Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore Çek Kanunu Neden Değişmeli?

Çek Kanunu Neden Değişmeli?

Published by cekkanunu, 2019-05-08 13:08:01

Description: Çek Kanunu Neden Değişmeli?

Search

Read the Text Version

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ 9 Ağustos 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanun, geriye dönük işletilerek, kanundan önce keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkmasını da cezalandırmaktadır. Anayasamıza göre hiç bir kanun geriye dönük işletilemiyeceğinden dolayı suç tanımı değiştirilerek \" Çekin Karşılıksız Kalmasına Sebebiyet Vermek \" olarak düzenlenmiştir. Oysa ki ; bu tarihten önceki suç tanımı \" Karşılıksız Çek Keşide Etmek \" olarak geçmektedir. TTK 'da her ne kadar çek peşin ödeme aracı olarak görülse de ,5941 sayılı kanunda \" Çek Üzerinde Yazılı Tarihten Önce Karşılıksızdır İşlemi Yapılamaz \" maddesi gereğince çekin vadeli bir ödeme aracı olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla yasa tarihinden önce vadeli olarak keşide edilmiş olan çeklerin 5941 sayılı kanunla cezalandırılması anayasamıza aykırıdır.

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ 5941 sayılı kanunda madurlara herhangi bir savunma hakkı tanınmadığı gibi hiç bir mücbir sebep de dikkate alınmamaktadır Sözleşmeye bağlı olarak verilen avans çekleri üzerinden açılan Menfi Tespit Davalarının sonuçlanması beklenmeden Adli Para Cezaları verilmektedir. Ayrıca Menfi Tespit Davası açmak için çekini ödeme güçlüğüne düşmüş kişiler tarafından sözleşme miktarının %15'i üzerinden teminat yatırılması gerektiğin- den dava açılabilmesi de çok da mümkün olamamaktadır.Yerel mahkemede adli para cezası verildikten sonra hukuk yolu Bölge Adliye Mahkemeleriyle son bulmaktadır. Bölge Adliye Mah- kemeleri, Adli Para Cezalarının şekilsel bir suç olmasından dolayı Yerel Mahkemeleri- nin verdiği cezaları onamaktadır. Adli Para Cezalarına Yargıtay yolu kapalı olduğundan dolayı hukuki hak arayışı bu noktada tıkanmaktadır. CMK'ya göre Adil Yargılanma Hakkı; lehine olabilecek delillerin toplanması talep hakkı, savunma hakkını ve diğer kanuni yollara başvurma hakkını İcra Ceza Mahkemeleri yok saymaktadır.

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ Devletin koruması altında olan Konkordato ilan eden ve/veya İflas Erteleme Almış olan firmaları alacaklılarına çek, senet, açık hesap gibi borç yükümlülüklerini yerine getirmeme hakkı tanınmasından dolayı tedarikçi firmalar, her hangi bir tahsilat yapamamış ve bunu icra ceza mahkemelerine mücbir sebep olarak sunmalarına rağmen dikkate alınmamıştır. Bu nedenle konkordato alan bir firmanın yaklaşık yüz veya daha fazla tedarikçisi ödeme güçlüğüne düşmüş ve BEŞ YIL hapis cezası almıştır.

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ 5941 sayılı kanun Anayasa m.38/8’e göre; “Hiç kimse, yalnızca sözleşemeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getirememe- sinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” maddesine aykırıdır. Ekonomik olarak güç duruma düşmüş ve ödemeyediği çek ve diğer borçlarından dolayı icra yoluyla malları hacz edilmiş olan basiretli esnafın, çek bedelinden daha az olamayacak olan Adli Para Cezasını ödeyebilmesi mümkün değildir. Mevzu olan Adli Para Cezasını ancak kasıtlı olarak, Ödeme Güçlüğü İçinde Olmadan, Çeklerini Ödemeyen Kişilerin Ödeyebilmesi Mümkün Olmaktadır. Bu dahilde maksadı dolandırıcı ile basiretli esnafı ayırmak olması gereken kanun, basiretli esnafı Beş Yıl Hapis ile cezalandırmaktadır.

