca Anlamı: `Hiçbir zaman` anlamında kullanılan bir söz. Örnek: Senin bu dediğin balık kavağa çıkınca olur.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Göze batmak Anlamı: Aşırı derecede görünür olmak, tedirgin etmek, uygunsuz veya yakışıksız görünmek. Çekememezliğe yol açmak. Örnek: Her hareketiyle göze batıyordu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Çam devirmek Anlamı: Karşısındakine dokunacak veya kötü bir sonuç doğuracak söz söylemek. Örnek: Her ağzını açtığında çam devirmeye devam ediyor.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Söz açmak Anlamı: Bir konu üzerine konuşmaya başlamak. Örnek: Konuya kimse giremeyince havadan sudan söz açtım.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Kalp kazanmak Anlamı: Güzel bir davranış ve sözle birilerinin sevgisini kazanmak, ilgisini çekmek. Örnek: Yaptığı hareketle herkesin kalbini kazandı.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Baltayı taşa vurmak Anlamı: Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak. Örnek: Son sözüyle baltayı taşa vurdu.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Etekleri zil çalmak Anlamı: Çok sevinmek.Alınan sevinçli bir haber üzerine telaşa ve heyecana kapılmak. Örnek: Tatil sözünü duyunca etekleri zil çaldı.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Bir baltaya sap olmak Anlamı: Belli bir iş sahibi olamamak. Örnek: Kaç yaşına geldi bir baltaya sap olamadı hala.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Kalemi kuvvetli Anlamı: İyi yazı yazabilen, iyi yazar. Örnek: Şiirlerinden de anlaşılacağı üzere kalemi kuvvetli bir şair.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Akıntıya kürek çekmek Anlamı: Olmayacak bir iş uğrunda boşuna çabalamak. Örnek: Bu yaptığın akıntıya kürek çekmekten başka bir şey değil.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ayıkla pirincin taşını Anlamı: Bir işin pek karışık ve içinden çıkılmaz durumda olduğunu anlatmak için kullanılan bir söz. Örnek: Hadi bakalım şimdi ayıkla pirincin taşını.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Yerinde saymak Anlamı: İlerleyememek, gelişememek, değişememek. Örnek: Aylardır yerinde sayıyor, bir cümle bile ekleyemiyor kitabına.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Baklayı ağzından çıkarmak Anlamı: Açık söylemekten kaçındığı bir sorunu sonunda açıklamak. Örnek: Sonunda baklayı ağzından çıkardı.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ İncir çekirdeğini doldurmamak Anlamı: Çok az veya çok önemsiz olmak. Örnek: İncir çekirdeğini doldurmayan bir konudan kavga çıkardılar.
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ
ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ
Damlaya damlaya göl olur. Anlamı: “Küçük şeylerin önemini biliniz, onları çarçur etmeyiniz, küçük şeyler birike birike büyük varlık oluşur” anlamında söylenir.
Ateş düştüğü yeri yakar. Anlamı: “Bir yıkım, acı, ona uğrayanı yakar kavurur, onu sürekli kıvrandırır, başkalarının o yıkıma üzülmesi geçicidir” anlamında söylenir.
Yalnız taş duvar olmaz. Anlamı: “Bir tek taşla duvar örülemez, onun gibi, insan tek başına bir işi başaramaz” anlamında söylenir.
Rüzgar eken fırtına biçer. Anlamı: Tepki çekecek bir iş yapan kimse sert tepkilerle karşılaşır.
Ayağını yorganına göre uzat. Anlamı: \"Giderini mutlaka gelirine uydurmalısın\" anlamında kullanılan bir atasözü.
El elden üstündür. Anlamı: \"Bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir\" anlamında kullanılan bir atasözü.
Mum dibine ışık vermez. Anlamı: “insanlar başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz” anlamında söylenir.
Balık baştan kokar. Anlamı: Kötü bir işin, yönetici, baş durumunda olanlardan başladığını, yöneticilerinin tutumu bozuk olan toplumda her şeyin bozuk olacağını anlatır.
Taşıma su ile değirmen dönmez. Anlamı: işi yapacak kimsede yeterince güç, para vb. bulunmalıdır, yoksa şunun bunun küçük küçük yardımlarıyla, katkılarıyla iş yürümez.
Kendi düşen ağlamaz. Anlamı: Kendi davranışı dolayısıyla zarara uğrayan birinin bundan yakınmaya hakkı olmaz.
Güneş girmeyen eve doktor girer. Anlamı: “Ev, güneş ışığı almalıdır, güneş ışığı mikropları yaşatmaz, güneş almayan evde ise hastalık eksik olmaz” anlamında söylenir.
Bir elin nesi var,iki elin sesi var. Anlamı: İnsanların zor ve büyük işleri tek başına yapamayacağını, fakat yardım aldığı takdirde başarı sağlanacağını anlatan bir atasözüdür.
Akıl yaşta değil baştadır. Anlamı: bir kimsenin yaşı büyük olabilir, bu onun akıllı olduğunu göstermez; çünkü akıl bir düşünme işidir, insan düşünüyorsa yaşı büyük olmuş küçük olmuş, hiç önemli değildir, aklın ölçütü yaş değil düşünmedir.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp. Anlamı: “Yoksul olmak, çalıştığı halde çok kazanamamak utanılacak bir şey değildir, utanılması gereken şey çalışmamak, tembel tembel oturmaktır” anlamında söylenir.
İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır. Anlamı: Kendisi küçük bir kötülüğe katlanamayan, başkasına büyük kötülükler yapmaktan kaçınmalıdır.
Akıl yaşta değil baştadır. Anlamı: bir kimsenin yaşı büyük olabilir, bu onun akıllı olduğunu göstermez; çünkü akıl bir düşünme işidir, insan düşünüyorsa yaşı büyük olmuş küçük olmuş, hiç önemli değildir, aklın ölçütü yaş değil düşünmedir.
Search