5941 sayılı kanun Anayasa m.38/ sözleşemeden doğan bir yüküm sinden dolayı özgürlüğünden al aykırıdır. Ekonomik olarak güç duruma dü diğer borçlarından dolayı icra yo basiretli esnafın, çek bedelinden olan Adli Para Cezasını ödeyebil Mevzu olan Adli Para Cezasını an Güçlüğü İçinde Olmadan, Çekle Ödeyebilmesi Mümkün Olmaktad dolandırıcı ile basiretli esnafı ayırm basiretli esnafı Beş Yıl Hapis ile

/8’e göre; “Hiç kimse, yalnızca mlülüğünü yerine getirememe- lıkonulamaz” maddesine üşmüş ve ödemeyediği çek ve oluyla malları hacz edilmiş olan n daha az olamayacak lmesi mümkün değildir. ncak kasıtlı olarak, Ödeme erini Ödemeyen Kişilerin dır. Bu dahilde maksadı mak olması gereken kanun, e cezalandırmaktadır.

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ Elindeki nakdi ve akdi tüm mal varlığını kaybetmiş tacirin banka kredi kaynaklarına ulaşabilmesi de mümkün ol- mamaktadır. Adli Para Cezasının yokluktan ödeyemeyen tacir,Cezaevine girmek zorunda kaldığı için ne borcunu ödeyebilmekte ne de ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. Bu durumda zaten gelen icralardan dolayı sarsılmış olan aile bütünlüğü kökten zedelenmekte ve ekonomik koşullardan dolayı aileler parçalanarak dağılmaktadır. Dağılan ailelerin çocukları yaşadıkları sarsıcı tecrübe sebebiyle bunalıma girebilmekte ve maalesef bu sebepten ötürü uyuşturucu madde kullanımı yollarına sapabilmektedir. Bunların temini ile ilgili hırsızlık, gasp ve benzeri yasa dışı yollarla suça teşebbüs etmektedir.

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ Birden fazla kişinin şirketi temsilen imza yetkisi olması duru- munda, 5941 sayılı Çek Kanuna göre imza yetkisi sahibi her kişi çek bedelinden az olmamak kaydıyla ayrı ayrı cezalandırılmak- tadır. Örneğin 50.000 TL'lik bir çekin ödenmemesi durumunda şirketde imza yetkisi sahibi olan 3 kişiye de ayrı ayrı 50.000 TL'lik Adli Para Cezası kesilmektedir. Aslında verilen cezaların, cezayı önlemede etkisi olması bekle- nirken adli istatistiklere bakıldığında \"Çeke Hapis Cezasının\" karşılıksız çek oranı üzerinde belirleyici olmadığı görülmektedir. Ekonomik koşulların karşılıksız çek miktarı ve adeti ile ilgili olarak belirleyici olduğu gözlenmektedir. Kaynak : riskmerkezi.org

ÇEK KANUNU DEĞİŞMELİDİR ÇÜNKÜ Hapis cezalarının suçluyu ıslah etmesi ve suçundan dolayı pişmanlık duyarak topluma kazandırması esastır. Fakat basiretli taciri, hapis cezasıyla cezalandırmak, ekonomik yoksunluktan dolayı çekini ödeyememiş olan kişileri, suçsuz yere toplumdan soyutlayarak suçlamaktadır. Suç olarak kabul edilen eylem eğer ticaret yapmaksa, ülkemize vergi ödeyen, istihdam sağlayan müteşebbis ve örnek olarak gösterilen kişilerin bu eylemden uzaklaşağı da bir gerçektir. Bu durum ülkemiz ekonomisi için kısa ve orta vadede 200.000 iş insanın Ticaretten vazgeçerek hapis cezası alması anlamına gelmektedir.

ESNAF MEKTUBU - 1 Borcunu Ödeyen Esnafın Çilesi 2018 Ağustos içerisindeki kur dalgalanmasına bağlı yaşanan emtia tedariki sıkıntısı ile aksayan üretimimiz, bizleri ödeme acziyetine düşürdü. Kasım ayına kadar mücadele etsek te borcu yönetmekte başarısız olmamız sonucu, konkordato ilan etme kararı aldık. 29-11-2018 tarihinde konkordato geçici mühleti aldık. Bu tarihe kadar yaklaşık 8.000.000 TL civarı 160 adet çekimiz karşılıksız kalarak yazıldı. 09-01-2019 tarihinde konkordato kesin mühletimiz başladı. Alacaklılara alacak tutarlarını fer-ileri ile yazdırmalarının ilanı yapıldı ve alacak miktarlarının kayıtlara işlen- mesinin ardından mart ayı içerisinde rehinli alacaklılar la müzakereler tamamlandı. 24-04-2019 tarihinde de adi alacaklılarla, “mal varlığının terki suretiyle konkordato” kapsamında hazırlanan projemiz müzakere edildi. Hem tutar hem de kişi sayısı olarak %50 nin üzerinde kabul edilen projemizin toplantı raporları, toplantı iltihak süresinin dolmasının ardından 02-05-2019 tarihinde asliye ticaret mahkemesinin onayına sunulacaktır. Geçici mühlet öncesi yazılan çeklerden dolayı hakkımızda 28 firma tarafından, 60 civarı çek şikayetinde bulunuldu. Bunlardan bu güne kadar 4 dosyanın sonuçları istinaf mahkemesince onanarak infaza gönderildi. Şirket yetkililerinden birinin ilk dosyası için infazın tanıdığı 30 gün süre doldu ve yakalama kararı çıktı. Diğeri için de 10 mayıs tarihinde yakalama kararı çıkarılacak. İnfaz savcılığına yaptığımız infazın ertelenmesi taleplerimiz mevzuata uygun olmaması gerekçe- siyle reddedildi. Alacaklılara, borca karşılık teklif ettiğimiz mal varlığımızın içerisinde, mayıs 2018 de yatırımını tamamlayarak devreye aldığımız fabrikamız ana teminat olarak sunulmuştur. Fabrikamızın hali hazırda 2 si yabancı sermaye 2 si yerli sermaye 4 adet alıcısı vardır, görüşmelerimiz de devam etmektedir. Güncel maliyeti 30,000,000 TL civarı olan tesisimizin kıymetine en yakın bedelle satılabilmesi için tasfiye kurulu ile birlikte bizlerin de devrede olması gerektiği kanaatindeyiz ama karşımıza çıkan çek cezaları bu imkanı elimizden almaktadır. Bizim de dahil olacağımız bir satışta belki fer-ileri ile birlikte borcumuzun tamamının kapanabileceğini, bizim müdahil olmadığımız bir sürecin sonunda tesisin tasarrufunun mümkün olamayacağını düşünmekteyiz. Çünkü özel bir proje ile yatırımı yapılan tesis, üretim prosesini çözümleyemeyenlerin elinde makine yığınından başkaca bir değer ifade edemez. Mevcut süreci tamamlamadan, şikâyetçi 28 kişiyi bir araya getirerek şikâyetlerinden vaz geçirmemiz mümkün gözükmemektedir. Ola ki sürecin sonunda da eksik kalacak tutar olursa, şikâyetçi vekillerinin, şikâyetlerin geri alınması hususunda da direnç gösterecekleri kesin. Yani karşılıklı görüşmelerle bu çek cezası yükünden kurtulmamızın bir çıkar yolu yok gibi. Bu sebeple bizimki gibi özellik arz eden durumları çözüme kavuşturacak hukuki bir usul olup olmadığını araştırıyoruz.

ESNAF MEKTUBU - 2 İnşaat Sektöründe Kriz ve Ardından Gelen Çeke Hapis Cezaları Milyonlarca Çek ödedim ve Bursa’da bilinen yeri de olan bir firmayız. Ben inşaat mühendisiyim, mimar olan eşim ile birlikte yürütüyoruz işlerimizi. Ekonomi ve inşaat sektörü bir anda krize girince, mülk satışları gerçekleşmeyince, Bankalar kredileri durdurunca, 50+100 =150 bin den oluşan iki çekimizi milyon mülklerimiz varken, ne satabildik, ne de bankadan kredi alabildik. Kat karşılığı inşaat yaptığımız İÇİN inşaatınız belli yüzde oranlarına ulaştığında, bir kısım mülklerin SATIŞ Yetkisine sahip oluyorsunuz. Yer sahiplerinizde, Bankalar gibi anlayışsız yak- laşınca, örneğin hak edeceğiniz mülk tapularından 5 adet daha almak İÇİN 200 bin tl lik daha imalat yapmanız gerekiyor, 5 adet tapunuzun asgari değeri 1,5 – 2 milyon aralığında, anlayışsızlık olduğunda 1 eksik 2 eksik tapu İLE sektör krizde önümüzü açın eksik tapu verin çekimiz var, yazılırsa tıkanırız desenizde, arsa sahipleri de anlayışsızlıkta sınır tanımadan ülkenin durumunu görüp tölerans tanımayın- ca, bazen yaptığımız iş hacmi ile karşılaştırınca, işin sonuna geldiğiniz imalatınızda varınızı yoğunuzu koyduğunuz işinizde bazen komik ve küçük paraları üretemeyebileceğimize de şahit olduk. Aylık, bir kaç milyon Çek ödeyen, asgari 50 – 100 daire Arası imalatlara giren bizim gibi bir firma BİLE bizim için küçük rakamları üretememişti. Üretemiyorsunuz, işin sonuna gelinceye kadar, dediğim gibi varınızı yoğunuzu, tüm kişisel ilişkilerinizdeki itibarla tedarik edebileceğiniz, tedarik ettiğiniz limitleri dahi kullanmış olduğunuz İÇİN şahsi ilişkilerinizle dahi para bulamayacağınız noktaya gelebiliyorsunuz, bir şeyler biraz da ülke çapında ters gidince, her kes çevreniz dahil, temkinli ve tutucu olmayı tercih ediyor ve parası olan yakın dostunuzdan dahi çeşitli ürettikleri bahaneler ile borç dahi bulamaz durumda kalıyorsunuz. Her kes havayı puslu gördüğü İÇİN sektörünüzde durduğu İÇİN dostlarınız BİLE banka mantığı ile davranıp, yaklaşabiliyor size. Bir telefon ile acil bir durumda çevrenizden ve dostlarınızdan 1 milyon toplayabilen siz haciminize göre küçücük parayı toplayamaz durumda kalıveriyorsunuz ve bir anda nasıl kilitlenip itibar kaybettiğinizi anlayamıyorsunuz BİLE. Dram da burada başlıyor, kocaman işlerimizde küçücük paraları tedarik edemediğimiz için hafifçe bir duraksama, işinizin yavaşlar gibi gözükmesi ve peşinden yazılan tedarik edemediğiniz küçük paralar sebebi ile çekinizde yazıldığı an, batmamış olmanıza rağmen, iş hacminiz ile borçlarınız İLE işinizin tama- mını bitirmenize ihtiyaç duyduğunuz son 1 milyonu da tedarik ettiğinizde, elinizde asgari kullanımınıza açık 20 milyon inşaatınızda bağlı kaynağınız olmasına rağmen, konunun iç yüzünü bilmeyen çevre ve iş piyasası bir anda dedikodu İLE kartopu gibi büyüyen gerçek Dışı hikayeler ile de, bir bakmışsınız sizi batık ilan etmişler. Ne oluyor, çeki yazılan firmaya, çeksiz açık hesap mal veren firma da, mal vermek istemiyor. Zaten sayılı ve seçici olan Daire Müşterisi de Emlakçılar aracılığı İLE büyüyen dedikodu kazanı içinde etki altında kalıyor, sıkıntı içindeymiş, inşaat bitmiş aslında ama resmî olarak resmî kurumlar İLE ilişiğini kesebilecek- midir? İskanı ya alamaz ise diye düşünüyor ve siz son kalan 1 milyonluk imalatınızı da, bu tüm dedikodu ve zanları ortadan kaldırıp, inşaatınızda sermayenizin kilitli olduğu mülkleri serbest hale getirebilmek için yoktan var edip, samimi olduğunuz tedarikçileri, size her şeye rağmen itibar edebilecek tedarikçilerinizi eskisi gibi selamla, Cari hesap mal vermeleri için ikna edip işinizi bitirip, geride kalan 22 milyon değerindeki mülklerinizi de, kendi kontrolünüze alıp, yok pahasına kardan zarar olsun deyip mülk satıp, resmî kurum ilişik kesmelerinizi de yapıp, zararımı kalan mülklerimi değerinde satarım diye düşünsenizde, bir kere yaftalanmış ve zan altında kalmış bir müteaahhit pozisyonunda kaldığınız içinde artık size ait olan mülklerinizi de, mümkün değil, değerinde satmayı, değerinin yarı fiyatına dahi satamaz durumda kaldığınıza şahit oluyorsunuz.

ESNAF MEKTUBU - 3 5941 Sayılı Çek Kanunu İle Yıllardır Esnaflık Yapıp Milyonlarca lira bu ÇEK ÖDE- MESİ yapmış, çek ile yasa değişikliğinin( ÇEKE HAPİS CEZASI GELMESİ) yapıl- masından sonra DARBE GİRİŞİMİ ile bozulan ekonomide dayanamayan esnafın durumu şu an içler acısıdır. Şubat 2016 yılında 5941 sayılı çek kanunu yürürlükte değilken bir firma ile 600BİN TÜRK LİRASI mal alımı ile SÖZLEŞME İMZALAYIP 8 ADET 75000TL lik EYLÜL 2016 dan başlayarak her ayın son günü vadeli çekler kestim. Ön avans çeklerinin verildiğine dair sözleşmede yazılı şekilde TAHSİLAT MAKBUZUNUDA ALDIM. Firma 3 ay içinde vermeyi taahhüt ettiği malları vermediği gibi her türlü noter protestosuna cevap vermedi. Ama yüz yüze olan görüşmelerde malımız gelmedi vs diye atlattı. Toplam da bu çeklere karşılık 80 BİN TL lik mal alabildim. Eylül 2016 da çeklerimi yazdırmaya başladılar. Ve bu yazılan çeklere karşılık 40BİN TL DAHA TAHSİLAT MAKBUZU İLE ÖDEME YAPTIM.DARBE GİRİŞİMİNDEN SONRA DURDURULAN BANKA KREDİLERİ, KAPATILMAYA ZORLANAN AÇIK KREDİLER VS NEDENİYLE TAM BİR ÇIKMAZA GİRDİM. İLK 2 ÇEKİM İLE CEZA DAVASI AÇILDI. SAVUNMAMA TÜM TAHSİLAT MAKBUZU, YAPILAN ÖN AVANS SÖZLEŞMESİ, SONRASINDA ÖDEME YAPTIĞIMA DAİR DEKONTLARI KOYMAMA RAĞMEN MAHKEME KASIT VAR DİYEREK ÖNCE 150 GÜN HAPİS İLE CEZALANDIRILMAMA, 150 GÜN GÜNLÜĞÜ 20 TL DEN 3000 TL ÇEVRİLMESİNE ANCAK 5941 SAYILI KANUN ÇEK BEDELİNDEN AZ BİR CEZA OLAMAYACAĞINI EMRETTİĞİ İÇİN 147BİN TL ADLİ PARA CEZASINA ÇARPTIRILMAMA, DEVLETE ADLİ PARA CEZASININ ÖDENMEMESİ DURUMUNDA DA 7000 GÜN ,(YANİ 20 YIL) HAPİS CEZASINA ÇEVRİLMESİNE KARAR VERDİ. ANCAK YASA GEREĞİ VERİLEN CEZA 5 YILI GEÇEMEYECEĞİ İÇİN ÜST LİMİT OLARAK 5 YIL HAPİS CEZASI İLE SINIRLANDI. AYRICA BU CEZAYA HİÇ BİR İNDİRİM, İNFAZ, DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULA- NAMIYOR. Şimdi işimi, paramı, birikimleri mi kaybetmişken bu parayı benim devlete ödemem mümkün değil. Kanser Hastası 4. Evre 78 yaşında bir babam, bakıma muhtaç 72 yaşında annem, ev kadını bir eşim ve 12 yaşında KIZIM var. Beni cezaevine koyan devlet bunları düşünmeden, geri de kalanlar ne yaşar demeden bu cezaya reva gördü. BU DURUMDA OLAN BİNLERCE ESNAF VAR. Eğer hırsızlık, kaçakçılık v.s suçundan 10 yıl hapis ceza almış olsaydım infaz, denetimli ser- bestlik, şartlı salıverme gibi bir hüküm uygulanacak olan ceza “Sanık 3 YIL 0 AY 0 GÜN HAPİS cezasını ceza infaz kurumunda çektikten sonra denetimli serbestlikten yararlandırılarak serbest bırakılır.“ olacaktı. BİZ ESNAF OLARAK YILLARCA VERGİ, SGK ÖDEDİK ve İSTİHDAM SAĞLADIK. BOZULAN EKONOMİK GÖSTERGELER İLE BİZ DE BU EKOMOMİDE AYAKTA KALAMADIK. 1 MİLYONDAN FAZLA SENETLİ ALACAĞIMIZI ALAMADIK. ŞİMDİ SORARIM SİZE BU ESNAFA REVA MI? Bir çok esnaf arkadaşımız ya cezaevinde, ya kaçak ya da istinaf mahkemelerinde cezasının onaylanmasını bekliyor. Tüm aileler dağıldı ve ekmek alacak parayı dahi bulamıyorlar. Bu konu ile sadece ceza alan ve cezaevinde olanlar değil İSTİNAF MAHKEMELERİNDE olan davalarda önemlidir. Bizler sesimizi twitter da duyurmaya çalışıyoruz. Aynı zaman da sizlere ulaşıp sesimiz olmanızı rica ediyoruz.


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook