Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore 135.kasim2004

135.kasim2004

Published by cdag143, 2017-12-23 20:45:14

Description: flipbook (undefined description)

Search

Read the Text Version

içindekiler içindekiler odtülüler bülteni ODTÜ Mezunlar› Derne¤i ayl›k yay›n organ›d›r. Dernek üyelerine ücretsiz 4 güncel gönderilir. avrupa birli¤i tek seçene¤imiz mi? Say›:135 Kas›m 2004 kendi gelece¤ini arayan avrupa birli¤i’nde müzmin Dernek Ad›na Sahibi aday türkiye’nin durumu A. Metin GER (CE’67) 16 bir çal›flma grubu Yaz› ‹flleri Müdürü Nermin FENMEN (CHE’80) ab çal›flma grubu yeni dönem çal›flmalar›na bafllad› Yay›n Kurulu 17 çal›flma gruplar›m›zdan Tülay ÜNLÜEVCEK (PSY’83) Çi¤dem BERD‹ GÖKHAN (ARCH’71) çal›flma gruplar› ayl›k raporu: ekim 2004 ‹lkem TOKER (FDE’97) Berna GÖKALAN (MAN’99) 20 biliflim komisyonu ‹brahim BERKSOY(ME’91) gezgin yaflamlar ve sanal gezginler Fatih AT‹LA (PHIL’89) Ümit ÇA⁄LAR (EE’93) openbsd projesi: özgür, ifllevsel ve güvenli Tuna KOLAT (EE’76) Eren AKDUR (METE’97) 22 çevre ve kent ankara’n›n baflkent oluflunun y›ldönümünü kutlad›k [email protected] Grafik Tasar›m 24 viflnelikte bu ay www.dusmuhendisleri.com etkinlik izlencesi 26 hocam inecek var Renk Ayr›m› ve Bask› TfiOF Plaka Matbaac›l›k cumal›k›z›k Ticaret ve Sanayi A.fi. flehreküstü • 29 ‹mzal› yaz›lardaki görüfl o bir yenik serçeydi s›k›l›nca a¤lamaya ç›kard›.. ve düflünceler yazarlar›na ait olup, 32 Derne¤i ve Bülteni sorumlu k›lmaz. odtü’de do¤a Yay›nlanan yaz›lar ve foto¤raflar çekirgeler ODTÜ Mezunlar› Derne¤i’nin ve yazar›n izni olmadan kullan›lmaz. kültür-sanat • 34 ODTÜ Mezunlar› Derne¤i adalardan rengarenk flemsiyeler yükselir Yönetim Kurulu 36 odtü’den bir köfle A. Metin GER (CE’67), Baflkan Bahattin TUNCER (ARCH’79), II Baflkan odtü u3 binas›nda bir heykel var Nermin FENMEN (CHE’80), Yazman Sema ONURLU (METE’80), Sayman kim çal›flma grubu Mustafa ATALAY (EDS’83),Üye 37 ‹lkem TOKER (FDE’97), Üye bizim bölüm bulufluyor Erol SAYIN (IE’79),Üye 38 dernekten Ödentileriniz için derne¤imiz birim yöneticileri, kalite konferans›na kat›ld› T.‹fl Bankas›, ODTÜ fiubesi 4229/0528642 kuzey kaliforniya temsilci¤i'nden bir fidana can suyu Garanti Bankas›, Maltepe fiubesi çal›flanlar, 11 ekim gecesi doyas›ya e¤lendi 6201160-6 ay›n çal›flan› Burs ve Yard›mlar Fonu T.‹fl Bankas›, ODTÜ fiubesi etkinlik 0422059 (TL) 40 3282408 (EUR) hattufla gezisi 3165117 (USD) mutfakta neler oluyor? Garanti Bankas›, Maltepe fiubesi tavla turnuvas› heyecan› 6299535-2 (TL) ankara gecesi ODTÜ Mezunlar› Derne¤i 428. sokak 100. Y›l 06530 ANKARA durul gence orkestras› ile yine büyüledi! Tel: 0312 286 79 79 Faks: 0312 287 75 00 46 kitaplar aras›nda e-posta: [email protected] murathan mungan: çador www.odtumd.org.tr 47 mezun@net Avrupa Birli¤i’ne do¤ru üçboyut ve dizüstü ISSN 1303-7390 odtülüler bülteni odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 1

ÖZÜR bizden size ÖZÜR bizden size odtülüler bülteni’nin 134. say›s›n›n kapa¤›nda yer alan Türkiye haritas›, yaln›fl bilgiler Sevgili ODTÜ'lüler, içermekte olup tasar›m Yay›n Kurulu taraf›ndan \"Hak verilmez, al›n›r\" sözleriyle bafllamak istiyoruz içinde bulundu¤umuz yo¤un reddedilmesine ra¤men ajans gündemi irdelemeye. Toplum olarak büründü¤ümüz sessizlik, hep baflkalar›ndan hatas›ndan kaynaklanan birfleyler yapmalar›n› beklemek, hep bir lider aray›fl›, bulundu¤umuz konumdan nedenlerle bas›lm›flt›r. Bu hata sürekli yak›nmak ancak bu sorunlar›n kayna¤›na inmek, sorunlar› çözmek için nedeniyle ajans de¤iflikli¤ine ad›m atmamak... Ve belki de en vahimi, tüm bunlar› toplumsal davran›fl biçimi gidilmifl, önümüzdeki süreç olarak kan›ksamak, bellemek, tersini düflünememek... 81 y›l önce ba¤›ms›zl›k içinde bu türden bir hatan›n and›yla ayaklanan, yedi düvele karfl› bir ülkeyi yoktan var edenlerin bu halk, bu tekrar etmemesi yönünde ulus oldu¤una inanmak kimi zaman zor geliyor. önlem al›nm›flt›r. Bültenimizin bu say›s›nda kapak konumuz, toplumun her kesiminde yank› bulan, Bu konuda duyarl›l›k gösteren ülkemizin AB üyesi kabul edilmesine yönelik giriflimler. Ülkemizde bu süreç içinde üyelerimize teflekkür ederiz. yaflananlar›, belki de küçük bir da¤ köyüne gelecek devlet erkan›n›n ziyaretinden önce yap›lacak hummal› haz›rl›klara benzetmek mümkün. Süpürülen sokaklar, kireç badana ile bembeyaza boyanan evler, onar›lan çitler, çocuklara ezberletilen Burs Fonu fliirler, flark›lar... Çocuklar›n flark› söylemesi, sokaklar›n süpürülmesi, duvarlar›n Burs Fonu temizlenmesi için köye devlet erkan›ndan bir konu¤un gelmesi neden flartt›r diye katk›lar›n›z› soruyor insan. bekliyor! Acaba AB'nin kap›s›n› aralama süreci içinde biz de, peflpefle ç›kard›¤›m›z yasalar, yönetmeliklerde, haz›rlad›¤›m›z insan haklar› raporlar›nda, gümrük mevzuat›nda, Maddi olanaks›zl›klar ekonomik kararlarda yapt›klar›m›z›n ne kadar›n› AB istiyor diye yap›yoruz? nedeniyle e¤itimini Bunlar›n ne kadar› zaten olmas› gereken, ancak bugüne dek bizi zorlayan kimse sürdüremeyecek konuma olmad›¤› için ele almay› ihmal etti¤imiz, hatta ele almamakta direndi¤imiz gelen yüzlerce ODTÜ konular? Olmas› gereken, özgür ve ba¤›ms›z bir ülkenin yurttafllar› için do¤al ö¤rencisi oldu¤unu olan pek çok hakk›n verilmesi için neden bizler, Türkiye Cumhuriyeti'nin biliyor muydunuz? yurttafllar› olarak, AB talimatlar›ndan medet umar hale geldik? 81 y›l önce onu Bugün bir fidan, yoketmek isteyen, kalelerini zapteden, tersanelerine giren, ekonomik alanda yar›n Türkiye’nin atmak istedi¤i her ad›mda onu k›sk›vrak ba¤layan, nefes almas›na dahi izin ayd›nl›k gelece¤ini vermeyen bir güce karfl› ba¤›ms›zl›k ve onur mücadelesi veren bu ulus, flimdi kucaklayan bir neden att›¤› her ad›m› bir baflkas›n›n talimat›yla at›yor? Tabu olan baz› konular›n konuflulmas›na izin vermekle övünüyor flimdi siyasetçiler. Özgür bir orman... ülkede herkesin istedi¤i konuda konuflabilmesi, do¤al olan› de¤il midir? AB'ye uyumu mu beklemek gerekir bu konuda ad›m atmak için? Bir fidana can suyu da siz verin! Ülke olarak bir girdab›n içindeyiz. Özgürlük ve ba¤›ms›zl›k için bir baflkas›ndan medet ummak, uzat›lan yard›m elinin ard›nda yer alan farkl› beklentileri gözden [email protected] kaç›rma tehlikesini getirir. Bu girdaptan kurtulman›n tek yolu, özgür ve ba¤›ms›z bir ülkenin gururlu yurttafllar› olarak sahibi olmam›z gereken hak ve özgürlükleri Burs ve Yard›mlar Fonu önümüze koflul sürülmesini beklemeden almak için mücadele vermektir. T.‹fl Bankas›, ODTÜ fib. Hak verilmez, al›n›r! 4229/0422059 Sayg›lar›m›zla, Garanti Bankas› Maltepe fib. Yönetim Kurulu 6299535-2 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 3

\"Birleflik Avrupa\" düflüncesinin temelleri 150 y›l kadar 1985’te toplulu¤a kat›lmas›yla birlikte üye say›s› 12’ye geriye gitmekteyse de Avrupa Birli¤i'nin somut bir yükseldi ve ikinci geniflleme süreci tamamlanm›fl oldu. proje olarak Avrupa devletlerinin gündemine girmesi Bu 12 üye ülke daha sonra Avrupa Birli¤i'nin 2. Dünya Savafl› sonras›na rastlar. Savafl sonras›n›n bayra¤›ndaki \"12 y›ld›z\"a dönüflecektir. derin ac›lar›n›n yafland›¤› dönemde Avrupa Kat›lan her bir ülkeyle birlikte topluluk, üye devletler co¤rafyas›nda gerçeklefltirilebilecek bir birlik hiç aras›ndaki güç ve yetki da¤›l›mlar›n›, temel politikalar› kuflkusuz ekonomik temelli bir birliktelik olabilirdi. gözden geçirmek zorunda kald›. Bu gözden Ekonomik birliktelik yolunda Avrupa'da at›lan ilk somut geçirmelere koflut olarak örne¤in ikinci geniflleme ad›m 1952 y›l›nda Avrupa Kömür ve Çelik süreci, toplulu¤un anayasal yap›s›n›n de¤ifltirilmesi Toplulu¤u'nun kurulmas› oldu. Bu oluflumu Avrupa görüflünü gündeme getirdi. ‹spanya ve Portekiz’in Atom Enerjisi Toplulu¤u izledi. kat›l›m› ile birlikte Avrupa Tek Pazar› üzerinde anlafl›ld›. 1957’de Roma Anlaflmas› ile Avrupa Ekonomik 1992 sonuna dek mal, hizmet ve sermayenin serbest Toplulu¤u (AET) kuruldu. Toplulu¤un kurucusu 6 dolafl›m› hedeflendi. Avrupa ülkesi flunlard›: Bat› Almanya, Avrupa Toplulu¤u’na üye 12 devlet Fransa, Belçika, Hollanda, ‹talya ve taraf›ndan 1992’de imzalanan Lüksemburg. Ayn› ülkeler 1952 tarihli Avrupa Maastricht Anlaflmas›, toplulu¤a kapsaml› Kömür ve Çelik Toplulu¤u'nun da de¤ifliklikler getirdi; Avrupa Toplulu¤u kurucusuydu. üzerinde ve onu da kapsayan Avrupa Birli¤i 1969 Lahey zirvesinde toplulu¤a kat›lma bu anlaflmayla biçimlendirildi. Anlaflman›n talebinde bulunan ‹ngiltere, ‹rlanda, Norveç ve getirdi¤i yeni boyutla birlikte 1995 y›l›nda ‹sveç, Danimarka’ya iliflkin müzakerelerin bafllat›lmas› karar› Finlandiya ve Avusturya da toplulu¤a kat›ld›. Bu al›nd›. genifllemeyle birlikte üye ülke say›s› 15’e ulaflt›; böylelikle üçüncü geniflleme süreci de tamamlanm›fl 1972 y›l›nda ‹ngiltere, Danimarka ve ‹rlanda tam üye oldu. olarak toplulu¤a girdi. (Norveç’in kat›l›m anlaflmas›, Norveç halk›n›n kat›l›m›yla yap›lan referandumda \"So¤uk savafl\"›n sona ermesi, beraberinde reddedildi.) Böylelikle ilk geniflleme süreci sona ermifl, toplulu¤un stratejilerini yeniden gözden 6 kurucu üye ile yola ç›kan topluluk 9 üyeye ulaflm›flt›. geçirmesini ve yeni strateji aray›fllar›na girmesini Yunanistan, 1976 y›l›ndaki tam üyelik baflvurusu gündeme getirdi. 2. Dünya sonras›nda 1981’te toplulu¤a kat›ld›. Yine 70’li y›llarda Savafl›'n›n tüm Avrupa'y› yerle bir tam üyelik baflvurusu yapan Portekiz ve ‹spanya’n›n da 4 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel etti¤i dönemde Avrupa devletleri aras›nda askeri ya da aday ülkeler konusunda ise kat›l›m müzakerelerinin siyasal birliktelikler düflünülemezdi ama so¤uk savafl bafllat›lmas›na iliflkin olarak olumsuz görüfl belirtti. sonras›nda art›k Avrupa Birleflik Devletleri de dahil her 1997 Lüksemburg Zirvesi’nde aday ülkeler fley söz konusu olabilirdi. (\"Avrupa Birleflik Devletleri\" müzakerelere haz›r olup olmad›klar›na göre birinci ve deyimini ilk kez 1848'de Victor Hugo kullan›r.) ikinci dalga ülkeler olarak s›n›fland›r›ld›. Müzakerelere Yeni stratejik aray›fllarla birlikte Orta ve Do¤u Avrupa haz›r olan ülkeler ilk dalgay›, di¤erleri ise ikinci dalgay› ülkeleri de topluluk gündemine girdi. Avrupa oluflturdu. Komisyon ilk dalga ülkelerle tam üyelik Birli¤i, 1989 y›l›nda Orta ve Do¤u müzakerelerine 1998’de bafllanmas›n› Avrupa ülkelerine destek amaçl› bir mali önerdi. Ancak zirvede 10 Orta ve Do¤u çerçeve program› haz›rlad›. Siyasal dönüflüm Avrupa ülkesinin yan› s›ra K›br›s’›n AB üyeli¤i yaflayan bu ülkelere pazar ekonomisine de teyit edildi. Ekim 1996’daki iktidar de¤iflikli¤i geçiflleri sürecinde verilecek kredilerin nedeniyle üyelik baflvurusunu geri çeken sa¤lanmas› için Avrupa ‹mar ve Kalk›nma Malta, Zirve’de ele al›nmad›. Bankas› kuruldu. 1 May›s 2004 tarihinde topluluk Orta ve Do¤u Avrupa 1989-91 y›llar› aras›nda Polonya, Çekoslavakya, ülkelerine yönelik geniflleme sürecini tamamlayarak 15 Bulgaristan, Romanya ve Macaristan ile ticaret ve olan üye say›s›n› 25'e ç›kard›. iflbirli¤i anlaflmalar› yap›ld›. Ticaret ve iflbirli¤i Avrupa Birli¤i çevrelerinde bundan sonraki geniflleme anlaflmalar›n›n yetersiz kalmas› üzerine 1990 y›l›ndaki süreci flöyle ifade edilmektedir: \"Romanya, Bulgaristan, Dublin Zirvesi’nin ard›ndan Ortakl›k Anlaflmalar› H›rvatistan ve belki Türkiye\" gündeme geldi. 1991-95 y›llar› aras›nda 10 Avrupa ülkesi ile Ortakl›k Anlaflmas› imzaland›. Bu anlaflmalar, Bu son geniflleme süreci sonunda ortaya ç›kacak Avrupa Birli¤i üyeli¤i sürecinde taraflar aras›nda \"yasal tabloyu kimileri \"Atlantikten Urallara Avrupa\", zemin\" oluflturdu. kimileri \"Avrupa Evi\", kimileri de \"Avrupa Birleflik Devletleri\" olarak nitelendirmektedir. Orta ve Do¤u Avrupa ülkelerine adayl›k Kimilerine göre ise Türkiye'yi de perspektifinin verilmesi ise Kopenhag Zirvesi içine alarak geniflleyip Orta Do¤u ile gündeme geldi. 1993 tarihli Kopenhag co¤rafyas›na komflu olan bir Avrupa Zirvesi’nin konuya iliflkin karar› flöyleydi: \"AB üyesi Birli¤i'ni \"Büyük Ortado¤u Projesi\" ile olmak isteyen Orta ve Do¤u Avrupa ülkeleri, AB iliflkilendirmek gerekecektir. üyesi olacaklard›r. Kat›l›m, ülkenin ekonomik ve siyasi koflullar› yerine getirerek üyelik sorumluluklar›n› Her nas›l yorumlan›rsa yorumlans›n tüm geniflleme karfl›layabildi¤i an gerçekleflebilecektir.” süreçleriyle birlikte Avrupa Birli¤i, hiyerarflik düzeni temsilen, tepesi dar, taban› olabildi¤ince genifl bir Avrupa Birli¤i'nin Orta ve Do¤u Avrupa ülkelerini pramit örne¤idir. Pramidin tepesinde \"3 üyeli çekirdek içeren geniflleme politikas› kapsam›nda Avrupa AB\" (Trilateralist Nuclear Family) olarak adland›r›lan Komisyonu bir rapor yay›mlad›. \"Gündem 2000\" Almanya, Fransa ve ‹ngiltere yer almaktad›r. Piramidin bafll›kl› ve 1997 tarihli bu rapor, aday ülkelerle iliflkiler, ortas›nda, çekirdek AB'yi çevreleyen 12 üyeli 1. çevre bu iliflkilerin nas›l ve ne flekilde gelifltirilece¤i ve (1. periphery) ülkeleri (Kuzey ve Güney Avrupa genifllemenin etkileri ile ilgili ayr›nt›lar› içeriyordu. ülkeleri) yer almaktad›r. Pramidin taban›nda ise 10 Raporun yay›nland›¤› dönemde üyeli 2. çevre (2. periphery) ülkeleri (Orta ve Do¤u görüfl bildiren Komisyon, hiçbir Avrupa ülkeleri ile K›br›s Rum Kesimi ve Malta) ile 3. aday ülkenin bu çevre (3. periphery) ülkeleri olarak adland›r›lan ülkeler kriterleri tam olarak (Romanya, Bulgaristan, H›rvatistan ve belki Türkiye) yerine getiremedi¤ini yer almaktad›r. vurgulad›. Polonya, Slovenya, \"AB Pramidi\"nin de¤erlendirmesini sonraki paragraflara Çek Cumhuriyeti, Estonya ve b›rak›p bu aflamada bafllang›çtan bugüne Türkiye'nin Macaristan’› orta vadede bu Avrupa Birli¤i ile iliflkilerini k›saca \"an›msamakta\" yarar kriterlere ulaflabilecek befl ülke olarak belirledi. Di¤er var. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 5

güncel güncel Avrupa Birli¤i sürecinde Türkiye'nin \"a¤›r\"land›¤› \"bekleme odalar›\" \"flmas› ve Katma Protokol ile \"tam üyelik\" ve \"haz›rl›k ve geçiflTürkiye, 1963 Ankara Anla vurusu, 1963'ten tam 24 y›l sonrafllatt›. Tam üyelik baflolarak adland›r›lan süreçleri ba 1987'de yap›labildi. (Bilgi için: Ayn› süreçte Avusturya 1989'da, Malta ve K›br›s Rum Kesimi 1990'da, ‹sveç 1991'de, Finlandiya 1992'de, Norveç 1993'te, Macaristan ve vurusunda bulundu. Bu ülkelerin tümü (Norveç hariç.flPolonya 1994'te tam üyelik ba Norveç, halkoylamas›nda ikinci kez AB üyeli¤ini reddetti.) bugün Avrupa Birli¤i üyesidir. kisi kurmayan ‹sviçre'yiflAvrupa co¤rafyas› içerisinde olup da Avrupa Birli¤i ile üyelik ili ise ayr›ca de¤erlendirmek gerekir.) vurusunun üzerinden tam 12 y›l geçtikten sonra 1999 y›l›fl1987'deki tam üyelik ba Aral›k ay›nda Türkiye, Avrupa Birli¤i’ne \"aday ülke\" olarak kabul edildi. ülke\" statüsünde bekleme odas›nda flvurusu yapm›fl12 y›l boyunca \"tam üyelik ba tutulan Türkiye, 1999 Aral›k ay›ndan 2004 y›l› Aral›k ay›na kadar bu kez de \"aday ülke\" tir. En iyimser olas›l›klaflka bekleme odas›nda bekletilmiflstatüsü ile 5 y›l boyunca bir ba Aral›k 2004'te müzakere tarihi verilse bile bu kez de \"müzakere odas›\" olarak adland›r›lan ka \"bekleme odas›\"nda bekletilecektir. Bu süreçteki bekleme süresinin \"ucu aç›k\"flbir ba olup, en iyimser tahminlerle bu sürenin en az 10-15 hatta 20 y›l olaca¤› ileri en dünyada 15-20 y›l sonra Avrupa Birli¤i'nin varl›¤›n›flsürülmektedir. Ayr›ca, h›zla de¤i sürdürüp sürdürmeyece¤i de ayr› bir merak konusudur. Verhaugen'in f›kras›: Türkiye'nin tam üyelik yolunda \"müzakere odas›\"nda ne kadar süreyle bekletilece¤i \" bir f›krayla \"aç›kl›k\"fllemeden sorumlu üyesi Verhaugen \"hoflkonusuna AB'nin geni öyle:fltü. Verhaugen'in f›kras› flgetirip o s›rada kendisini dinleyenleri epeyce güldürmü leme ileflleri bakanlar›n›n bir araya geldi¤i toplant›da Verhaugen, genifliflAvrupa Birli¤i d› ilgili olarak bakanlara bir öneri sunar: \"Say›n bakanlar, son aday ülkeler olan Romanya, leri bakanlar›na birer soru yöneltelim ve sorular›n yan›tlar›n›fliflBulgaristan ve Türkiye d› bilen bakanlar›n ülkelerini gelecek y›l AB'ye alal›m, ne dersiniz?\" Öneri kabul edilir ve leri Bakan›'na yöneltir: Say›n Bakan,fliflVerhaugen ilk sorusunu Romanya'n›n D› Amerikal›lar ilk atom bombas›n› kaç y›l›nda kulland›, lütfen söyler misiniz? Bakan larla birli¤e kabul edilir. ‹kinci soru Bulgaristan'›nflyan›tlar: \"1945 y›l›nda\". Romanya alk› leri Bakan›'na yöneltilir: \"Say›n Bakan ilk atom bombas› nereye at›ld›, lütfen söylerfliflD› larla birli¤e kabul edilir.flima'ya at›ld›\". Bulgaristan alk›flmisiniz? Bakan yan›tlar: \"Hiro ima'da kaçflleri Bakan›'na yöneltilir: \"Siz de lütfen HirofliflÜçüncü soru Türkiye'nin D› inin öldü¤ünü ve ölenlerin isimlerini alfabetik s›raya göre söyler misiniz?\"flki Avrupa Birli¤i'ne \"içerden\" bakabilmek: Türkiye'den bak›ld›¤›nda Avrupa Birli¤i \"40 y›ll›k rüyam›z\"d›r, \"milli dava\"m›zd›r, \"Ulusal umudumuz\"dur, daha önce flPolitikam›z\"d›r, \"çocuklar›m›z›n gelece¤i\"dir, \"biricik kurtulu olsak bile bu kez asla kaç›rmamam›z gereken bir \"tren\"dir… (Taylan flkazara kaç›rm› me ve Türkiye Bas›n›nda Avrupa Birli¤ine Adayl›k Süreci\" adl› kitab›ndaflKoç'un \"Küreselle Türkiye'den bak›ld›¤›nda AB'nin nas›l görüldü¤ü üzerine pek çok bas›n özeti okunabilir.) Acaba öyle midir? Bu soruya yan›t bulabilmek için yukarda çizdi¤im \"Avrupa Pramidi\"ne biraz yak›ndan bakmak gerek. Bu pramide bakt›¤›m›zda toplulu¤un \"patron\"u Almanya, ik birflFransa ve ‹ngiltere üçlüsüdür. Bu üçlü \"demokratik Avrupa\" içerisinde adeta \"oligar güç\" olarak kendini göstermektedir. Her f›rsata \"söz, yetki ve güç bizdedir\" 6 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel dayatmacal›¤› ile hareket etmektedir. Pramidin ile yüzyüze kalm›fl (iç talebi canland›rmak için market taban›nda yer alan Orta ve Do¤u Avrupa ülkeleri, vitrinlerinde %50'lere, %70'lere varan indirim etiketleri Balkan ülkeleri ve di¤erleri (Türkiye dahil) deyim gazete sayfalar›na yans›maktad›r.) Euro'ya geçifl yerindeyse zengin Avrupa'n›n \"arka bahçesi\"dir; bir sonras›nda artan memnuniyetsizlikler \"Alman Mark›\"na anlamda \"feodal Avrupa\"d›r. Çarp›c› bir örnek vermek özlemi art›rm›fl, ülkede \"sosyal devlet\" iyice gerekirse, ‹ngiltere'de bugün art›k döküm fabrikas› zay›flam›flt›r. (1917'de Rusya'da devrim oldu¤unda kurmak söz konusu olamaz ama bu döküm fabrikas› Almanya, devrimin kap›lar›na dayanmas›n› önlemek Türkiye'de (ya da Polonya'da, Romanya'da, Bulgaristan için çareyi \"sosyal devlet\"i güçlendirip, çal›flanlar›n da vb.) kurulursa, aç›l›fla Baflbakan ve ilgili bakanlar refah seviyesini yükseltmede bulmufltu. \"Her iflçinin bir kat›l›r, k›rm›z› kurdelalar kesilir. \"Zengin Avrupa\" ile wolkswagen'› olursa devrim olmaz\" sözü o günlerde \"arka bahçe\"nin sosyo-ekonomik yap›s›, nüfus revaçtayd›; oysa bugün General Motors'a ba¤l› dev karakteristikleri, bilgi ve teknolojik altyap›s›, enerji ve otomobil flirketi Opel'in 12 bin iflçi ç›karma karar› hammadde kaynaklar› aras›nda Ural-Altay da¤lar› üzerine Alman iflçileri fabrikalarda direniflteler.) kadar afl›lmaz farkl›l›klar vard›r. Kuzey'deki \"zengin Almanya'da sendikalar›n birinci gündem maddesini Avrupa\"n›n ve \"arka bahçe\"nin kendilerine göre grev ve direnifller oluflturmaktad›r. Soysal sigorta sorunlar› vard›r. Üyesi olmak için \"seferber sistemi, giderek artan yafll› nüfusun gereksinimlerini oldu¤umuz\", adeta \"can att›¤›m›z\" bu birli¤i d›flardan eskisi gibi \"rahatl›kla\" karfl›layamamaktad›r. Sosyal üstünkörü de¤il güçlü ve zay›f yanlar›yla \"içerden\" güvenlik finansman›, yafll› nüfus ve emeklilik yaln›zca tan›mam›z gerekmez mi? Almanya'n›n de¤il tüm Avrupa'n›n sorunudur asl›nda. Orta ve Do¤u Avrupa ülkelerini kapsayan son \"Zengin Avrupa\"ya içerden bak›fl geniflleme öncesinde yap›lan öngörülere göre 2025 Almanya: y›l›nda Avrupa nüfusunun yaklafl›k 1/3'ü emeklilerden oluflacakt›r. Ö¤renciler ve ö¤retim üyeleri \"Büyük bafl›n büyük derdi olur\" sözü sanki Almanya üniversitelerdeki e¤itimden memnun de¤ildir; ilginç için söylenmifl. Almanya bugün Avrupa Birli¤i protestolarla bu memnuniyetsizliklerini her f›rsatta içerisindeki en büyük ekonomik, siyasi ve mali güç sergilemektedirler. Zengin Avrupa'n›n di¤er konumunda. Do¤u Almanya ile birleflmenin getirdi¤i büyükleriyle (Fransa ve ‹ngiltere) girilen siyasal \"sanc›lar\" bilinmekte. Almanya flu an yafll› nüfus, polemikler, yay›lmac›l›k, yeni nüfuz alanlar› oluflturma iflsizlik, yabanc›lara karfl› ayr›mc›l›k ve neo-nazi ve güç gösterileri birlik içerisinde zaman zaman ciddi hareketlerinde gözle görülür art›fl, siyasal çeliflkiler, sorunlara yol açmaktad›r. sermaye kayb› gibi yaln›z kendi bünyesini de¤il tüm Avrupa Birli¤i'ni etkileyen çok ciddi sorunlarla bafl Zengin Avrupa içerisinde Almanya ile ilgili bu uzun etmekte. Businessweek 17 fiubat 2003 tarihli paragraf›n nedeni di¤er Avrupa ülkelerine göre say›s›ndaki kapa¤›nda Alman baflbakan› Gerhard Almanya'n›n Türkiye'de daha fazla \"bilinmesidir.\" 70'li Schröder'in fotograf›n›n yan›nda \"Almaya'n›n Düflüflü\" y›llarda bafllayan Almanya'ya iflgücü göçü bugün art›k bafll›¤›n› kullanm›fl. The Economist ise 2004 Dünya orada önemli bir yerleflik Türk nüfusunun yafl›yor Raporu'nda Almanya'y› \"Avrupa'n›n Hasta Adam›\" olmas› sonucunu do¤urmufltur. Almanya'da olarak nitelendirmifl. (Ersal Yavi- Necla Yaz›c›o¤lu yaflayanlar orada olup bitenleri yaflayarak kavr›yorlar, Yavi'nin \"Bat› Medyas› ve Kaynaklar›na Göre Avrupa ama Türkiye'den bak›nca Almanya bir refah ülkesi, Birli¤inin Önlenemeyen Düflüflü\" adl› kitab›nda bolluklar ülkesi, f›rsatlar ülkesi… olarak Avrupa'dan bak›ld›¤›nda AB'nin nas›l görüldü¤ü de¤erlendirilmektedir. üzerine pek çok bas›n özeti okunabilir.) Fransa: Alman sermayesi bugün uluslar aras› rekabet koflullar› \"Büyük bafl›n büyük derdi olur\" sözü nas›l Almanya gere¤i yat›r›mlar›n› \"çevre ülkelere\" (\"arka bahçe\"ye) için biçilmifl kaftansa, \"her yükseliflin bir de düflüflü kayd›rmaktad›r. Almanya'da iflsizlik bugün %11 vard›r\" sözü de Franda için biçilmifl kaftand›r. Fransa seviyelerine ulaflm›flt›r. Bu oran eski Do¤u Almanya hiç kuflkusuz de Gaulle'ün zaman›ndaki Fransa de¤il. bölgesinde %25'lere ulaflmaktad›r. Büyüme h›z› Businessweek ,\"Almanya'n›n Düflüflü\" deyimini yavafllam›fl, Almanya y›llar sonra ekonomik durgunluk kullanm›flt›; Fransa'da ekonomi tarihçisi Nicolas odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 7

güncel güncel l›¤›n› uygun Kuzey ve Güney Avrupa'n›n zenginleri:flen Fransa\" baflBaverez de kitab›na \"Dü . Fransa'da da sorunlar Almanya ile benzer.flbulmu Avrupa Birli¤i'ne üye 12 Kuzey ve Güney Avrupa anlar›nflÜretti¤inden fazlas›n› tüketme, çal› anflülkesi, Almanya, Fransa ve ‹ngiltere'den olu an grev dalgas›, Korsikaflmemnuniyetsizli¤i, yakla çekirde¤in çevresinde kümelenen 1. çevre ülkeleri sorunu, ülkedeki yabanc›lar sorunu ciddi sorunlar olarak bilinir. Bu ülkeler, pratikte, birlik içerisindeki 3 irketler,flolarak ülke ve dünya gündeminde. Kapanan çekirdek üye kadar söz, yetki ve karar sahibi olmasalar ücret yerine izne ay›rma gibi sonuçlar›n yan›nda ik zenginlerindendir. Bu ülkeleriflda Avrupa'n›n yerle in bir di¤er önemliflekonomideki kötüye gidi it ülkeler\"flitler aras›nda daha az eflbirlik içerisinde \"e mak içinfl›k 2 milyon Frans›z›n çal›flgöstergesi de yakla olmaz. Söylemeye bile flolarak nitelemek pek yanl› ›na gitmesi, Kanada'n›n Quebec bölgesininflülke d› gerek yok asl›nda: Almanya, Fransa ve ‹ngiltere'de Fransa'dan her y›l 50 bin dolay›nda göçmen almas›d›r. anan ekonomik temelli sorunlar bu ülkelerde deflya sizlik %10'u bulmaktad›r. Tabii bu tabloflFransa'da i anmaktad›r. Örne¤in Fransa için \"Korsika Sorunu\",flya Fransa'ya Türkiye'den bak›ld›¤›nda görülemiyor. ‹ngiltere için \"‹RA\", Almanya için \"neo Nazi hareketi\" Türkiye'den bak›ld›¤›nda Fransa s›¤›n›lacak bir neyse, ‹spanya için \"Bask Sorunu\", ‹talya için \"K›z›l flgali s›ras›nda ABD'nin savaflliman...Irak'›n i eyi ifade etmektedir.fla¤› yukar› ayn› flTugaylar\" a cephesi kurma fl› Avrupa'da bar›flpolitikalar›na kar Ayr›ca, Avrupa'da (örne¤in Fransa ve Avusturya'da) imlerinin Fransa-ABD, Fransa-AB ve ABD-ABflgiri ist partilerin ald›klar› oy oranlar› öncelikleflneo-fa kileri aç›s›ndan sonuçlar›n› zaman gösterecek.flili Avrupa'daki \"göçmenler\" olmak üzere asl›nda tüm e kayna¤›d›r. Avrupafl‹ngiltere: Avrupal›lar için ciddi bir endi iddet vefl ›fl‹ngiltere Avrupa Birli¤i üyesidir ama Avrupa'ya biraz Birli¤i'ni sarsan› rkç›l›k, yabanc›lara kar denizinin alt›ndaki tünelle ayr›mc›l›k, terör gibi sorunlar bugün art›k \"AB ve terör\" fluzakt›r. Her ne kadar Man kentlerinin neredeysefll›¤›yla tüm Avrupa baflsa da bafl‹ngiltere ile Fransa birbirine ba¤lanm› ekonomik, siyasal ve sosyal yönden ‹ngiltere'nin vazgeçilmez gündem maddeleri aras›ndad›r. Avrupa'ya ba¤lanmas› biraz zor görünüyor. Örne¤in Zengin Avrupa'n›n \"arka bahçesi\": Orta ve Do¤u Avrupa Para Birli¤i’ne girip Sterlin yerine Euro'yu Avrupa ülkeleri galiflkullanm›yor ‹ngiltere. ‹ngiltere'nin Irak'›n i Birli¤e 1 May›s 2004 tarihinde kat›lan 10 Orta ve galefls›ras›nda Avrupa'dan çok ABD'ye yak›n durmas›, i taban›\"n› flDo¤u Avrupa ülkesi Avrupa'n›n \"geni fiilen kat›lmas› hem Avrupa'da hem de ‹ngiltere ve flturmaktad›r. Pramidin taban› ne kadar geniflkusuz zor oluflbakan Blair'i hiç kuflkamuoyunda Ba ›mafldurumda b›rakt›. Almanya ve Fransa'da oldu¤u gibi \"sa¤lam\" olursa pramidin tepesindekileri ta sizlik ciddi bir sorundur. 1999 kapasite ve yetene¤i o ölçüde \"tatminkar\" olacakt›r.fl‹ngiltere'de de i gücü , fason üretim üsleriflsizlerin oran› %10 \"Zengin Avrupa\" ucuz iflrakamlar›na göre ülkede genç i sizlikle kurma, hammadde, çevre, tar›m politikalar› vb.flitsizli¤i ifldolay›ndad›r. Yoksulluk ve ücret e mesi bak›mlardan Orta ve Do¤u Avrupa ülkeleriniflince ciddi bir sosyal soruna dönüflbirle kaç›n›lmazd›r. Bugün art›k ‹ngiltere \"refah ülkesi\" kendilerinin birer arka bahçesi olarak görmektedir. Bu sizler ülkesi\" olarak durum zincirleme bir reaksiyonla Orta ve Do¤uflolman›n uza¤›nda, \"i tan›mlanmaktad›r. Her 5 ailenin birinde hiç kimsenin Avrupa ülkelerinin de \"ötekileri\" kendilerinin arka imleriyle sürüp gidecektir. \"Herflmak için Almanya'ya bahçesi yapma girifli yoktur. ‹ngilizler önceleri çal›fli sizlik sorunu yoksul arka bahçenin daha yoksul bir arka bahçesifl; Almanya'da da iflgidiyorlarm› ›n bufloldu¤undan art›k Amerika ve Uzakdo¤u'ya gider vard›r.\" Böylesine pragmatik bir gerekçeye kar leme Avrupa Birli¤i içerisinde epeycefllar. ‹ngiliz e¤itim sisteminin giderek bozulmas›, son geniflolmu t›r. Bu büyümenin \"kontrolsüz bir büyüme\"fl›lm›fli ülke tart›fle¤itimde niteli¤in önemli ölçüde gerileyi ›lan bir di¤er önemli sorundur. Avrupa oldu¤u, ileride ciddi sorunlar do¤uraca¤› pek çokfliçerisinde tart› ti. Bu 10 üyenin kat›l›m›ylaflBirli¤i'nin en zengin üyelerinden ‹ngiltere'de devlet platformda ifade edilmi › ve araç-gereç için birlikte 376 milyon olan Avrupa Birli¤i nüfusu 451flokullar›nda ö¤retmen maa ifl›l›k 23.550 dolar olan kifl, buna karflvelilerden her ay 35 Sterlin al›n›yor. Tüm bunlar›n milyona ç›km› tir. Ayr›ca,fl›na milli gelir 21.410 dolara gerilemifluza¤›nda ‹ngiltere'ye Türkiye'den bak›ld›¤›nda ‹ngiltere ba sizler ordusu veflleme öncesinde 30 milyonluk iflbatmayan bir imparatorluk\"tur… geni flhâlâ \"üzerine güne 8 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel 70 milyonluk yoksullar ordusu bu genifllemeyle birlikte yafland›¤›, insan hak ve özgürlüklerin alabildi¤ine genifl s›ras›yla 55 ve 120 milyona ç›km›flt›r. Bu genifllemeye oldu¤u, eskiden ‹stanbul için söylendi¤i gibi \"tafl› ba¤l› olarak iflgücü göçü, ortak tar›m politikas›n›n topra¤› alt›n\" bir \"f›rsatlar diyar›d›r\". \"Medenidir\", finansman›, sosyal güvenlik finansman› gibi ciddi \"moderndir\", ulaflmay› ve hatta geçmeyi sorunlar›n nas›l afl›laca¤› \"Avrupa kamuoyu\"nun hedefledi¤imiz \"ça¤dafl uygarl›k seviyesi\"nin ta önemli ve \"daimi\" gündem maddeleri aras›nda yer kendisidir. \"40 y›ll›k rüyam›z\"d›r, \"milli dava\"m›zd›r, al›yor. (fiu anda 10 Orta ve Do¤u Avrupa ülkesi genifl \"Ulusal Politikam›z\"d›r, \"çocuklar›m›z›n gelece¤i\"dir, ve sa¤lam bir Avrupa Birli¤i taban› için yeterli \"biricik kurtulufl umudumuz\"dur, daha önce kazara bulunmaktad›r. 2007 y›l›nda bu tabana bir-kaç takviye kaç›rm›fl olsak bile bu kez asla kaç›rmamam›z gereken (Romanya, Bulgaristan ve H›rvatistan) yap›lmas› bir \"tren\"dir…Avrupa Birli¤i'ne salt Türkiye'den öngörülmektedir. Türkiye ise -belki de özel bir \"statü\" bakmay›p birli¤in kendi bünyesindeki çeliflkileri de göz kapsam›nda- her zaman oldu¤u gibi \"do¤u\" ile \"bat›\" önüne bakt›¤›m›zda \"Avrupa Birli¤i tek seçene¤imiz aras›nda \"köprü\" görevini üstlenmeye daha uzun y›llar mi?\" sorusu bugün de¤ilse bile yar›n kaç›n›lmaz olarak devam edecektir.) gündemimize girecek bir sorudur. Özetle, Avrupa'ya içerden bak›ld›¤›nda birli¤in Önce \"Avrupa Birli¤i tek seçene¤imizdir\" tezinden yola temel sorunlar› sat›rbafllar›yla flunlard›r: ç›k›larak yap›lanlar› k›saca an›msayal›m: 1. \"‹ktidar›yla ve muhalefetiyle, sivil toplum 1. \"Sosyal Avrupa\" imaj›n›n art›k sürdürülebilir kurulufllar›m›zla el ele AB hedefine kilitlenmek\" söylemi olmaktan ç›kmas›. (iflsizlik oranlar›ndaki art›fl, yafll› tüm toplumu etkisi alt›na almaktad›r. Bu a¤›r toplum nüfus, emeklilik finansman›, e¤itimdeki nitelik kayb› psikolojisi ortam›nda bu söyleme karfl› ç›kmak ve hat›r› vb. ) Avrupa Birli¤i'nin \"iflsizlik\" ile \"emek sömürüsü\" say›l›r platformlarda sesini duyurmak neredeyse aras›ndaki sosyo-politik çeliflkisi, bir \"ç›kmaz\" olarak imkâns›z hale gelmektedir (\"Toplum mühendisli¤i\" birli¤in gelece¤ini tehdit etmektedir. dedikleri bu olsa gerek!). An›msanacak olursa 1995'te 2. Ortak Tar›m Politikas›'n› uygulamadaki finansman Gümrük Birli¤i anlaflmas› s›ras›nda da benzer bir güçlükleri. kamuoyu oluflturulmufl, o zaman da elefltirel bak›fl 3. Söz, yetki ve karar alma süreçlerinde yaflanan anti- aç›lar› türlü-çeflitli yaygaralarla bast›r›lm›flt›. \"Henüz demokratik giriflimler. (Avrupa Anayasas› tart›flmalar› ) üyesi olmad›¤›m›z bir birlikle neden Gümrük Birli¤i’ne gidiyoruz?\", \"Gümrük Birli¤i, daha önce Lozan'da 4. Ortak para birimine yönelik itirazlar. (Norveç halk› reddetti¤imiz kapütülasyonlar›n yeniden ihya edilmesi referandumda Euro'ya geçifli kabul etmedi, ‹ngiltere de¤il midir?\" fleklindeki hakl› itirazlar o günlerde ne kendi para biriminden memnun görünüyor, ‹sviçre bu yaz›k ki davul-zurna eflli¤inde bo¤ulmufltu. Gümrük tart›flmalar›n d›fl›nda, hiç oral› de¤il vb.) Birli¤i'nin o günden bugüne ülkemize faturas›n› art›k 5. Üretim ve pazar sorunu had safhad›r. (Avrupa hepimiz biliyoruz. Zaman içerisinde \"tam ekonomisindeki durgunluk aç›kt›r. Avrupa sermayesi ba¤›ms›zl›k\"tan önce \"karfl›l›kl› ba¤›ml›l›k\"a, oradan da ve yat›r›mc›lar düflük maliyetli üretim yapabilecekleri, durmaks›z›n \"tam ba¤›ml›l›k\"a öyle bir savruluflla daha az vergi alan, daha düflük maliyetle iflgücü ve savrulduk ki bugün art›k ba¤›ms›z d›fl politika izleme enerji sa¤layan yerlere kaymaktad›r. Bu \"kaç›fl\"›n refleksimizi neredeyse tümüyle yitirmifl görünüyoruz sonucu olarak da Time dergisinin 19 ocak 2004 tarihli 2. AB üyeli¤ini \"milli dava\" ilan edip, tüm toplumu bu haberine göre tam 400 bin bilim adam› Avrupa dava etraf›nda \"uygun ad›m marfl\" düzeninde yürütme Birli¤i'ni terk etmifltir.) gayretleri bize özgü demokrasinin traji-komik 6. Bizim, \"oralarda kat'iyen olmaz\" sand›¤›m›z örneklerinden birisidir. \"Milli Dava\" ve \"Ulusal Politika\" yolsuzluk Avrupa'da o boyutlara ulaflm›flt›r ki bar›fl söyleminin d›fl›na ç›kt›¤›n›zda a¤z›n›zla kufl tutsan›z, içinde yaflayan Avrupa neredeyse birlik çap›nda olup bitenler karfl›s›nda en sa¤lam elefltirel bak›fl \"yolsuzlukla savafl\" ilan edecektir! aç›lar›n› gelifltirseniz nafile; \"marjinal\"leflirsiniz. Milli menfaatlerimiz, birlik ve beraberli¤imiz sizin dikkate Avrupa Birli¤i tek seçene¤imiz mi? al›nman›z› derhal engeller. Ayr›ca sormak gerekir: Türkiye'den bak›ld›¤›nda Avrupa bolluk ve refah›n Bugüne de¤in Avrupa Birli¤i'ne üye olmufl ülkeler odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 9

aras›nda AB'ye girmeyi \"milli dava\" olarak ilan etmifl, Sendikal ve sosyal haklar sorunu Avrupa Birli¤i'nde bununla da yetinmeyip bunu \"devlet politikas›\" haline giderek büyüdü¤ü ve birlik içerisindeki çeliflkilerden ve getirmifl, bitmez tükenmez \"ev ödevleri\"yle kendi ekonomik dengesizliklerden dolay› çözümsüzlü¤e kendini bunaltm›fl bir ülke var m›d›r? do¤ru gitti¤i içindir ki bugün art›k \"sosyal Avrupa\" imaj› ile desteklenen parlak günlerden epeyce 3. AB üyeli¤ini \"40 y›ll›k bir rüyan›n gerçekleflmesi\" uzaklafl›lm›fl görünmektedir. yönünde topluma sunmak ve toplumu ilerde hayal k›r›kl›¤›na dönüflecek \"büyük beklentiler\" içerisine 5. \"Avrupa Birli¤i yolunda hangi ad›m› atmak sokmak en hafif deyimle \"sorumsuzluktur\". Avrupa gerekiyorsa o ad›m at›lacak\" biçiminde kendini Birli¤i içerisindeki darbo¤azlara, gelecekte birli¤in gösteren siyasal tav›r yer yer \"afl›r›ya kaçmakta\", at›lan karfl›laflaca¤› ciddi sorunlara önceki paragraflarda k›saca kimi ad›mlar toplumda flaflk›nl›kla karfl›lanmaktad›r. de¤inmifltim. Bu tarz \"politik sorumsuzluk\" örneklerine Örne¤in, Avrupa Birli¤i'nin Türkiye ile ilgili son gözden 50 y›l›k siyasal yaflam›m›zda o kadar çok tan›k olduk ki geçirme raporunun yay›m› öncesinde, muhalefetle de art›k toplum olarak ba¤›fl›kl›k kazand›k denilebilir. uzlaflarak Türk Ceza Yasas› tasar›s›n› yasalaflt›rmak Siyaset yapma tarz›n› ve daha önceden belirlenmifl üzere tatildeki meclisi apar topar ola¤anüstü politikalar› zerre kadar sorgulamay›p her seçimde yeni toplant›ya ça¤›r›p sonra da \"zina maddesi\" yüzünden bir iktidar deneyerek do¤ruyu bulmaya çal›fl›yoruz. tasar›y› komisyona geri çekmek; ard›ndan da Avrupa'dan gelen yo¤un bask›lar sonucunda 4. An›msanaca¤› üzere daha önce IMF politikalar› Brüksel'den cep telefonuyla meclisi yeniden apar topar gere¤i Meclisimizden \"15 günde 15 yasa\" geçirmek toplant›ya ça¤›rma \"talimat›\" vermek, Baflbakan'›n için seferber olunmufl, milletvekillerimiz bu u¤urda deyimiyle söylersek, hiç de \"fl›k\" olmam›flt›r. Dahas›, gece-gündüz çal›flm›flt›. Bu \"seferberlik ruhu\", AB örne¤i görülmemifl bir tutars›zl›k sergilenmesine üyeli¤i yolunda -alelacele- ç›kar›lan \"uyum yasalar›\"na karfl›n, koca koca adamlar, ak saçl› bürokratlar bu da damgas›n› vurdu. Son dönemde Anayasa saçmal›¤a bir k›l›f uydurmak için epey gayret de¤ifliklikleri d›fl›nda, toplam 8 \"uyum paketi\" ç›kar›ld›. göstermifllerdir. Daha baflka örnekler de vermek Bu uyum paketleri içerisinde örne¤in sendikal ve mümkün ama özetle Avrupa Birli¤i yolunda at›lan sosyal haklar› iyilefltiren herhangi bir düzenleme ad›mlar her zaman tutarl› olmamakta, bazen bu bulunmamaktad›r. Bu haklar› etkileyen tek düzenleme ad›mlar \"bir ad›m ileri, iki ad›m geri\" düzeninde 3. uyum paketinde yer alan serbest bölgelerde grev olabilmektedir. yasa¤›n› kald›ran düzenleme olmufltur. Oysa, sendikal ve sosyal haklara ciddi k›s›tlamalar getiren pek çok 6. Türkiye Cumhuriyeti'nin çok çetin bir ulusal yasal düzenleme (Sendikalar Yasas›, Toplu ‹fl Kurtulufl Savafl› sonras›nda kuruldu¤unu, hukuki ve Sözleflmesi, Grev ve Lokavt Yasas›, ‹fl Yasas›, Kamu siyasi varl›¤›n› Lozan Anlaflmas›'yla tüm dünyaya tescil Personeli Sendikalar› Yasas›, Özel Ö¤retim Kurumlar› ettirdi¤ini söylemeye san›r›m gerek yok. Ulus-devlet yasas›, Devlet Memurlar› Yasas›, Baz› Kurumlar›n modelini benimseyen Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Korunmas› ve Güvenliklerinin Sa¤lanmas› Hakk›nda Anlaflmas›'nda baflta \"az›nl›k\" konusu olmak üzere tüm Yasa vb. ) halen yürürlüktedir ve yasalardaki sendikal hassasiyetlerini ortaya koymufltur. fiimdi, AB yolunda ve sosyal haklara getirilen k›s›tlamalar canla baflla \"ulus-devlet\" modelimize ters düflen, Türkiye savunulmaktad›r. Örne¤in Kamu personeline \"dernek\" Cumhuriyeti'nin kurulufl felsefesiyle ba¤daflmayan yeni ifllevinde bir \"sendika\" hakk› kadar bir hareket alan› tan›mlamalar ve dayatmalar söz konusu oldu¤unda yeterli görülmektedir. Ayr›ca, ne zaman bir grev olsa (\"etnik az›nl›k\" temelinde yeni \"az›nl›k\" tan›mlar›n›n Bakanlar Kurulu karar›yla kimi zaman \"genel sa¤l›k\", gündeme gelmesi, Avrupa'daki 68 hareketinin ço¤u zaman da \"milli güvenlik\" (bazen da \"genel önderlerinden Daniel Cohn Bendit'in dedi¤i gibi, sa¤l›k ve milli güvenlik\") gerekçe gösterilerek 2 ay \"Türkiye, Avrupa Birli¤i'ne girerse Türkiye'de Kemalizm süreyle ertelenmektedir. ‹lginçtir, Avrupa Birli¤i'nin de biter\", ya da Graham Fuller'in \"Kemalizm yerine \"›l›ml› en zay›f noktas› sosyal ve sendikal haklar sorunudur. islam\" önerisi vb.) \"ulus-devlet\" refleksimiz AB yolunda Belki de bu yüzden, her türlü düzenlemede ince eleyip ilan edilen \"milli dava\" ve \"devlet s›k dokuyan Avrupa, sendikal ve sosyal haklar politikalar›\"na feda m› edilecek? konusuna gelince Türkiye'den ciddi bir ilerleme talep 7. Türkiye'deki iflsizlik, gelir etmemektedir; örne¤in, \"kamu çal›flanlar›na toplu da¤›l›m›ndaki korkunç dengesizlik, afl›r› sözleflme yapma ve grev hakk› tan›mazsan›z bu ifl nüfus herkes taraf›ndan bilinmektedir. burada biter, müzakerelere bafllamam\" dememektedir. 10 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel Bu derin çeliflkiyi bir dönem Demirel, veciz bir ard›nda b›rakt›¤› \"flok\" dalgas›, buna ba¤l› olarak ifadeyle, \"‹ki Türkiye var, birisi Bangladefl seviyesinde ABD'nin önce Afganistan'da daha sonra da Irak'ta yafl›yor, di¤eri Hollanda!\" fleklinde ifade etmiflti. ‹ki giriflti¤i askeri sald›r›lar yeni kutup aray›fllar›n› bir Türkiye'nin varl›¤›n› do¤rulayan bu sosyo-ekonomik anlamda h›zland›rd›. Bu kutup aray›fllar› içerisinde en çeliflki, \"müzakere süreci\"nde yasalar ç›kararak, TL'den dikkat çekeni, kendisini \"Avrasya Seçene¤i\" olarak ifade YTL'ye geçerek, binbir çeflit istatistiksel cambazl›kla eden, Rusya ile Çin aras›ndaki yak›nlaflma ile bafllayan enflasyonu düflürüp kifli bafl›na düflen geliri k⤛t ve Hindistan'›n da kat›l›m›yla geniflleme e¤ilimi üzerinde art›rarak giderilemeyece¤ine göre acaba hangi Türkiye AB üyeli¤ine aday olacakt›r? S›n›rlar› gösteren birlik giriflimleridir. Orta Do¤u'ya dayanm›fl bir Avrupa haritas›n›n bugün 4. \"Avrasya Seçene¤i\"nin Avrupa Birli¤i üyeli¤i itibariyle pek çok Avrupa Birli¤i üyesi ülkenin gözüne sürecinde tart›fl›lmas› hiç kuflkusuz iktidar taraf›ndan hofl görünmedi¤i bir s›r de¤ildir. \"hofl\" karfl›lanmamaktad›r. Kapal› devre tart›flmalara Yukar›da sat›rbafllar›yla s›ralanan olumsuzluklar› da göz burun k›v›r›labilir belki, ama örne¤in bu seçenek, önüne alarak art›k \"Avrupa Birli¤i tek seçene¤imiz Atatürk'ün tam ba¤›ms›zl›kç› d›fl politikalar›yla da mi?\" sorusuna çeflitli aç›l›mlar getirebiliriz: desteklenerek TRT 2'de etkili bir anlat›mla Attila ‹lhan 1. Türkiye, co¤rafi olarak Avrupa ile iç içedir. taraf›ndan haftada bir gün 20 dakika süreyle ortaya S›n›rlar›n›n bir bölümü co¤rafi olarak Avrupa K›tas› konmaya çal›fl›ld›¤›nda, bu seçene¤in bir flekilde devre içerisinde, büyük bir bölümü de Asya'dad›r. Avrupa ile d›fl› b›rak›lmas› kaç›n›lmaz oluyor! (Uzun bir süre çeflitli ba¤lamlarda iliflkilerimiz çok eskilere baflar›yla süren bir program, izleyicilerin beklentilerine dayanmaktad›r; Avrupa ile iliflkilerimizi \"so¤utmam›z\" bak›lmaks›z›n, \"monolog\" yerine baflka bir model elbette ki söz konusu olamaz. Zaten, Türkiye, flu anda bulal›m gerekçesiyle yay›ndan kald›r›ld›. E¤er böyle bir Avrupa'n›n pek çok organ›nda (Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, OECD, IMF, Dünya Bankas› vb.) resmen uygulama örne¤in BBC'de yaflansayd›, kurum çok yer almaktad›r. AB üyesi olsak da olmasak da AB üyesi ciddi bir itibar kayb›na u¤rard›.) ülkelerle ve Avrupa Birli¤i'nin tüzel kiflili¤iyle kültürel, Sonuçlar ve olas›l›klar: siyasi ve ekonomik iliflkilerimiz do¤al olarak sürecektir. Türkiye, ba¤›ms›zl›kç› d›fl politikas› gere¤i hiç kuflkusuz 2. fiu anda toplumda Avrupa'ya çok yak›n oldu¤umuz her birlik ile iliflki kurabilir. Avrupa Birli¤i, tam üyelik yönünde bir kan› var. Oysa, e¤er bir karfl›laflt›rma baflvurusu yapt›¤›m›z 1987 y›l›ndan beri yapmak gerekirse, Türkiye, 1949'da Avrupa Konseyi'ne kurucu üye olarak davet edilip konseyin kurucu üyeleri gündemimizdedir. Hiç kuflkusuz tek seçene¤imiz aras›nda yer ald›¤›nda Avrupa'ya flimdikinden çok de¤ildir. Bu birli¤in onurlu bir üyesi olabileceksek daha yak›nd›. Türkiye'de yat›r›m yapan Avrupa kökenli (Newsweek'in 22 Nisan 2002 tarihindeki say›s›nda çok uluslu flirketlerin varl›¤›, albenili büyük al›flverifl Türkiye için \"Avrupa'n›n öksüzü, yetimi\" (Europe's merkezleri, görsel medyada sergilenen Avrupai yaflam Orphan deyimi kullan›lm›flt›r) olal›m, e¤er Avrupa'n›n tarzlar› vb. bu gerçe¤i de¤ifltirmiyor. öksüzü, yetimi olacaksak neden bu birli¤e üye olal›m? 3. Türkiye nas›l ki co¤rafi, ekonomik, siyasal, kültürel Öte yandan, Türkiye gibi de¤iflik aç›lardan genifl bir ve sosyal bak›mdan Avrupa'yla iç içeyse Asya'yla da iç ülke için yaln›zca \"bir seçenek\" düflünülemez. De¤iflik içedir. Bu bak›mdan Avrasya'daki geliflmeler de Türkiye perspektiflerden bir ya da birkaç seçenek her zaman aç›s›ndan önemlidir; dikkatle izlenmesi ve gerekti¤inde vard›r. Ancak, \"e¤er Avrupa Birli¤i bizi üyeli¤e etkin rol al›nmas› gerekir. So¤uk savafl sonras›nda ekonomik, askeri ve siyasal aç›dan ABD hegemonya- almazsa biz de Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri s›nda \"tek kutuplu bir dünya\" flekillenmeye bafllad›. yapar, yolumuza devam ederiz\" demek asl›nda hiçbir Avrupa, öteden beri güvenlik sorununu ABD flemsiyesi fley söylememektir. Türkiye -gerekti¤inde- Avrupa alt›na girerek çözmekteydi. Ekonomik aç›dan ise ABD Birli¤i'ne karfl› ya da Avrupa Birli¤i ile birlikte yeni ekonomisini dengeleyecek bir kutup olmas› söz seçenekler oluflturabilmelidir; \"faydas›z veciz sözler\"le konusu olamazd›. Tek kutuplu dünya modelinin uzun akl› bafl›nda seçenekler oluflturulamayaca¤› süreli bir gelece¤i olamayaca¤›ndan, kaç›n›lmaz olarak bilinmelidir. yeni kutuplar›n oluflum süreci yaflanmaya bafllad›. 11 Eylül 2001'de ABD'ye yönelik terorist sald›r›lar ve ‹brahim BERKSOY (ME’91) odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 11

güncel güncel ‹çinde bulundu¤umuz ça¤›n sorunlar› ve gidiflat, ülkelerdeki düflük gelirli kesimler aleyhine iflledi¤i art›k, ulusal düzeyde kalan bak›fl aç›lar›yla gerçe¤i ile yüzleflilmiflken, küreselleflmenin anlafl›lamayacak, çözümlenemeyecek kadar küresel do¤urdu¤u olumsuz sonuçlar›n, uluslararas› kurallar yap›lanmalara ba¤l›d›r. Ulus devletler, bu yüzy›la ve düzenlemeler çerçevesinde hafifletilmesi yönünde de¤in hiç bu kadar s›n›r ötesi ba¤lant›lar ve karfl›l›kl› her türlü çaba gösterilmelidir. ba¤›ml›l›klar içine girmemifltir. Uluslararas› sistemde Son y›llarda dünyada yaflanan geliflmeler içinde, devlet d›fl›nda kalan aktörlerin (terörist üretim faktörleri ve ticaretin dünya çap›nda örgütlenmeler dahil) önemine dikkat çeken ve bu uluslarafl›r› hareket etmesi ve serbestleflmesini do¤rultuda devlet merkezli paradigman›n revize öngören küreselleflme kadar dikkat çekici, öte edilmesi gerekti¤ine iflaret eden ilk yandan adeta onunla hem çeliflen, hem de akademisyenlerden olan Keohane and Nye, adem-i bafletmek üzere paralellik arz eden bir di¤er olgu, merkeziyetçi bu sistemin, anarfli ve benzer birimler bölgesel bütünleflmelerdir. Küreselleflen bir dünyada aras›ndaki etkileflimin belirleyici oldu¤u yap›s›na ulus devlet olarak tek bafl›na varolmak ve rekabet iliflkin olarak \"Kompleks Karfl›l›kl› Ba¤›ml›l›k (Complex etmenin do¤urdu¤u s›k›nt›lar, ülkeleri, bölgesel Interdependence)\"* ad›n› verdikleri tezi bloklar oluflturarak serbest ticaret alanlar› yaratmaya, gelifltirmifllerdir. hatta daha da ileri giderek ortak siyasal, hukuksal ve Tüm dünyada ticaret ve yat›r›m söz konusu toplumsal sistemler kurmaya itmifltir. Tüm dünyada oldu¤unda ekonomik ç›karlar› gözetecek ve özellikle bölgesel bütünleflme alternatifleri h›zla artarken, sermayenin serbestçe dolafl›m›n› sa¤layacak her türlü önümüzdeki y›llarda dünya ekonomisi ve ticaretinin birleflme, bütünleflme di¤er bir deyiflle s›n›rlar›n, hemen tümüne yak›n›n›n, Avrupa Birli¤i (AB), Kuzey engellerin ortadan kalkmas› süreci yaflanmaktad›r. Amerika Serbest Ticaret Anlaflmas› (NAFTA) ile Japonya, Çin ve ABD gibi dünya devlerini içinde Halihaz›rda özellikle ekonomik boyutu ön plana bar›nd›ran Asya Pasifik Ekonomik ‹flbirli¤i (APEC) ç›kan Küreselleflme sürecinde, portföy yat›r›mlar›n›n çerçevesinde oluflaca¤› tahmin edilmektedir. uluslararas› alanda s›n›rs›z ve denetimsiz ak›fl›n›n yaratt›¤› s›k›nt›lar, ulus-devlet, ba¤›ms›zl›k ve Bugün dünyada, iç ve d›fl ticaret engellerinin ayn› egemenlik kavramlar›, ulus devletin toplumsal düzeyde kald›r›lmas›n› hedefleyen \"aç›k bölgesellik\" anlay›fl ve sorumlulu¤unun ne olmas› gerekti¤i gibi politikas›n› benimsemifl 10’un üzerinde bölgesel hususlar, her geçen gün daha fliddetli ve genifl çapta ticaret grubu vard›r. tart›fl›l›r hale gelmifltir. Bu sürecin en genel anlamda, ‹çinde bulundu¤umuz düzende Türkiye’nin geliflmekte olan ülkeler ve özellikle yine bu önündeki en kuvvetli bütünleflme alternatifini oluflturan Avrupa Birli¤i, 50 y›ld›r Avrupa K›tas›’nda * Çok say›daki iletiflim kanal› arac›l›¤› ile net bir hiyerarfli olas› bir 3. dünya savafl›n› engellemek ad›na, savafl olmaks›z›n çok çeflitli konunun gündemi oluflturdu¤u, askeri endüstrisini kapsam alt›na alan ve ekonomik ç›karlar gücün daha az role sahip oldu¤u ve merkezi konumdaki ekonomik ç›karlar›n karmafl›k hale getirdi¤i dünya düzeni. temelinde kurulmufl 6 üyeli bir ortakl›ktan ç›k›p, 12 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel sosyal, siyasal haklar, adalet, d›fl/içiflleri, güvenlik Rusya (tüm sorunlar› ile Kaliningrad’la beraber ☺), alanlar›nda ortak politikalar›n gelifltirildi¤i, ya da en Ukrayna gibi ülkelerin durumlar›, bugünkü düzende az›ndan iflbirli¤inin derinlefltirildi¤i, ilk kuruldu¤u stratejik öneme sahip ülke ve ülke gruplar› ile her s›radakine k›yasla neredeyse befl kat fazla say›da üye türlü iflbirli¤i olanaklar›n›n de¤erlendirilmesi olarak ülkesi bulunan bir ortakl›¤a evrilme sürecindedir. verilebilir. Bütünleflmesini, Türkiye’den de temsilcilerin Genel bir isim alt›nda toplarsak, \"Esneklik\", bulundu¤u Konvansiyon çal›flmalar› ile h›zland›rma, bütünleflmeciler taraf›ndan kanaatimce islim arkadan toplumsal ve kültürel miras›n›n alt›n› çizecek bir gelsin yaklafl›m› ile derinleflmenin önünü açacak ve Anayasa alt›nda pekifltirme çabas›ndad›r. Di¤er hantallaflmay› engelleyecek bir yöntem olarak taraftan flu günlerde, tarihindeki en kapsaml› addedilirken, flüpheciler, di¤erlerinden ba¤›ms›z ve geniflleme dalgas›n› neticelendiren AB’nin, farkl› davranabilmelerine imkan tan›mas› ve bu önümüzdeki 10-15 y›ll›k dönemde nas›l bir uygulaman›n, yayg›nlaflt›kça federalist yap›n›n yap›lanma içinde olaca¤›n›, hele ki Türkiye’den kurulmas›n› daha güçlefltirece¤ine olan kanaatleri bakarak kestirmeye kalk›flmak ak›lc› de¤ildir. Bu iflin nedeniyle olumlu de¤erlendirilmektedir. tam anlam›yla göbe¤indeki Avrupal› siyasiler (Konsey ve k›smen Avrupa Parlamentosu üyeleri) ile Esas itibariyle neo-fonksiyonalist bir yaklafl›m›n ürünü profesyoneller (Komisyon ve genel müdürlükler olan esneklik, normal flartlarda oldukça politik çal›flanlar›) dahi böyle bir uzgörüde nitelenebilecek olan konulara hukuksal nitelik bulunamamaktad›rlar. kazand›rman›n bir yolu olarak da de¤erlendirilebilir. Antlaflma de¤iflikli¤ine gidilmeksizin ve böylelikle Nitekim, \"Vatanlar Avrupas›\"ndan \"Vatandafllar hantal anayasal prosedürler bir anlamda by-pass Avrupas›\"na geçifl anlay›fl›n›n benimsenmesinde, edilerek kimi politika alanlar›nda h›zla ilerleme keza Avrupa Parlamentosunun 1979 y›l›ndan bu imkan› yaratan bu usül, baz› pragmatik yana do¤rudan yap›lan seçimlerine kat›l›m oran›n›n bütünleflmeciler taraf›ndan derinleflme amaçl› giderek düflmesinin önlenmesinde ( 2004 te bu oran desteklenmekteyse de, dünyadaki di¤er ekonomik % 45,5 tir.) ve bu co¤rafyadaki ulus devletlerin, bütünleflme örneklerinden önemli ölçüde farkl›l›k egemenliklerini devretmeleri beklentisinin arzedip neticede siyasi bütünleflmeyi hedefleyen içsellefltirilmesinde büyük sorunlar›n bizzat yafland›¤› \"Birlik yap›s›\"n›n korunmas›n› gözeten ve amaçlardan ve özünde, elitist bir inisiyatifin muazzam bir hukuk sap›lmas›n› engelleyen tedbirlerle birlikte ve son temeline oturmufl ürünü olan AB’nde (15ler), derece dikkatli uygulanmas› gereken bir araç alternatif B, hatta C planlar›n›n altyap› unsurlar› niteli¤indedir. Son geniflleme ile farkl› koflullara sahip üzerinde ister istemez çal›fl›lm›fl ve giderek çok say›da yeni ülkenin kat›l›m› sonucunda çeflitlenen, zenginleflen toplulukta, karar alma gelecekteki yap›lanmas› ve iflleyifli bak›m›ndan sürecinin t›kanmas›n›n engellenmesinin en dahiyane tahmin yürütmenin, -e¤er olanaks›z de¤ilse- son yollar› aranm›fl ve bulundukça da uygulama alanlar› derece güç oldu¤u AB’nde, bugün Türkiye'nin geniflletilmifltir. adayl›¤› ile ilgili olarak, kimi siyasiler taraf›ndan \"güçlendirilmifl ortakl›k\" \"ayr›cal›kl› ortakl›k\" gibi, içi Avrupa’n›n bütünleflmesi sürecinde her üye ülkenin bofl terimlerle kastedilenin ne oldu¤u aç›k de¤ildir. ayn› ekonomik, finansal hatta toplumsal flartlara sahip olmamas›, siyasi yaklafl›m› ve önceliklerinin Türkiye ile AB aras›ndaki iliflki, kendine özgü bir iliflki farkl› olmas› nedeniyle ortaya ç›kan \"Esneklik\", olup, 1963 tarihli \"Ankara Anlaflmas›\" çerçevesinde \"Güçlendirilmifl ‹flbirli¤i\" gibi kavramlar›n ötesinde, bir \"ortakl›k\" boyutu vard›r ki, iflte bu boyut asl›nda, \"farkl› h›zda Avrupa\" \"iki vitesli\" ve \"çok vitesli Türkiye’yi Avrupa Birli¤i üyeli¤ine, a¤›r da olsa Avrupa\" ile nihayet \"a la carte Avrupa\" ve \"de¤iflken tafl›maya yeterlidir. Fesih hükmü içermeyen ve geometrili Avrupa\" (konsantrik halkalar) gibi Haz›rl›k dönemi, Geçifl dönemi ve Son dönem aç›l›mlar, Antlaflmalara resmen girmifl olmasa da, aflamalar›na iflaret eden bu çerçeve Anlaflma ve tart›flma ve çal›flma konular› olmaya devam onun ayr›lmaz parçalar› (Katma Protokol ve Ortakl›k etmektedir. Çal›flmalar›n sürdürüldü¤ü di¤er alanlar, Konseyi kararlar›), salt bir gümrük birli¤inin tesis odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 13

güncel güncel edilmesini de¤il, ayn› zamanda Türkiye'nin neticede öngördü¤ü 1,050 milyon EURO ise, Litvanya ve Avrupa Topluluklar›na tam üye olmas›n› da Slovakya’daki dört nükleer santralin kapat›lmas› için hedeflemektedir, sürdürülmesinin koflulu ise; yapaca¤› yard›m›n alt›ndad›r. Bir k›yaslama olana¤› Türkiye’nin entegrasyon için gereken çal›flmalarda yaratmak bak›m›ndan örnek verilecek olursa, MDAÜ bulunmas›, ›srarla izlemesi ve sa¤lad›¤› uyum aras›nda kifli bafl›na GSY‹H rakam› ile Slovenya’dan karfl›l›¤›nda taleplerine eriflmesini sa¤layacak bir sonra 2., yabanc› yat›r›mlar aç›s›ndan ise ilk s›radaki müzakere pozisyonuna sahip olmas›d›r. ‹liflkinin bir Çek Cumhuriyeti’ne AB taraf›ndan sa¤lanan di¤er boyutu, 1987 tarihinde, Türkiye’nin, ortakl›k kaynaklar incelendi¤inde; sadece PHARE fonlar›ndan iliflkisi ve Ankara Anlaflmas›ndan ba¤›ms›z biçimde, bu ülkeye aktar›lan deste¤in, 476 milyon toplulu¤un kurucu Antlaflmalar›na istinaden Avrupa öngörülmüflken 720 milyon Euronun üzerinde Toplulu¤una resmen yapt›¤› baflvuru ile ortaya ç›kan gerçekleflti¤i anlafl›lmaktad›r. \"üye adayl›¤›\" boyutudur. . Bugünlerde kamuoyunu fena halde meflgul eden ve 1996 bafl›nda yürürlü¤e giren Gümrük Birli¤i, Türkiye'nin birli¤e adayl›¤›n›n kapsaml› biçimde ele Türkiye'nin \"Avrupa Pan-Avrupa Menflei al›nd›¤› üç önemli güncel belge olan Etki, Tavsiye ve Kümülasyon\" sistemine girmesi gibi geliflmeler, iflte 2004 ‹lerleme Raporlar› içinde en gerçekçi ve öz bu Ortakl›k anlaflmas›, 1970 tarihli Katma Protokol olan tavsiye irdelendi¤inde, ortaya ç›kan temel ve al›nan Ortakl›k Konseyi kararlar›n›n ürünüdür. meseleler, özetle afla¤›daki bafll›klar alt›nda Berlin duvar›n›n y›k›lmas›yla birlikte AB gündemine toplanabilir; oturan Merkezi Do¤u Avrupa ülkeleri (MDAÜ) ile 1-Güneydo¤u ve az›nl›klar (!) sorunu imzalad›¤›m›z Serbest Ticaret Anlaflmalar› baflta olmak üzere çeflitli konulardaki ikili anlaflmalar, yine 2-Tar›m bu ortakl›k boyutunun yan ürünleri olarak 3-Bölgesel uyum de¤erlendirilmelidir. Bugün yolsuzluklar bak›m›ndan 146 ülke içinde 3.2 puanla 77. s›radaki Türkiye’de 4-Kiflilerin serbest dolafl›m› (öngörülen koruma yürürlükte bir rekabet yasas› ve özerk kurum var ise, hükümlerinin \"kal›c›\" nitelenmesi dikkat çekicidir) bu da yine, Ortakl›k boyutu ile ba¤lant›l›d›r. AB'nin bugüne kadar gerçeklefltirdi¤i 19 kat›l›m Türkiye ile AB aras›ndaki iliflkinin en az tatminkar müzakeresinin tamam›ndan farkl› gerçekleflece¤i yönü bence, mali yönüdür. Bu iliflkinin 2001'de aflikar olan önümüzdeki süreçte, mevcut 31 bafll›k, al›nan bir kararla tek bir çerçeve alt›nda Komisyonun öngörece¤i düzende, -ki bu al›fl›lm›fl toparlanmas› olumlu nitelenebilecek bir geliflme ise uygulamad›r- ancak di¤er taraftan -al›fl›lagelmiflin de, ikili aras›nda y›llar önce ba¤›tlanan Mali d›fl›nda-, birbirlerine paralel olarak de¤il de, s›rayla Protokollerin hakk› verilmemifl, 600 milyon Euro’luk aç›lacakt›r. Kapat›lmalar›n›n da, her geçen gün IV. Mali Protokol (1981) hiç çal›flt›r›lmam›flt›r. AB, evrilen, yenilenen müktesebat›n verece¤i hareket di¤er aday ülkeler için kat›l›m öncesi strateji serbestisi ile, bugünden net olmayan kendine özgü kapsam›nda çeflitli yap›sal fonlar› oldukça cömert kriterlere ba¤l› olmayaca¤›n› beklemek safdillik olur. biçimde kullan›ma açm›flken, Türkiye’nin benzer olanaklardan faydalanmas›na f›rsat verilmemifl, esas Son geniflleme dalgas›ndaki di¤er aday ülke ilerleme itibariyle Avrupa-Akdeniz ülkelerine sa¤lanan mali- raporlar›nda müzakere sürecinin aç›l›fl›na iliflkin tavsiyelerin yan›nda, bu iflin ne kadar sürebilece¤ine, teknik yard›m çerçevesindeki MEDA gibi hatta sürmesi gerekti¤ine dair saptamalar aç›kça yer programlardan kaynak aktar›lmas›yla yetinilmifl ve alm›flken , 2004 Türkiye raporuna gelindi¤inde, 1 zaman zaman, özellikle insan haklar› ihlalleri ileri sürülerek söz konusu yard›mlar›n da engellenmesi 1 Nesnel olmak gerekirse, kimi durumlarda bu saptamalara da yoluna gidilmifltir. 1996-1999 döneminde Türkiye’ye uyulmam›fl oldu¤unu belirtmek gerekir. Mart 1998 de 12 y›ll›k olarak ortalama 90 Milyon Euro’nun biraz aday ülke için bafllayan kat›l›m müzakereleri süreci, üzerinde hibe kaynak aktar›ld›¤› rapor edilmektedir. Bulgaristan ve Romanya hariç di¤erlerinin 6 y›l sonra üye Birli¤in 2000-2006 döneminde Türkiye için olmalar›n› sa¤lam›flt›r. 14 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

güncel güncel \"kat›l›m müzakereleri ucu aç›k bir süreçtir\" yazmakta su kaynaklar›ndan vazgeçmeksizin!) amadaki onayflve \"Müzakerelerin ve daha sonraki a ey bir yana, ‹lerleme Raporunda aç›kça geçenflHer sürecinin sonucuna bak›lmaks›z›n, Türkiye’yle AB \"müzakerelerin ask›ya al›nmas›\" karar›n›n, nitelikli oy kiler, Türkiye’nin Avrupa kurumlar›naflaras›ndaki ili uygulamas›na, -yine bu raporda yaz› ile- bütünüyle ba¤l›l›¤›n› sürdürmesini sa¤lamal›d›r.\" ifadesi ba¤›tlanmas›n›n kimilerince (bir ço¤u da maalesef geçmektedir. En üst düzey AB yetkilileri de ›d›r) bizim aç›m›zdan olumluflTC vatanda lemeden sorumluflkan›, Prodi, genifl(Komisyon ba de¤erlendirilmesi gerekti¤inin iddia edilmesine üye Verhaugen) konuya, bizim az›nl›klar›m›z gelecek olursak, sorar›m ister istemez ve hemen aras›nda yer almas› gereken laz›n dedi¤i gibi, hemen tüm yorumcular›n aksine derim ki; \"ask›ya \"Temel’de A harfi yoktur dedik raporda, bu zaten hur kabulflal›nma karar›, niçin 17 Aral›k'taki me böyledir, sadece belgeye geçirdik\" aç›klamas›n› karar› gibi oy birli¤i ile de¤il de, nitelikli oy lerdir.flgetirmi ço¤unlu¤u ile al›n›yor ?! \"diye. Ya siz sormaz aka bir tarafa, bahse konu raporlarda müzakerelerin m›s›n›z?fi kin yer alan baz› ifadelerin alt›n›flyürütülmesine ili ›mflSon nokta olarak, güncel ve magazinel bir yakla çizmekte ve sat›r aralar›n› okumakta fayda olabilir. ›ndakiflgerekirse; AP nin yeni Türkiye raportörü 31 ya \"Müzakerelerdeki ilerleme, sadece Türkiye’nin AB’yle h›ristiyan demokrat Camiel Eurlings yapt›¤› uyumuna ba¤l› olmayacakt›r. AB de kendini haz›rlama aç›klamalarda raporlar›n olumlu yanlar›na de¤il, kinflihtiyac› hissedecektir. (% 40 ›n üzerindeki kalabal›k çekinceleri ve Türkiye'nin kat›l›m›na ili kan›fls›n›rlamalar›na dikkat çekti. AP nin yeni ba (Avrupa Parlamentosunda Almanya’dan sonra en fl‹spanyol sosyalist Borrell’e gelince, tarafs›z bir duru fazla koltu¤a aday) ve genç nüfusu halen tar›mdan, sergilemeye özen göstermekle birlikte, tedbirli ›naflluk tarladan (fert baflle üç kurufldi¤er bir deyi lemedenfluyor. AB komisyonunun geniflkonu en topra¤›n yüzölçümü, AB ortalamas›n›nfldü sorumlu yeni komisyon üyesi Ollie Rehn \"AB nin an veflneredeyse 1/4 ölçüsündedir) geçinmeye çal› ›nda alternatif bir BflTürkiye için tam üyeli¤in d› bundan hiç de memnun olmay›p, Avrupa’ya göçün plan› yoktur\" diyerek olas› üyeli¤imiz için bugünkü t›ran, % 20 lik en fakir kesimin Milliflyollar›n› ara artlarda yüre¤imize su serpse de, Türkiye B ve hattafl Gelir’den ald›¤› pay›n % 5-6 seviyesinde C planlar›n› bugünden yapmak durumundad›r. imdiyeflkin olarak floldu¤u)Türkiye’nin kat›l›m›na ili ar›ylaflahsi dile¤ime gelirsem, bu süreci baflkin politikalarda Benim flkadar yap›lan analizler, iç pazara ili önemli uyarlamalar yap›lmas›n› öngörmemektedir sürdürüp, AB fonlar›ndan ve örnek (olsa dükkan senin ☺ ama bütçe tavanlar› mevcut uygulamalar›ndan lay›k›yla faydaland›ktan sonra, malum) Müzakereler, her zaman oldu¤u gibi, yapaca¤›m›z referandum sonucunda \"AB'ye HAYIR!\" mevcut müktesebat temeline dayal› olarak diyece¤imiz günü görmektir. tirilecektir. Bununla birlikte kat›l›m öncesi,flgerçekle Nur içinde yatas› M. K. Atatürk’ün deyimiyle müktesebat ile baz› uyarlamalara ihtiyaç has›l \"muass›r medeniyet\" yönünde geri dönülmez yola olabilir. Her hal ve karda, müzakere edilen belirli girmenin garantisi, AB ile kat›l›m müzakerelerine kin mali yans›malar› ele almadan öncefll›klara iliflba lamak, hatta AB üyeli¤i de¤il, üye olsak daflba AB, 2014’den sonraki devre için öngörülen mali e olacak ama, hukukunflolmasak da, pek kli perspektifini belirlemelidir.(2006-2013 dönemi de üstünlü¤ü ilkesi do¤rultusunda memleketimizin de¤il, 2014’ ten itibaren belki ?) Türkiye’nin kendine t›rma ve her türlü yolsuzluklafllaflhukukunu ça¤da artlar›n› yans›tacak düzenlemelere de ihtiyaçflözgü mücadele iradesini göstermekte yatmaktad›r. duyulabilir. Son olarak AB, Türkiye’nin üyelik kin GÖÇ, YOLUNDA DÜZÜLÜR... ve göç yolu uzar giderflperspektifinden kaynaklanacak hususlara ili politika yeter ki bizler inanal›m fls›n›rlar ve d› flde¤erlendirmede belirtilen, d› gibi hassas alanlar›n güçlendirilmesini ele alma GÜZEL GÜNLER GÖRECE⁄‹Z ÇOCUKLAR. ihtiyac›n› hissedecektir. (Yugoslavya gibi bölünüp te öyle üye olman›zda fayda m› var ne? Ama enerji ve Seçkin GÜLTAN (MAN'86) odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 15

bir çal›flma grubu bir çal›flma grubu AB Çal›flma Grubu Yeni Dönem Çal›flmalar›na Bafllad› Avrupa Birli¤i Çal›flma Grubu dönemin ilk toplant›s›n› 9 ilgili kurumlar›n tan›t›lmas› öngörüldü. Bu gruba Ekim Cumartesi günü yapt›. Bundan sonra da kat›lanlar: Serdar Yücel (EE’91) (grup sorumlusu), toplant›lar›n her Cumartesi saat 16:00’da yap›lmas›na Gülgün Türkan (ECON’83), Erdinç Özen (EE’85), Reflat ve bir saat sürmesine, gündemin ise önceden Lüle (ECON’86), Ömer Ünsal (ECON’97), Ali Toksoy elektronik ortamda belirlenmesine karar verildi. Her (MAN’94), Ercan Çelik (EE’79), Nural Tafla¤›r(STAT’86), toplant›da bir de grup-içi seminer olmas› kararlaflt›r›ld› Yalç›n Armen(METE’76), Cihat Y›ld›z (ECON’80), Asl› ve ilk semineri AB'nin Türkiye'ye aç›k e¤itim programlar› Üstüner (ME’91), fiebnem Çal›flkan (EM’03), Deniz konusunda Sezin ‹slamo¤lu 16 Ekim ve Deniz Tosun 23 Tosun (SOC’00), Sezin ‹slamo¤lu (CHE’99), Mahmut Ekim tarihlerinde sunum yapt›lar. Akmenek (EE’83), Sedef Somalt›n (EE’92) AB Çal›flma Grubunun amaçlar› üç bafll›k alt›nda ‹kinci alt grubun ad› ise \"Tarama ve ‹zleme Grubu\" toplanmakta: olarak belirlendi. Bu grup, internetten ve yaz›l› kaynaklardan periyodik tarama yap›p, bulgular› web i) Yönlendirici, e¤itsel ve ayd›nlatmaya yönelik sayfas›na tafl›yacak. Proje ihaleleri için bir çeflit 'erken çal›flmalar yapmak, uyar›' görevi yaparken, ilk alt-grubun çal›flmalar› için ii) Üyelerimizin AB Fonlar›na proje teklifleri haz›rlay›p gerekli dokümantasyonu sa¤layacak. Derne¤imize AB ile sunmas›n› sa¤lamak (6.Çerçeve, STK Projeleri, KOB‹ ilgili yay›nlar›n sürekli gelmesi için çaba harcayacak. Bu projeleri vb.), gruba kat›lanlar: Kayhan Özüm (METE’83) (grup sorumlusu), Ayflegül Yeniaras (CP’04), Mesut Türker, iii) AB kurumlar› ve AB üyesi ülkelerin kurulufllar› ile Ali Evrensel, Ümit Boyar, Onur Özen. mezunlar›m›z ve üniversitemiz ö¤rencileri aras›nda do¤rudan iliflki ortamlar›n› araflt›rmak ve gerçeklefltirmek Üçüncü alt grubumuz ise \"Duyuru ve Tan›t›m Grubu\" (ö¤renci de¤ifltokufl program› olan Erasmus olarak çal›flacak. Derne¤in web sayfas›nda Biliflim Programlar›nda yurtd›fl› Dernek temsilciklerimizin Komisyonu ile iflbirli¤i yap›larak, AB alt sayfas›n›n devreye sokulmas›, AB'ye teknik geziler düzenlenmesi, aç›lmas›, sayfaya AB ile ilgili kurum ve kurulufllar›n AB AB'den çeflitli konularda konuflmac› ça¤r›lmas› vb.) Türkiye Temsilcili¤i, AB Genel Sekreterli¤i, Merkezi Finans ve ‹hale Birimi (CFCU), AB Araflt›rma ve Son amac›n daha genifl erimli oldu¤u gözönünde Gelifltirme Programlar› (Cordis), Europe-Aid, Avrupa tutularak ve ikinci amac›n da üyelerimizin kendi Yat›r›m Bankas› (EIB), Ankara Üniversitesi-ATAUM, AB aralar›nda gruplaflarak gerçeklefltirece¤i etkinlikler Resmi Gazetesi gibi linklerin yerlefltirilmesini sa¤layacak. oldu¤u düflünülerek, bu iki amaca da hizmet edecek Yine bu sayfada AB Fonlar›ndan yap›lacak proje ihale altyap›n›n oluflturulabilmesi için k›sa dönemde birinci duyurular›na yer verilecek. Bu alt-grup gerek üyelerimiz amaca a¤›rl›k verilmesi görüflü benimsendi. Sevindirici aras›nda AB konular›nda 'fark›ndal›k (awareness)' bir biçimde genifl kat›l›m oldu¤u gözlenerek çal›flma yaratmak için Avrupa Anayasas›, ‹lerleme Raporlar›, grubunun daha verimli çal›flabilmesi için bu paralelde 6.Çerçeve Program›, Erasmus Program›, Avrupa Günü, üç alt çal›flma grubu oluflturuldu. Jean Monet burslar›, vb. hakk›nda bilgi notlar›n›, Birinci alt grubun ad› \"E¤itim, Proje ve Seminer Grubu\" gerekse de di¤er iki alt-grubun ç›kt›lar›n› üyelerimize olarak kararlaflt›r›ld›. E¤itsel anlamda; proje teklifi internet, e-posta, broflür, kitap, sergi vb. formatlarda haz›rlanmas› (Proje Fifli Yazma ve Mant›ksal Çerçeve), duyuracak. Bu gruba kat›lanlar: Ayflegül Yeniaras Türkiye'ye aç›k AB Fonlar›, Sokrates Genel E¤itim (CP’04) (grup sorumlusu), Deniz Tosun (SOC’00), Program›, AB'de STK'lar›n rolü gibi konularda seminerler Kayhan Üzüm (METE’83), Nural Tafla¤›r (STAT’86). düzenlenmesi düflünüldü. Bu grup, Proje ihalelerinde ‹lgilenen üyeleri her Cumartesi 16.00-17.00 aras›nda üyelerimizin teklif vermesine yönelik olarak katalizör rolü yap›lmakta olan komisyon toplant›lar›na bekliyoruz. oynayacak ve destekçi ve takipçi olacak. Ayd›nlatma ba¤lam›nda ise AB kurumlar›n› ve iflleyiflini anlatan bir AB Çal›flma Grubu seminer, Avrupa Günü etkinlikleri, Türkiye'deki AB ile [email protected] 16 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

çal›flma gruplar›m›zdan çal›flma gruplar›m›zdan ÇALIfiMA GRUPLARI AYLIK RAPORU BURS VE YARDIMLAR KOM‹TES‹ Burs almak için ilk kez bu dönem baflvuran ö¤rencilerle EK‹M 2004 görüflmeler Ekim ay›nda tamamlanm›fl olup burs verilmesi öngörülen ö¤renciler belirlenerek Yönetim Çeflitli ortamlarda ifade etti¤imiz gibi bu çal›flma Kurulunun bilgisine sunulmufltur. Bu görüflmeler için döneminde, bir önceki dönemde tohumlar› at›lan burs komitesinde görev alan büyük bir ekibin kurumsall›k çal›flmalar›n› gelifltirerek sürdürme oluflturdu¤u 4 ila 6 tak›m, onbefl gün süreyle haftada kararl›l›¤›nday›z. Kurumsal kültürün en önemli alt› gün paralel görev yapm›fl ve toplam 500 ö¤renci bileflkelerinden birisinin de yaz›l› doküman oluflturmak ile görüflülmüfltür. Görüflmelere geldiklerinde bursun ve bunlar›n eriflilebilirli¤ini sa¤lamak oldu¤u sürmesi için gerekli koflullar tüm ö¤rencilere yaz›l› inanc›ndan hareket ederek de bu dönem çal›flma olarak bildirilmifltir. gruplar›n›n etkinlikleri ile ilgili periyodik raporlar Burs fonu yarar›na bir balo yap›lmas›na karar verilmekle yay›nlanmas›n› gündeme getirmek istedik. Gönüllü birlikte tarihi henüz kesinlefltirilmemifltir. Burs fonunun çal›flmalarda sürekli kat›l›m ve bu türden özverili büyütülmesi amac›yla baflka gelir art›r›c› öneriler de çal›flmalar beklemek oldukça zor olmas›na karfl›n tart›fl›lmaya devam edilmektedir. çal›flma gruplar›n›n bu konuda gösterdi¤i disiplin de Geçen y›l burs al›p da bu y›l bursunun devam etmesine ODTÜ’lü olman›n bir di¤er göstergesi diye karar verilen o¤rencilerle 17 Ekim Pazar günü bu y›l›n düflünmemek elde de¤il. Bu çerçevede, Çal›flma ilk toplant›s› yap›lm›flt›r. Yeni bursiyerlerin de kat›l›m›yla Gruplar›n›n 1 Haziran 2004- 15 Eylül 2004 döneminde toplant›lar periyodik olarak sürdürülecektir. yapt›¤› çal›flmalara iliflkin özet bilgilerin yer ald›¤› birinci raporumuzu www.odtumd.org.tr/calismagr/calgrupbulten.htm KONSEY ‹fi MERKEZ‹ (K‹M) adresinde bulabilirsiniz. Düzenli olarak haz›rlanmakta ÇALIfiMA GRUBU olan bu raporlar› bundan böyle düzenli olarak Halihaz›rda ayr› ayr› çal›flan ve güncellemeleri eflzamanl› Bültenimizde de bilgilerinize sunaca¤›z. olarak yap›lamad›¤›nda yaflanan sorunlar› gidermek, Çal›flma Gruplar›n›n 1 Haziran-15 Eylül 2004 tarihleri di¤er dernek ve temsilciliklerin de talebi halinde ayn› veri aras›nda, ikibuçuk ayl›k sürede gerçeklefltirdikleri taban›ndan yararlanabilece¤i bir yap› oluflturmak ve çal›flmalar, birinci raporumuzda yay›nlanm›flt›. Bu ikinci yaz›l›m› yeni dille (.net) güncellemek amac›yla bafllat›lan raporumuzda, 15 Eylül -1 Kas›m 2004 tarihleri çal›flma çerçevesinde ‹fl Merkezi Sitesinin ihtiyaç aras›nda, Çal›flma Gruplar›n›n gerçeklefltirdi¤i eksiklerini saptama çal›flmalar›na devam edilmifltir. Kas›m çal›flmalar› özetliyoruz. ay› ortas›na kadar bitirilmesi hedeflenen çal›flmalar sonucunda Biliflim Komisyonuna geri bildirimde YAYIN KOM‹TES‹ bulunulacak, bu veriler ›fl›¤›nda sat›nalma için ihaleye ç›k›lacakt›r. Bu arada tesbit edilen ihtiyaçlardan birisi de Ekim say›s›n› ve okumakta oldu¤unuz Kas›m say›s›n› \"Ö¤renci Dan›flmanl›¤› Efllefltirme Program›\"n›n da bu ç›kartm›flt›r. Bu arada Ekim say›s›nda meydana gelen veritaban›ndan yararlanmas› gereklili¤idir. olumsuzluklar nedeniyle ajans de¤iflikli¤i gündeme Çal›flma grubunun önemli ve düzenli olarak sürdürülen gelmifl ve Ekim bafl›nda üyelere e-posta ile yap›lan etkinliklerinden birisi olan \"Bizim Bölüm Bulufluyor\"a bu duyuruyla bülten grafik tasar›m›, sayfa düzeni ve bask› y›l 24 Ekim’de yap›lan Endüsriyel Ürünler Tasar›m› ifllerini yürütmek üzere teklif istenmifltir. K›rkiki firmadan Bölümü ile bafllanm›flt›r ve Kas›m ay›nda E¤itim Bilimleri gelen teklifler, yay›n kurulu üyeleri taraf›ndan tasar›m ve ile devam edilmesi düflünülmektedir. Bunun için fiyat optimizasyonu gözönüne al›narak de¤erlendirilmifl, giriflimler sürdürülmektedir. seçilen befl teklif Yönetim Kurulunun de¤erlendirmesine Eylül ay›nda bafllan›lan, çal›flma grubu performans sunulmufltur. Yönetim Kurulu Düfl Mühendisleri Tasar›m kriterleri çal›flmas›na son hali verilerek Kurumsal Geliflim Atölyesi ile sözleflme yap›lmas›na karar vermifltir. Komisyonu, di¤er çal›flma gruplar›n›n sorumlular› ve odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 17

çal›flma gruplar›m›zdan çal›flma gruplar›m›zdan Yönetim Kurulunun bilgisine sunulmufltur. Bir ilk olan say›ya ulaflmamas› nedeniyle gerçeklefltirilememifltir. bu çal›flma ile ilgili olumlu geribildirimler al›nm›flt›r. Komisyon, panel, dia gösterisi, kurs ve k›fl aylar› Çal›flma ayn› zamanda KIM sitesinde hangi \"log\"lar›n yaklafl›rken özellikle günübirlik gezilerle ilgili izlenmesi gerekti¤i konusunda da yol gösterici bir organizasyonlar için çal›flmalar›n› sürdürmektedir. çal›flma olmufltur. Bu y›l Ö¤renci Dan›flmanl›¤› Program›na baflvuran ö¤renci ve dan›flmanlar›n efllemeleri yap›lmaya KURUMSAL GEL‹fi‹M KOM‹SYONU bafllanm›flt›r. Tan›flma toplant›lar› her hafta düzenli Bu dönemde iki toplant› gerçeklefltiren komisyon Kal-Der biçimde yap›lmaktad›r. ile temas ederek bu y›l BÜMED’in finalist oldu¤u Ulusal 4-5 Kas›m tarihlerinde Üniversitede yap›lacak olan Kalite Ödülü ile ilgili bilgi alm›fl ve 2005 veya 2006’da Kariyer Fuar›nda her sene oldu¤u gibi bu y›l da yer bu ödüle baflvurulmas› konusunda Yönetim Kurulunun al›narak Derne¤imiz ö¤rencilere tan›t›lacakt›r. Konuyla onay›n› istemifltir. Yönetim Kurulu iki y›ld›r sürdürülmekte ilgili görev paylafl›m› yap›lm›flt›r. Dernek çal›flanlar› da olan kurumsal geliflim faaliyetlerini de gözönüne alarak haz›rl›klar› sürdürmektedir. ödüle baflvurulmas›n› prensip olarak benimsemifltir. Ödüle 2005’de baflvurmak için çal›flmalar bafllat›lm›flt›r. ‹fiLETME KOM‹TES‹ Bu çerçevede, Ulusal Kalite Ödülü’ne haz›rl›k ve Özde¤erlendirme ekibinin Mükemmelik Modelinin Geçti¤imiz yönetim döneminde bafllat›lan deponun 9 kriteri için oluflturulacak 9 alt ekip ve bu ekipleri inflaat› Ekim ay›nda tamamlanm›flt›r. Ana restoran yönlendirmek için bir yürütme grubu oluflturulmufltur. hal›lar›n›n eskimifl olmas› nedeniyle gündeme gelen 14 Ekim’de kalite çemberleri konferans›na Dernek’ten taban döflemesi de¤iflikli¤i Ekim ay›nda yap›lm›flt›r. Sa¤l›k ve temizlik koflullar› nedeniyle seramik on birim yöneticisi ile kat›l›nm›flt›r. E¤itim çal›flmalar› kapsam›nda 6-7 Kas›m 2004 günleri TKY ve kaplanmas›na karar verilen taban›n kaplama ifli Mükemmellik Modeli E¤itimleri verilecektir. bitirilmifltir. Orkestra yerinin de¤iflikli¤i, konferans salonun yenilenmesi ile ilgili çal›flmalar sürmektedir. Kurumsal Geliflim Komisyonu’nun befl ana bafll›k Spor Merkezi memnuniyet anketi yap›lm›fl ve sonuçlar› alt›nda toplanan etkinlik alanlar› için üyeler aras› görev komitede de¤erlendirilmifltir. De¤erlendirme sonuçlar› da¤›l›m› belirlenmifl, 20-21 Kas›m’da yap›lmas› Bültenimizin önümüzdeki say›s›nda yay›nlanacakt›r. düflünülen Strateji De¤erlendirme Konferans› haz›rl›klar›na bafllanm›flt›r. Ekim ay›nda Durul Gence geceleri baflar›yla gerçeklefltirilmifl, Ankara Klübü Derne¤i ve Çankaya Belediyesi iflbirli¤i ile Ankara gecesi ve Arjantin B‹L‹fi‹M KOM‹SYONU Büyükelçili¤i ile Sevda Cenap And Vakf›’n›n katk›lar›yla Arjantin Gecesi ve Tango gecesi yap›lm›flt›r. Çal›flma Program› Yol Haritas›nda Komite etkinliklerin verimlilik analizlerini de düzenli (http://www.odtumd.org.tr/anasayfalar/g0.htm) yer olarak izlemektedir. alan sorumluluk konular› için komisyon üyeleri aras›nda görev paylafl›m› yap›lm›flt›r. Komisyonda al›nan karar gere¤i, bu çal›flma konular›nda ETK‹NL‹KLER KOM‹SYONU gerçeklefltirilecek projeler 27 Ekim tarihine kadar son Komisyon bu dönemde Kaman ve Hattufla gezilerini haline getirilerek Yönetim Kuruluna sunulmufltur. gerçeklefltirdi. 16-17 Ekim’de tavla turnuvas› Halihaz›rda bir servis sa¤lay›c›dan al›nmakta olan düzenledi, ramazanda \"Fasl-› fiahane\" gecesini internet ba¤lant› hizmetinin ADSL teknolojisi ile düzenledi. al›nmas› konusunda fizibilite çal›flmas› yap›lmas› için 29 Ekim tatilinin hafta sonu ile bileflerek uzamas› ve bu hizmeti veren kurulufllardan teklif al›narak Konsey toplant›s›n›n da Antalya’da yap›lacak olmas› de¤erlendirlmesi, Bültene her ay biliflimle ilgili nedeniyle Antalya fiubesi’nden gelen istekle, flube konularda yaz› sa¤lanmas› için çal›flma yap›lmas›, üyeleriyle de tan›flma ve kaynaflma ortam› yarataca¤› Dernek geçmifli ile ilgili arfliv çal›flmas›, Restoran fikrinden hareketle Antalya gezisi yapmak için iflletme programlar› konusunda bir çal›flma yap›lmas› duyurular yap›lm›flt›r. Ancak, bu geziye talebin yeterli benimsenmifltir. 18 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

çal›flma gruplar›m›zdan çal›flma gruplar›m›zdan ÇEVRE VE KENT KOM‹SYONU edilmeye bafllanm›flt›r. ‹flyeri temsilcileri iflyerlerinde çal›flan ODTÜ’lülerin say›lar›n› derleyip bildirmifllerdir. 13 Ekim 2004 tarihinde Ankara'n›n baflkent oluflunun ‹flyeri temsilcileri toplant›lar›na kat›l›m› artt›rmak için y›ldönümü nedeniyle bir etkinlikler dizisi planlanm›flt›r. yap›lacak çal›flmalar tart›fl›lm›flt›r. ‹flyerlerine, Yönetim ODTÜ eski ö¤retim üyelerinden M. Kudret Selçuk'un Kurulundan da kat›l›mlarla ziyaretlerin bu y›l da 50 y›l önce Ankara konulu siyah - beyaz foto¤raf sürdürülmesi, Wine Hour’lara iflyerlerinin davet sergisi, üyelerimizden Erman Tamur (CE'68)'un edilmesi konusunda görüfl ve önerilerin al›nmas›na katk›lar›yla Ankara Koleksiyoncular› Derne¤i'nin karar verilmifltir. Derne¤e aidiyet duygusunun “Koleksiyonlarda Ankara\" sergisi, üyelerimizden Haluk gelifltirilmesi, Web sayfas›, dokümantasyon ve KIM Sarg›n (CHEM'82)'›n Antik Ankara konulu saydam sitesinden beklentilerin derlenmesi yönünde yap›lacak gösterisi ile “Dünden Bugüne Cumhuriyet Ankaras›” çal›flmalar sürdürülmektedir. konulu söylefli gerçeklefltirildi. Kas›m ay› için Eymir konusunda bir panel gerçeklefltirilmesine karar verildi. Panele kat›l›mc› 40. YIL ÇALIfiMA GRUBU olarak ODTÜ, ö¤retim üyeleri, odalar, DS‹, Özel Çevre 40. Y›l Logosu için yar›flma koflullar› belirlendi, afifller Koruma gibi kurulufllardan isim belirlemek üzere haz›rlanarak üniversitelere ve ilgili yerlere da¤›t›ld›, iflbölümü yap›ld›. web sitemizde özel bir sayfa yap›larak eriflime aç›ld›. Logo yar›flmas›nda görev alacak jüri üyeleri için isim belirleme çal›flmalar› sürdürülüyor. TOPLUMSAL DUYARLILIK KOM‹SYONU Bu dönem Gönüllü E¤itim çal›flmalar›n›n da Toplumsal Duyarl›l›k Komisyonun flemsiyesi alt›na toplanmas› ile S‹V‹L TOPLUM KURULUfiLARIYLA ‹L‹fiK‹LER topluma yararl› tüm faaliyetler ayn› komisyonun KOM‹SYONU koordinasyonunda sürdürülmektedir. Derne¤in sivil toplum kimli¤ini öne ç›kartacak Üniversitede e¤itim ö¤retim y›l›n›n bafllamas› ile etkinliklerin planlanmas›n› öngören komisyon, Dernek birlikte gruplar 27 Eylül tarihinde biraraya gelerek ilk arflivindeki sivil toplum kurulufllar›n›n güncellenmesi, toplant›lar›n› yapm›fllard›r. Bu grupta faaliyet gösteren Dernek sayfam›zda etkinliklerini duyuran STK’lar›n ve ço¤unlu¤u ö¤renci, bir k›sm› da geçti¤imiz y›llarda gözden geçirilmesi ve yeni eklemeler için çal›flma ö¤renci iken gönüllü e¤itimci olarak faaliyet göstermifl yap›lmas›, Konsey toplant›s›nda di¤er Dernek ve olan yeni mezunlardan oluflan gruplar kendilerini fiubelerin de kendi yörelerindeki STK’larla iliflki kurmas›n›n di¤er gruplara tan›tm›fl ve isteklerini dile gündeme getirilmesi için Yönetim Kuruluna öneride getirmifllerdir. Bu talepler Yönetim Kurulunun bulundu. AB, kad›n çal›flmalar›, Yerel Yönetimler Yasa Tasar›s› konular›nda çal›flma, \"Yasama Yürütme ve de¤erlendirilmesine sunulmufltur. Yarg› Paneli\" yap›lmas› için haz›rl›k yap›lmas› karalaflt›r›lm›flt›r. STK’larla iliflkiler komisyonu AB YATIRIMLAR KOM‹SYONU çal›flma grubu ile biraraya gelerek ortak çal›flmalar› ‹flletme Komitesi ile eflgüdüm halinde çal›flan Yat›r›mlar gözden geçirecektir. Komisyonu çal›flmalar›n› Konferans salonunun yeniden düzenlenmesi konusunda yo¤unlaflt›rm›fl olup, AB KOM‹SYONU çal›flmalar sürdürülmektedir. Bu salondaki düzenlemenin Kas›m sonu itibar›yla bitirilmesi hedeflenmektedir. 9 Ekim 2004 tarihinde ilk toplant›s›n› yapan AB Komisyonu, bundan böyle düzenli olarak haftada bir kez Cumartesi günleri saat 16:00’da toplanmaya karar ÖRGÜTLENME ÇALIfiMALARI VE ‹fiYER‹ vermifltir. Amaçlar›n› üç ana bafll›k alt›nda toplayan TEMS‹LC‹L‹KLER‹ komisyon alt gruplar›n› faaliyet alanlar›na göre ‹flyeri Temsilcilerinin toplanmaya bafllamas›yla birlikte isimlendirmifl ve görev bölümü yapm›flt›r. E¤itim, iflyerlerindeki üye beklentileri ve sorunlar üzerinde Proje ve Seminer, Tarama ve ‹zleme, Duyuru ve tart›flmalar yap›lm›fl, özellikle aidat borcu olan üyelerin Tan›t›m alt gruplar› etkinlik alanlar› s›ras›yla kazan›lmas› için taksitli ödeme kampanyas› yönlendirici e¤itsel ve ayd›nlatma, AB fonlar›na proje düzenlenmifltir. Üyelere sistemden otomatik olarak teklifi haz›rlama ve sunma, AB ile mezunlar ve do¤um günü kutlamas› gönderilmesi önerisi üniversite ö¤rencileri aras›nda do¤rudan iliflki de¤erlendirilmifl ve üyelerin do¤um günleri ortamlar›n›n araflt›rmak ve gerçeklefltirmek kutlan›rken iki kiflilik \"aç›k büfe kahvalt›\" arma¤an konular›nda çal›flmalar yapmay› planlamaktad›r. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 19

biliflim komisyonu biliflim komisyonu Gezgin Yaflamlar ve Sanal Gezginler ‹fllemcilerin h›zl› geliflimi, önce bilgisayar teknolojisini, \"Yeni ‹fl\" ve \"Yeni Yaflam\" biçimlerini gündeme mal olarak kiflisellefltirirken kapsam olarak getirmektedir. Kiflilerin ve bilgilerin serbest küresellefltirmifl, daha sonra da di¤er alanlara yayarak dolafl›m›, yaflam biçimlerini de¤ifltirip mobil çal›flma kavramlar› da gelenekten gelece¤e tafl›m›flt›r. Bu ortamalar› olufltururken, para ve bilginin serbest süreç öylesine h›zlanm›flt›r ki, art›k bilgisayarlar›n, dolafl›m› da zaman ve mekan k›s›tlamalar›n›n telefonlar›n, televizyonlar›n ya da arabalar›n kendine olmad›¤› mobil bankac›l›k ortamlar›n› yaratmaktad›r. özgü s›n›rlar›n›n nerede bafllay›p nerede bitti¤i ay›rt Ancak, bugün bilginin temel kayna¤› olarak varsay›lan edilemez olmufltur. Bu içiçeli¤in en yo¤un yafland›¤› ‹nternet a¤›, bu a¤›n kullan›m› için gerekli olan alan ise, hiç kuflkusuz, telekomünikasyondur. bilgisayarlar›n varl›¤›na ba¤›ml›d›r. Ülkemizde s›k›nt› Telekomünikasyon alan›nda bilgisayarlar; salt ise, bunlar›n azl›¤›d›r. Öyle ki, PC say›s›n› 2 kat bilgisayar olarak kullan›ld›klar› biçimlerden bafllayarak, art›rmak (yani %14 mertebesine ç›kartmak) için bile tebdil-i k›yafet ile geliflmifl bir PC'nin tüm yaklafl›k 5 milyon yeni PC'ye ihtiyaç duyulmaktad›r. özelliklerine sahip telefonlardan, büyük ölçekli Bu kadar ciddi büyüklükteki PC art›fl› için gerek santrallara kadar her uygulamada ve her noktada yer duyulacak kayna¤›n büyüklü¤ü ise mevcut ekonomik almaktad›r. durumda pek kolay üstlenebilecek bir yük gibi Dünyan›n kendisini, küresel nitelik kazanm›fl olan görünmemektedir. ‹nternet tabanl› hizmetlerin telekomünikasyon pazar›ndaki bafldöndürücü ivmenin yayg›nlaflmas›ndaki en önemli sorun PC say›s›n›n tam ortas›nda buldu¤u bir dönemde, dünya ile azl›¤› iken, -PDA gibi- çok amaçl› terminal cihazlar›n birlikte Türkiye'de; piyasalara sunumu bu kez farkl› bir t›kan›kl›¤› gündeme getirmektedir; \"eriflim\". • ‹nternet, toplumu yeniden flekillendirmeye bafllam›fl, Geleneksel eriflim teknolojileri ile bunlara yönelik hizmetlerdeki s›k›nt›lar dün oldu¤u gibi bugün de • Bankac›l›k de¤iflime u¤ram›fl ve az say›da ancak aynen sürmektedir. Halbuki, etkin h›z› 25-50 Kbps teknoloji tabanl› ve daha etkin bankac›l›k ortaya olan GPRS (General Packet Radio Service) Türkiye'deki ç›km›fl tüm GSM flebekeleri taraf›ndan sa¤lanmakta olan bir • Küresel geliflmeler ve s›k›nt›lar Telekom hizmet niteli¤indedir. GSM sinyallerinin ulaflabildi¤i iflletmecilerini yeniden yap›lanmaya zorlam›fl, hemen hemen her noktada da GPRS hizmeti, GSM mobil ve telsiz iletiflim sistemleri gibi yeni flebekesi üzerinden verilerin gönderilmesine ve teknolojik geliflmelere yöneltmifltir. al›nmas›na olanak sa¤layan IP tabanl› (sesd›fl›) bir • Çeflitli ifl dallar› ise, gerek teknoloji etkin yeni eriflim teknolojisidir. GSM hizmeti ise, nüfusun yap›lanma gerekse de ortak müflteri tabanlar›n›n yaklafl›k %95'inin yaflad›¤› alanlar› kapsam›fl gündeme gelmesi gibi etkenler ile birleflme durumdad›r. Di¤er önemli bir nokta da; GPRS durumunda -hatta zorunda- kalmaktad›rlar. özelli¤inin, art›k tüm GSM telefonlar›n›n do¤al bir eklentisi durumuna gelmifl olmas›d›r. Yani bugün için Özellikle telsiz ve mobil eriflim olanaklar›n›n toplumsal %70 olan GPRS özellikli telefon türünün h›zla artarak yaflama ve ifl dünyas›na yeni f›rsatlar› getirdi¤i 1~2 y›l içerisinde tüm telefonlar›n bu özelli¤e sahip günümüzde, önceleri cazip iletiflim araçlar› olarak olarak üretilmesi beklenmektedir. de¤erlendirilen mobil telefonlar bugün yaln›z teknolojik ve sosyal olgulara dönüflmekle kalmay›p, Ülkemizde GSM hizmetlerinin kullan›m›n›n ve ekonomik yaflant›y› da etkilemektedir. Bu geliflmeler, yayg›nlaflmas›n›n; talep a¤›rl›kl› bir pazar yap›s›ndan 20 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

biliflim komisyonu biliflim komisyonu de¤il, arz a¤›rl›kl› hizmet sunumundan kaynakland›¤› Burada öncelikle yap›lmas› gereken, varolan gözönüne al›nd›¤›nda, ayn› olgunun, bugün GPRS kaynaklar›n; teknolojisinin katk›s›yla, ‹nternetin yayg›nlaflt›r›lmas› i. Do¤ru tespiti (mobilisation) ve için de kullan›labilir oldu¤u görülecektir. ii. Do¤ru kullan›m› (capitalisation) ‹flte bu noktada, GPRS bir hizmet olarak de¤il bir yolunda kararl› ve h›zl› ad›mlar›n at›lmas›d›r. Daha f›rsat altyap›s› olarak alg›lan›p de¤erlendirilmelidir. sonra ilgi ve çabalar›n yeni kaynaklar›n araflt›r›lmas› ve • Bireyler için F›rsat : Yayg›n ve Kolay ‹nternet yarat›lmas› konusuna yo¤unlaflt›r›lmas› gerekmektedir. Eriflimi Bu e¤ilimler ve pazar›n itici gücü niteli¤indeki • Giriflimciler için F›rsat : Haz›r Sistem, Terminal ve geliflmeler dikkatle incelendi¤inde, daha iyi bir yaflam Eriflim Altyap›s› ve yeni ifl f›rsatlar›n› gündeme getirirken, bu geliflmelere ilgisiz kal›nmas› durumunda ise • ‹flletmeciler için F›rsat : Etkin Kulan›m, Verimli iflletmecilerin, toplumun ve nihayetinde ülkenin orta ‹flletme ve uzun dönemli konum ve ç›karlar› aç›s›ndan, sadece • Devlet için F›rsat : Yeni ‹fl ve ‹stihdam baz› avantajlar›n yitirilmesi anlam›na gelmekle F›rsatlar›, Kolay kalmay›p, bunun çok ötesinde ciddi zararlara da yol e- Dönüflüm, Daralan açacakt›r. Say›sal Uçurum Mehmet Ali ‹NCEEFE (EE'86) [email protected] OpenBSD Projesi: Özgür, ‹fllevsel ve Güvenli Internet servisleri ve elektronik postan›n iyice (proactive security) ve sa¤lam kod gelifltirmek için yayg›nlaflt›¤›, MP3'lerin ve Melissa virüsünün h›zla gösterdi¤i özen, iflletim sisteminin en güvenli iflletim yay›ld›¤› 1999 ilkbahar›. Zor bir görev üstlenmifltim. sistemlerinden biri olarak tan›nmas›n› sa¤l›yor. Pek çok Y›llarca Novell, Solaris, Linux sistem yöneticili¤i yapm›fl, özgür ve ticari proje güvenlik alan›nda OpenBSD’yi her türlü Windows versiyonuyla u¤raflm›fl en tecrübeli örnek al›yor veya kullan›yor. eleman olarak yeni yerel a¤ altyap›s›n› tasarlamam ve OpenBSD projesinin en büyük hedefi herkes taraf›ndan kurmam gerekiyordu. Özellikle sa¤lam ve güvenilir bir eriflilip kullan›labilecek sa¤lam yaz›l›m ve kod üretmek. iflletim sistemi ar›yordum. Kullan›c›lar›n ve a¤ erifliminin Projenin bir parças› olarak gelifltirilen OpenSSH güvenli kat› kurallarla s›n›rland›r›lamayaca¤› üniversite ortam›nda ba¤lant› yaz›l›m›na bugün bütün modern iflletim sistemi kendisini ve içindeki verileri koruyabilmeli, sistem ve a¤ cihazlar›n›n içerisinde rastlamak mümkün. yöneticisinin kolayl›kla hakim olabilece¤i kadar da sade Gelifltirilen yaz›l›mlar›n herhangi bir amaç için hiçbir olmal›yd›. Internet üzerinde OpenBSD iflletim sistemine s›n›rlamaya tabi tutulmadan kullan›labilmesi için proje rastlay›p inceledi¤imde ve bir deneme kurulumu BSD lisans› ile da¤›t›l›yor. Temel sistem içindeki bütün gerçeklefltirdi¤imde aray›fl›m›n sona erdi¤ini anlam›flt›m. bileflenlerin lisanslar› da titizlikle kontrol ediliyor. Patentli OpenBSD, UNIX benzeri BSD tabanl› bir iflletim sistemi. algoritmalar kullan›lm›yor, gerekti¤inde benzer ifllevi Kanada merkezli bu projenin lideri Theo de Raadt. yerine getiren alternatifler gelifltiriliyor. Bu sayede proje Dünyan›n dört bir yan›ndan 100 kadar biliflim uzman› ve kullan›c›lar› son zamanlarda çok s›k karfl›laflt›¤›m›z fikir ve merakl›s›n›n kendi zamanlar›nda kendileri için haklar› ile ilgili çekiflmelerden etkilenmiyor. gelifltirdi¤i bir yaz›l›mlar bütünü. OpenBSD içerisinde Proje her alt› ayda bir CD üzerinde yeni bir sürüm iflletim sistemi çekirde¤ini ve bir internet sunucusu veya ç›kart›yor. Bu sayede düzenli olarak kararl› bir sürüm a¤ cihaz› kurmak için gerekli temel yaz›l›mlar› olmas› sa¤lan›yor. Ayr›ca CD sat›fllar› ve ba¤›fllar ile bar›nd›r›yor. Projenin kaliteye ve dokümantasyona projenin ömrünü devam ettirebilmesi için gerekli kaynak verdi¤i önem nedeniyle bu temel sistem bileflenleri toplan›yor. tutarl› bir bütün olarak çal›fl›yorlar. Temel sisteme dahil Sistem ile ilgili daha ayr›nt›l› bilgiye www.openbsd.org olmayan pek çok yaz›l›m› ise kullan›fll› bir paket yönetim adresinden eriflilebilir. sistemi arac›l›¤› ile kurmak mümkün. Gelifltiricilerin hatalar› güvenlik a盤›na dönüflmeden düzeltmek Can Erkin ACAR (EE’93) odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 21

çevre ve kent çevre ve kent Ankara'n›n Baflkent Dünden Bugüne Oluflunun Y›ldönümünü Cumhuriyet Ankaras› Kutlad›k Doç Dr. Tar›k fiengül 13 Ekim 2004 günü, Ankara'n›n baflkent ilan ediliflinin 81. y›ldönümüydü. Bu çerçevede düzenlenen bir Bir kenti tan›mlamak için o kentin tarihsel süreci ile iç foto¤raf ve an› sergisi, bir saydam gösterisi ve dinamiklerini, çeliflkilerini iliflkilendirmek, geriye dönüp Ankara'n›n geçmiflten günümüze bir panoramas›n› bak›ld›¤›nda evrimleflmesini de¤erlendirmek gerekir. sunmak üzere bir de söyleflimiz vard›. Ankara'y› üç ana evrede de¤erlendirmek mümkün: \"50 Y›l Önce Ankara\" konulu siyah-beyaz foto¤raf 1- Baflkent oldu¤u 1923'den 2.Dünya Savafl› sonuna sergisi ile konuk etti¤imiz M. Kudret Selçuk, ‹TÜ dek geçen süreyi kapsayan \"devletin\" kentleflti¤i Makina Fakültesi 1954 mezunu. ODTÜ'nün ilk dönem, kuruldu¤u y›llarda, Rektör Prof. Woolrich zaman›ndan 2- 2.Dünya Savafl› sonras›, 1950 -1980 aras›n› 1960'lar›n sonuna dek ö¤retim üyeli¤i yapm›fl. kapsayan ve k›rdan kopuflla birlikte Ankara'da Ankara'n›n o tarihlerdeki Keçiören'inin, Çankaya's›n›n \"eme¤in\" kentleflti¤i dönem, yap›laflmam›fl, tek tük ba¤ evleriyle ›ss›z görünümlerine 3- 1980 sonras›ndan günümüze dek olan süreçte üst tan›k olduk. gelir gruplar›n›n kent merkezinden çekildi¤i, Üyelerimizden Erman Tamur (CE'68)'un katk›lar›yla \"sermayenin\" kentleflti¤i dönem. Ankara Koleksiyoncular Derne¤i üyelerinden Turan Birinci evreyi inceledi¤imizde temel çeliflkinin, Tanyer, Necati Kazanc›, Nilgün Kazanc›, Mehmet Osmanl› döneminin bir taflra kenti olan Ankara ile Akan, Koray Özalp'in birbirinden ilginç Cumhuriyetin baflkenti Ankara aras›ndaki, eski kent / koleksiyonlar›yla pullarda, sürekli yay›nlarda, yeni kent çeliflkisi oldu¤unu görüyoruz. kartpostallarda, foto¤raf ve belgelerde Ankara'n›n ‹mparatorlu¤un de¤erlerinin reddedilifli, yüzünü geçmifline yolculu¤a ç›kt›k. bat›ya dönmüfl bir kent anlay›fl›n›n yerlefltirilmesi Söyleflimizin hemen öncesinde üyelerimizden Haluk yönünde çaba var. Cumhuriyet, Ankara'y› yeni Sarg›n (CHEM'82)'›n objektifinden \"Antik Ankara\" dönemin simgesi, yeni anlay›fl›n laboratuvar› olarak görmekte. Ancak bir yandan küçük bir taflra kentinin konulu saydam gösterisinde Galatlar döneminden Cumhuriyetin baflkenti olmas›n›n getirece¤i fiziksel bafllad›k, Hattiler, Hititler, Frigler, Roma ‹mparatorlu¤u, de¤ifliklik, di¤er yandan Osmanl› de¤erlerinin reddi ve Bizans, Selçuklu ve Osmanl› dönemlerine kadar çeflitli yeni de¤erlerin yerlefltirilmesi kapsam›ndaki bak›fl yap›tlar›ndan örnekler izledik. aç›s›ndaki de¤ifliklik, sanc›l› bir dönemin de habercisi. TMMOB fiehir Planc›lar› Odas› Ankara fiubesi ile ortak Kurtulufl Savafl›'nda yanyana mücadele eden 2 farkl› etkinli¤imiz olan söyleflimizin konu¤u ise ODTÜ Kamu siyaset, flimdi meclis koltuklar›nda birbirleriyle Yönetimi Böümü ö¤retim üyelerinden Doç. Dr. Tar›k mücadele ediyor. Meclis içindeki güçlü bir grup, fiengül idi. Kendisiyle Cumhuriyet Ankara's›n›n geliflimi ‹stanbul'a dönülmesi, geleneklerin Cumhuriyet üzerine söylefltik. Yaz›m›zda, bu söyleflinin derlemesini de¤erleriyle bütünlefltirilmesini savunuyor. Mustafa sunuyoruz. Kemal'in liderli¤indeki, daha az›nl›kta say›labilecek bir grup ise eskiyi reddetmek, bat›ya dönmek, temiz bir sayfa açmak istiyor. Bu sanc›l› döneme iliflkin ‹ngiliz Çevre ve Kent Çal›flma Grubu D›fliflleri Bakanl›¤› arflivlerinde gelenekçilerin evlerinde [email protected] göz hapsinde tutulduklar›, meclisteki oturumlara 22 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

çevre ve kent çevre ve kent ›lar›nda. Ulus-devletflkat›lmalar›n›n engellendi¤i yönünde dokümanlar var. bar›nd›racak Devlet yoktur kar ar, çünküflkent ilan edilmesi, yaln›zca burada en önemli darbelerinden birini yaflDolay›s›yla Ankara'n›n ba t›r.fllam›flgaller bafltiren devlet olmay›nca iflkentinin belirlenmesi yerleflTürkiye Cumhuriyeti'nin ba ad›¤›n›, nas›lfl›n›n nerede yaflde¤il, ayn› zamanda eskiden kopmaya yönelik bir Devlet, vatanda k›r›lma noktas›d›r. geçindi¤ini, vergi verip vermedi¤inin denetimini imdi bilememektedir,flunun ard›ndan kentteki yapmak zorundad›r, ancak flkent oluflAnkara'n›n ba tir.flma ile birlikte kontrol kaybedilmiflkilere göz atal›m. gecekondulaflfiziksel ve sosyolojik çeli ›nmas›ndan dolay› Bu çaresizlik içinde devlet de, strateji de halk ileflBürokrasinin Ankara'ya ta t›r. Gecekondular›n y›k›lmas›, k›rsalfllam›flmeye bafl› var. Ankara çelifl‹stanbul'dan Ankara'ya bir nüfus ak› ut olarak kente akan nüfusun geldikleri yerlere gönderilmesi, CHP'ninflkenti h›zla büyüyor. Buna ko ‹stanbul nüfusu ile Ankara'daki yerli nüfus aras›nda 1950'de seçimleri yitirmesine neden olur. Ancak l›yor. A¤›rl›kla ‹stanbullu bürokrat kesimin 1950'den sonra CHP, ortan›n soluna kayar, 1950flkiler baflçeli kiflti¤i bu kesimlerle iliflra kenti olan Ankara ile seçimlerinin öncesinde çeliflturdu¤u seçkinler, bir taflolu ki kurmakta zorlan›yor. Bu durum, Ankara'n›n do¤al kurar. Gecekondu kesimlerine hizmet götüren kentflili lar ve CHP, 1950'de kaybetti¤iflüyor. iktidar› devri baflkent nüfusunun reddine dönü kisinin iktidar› 1970'de yeniden yakalar. Sosyal demokratflam biçimi aç›s›ndan eski / yeni çeliflYa kanlar›, daha alt gelir gruplar›n›nfl›m› belediye baflen kentte ciddi bir rant paylaflyan›s›ra, h›zla geli malar yapmayafl. Bu sorunlar›n› çözmeye yönelik çal›flda sözkonusu. Arsa fiyatlar› alabildi¤ine yükselmi t›r. 1970'lerin Ankara's›n›n özgünlü¤ünün,fllam›flkileri t›rmand›r›yor. bafl›laca¤› da çeliflrant›n nas›l payla ehir merkezli yeni kente göç eden nüfusun sorunlar›na e¤ilinmesi,fl‹stanbul'dan gelen seçkinler, Yeni bir kent yarat›lmas›n› istiyor. Özellikle Orta göçmen nüfusun kente entegrasyonunun sa¤lanmas› eklinde tan›mlamak mümkün.flAnadolu'dan gelen milletvekilleri, eski kent kanlar›n›n görevden al›nmas›,fltirilmesini savunuyor. 1980'de belediye bafldokusunun geli l›yor.fliminde siyasi partilerin kapat›lmas› ile yeni bir evre baflCumhuriyetin sembolü olan bu kentin geli rol oynayacak kent plan›n› belirlemek üzere aç›lan Neoliberal politikan›n gün geçtikçe hakimiyet am merkezi olarakflmay› Jansen kazan›yor. Ancak Ankara'n›n kazand›¤› kentler, eskiden birer yaflyar› imdi kentler, para yap›lan rantflkaderini belirleyen Jansen plan› de¤ildir. Jansen görülürken l›yor. Özal ile birliktefllad›¤›nda art›k Atatürk Çankaya'da merkezleri olarak görülmeye baflmalara baflçal› layan imar aflar›yla gecekondu bölgeleri,fl, milletvekilleri baflehir kurulmufloturmaktad›r. Yeni t›r. Kader, birdenbire rant siyasetinin merkezleri haline geliyor.flehir'den çok say›da arsa sat›n alm›flYeni me,flka gelifltir. Bu dönem içinde gözledi¤imiz bir baflJansen'den önce belirlenmi ta devlet olmak üzere kent merkezinin terki.fltirme baflBununla birlikte Jansen, eski ile yeniyi bütünle ›yor.fl›na tafltir. Örne¤in ticaret Devlet, resmi kurumlar› kent merkezi d›flyönünde gayret sarfetmi al›yor. Üst gelir gruplar› da kentifl, ticaret merkezini Ulus-devletin içi boflehir'de öngörmemiflmerkezini Yeni iyorlar.flt›r. terkediyor. Banliyölere, uydu-kentlere yerlefleski kent merkezi olan Ulus'ta b›rakm› merkezleri de onlar› izliyor. Ticaret de art›k flveriflkileri Al›flCumhuriyet rejiminin yaratt›¤› çeli ›ndafltir. Bilkent'in ç›k›flt›r. kent merkezini terketmiflm›flatmaya çal›flyumu \"b›rak›n kent sizi özlesin\" yaz›yor. Art›k kent merkezi anan ekonomik kriz, ard›ndan 2.Dünyafl1929'da ya t›r, kentflm›flim alanlar› ayr›flile çevre yerle malar›ndafllamas›, Jansen'in çal›fl›’n›n baflSava ›ndaflt›r. Bu yap› içinde kent merkezi d›flparçalanm› imin sa¤lananamamas›na neden olur.flbeklenen geli am yaratmayafleyiyle modern, olanakl› bir yaflher lamas›yla rant kayg›lar›fle baflAyr›ca Jansen'in i an bir kesim var. Bu kesimin de içerik aç›s›ndanflçal› t›r. Kent plan› projesinin neden birfldurmam› ba¤›ms›zl›¤›n› yitirdi¤ini, borsa salland›¤›nda yabanc›ya verildi¤i, bu plan›n gerçekte uygulanabilir uyuyamayan, sermaye - ba¤›ml› bir kesim bir plan olmad›¤› yönünde y›pratma politikalar› tu¤unu görüyoruz.flolu lar. Atatürk'ün hastalanmas›yla 1936'da Jansenflba kilerinflme terkedilir. Çözümlerin üretilmedi¤i, sorunlar›n ve çeliflgörevden al›n›r, planl› geli ti¤i bir kentte sa¤duyunun kenteflalabildi¤ine derinle ›'n›n bitimiyle birlikte Ankara'n›n kentfl2. Dünya Sava müdahalesi, tek ç›kar yol olarak durmaktad›r. lar. Ekonomik s›k›nt›lar,flimindeki ikinci evre baflgeli t›r. K›rsal nüfus Ankara'yaflk›rdan kente göçü art›rm› tirecek, Derleyen: Nermin FENMEN (CHE'80)fl›layacak, yerleflgeldi¤inde bu nüfusu kar odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 23

viflnelik’te bu ay viflnelik’te bu ay 24 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

viflnelik’te bu ay viflnelik’te bu ay LOGO LOGO YARIfiMASI ODTÜ MEZUNLARI DERNE⁄‹ 2005'de kutlayacağı 40. kuruluş yıldönümü için logo arıyor Yarışma herkese açıktır. Şartname için www.odtumd.org.tr odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 25

hocam inecek var hocam inecek var Osmanl›lar›n Bursa'da ilk yerlefltikleri bölgelerden biri kal›c› hale getirmifl. Bu çerçevede eski yerleflim yerlerine olan Cumal›k›z›k, flimdilik fazla de¤iflmemifl tarihi Türk afliretleri yerlefltirilmeye bafllanm›fl. dokusu ile dikkati çekmekte. Köy, sivil mimarinin en Köyün giriflindeki levhada anlat›ld›¤›na göre Tokat güzel örneklerini bünyesinde bar›nd›rmakta. Ama, civar›nda yaflamakta olan O¤uz boylar›ndan K›z›klar, yap›lan restorasyon çal›flmalar›n›n yeterli olmad›¤›, bir Karakeçili afliretinin bulundu¤u bölgelere göç ederek çok evin her an yok olabilece¤i de unutulmamal›. Bursa Ertu¤rul Gazi’den yerleflmek için yurt istemifl. Ancak, kent merkezine 10-15 kilometre uzakl›kta bulunan köy, Karakeçili aflireti bu iste¤e karfl› ç›km›fl. Bunun üzerine özellikle ‹stanbul’da yaflayanlar için güzel bir hafta Ertu¤rul Gazi, afliretler aras›nda sorun ç›kmamas› için sonunun geçirilebilece¤i konumda. Bursa’ya gittikten K›z›klara, Uluda¤’›n ya da o zamanki ad›yla Keflifl sonra Cumal›k›z›k’a ulaflmada hiçbir sorun yok. Köye, Da¤›’n›n kuzey yamaçlar›nda yurt kurmalar› için izin düzenli olarak dolmufl ve otobüs kalk›yor. Zaten, art›k vermifl. köy olmaktan ç›km›fl, bir mahalle haline gelmifl! Al›nan izinden sonra K›z›k beyinin yedi o¤lu, yedi köy Cumal›k›z›k Ad›? kurmufl. Köyleri birbirinden ay›rmak için de \"k›z›k\" Köyün geçmiflinin 2000 y›l öncesine kadar uzand›¤› sözcü¤ünün önüne köyün özelli¤ini anlatan bir ad tahmin edilmekte. 20 y›l kadar önce, Uluda¤ eklenmifl. ‹çinde hamam olan köy \"Hamaml›k›z›k\", eteklerindeki Ihlamurcu mevkiinde Bizans devrine ait bir de¤irmen olan köy \"De¤irmenlik›z›k\", Fethi Beyin köyü kilise kal›nt›s› bulunmufl. Ama köy, bugünkü halini 700 \"Fethiyek›z›k\" -ki bu köyün ad› sonradan nedendir y›l önce almaya bafllam›fl. Osmanl› Beyli¤i, kuruluflundan bilinmez Fidyek›z›k olarak de¤iflmifl-, Dal Beyin köyü k›sa zaman sonra bölgeye hakim olmufl, 1326’da \"Dall›k›z›k\", Bay›nd›r Beyin köyü \"Bay›nd›rk›z›k\", dereye Bursa'y›, 1331’de de ‹znik'i fethederek yöredeki varl›¤›n› yak›n olan köy \"Derek›z›k\" ve Cumali Bey’in yönetti¤i 26 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

köy \"Cumal›k›z›k\" olarak an›lmaya bafllam›fl. Bir di¤er anlat›ya göre köyün ad› eskiden \"K›z›k fi›hlar\"m›fl. Bundan 300 y›l kadar önce köye bir cami infla edilince köyün ad› \"Camilik›z›k\"a dönüflmüfl. Çevredeki yedi köyün ahalisi Cuma namaz›n› bu camide eda edermifl. Bunun sonucu olarak da köyün ad› Cumal›k›z›k haline gelmifl! Cumal›k›z›k Evleri Cumal›k›z›k’ta ilk görülen, köyün giriflindeki iki an›tsal ç›nar. Kim bilir, belki de köyün kuruldu¤u tarihte dikilmifltir. Ve daha sonra evler. Afl› boyal› evler... Cumal›k›z›k 270 evden oluflmakta. Bunlar›n 180 kadar› halen kullan›l›yor. Evler, genellikle iki-üç katl›. Evlerin alt kat›nda bir avlu (hayat) ve etraf›na da¤›lm›fl ah›r, f›r›n ya da ocak, depo gibi mekanlar bulunmakta. Bu girifl kat›nda genellikle pencere yok. Üst kat ve di¤er katlar ise gündelik hayat›n geçti¤i di¤er odalar› bar›nd›rmakta. Köyün tamam› \"S‹T alan›\" ilan edilmifl. Evlerde dikkati çeken bir özellik çift kanatl› girifl kap›lar›. Genellikle ceviz a¤ac›ndan yap›lan bu kanatlar dövme demir kuflaklar ve iri bafll› çivilerle ba¤lanm›fl. Kap› odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 27

hocam inecek var hocam inecek var 300 y›l kadar önce infla edildi¤i tahmin ediliyor, ama sonraki y›llarda birkaç kez tamir kulplar› ve tokmak da dövme demirden yap›lm›fl. görmüfl, o nedenle özgün konumundan çok fley Bu arada belirtelim, Cumal›k›z›k d›fl›ndaki köyler tamam› kaybetmifl. Girifl kap›s›n›n üzerinde çok güzel bir kalem ile bozulmufl, özgünlü¤ünü kaybetmifl. ifli cami resmi var, ama ayd›nlatma elemanlar› öyle bir Sokaklar yerlefltirilmifl ki dört minareli bu cami tasvirini görmek ve foto¤raf›n› çekmek oldukça zor. Cumal›k›z›k sokaklar› yüzlerce y›l önceki konumunu halâ Neler Alabilirsiniz? sürdürmekte. Yass› tafl ile döfleli sokaklar›n orta k›s›mlar› suyun ak›p gitmesi için hafif çukur bir kanal fleklinde Köyün girifline onlarca tezgah aç›lm›fl. Bu tezgahlardan yap›lm›fl. Zaman zaman sular›n içinde yürüyorsunuz. Cumal›k›z›k’› sembolize eden hediyelik eflyalar alabilmek mümkün. Tezgahlarda çeflitli g›da maddeleri de Ama, bir sokak var ki, mutlaka görülmesi ve geçilmesi sat›lmakta. Ekfli maya ile yap›lan ekmekler, peynir, kekik, gerekli: Cin Soka¤› ya da fieytan Soka¤›. 20-30 metre bal, ceviz, incir ve ahududu reçeli, kestane flekeri, sade uzunlu¤undaki bu soka¤›n en büyük özelli¤i eninin en ve sebzeli eriflte, ›s›rganl› ve otlu mant›, kuflburnu fazla 50 cm. olmas›, yani iki kiflinin ayn› anda sokaktan bunlardan baz›lar›. geçmesi mümkün de¤il. Soka¤›n bafl›na as›lm›fl bir Turizmin geliflmesine paralel olarak fiyatlar biraz yüksek, levhaya, bu soka¤›n dünyan›n en dar ikinci soka¤› o nedenle pazarl›k yapmakta yarar var! oldu¤u kaydedilmifl! Art›k ne kadar do¤rudur bilemem! Sonsöz Yerine... Tabii, vaktiniz varsa, \"turistler\"in gezdi¤i ana sokaklar›n d›fl›na ç›k›p arka sokaklara sapmakta da yarar var. Ne Cumal›k›z›k keflfedildikten sonra k›sa bir sürede turistik bileyim, sokaklardan birinin köflesinde belki de yüz y›ll›k bir mekan haline dönmüfl. Baz› dizi filmlerin çekilmesi bir fener halâ as›l› duruyor. Ama, Gülhane Park›’ndaki ile de ününe ün katm›fl! Bu durum beraberinde bir bozulmay› da getirmifl. Belki de yüze yak›n evin avlusu ceviz a¤ac› gibi kimse fark›nda de¤il! Çünkü, \"arka günümüzde gözlemeci, mant›c› olarak iflyerine sokakta\". Halbuki \"arka sokaklarda neler oluyor\", neler!!! dönüflmüfl durumda. Köyün giriflindeki ormanl›k alan›n Köyün giriflinden camiye do¤ru gidilirken küçük bir yap› da \"mesire\" yeri haline getirilmesi kararlaflt›r›lm›fl. Ayr›ca, dikkati çekmekte. Buras› Cumal›k›z›k Etnografya Müzesi. köyde her y›l bir de \"ahududu festivali\" düzenleniyor. Müzede, Cumal›k›z›k ve yak›n köylerden toplanan ev \"Ticarileflme\" alabildi¤ine bir h›zla yay›l›yor. Bir di¤er eflyalar›, ayd›nlatma ve ›s›tma araçlar›, mutfak eflyalar›, ifade ile Cumal›k›z›k önce kurtar›lm›fl, sonra da yavafl tar›m aletleri, silahlar, teknik araçlar, av malzemeleri, yavafl yok edilmesi için gerekenler yerine getirilmifl! Bu binek ve tafl›ma araçlar› bulunmakta. nedenle, e¤er tarihi biraz olsun solumak istiyorsan›z, en Camiden söz açm›flken belirteyim; namaz vakti d›fl›nda k›sa zamanda köye gitmekte yarar var. On sene sonra camiyi ziyaret etmek mümkün de¤il. Bu durum, asl›nda çok farkl› bir köy ile karfl› karfl›ya kalabiliriz! bütün Türkiye’de geçerli. K›ymetli eserlerin çal›nmas›n›n M. Bülent VARLIK önlenmesi için camilerin namaz vakitleri d›fl›nda kapal› (Econ/Stat’ocak-76) tutulmas› gibi bir önlem al›nm›fl. Cumal›k›z›k camiinin [email protected] 28 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

ehreküstüfl ehreküstüfl Havaland›rma, tüy tepeli tanr›lar, ehir, güvercin rahipler,flhav tüyü tezgahtar peri… IfiY›lmaz ODABA O bir yenik serçeydi s›k›l›nca a¤lamaya ç›kard› Ben yürüsem bütün yollar ona ç›kard›… t›ran birinden kalmaflansl›ysam- m›s›r gevre¤i at›fl…san›r›m yine oldu. San›r›m diyorum çünkü tüy cüsselerinin birkaç gevrek k›r›nt›s› ya da çürüdü¤ü için kenara fltepeli tanr›lar›n kocaman ve yava meyvelerin kutsal nektar›ndan bir içim flhareketini bizler seçemeyiz. Bitkilerin muzip ve ayr›lm› leri görürüm, yuvam›n içinde gagalar›n› geleceklerine vefl›n› kendi yönlerine çeviriflhabersizce hayat›n ak› yavrular›m›n kursaklar›na bir nefes, bir flama açm›fll›klar›yla ters orant›l› bir kudretle yaflgibi onlar da yava imdi bana oldu¤u anl›k göz feri daha b›rakabilirim. Onlar ne de olsafltiriverirler evreni. Bazen de flde¤i benim neslimin devam›, tap›naktaki serçe nüfusunun flgibi aralar›ndan baz›lar› sanki varl›¤›m›z› hissetmi gibi davran›rlar. Gözlerinin içinden s›çrayan bir yeni tomurcuklar› olarak k›p›rdan›yorlar. Gözlerimin ek ürkek ve k›vrak boynumuza tak›l›verir. Elimde önüne getirebiliyorum. Ambalaj iplerinden emekflimfl liflerle birbirine flle sökülmüflgeli flde¤il san›r›m bir içgüdü, ben ço¤unlukla f›rlay›p emek, binlerce gidi oluklu mukavva, jelatin ve sünger flluklar› ba¤lanm›flkaç›veririm. Havaland›rma borular›n›n tel bo flaras›ndaki yuvama saklan›r›m. Ço¤u zaman da parçalar›ndan yapma yuvada henüz tüyleri ç›kmam› 盤l›k 盤l›¤a flmerak ederim. Acaba tüy tepeli tanr›lar›n bizden bedenleriyle birbirlerine s›¤›nm› açl›klar›n› ve ilk kalem tüylerinin hasretini haberi var m›? Sonra annemin söyledikleri akl›m› hayk›r›yorlar. Yerde yürümenin uzayda denge ay›verir. Bizden haberleri olmasa bu ucu buca¤›flok sa¤lamak kadar zor oldu¤u bizim dünyam›zda olmayan havaland›rma evrenini, s›n›rs›z tap›na¤› dü¤ünü efsanesi, ya da flhavada sarmalanan bir ku olsunlar ki? Hem öyle olmasa tüm fla etmiflneden in ayan ak›l almaz bal›kflannemden dinledi¤im suda ya bunlar fazlas›yla anlams›z kalmaz m›yd›? Sonunu sürüleri gibi gözlerime doluyorlar. göremedi¤im havaland›rma kanallar›, bizlere ait gagam›z›n dokunabilece¤i, t›rnaklar›m›z›n Ben burada do¤dum. ‹nsanlar›n süpermarket ad›n› dünyay› hiç görmedim. Tabi flt›kça verdikleri tap›nakta. D›fltutabilece¤i tel kafesler, yan›na yakla irircesine zihnime sald›¤›fl›kl› ama yakmayan rüya kandilleri annemin tüylerinden devfl›s›nd›¤›m›z beyaz › dünya gerçekten varsa. Bunu ö¤renmek için flit yiyecek. Bunlar›n d›flve her zaman her yerde bin çe dünyaya flacak cesaretim hiç olmad›. D›flareti de¤il mi? u¤raflinasl›¤›n›n iflhepsi onlar›n kadir mak gereken say›s›z tehlike hepflmak için aflKanatlar›m›n aras›ndaki belli belirsiz yelin her telek ula imle kendini göstermesi gözümü korkuttu. Annemden dinlediklerim veflaras›ndan bin titre ad›¤›m oradan oraya uçma eskilerin efsanelerinden kula¤›ma çal›nanlara göre,flmutlulu¤unu ya oyunumu oynarken kafama tak›lanlar bunlar. Bir ucu buca¤› olmayan havaland›rma bacalar›ndan geçilip, bacalar›n içindeki bir serçeyi an›nda flyandan da etraf› kolaçan ediyorum. Belki patlam› flbir pirinç paketinden birkaç pirinç tanesi, belki –çok tüylerine ay›racak pervaneler de atlat›labilirse ku odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 29

ehreküstüfl ehreküstüfl . Buflanlar bile varm›flnefesine son demini tatt›racak zehirli gazlarla dolu gibi olanlar ve uçamay›p ko . Burada tüy tepeli farkl› türlerin yüzlercesi, binlercesi do¤ada özgürcefluçsuz bucaks›z bir yere gelinirmi . Kendi dü¤ün ve cenazelerinifltanr›lar›n yerde bizim kadar h›zl› hareket etmelerini varl›¤›n› sürdürürmü . Anneminflarlarm›flklar›n› yafl. Zehirli yapar, kendi aflsa¤layabilen tekerlekli makineler bulunurmu dü¤ünü fley bir kuflgazlar bu makinelerin ortalara sald›¤› bir cehennem anlatt›¤›na göre do¤ada hiçbir . Biraraya gelen ayn› türdefl›mazm›fl. Olur da bu bölgede sa¤ kal›n›rsa güzelli¤ini taflsolu¤uymu sanki hepsi birden havada dalgalanan bir flortal›kta cirit atan \"kedi\" naml› korkunç canavarlara say›s›z ku en ve k›vr›lan birflgibi parlayan, titre flalm›fl. Karanl›kta bile ipek flten bile de¤ilmiflyem olmak i . Bu dans›n bazen saatlercefltururmuflgörebilen bu canavarlar cans›z b›rakan zehirli gaza bütün olu e elininfl. Görünmeyen bir neflald›rmadan sessizli¤in içinde pusuya yatar, avlar›n› sürdü¤ü olurmu ›n a¤›rflturup havaya att›¤› bir parça kumaflabilir, tüy tepeli burufl. Tüm bu tehlikeleri aflbeklerlermi dünyas›ndan ç›k›p flünün bir düflüfltanr›lar›n gazab›n› üstünüze çekmemeyi çekim yere dü siz ve lirik yans›mas› olan bu dans›nflçesine eflarabilirseniz sizi bekleyen en son ve sinsi gelmiflba cenazelerinde daha hüzünlü bir flsunuz kendinizi. Her bir benzeri de kufltehlikenin önünde bulurmu . Bunlar›n hepsi de kula¤afltirilirmiflekilde gerçeklefl›k oldu¤u bir mekana ç›kar, fl›k ›flyerin renk renk ve › incefl›r› yüklenmekten köreldi¤i bu inan›lmaz gelen ama annemin hat›ras›yla birleflbütün duyular›n›z›n a yerde görünmeyen, yaln›zca çarp›l›nca hissedilen gerçekli¤ine inanmak istedi¤im hikayeler. Yine de . Bu so¤uk avuntu diyar›ndan kalma bir heyecanla hayalflso¤uk duvarlar önünüzü kesermi t›¤›m bu olaylar›n hepsi de asl›nda oflan bir serçe ço¤u etmeye çal›flduvarlar› görmeden uçmaya çal› zaman olanca kanat h›z› ile onlara çarpar, kendi kadar yabanc› ki bana. Hepi topu bir düzine kadar u süpermarketin içinden bak›pfla¤›rl›¤›n›n zalimli¤inden kurtulmak için oradan oraya oldu¤umuz ka duvarlara say›labilme özelli¤inin anlam›n› yitirdi¤i büyüklük veflt›r›r, pani¤e kap›ld›kça baflkanat ç›rp› alemi yüre¤imde hissedebilmem, flekildeki d›flda çarpar, sonunda da kanlar içinde tanr›lar›n . Efsanelere göre tüm içimde canland›rabilmem o kadar zor ki. Durdu¤unuflayaklar›n›n alt›na y›¤›l›verirmi ›kfldünyan›n görüp, hareketini yaln›zca sezebildi¤im, renklerin › flacaklar› d›flanlar›n ulaflbu engelleri a kendisi ise hem tehlikelerin hem de güzelliklerin en aleminden en canl› halleriyle ç›k›p dura¤an bir am ak›nt›da son buldu¤u, her yüzeyin parlak ama herflbüyüklerini bir arada bar›nd›ran çetin ya enin yabanc› oldu¤u bir mekanda içimden bazenflam sevinci dam›tan görüntülere köflullar›n›n yaflko amak geçiyor. Güzelfldenen, her an hayallerimi seçip orada ya fl. Güneflkaynakl›k etti¤i bir yermi ›s›tan ama ne kadar yükse¤e uçulursa uçulsun oldu¤u kadar korkutucu hayallerde… ›lamayan ve dokunulamayan bir kandil, uçarkenflula Korkmak yersiz asl›nda biliyorum. Tüy tepeli tanr›lar çarpma korkusu olmayan mavi bir özgürlük fonu, bir bu yüzden bizi kendi suretlerinden bir parça ile k›ndan bedenini dikenlerine çarparak fedaflu aflku birlikte yaratt›lar. Bizler onlar› kolayca tan›yal›m diye. ka bat›racakfletmeye yöneltebilecek kadar a ehirleri deflAnnemin söyledi¤ine göre tanr›lar›n güzellikte çiçekler ve daha neler neler. Bütün bunlar› . Yeterincefla edilmiflbunu bize hat›rlatmak için in ben hiç görmedim. Yaln›zca bana anlat›lanlar›n geri un hav tüyleri gibiflehirler bir kuflyükse¤e uçulursa çevrimli k›vr›mlar›n›n üç boyutlu yalanlar›na tutsak . Rüzgarda her f›rsatta sallanan sarsakflgörünürmü bir hayal aleminden dilime ve kuyru¤uma vuranlar bir a¤aç dal› kadar da¤›n›k, tülsü ve neredeyse güçsüz yüre¤imi titretiyor ara s›ra. sonsuza dek kendini alt parçalara ay›ran bir a¤›lara do¤ru inildikçe manzaraflAnnemin bana yatmadan önce ya da gagamdan süreklilikte… Ama a bulvarlara ve fl. Hav›n iplikçikleri geniflirmifliçeri, kursa¤›ma b›rakt›¤› bisküvi k›r›nt›lar›n› de¤i luklar daflyuttuktan sonra anlatt›¤› öyküler aras›nda en caddelere, iplikçiklerin aras›ndaki bo . Buflürmüflluklara dönüflam› ve tüy tepeli binalara, parklara ve bofllar›n yaflar›daki kuflilginçleri de d› luklar›n aras›nda say›s›z serçe, güvercin,flehirlerle ilgili olanlard›. Anneme bofltanr›lar›n kurudu¤u . Her biri tüyflarlarm›fllar yaflka kuflar›da yaln›zca serçeler de¤il binlerce farkl› kumru,karga ve baflgöre d› . Biz serçeler onlar aras›nda en ufak tepeli tanr›lar için zaman›n bekçili¤ini yapar,fltürü varm› flku iz. Di¤er türler aras›nda dev bulabildikleri her yerde, her paratoner tepesinde,fltefek türlerden biriymi 30 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

ehreküstüfl ehreküstüfl her pencere pervaz› ve her balkon ç›k›nt›s›nda vaktin vakit olmadan üzerine bir torba pirinç at›l›yor. lardan Midemden bir sinek ordusu geçiyor, gözlerimfl. Baz› yerlerde de kuflbu¤usunu sayarlarm› an bir rahipler ordusu tüy tepeli tanr›lara yak›n karar›yor. Aradan ne kadar vakit geçti¤iniflolu ekilde öten yapay birfl. hat›rlam›yorum. Ritmik bir flu içinde tap›n›rlarm›flolmak için birlikte hu Parklarda tanr›lar›n kendilerine att›klar› bu¤day sesle kendime geliyorum. Kayan, siyah bir zeminin tanelerini yere bile dokunmas›na izin vermeden üstündeyim. Torbalarla birlikte kay›yorum. Ama etlerle,flman rahip güvercinler, k›p›rdayam›yorum. Sa¤›m solum pofliflyutan ve sürekli dua eden camilerin avlular›nda demlenen ve sema eden ambalajlarla dolu. Sanki elim kolum ba¤l›, bir flehrin suna¤›n önüne do¤ru kay›yorum. Korku, içi boflad›klar› fllar yaflkumrular gibi. Rahip ku lu¤u kendi rengine boyuyor. Tüyfl. kemiklerimde boflehre ait sembolleri kutsarlarm›flan›r, o flmekan›n› ku . Annem tepeli tanr›lar› k›zd›raca¤›m korkusuyla kaskat›flekli varm›flehrin bir de asli kimli¤i, flHer ehri kenar› k›r›k bir çana¤a kesiliyorum. Sonra, sonras›n› hiç unutam›yorum.fliçinde bulundu¤umuz akl›k beniflça, incitmekten ürken bir yumuflbenzetirdi hep. Çana¤›n içindeki özlü s›v› çana¤›n Çok yava fl. Tanr›lar›n kavr›yor, içinde atan bir nab›zla benim f›rlayacakm›flar›lara s›çrarm›fliçinde duramay›p d› l›yor.flan kalbim birlikte atmaya bafl. Hikmetlerinden sual gibi s›k›flehirleri de kendileri gibiymifl . Gözlerimi açt›¤›mda tüy tepeli, hatta tüyleri bütünflolunmazm› bir tanr›n›n kocaman gözlerinde fl›n› sarm›flba Hikmetinden sual olunmayan mekanlar›n hem kendimi, ellerinin aras›nda kaybolacak kadar küçük ›nda, korunakl› bir yabanc›l›¤›fliçinde hem de d› eyler deflka flkalan yans›mam› görüyorum. Orada ba ›yorum belki de, ben bilemiyorum. Aras›ndaflya bir rüzgar›n enerjisine flgörüyorum. Durdurulmu t›¤›m reyonlar›n farkl› kokular› ve görüntülerifldola bürünüp hareket ederken, kabaran bir yerkabu¤u hayat›n› flbir ku flmaya prangalanm›flaras›nda dola il nesnelerleflekillenen ç›k›nt›lar, üzerleri yeflüzerinde u anda et reyonunun üstündenfi›yorum. flya kapl› direkler, siyah ve dur durak bilmeksizin uzanan geçiyorum. Yukar›lara kadar yükselen so¤uk hava dar düzlükler seçiyorum. Süpermarket tap›na¤›n›n iliklerime kadar titretiyor beni. Sonra her zaman tersine orant›s›zl›klar›n, e¤riliklerin de bulundu¤u bir olan flsentetik bir parfüm bulutu ile kaplanm› mekan oluyorum. San›yorum annemin anlatt›klar› flolan kuruyemi fldeterjan reyonunu geçip yeni aç›lm› gerçek ve ben onlar› görüyorum… kahvenin ve flreyonuna yöneliyorum. Kavrulmu ehrinflmak için, flehirle bar›fiehreküstü Der ki: fileblebinin kokusu beni kendimden geçiriyor, lar›n›flsersemliyor gibi oluyorum. Yalpalayarak uçarken sakinlerini birer tanr› gibi gören ve kendi d› arabas› tak›l›veriyor. Araban›n alemin varolan tek içi zanneden varl›klar olmadan flveriflgözüme bir al› ehrin bütün rengini yitirece¤ini fark etmek gerekir.fliçindeki küçük bir keseka¤›d› san›r›m, arabaya biraz , içinden Küstüm boz!flfazla h›zl›ca f›rlat›ld›¤›ndan patlam› AH‹N (CP’96)fietinin üstüne birkaç Zafer fl›ndaki domates poflyan›ba ekildefl. Çok h›zl› bir flbadem tanesi saç›lm› a geçiyorum. Bir ç›rp›daflkarar verip dal› flaraban›n içine atl›yorum. Dökülmü badem tanelerinden birini kapmaya ›yorum. Ama taneler çokflçal› büyük. Küçük gagamla tutamayaca¤›m kadar. Bir tanesini seçip parçalamaya ›yorum. Bunun için bademiflçal› ayaklar›mla tutmam gerekli. ar›l›fl›yorum ama çok baflU¤ra olam›yorum. Kan ter içinde ›rken birden üstümde belirenflu¤ra bir karalt› ile irkiliyorum. Kaçmaya odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 31

odtü’de do¤a odtü’de do¤a Çekirgeyi Yiyen F›rsatç› Kriket Dev Çekirge Birçok mini¤e yuva olan ODTÜ arazisinde, çekirgeler kas yuma¤› arka bacaklar›na borçlular. Baz› türlerin nüfus üstünlü¤üne sahip olan böceklerden. Arazide arka bacaklar›na yak›ndan bir bak›flla geometrik yürüyüfle ç›kt›¤›n›zda çevrenize dikkatlice bakars›n›z diziliflli kaslar› farketmek mümkün. Sadece z›plamakla mutlaka birçok çekirge görebilirsiniz. Bakmasan›z da yetinmeyip ayn› zamanda kanatlan›p uçabilen seslerini mutlaka duyacaks›n›z. Gelin, arazinin çekirgeler, anten uzunlu¤una, ayak ve vücut yap›s›na z›playan bu miniklerine biraz yak›ndan bak›p göre s›n›fland›r›l›yor. Ço¤umuzun bildi¤i, ilk görüflte tan›yal›m. çekirge diyebildi¤imiz olanlar k›sa antenli olanlar. Anten boyu vücut boyuna eflit ya da daha uzun Z›plamalar›yla ün kazanm›fl çekirgeler, \"Bir z›plars›n olanlar, uzun antenli çekirge, kriket... gibi isimler çekirge, iki z›plars›n çekirge ...\" fleklinde al›yorlar. Uzun antenlilerden olan kriketler, ODTÜ konuflmalar›m›za bile girmeyi baflarm›fllar. Asl›nda arazisinde en çok karfl›laflt›klar›m›zdan. Özellikle \"bir, iki...\" defa de¤il ömürleri boyunca z›playan bu noktal› kriketler nüfus s›ralamas›nda ilk s›ray› al›yor minikler en çok bilinen böceklerden. Do¤a burada diye düflünüyorum. gene çeflitlili¤ini gösteriyor. Bilinen 20.000 civar›nda çekirge türü oldu¤u, bilinmeyenlerin de bir bu kadar Çekirgeler, sadece z›play›p uçmuyorlar, ayn› zamanda daha olabilece¤i söyleniyor. Bu miniklerin tür de¤iflik sesler ç›kararak da arazinin güzelli¤ine katk›da çeflitlili¤i kadar nüfuslar› da çok fazla. Baz› yer ve bulunuyorlar. Gürültücü minikler kanatlar›n› birbirine flartlarda inan›lmaz say›lara ulaflabiliyorlar. Çekirge ya da bacaklar›na sürterek bu sesleri üretiyorlar. sürülerinin tah›l tarlalar›n› silip süpürdü¤ünü herkes Ço¤unlukla eflleri ça¤›rmak amac›yla ç›kar›lan bu duymufltur. ODTÜ arazisinde yürürken ayaklar›m›z›n sesleri duymak için efllerin de kulaklar› iyi geliflmifl aras›ndan çevreye saç›lan birçok çekirgeyi görüp, olmal›. Ço¤u tür bu sesleri bacaklar›yla duyuyor. otlar›n aras›na oturup da onlar› beslenirken Çünkü kulaklar› bacaklar›nda bulunuyor! izledi¤imizde bunun kolayl›kla gerçekleflebilece¤ini Baz› yerlerde k›tl›¤a sebep olabilecek kadar obur ve kavramak zor de¤il. çok say›da olan çekirgelerin bu özelliklerinden dolay› Z›plamalar›yla ünlü çekirgeler bu özelliklerini güçlü, bitki ile beslendi¤ini biliyoruz. Ancak baz›lar› di¤er 32 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

Uzun Antenlilerden: Kriket Desenli Çekirgenin Gözleri de Desenli! Bir y›la aflk›n bir süredir odtü’de do¤a sayfas›n› yürütmekte olan Selim Gümüfl, yaz›lar›na bir süre ara verecektir. Kendisini, odtülüler bülteni’ne olan özverili katk›lar› için teflekkür ederiz. böceklerle besleniyorlar. Baz›lar› da zorunlu hallerde Do¤an›n her bir parças› gibi, arazinin gerçek ya da bir f›rsat yakalad›¤›nda di¤er minikleri canl› ya sahiplerinden olan çekirgeleri de yak›ndan izleyip da ölü halde yiyorlar. Do¤ada f›rsatç› olmak, bu özelliklerini ö¤rendikçe do¤aya olan hayranl›¤›m›z ve sayede her ortamda ve koflulda yaflama beceresine sevgimiz biraz daha art›yor. Böylece: Yaflamak için sahip olmak nesillerin devam›na katk›da bulunuyor. herfleyden daha fazla muhtaç oldu¤umuz do¤an›n fark›na var›p, biraz da olsa koruma bilincini Çok de¤iflik renklerde çekirgeler görmek mümkün. kazan›yoruz... Do¤ayla iç içe ve sevgi dolu günler Ancak genellikle kolayca farkedilip avc›lara av diliyorum. Hoflçakal›n. olmamak amac›yla donuk renklere sahip olanlar ço¤unlukta. Bu çekirgeler de birçok böcek gibi gerçek Selim GÜMÜfi (EE’90) kamuflaj ustalar›ndan. Yeflil bitkilerin aras›nda www.selimgumus.com kaybolan yeflil çekirgeler, sararm›fl otlar›n içinde ve toprak üstünde zor farkedilen sar›ms›, kahverengimsi Bu yaz› ve foto¤raflar›n kullan›m haklar› Selim Gümüfl’ e ait olup, odtülüler bülteni d›fl›nda ve grimsi çekirgeler bunlara örnek olarak verilebilir. izinsiz kullan›lamaz. Birçok çekirgenin vücudu muhtemel düflmanlara görünmemek, onlar› yan›ltmak amac›yla de¤iflik Noktal› Kriket desenlere sahip oluyor. Çekirgelerin en çok hayran oldu¤um yönlerinden biri de bu desenlerin vücutlar›n›n tamam›n› kaplamas›. Gözlerini bile! Düflmana görünmemek için kamuflaj giysisini giymekle yetinmeyip yüzünü bile boyayan askerleri hat›rlatan ve belki de onlara esin kayna¤› olan bu çekirgeler, mükemmel bir kamuflaj dersi veriyor. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 33

Hamit Görele ismi en çok rengarenk flemsiyeli kad›n konseri\"ni resimlemesi müzi¤e olan duyarl›l›¤›n›n birer figürleri ile ada resimlerini ça¤r›flt›r›r bende. Bir göstergesi olsa gerek. taraftan rüzgarda fliflmifl pupa yelkenler denizde 1967 y›l›nda açt›¤› ‘‘Sanat Anlay›fl›m'' bafll›kl› yar›fl›rken sanki raksedercesine ellerinde all› morlu retrospektif sergisinde ‘‘Mavi, gök ve deniz oldu¤u için flemsiyeleriyle sal›narak yürüyen endam› güzel kad›nlar de¤il, deniz ve gök mavi oldu¤u için güzeldir. Yeflil, a¤aç yelkenlilere nisbet yapmaktad›r. oldu¤u için de¤il, a¤aç yeflil oldu¤u için güzel.'' diyen Sanatç›, Kübizm ve Konstrüktivizm’den etkilenerek Hamit Görele sanat anlay›fl›n› ‘‘müzi¤in matemati¤e, do¤ay› geometrik denklemlerle analiz edercesine bir resmin de geometriye dayand›¤›na inan›r›m'' sözleriyle resim dili oluflturmufl, kütleler ve ritimleri aras›ndaki özetlemifltir. iliflkiyi resimlerinde sorgulam›fl, coflkulu f›rça \"Bütün dava, sanata getirebilece¤imiz bir yeni tatta\" darbeleriyle rengin de hakk›n› vererek lirik romantik resimler yaratm›flt›r. \"Karadeniz’de F›rt›na\" isimli \"...Her do¤a parças›n›n güzel olmad›¤›n› do¤a afl›klar› resminde bulutlar, a¤açlar ve di¤er topografik ö¤eler da bilir. Do¤a güzelli¤i bile, renklerin oyunu ve düzeni kaya kütlesinde oldu¤u gibi detaylara girilmeden oran›nda güzeldir. Do¤ay› y›k›p yeni ölçüler, yeni flematik bir dille resmedilmifl, öte yandan do¤an›n orant›lar, yeni renklerle yepyeni bir dünya kurmak gücü ve f›rt›nan›n fliddeti coflkulu f›rça hareketleri, aç›k isteyen Chagalle’ler, Dufy’ler, Matisse’ler de do¤an›n koyu renk dengeleri ile enikonu hissedilmekte olup bask›s›ndan kurtaramad›lar kendilerini. Arabas›ndan adeta insan› irkiltmektedir. Görele, baflta peyzajlar› tabancas›n› havaya s›ka s›ka \"Picasso geliyor\" diye olmak üzere resimlerinde nesneleri birer plastik ö¤e naralar atarak Parise giren ihtilalci ‹spanyol delikanl›s› olarak ele almak suretiyle do¤ay› yans›t›r. En çok da oldu klasik sanat anlay›fl›na karfl› ilk isyan bayra¤›n› Kurtulufl’dan Heybeliada’dan peyzajlar yapm›flt›r. açan ve sanatç›lar› ayakland›ran. Picasso’nun sanata Görele’nin \"topuz saçl› kad›n portresi\" ile \"odal›k\" getirdi¤i ve az zamanda bütün sanat dünyas›n› saran resimleri bir dönem Matisse etkisinde kald›¤›n›n bu yeni anlay›flt› ona dünya ölçüsünde ün sa¤layan. göstergesi olup, \"ornamental\" (süslü) çizgilere özellikle Kandinsky yapt› ve baflard› as›l ihtilali. Elimizdeki nü resimlerinde yer vermifltir. Resimleri aras›nda renkleri do¤a yap›s›na uyarak koyma yerine, \"ekspresyonistler\" de oldu¤u gibi ifade yüklü portreler istedi¤imiz gibi ve istedi¤imiz düzende kullanmay› de genifl bir yer tutmakta olup ‹dil Biret’in, getirdi sanata. Bu anlay›flta Picasso ve Braque da az Beethoven’›n portrelerini yapm›fl, hatta kendi zamanda klasiklere kar›flt›lar.\" diyerek ça¤dafl sanat portresini (\"otoportre\") resim paletinin üzerine hakk›ndaki düflüncelerini belirtmifl ve resimlerinde resmetmifltir. Adnan Saygun ile olan arkadafll›¤›, \"flan klasik ustalar›n tersine geometrik biçimleri saklamaya 34 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

kültür-sanat kültür-sanat derinden yaralam›fl, lisede derste kaç defa, \"neden flu anda sehpam›n bafl›nda de¤ilim\" diye hay›fland›¤› anlar olmufltur. gerek duymad›¤›n› vurgulam›flt›r. Hamit Görele 1928 y›l›nda Fransa’ya \"Do¤ada efli olmayan ve insan zekas›n›n tahsile gönderilmifl, 1930 ‘da Montparnasse Bulvar› buldu¤u bu biçimler en sa¤lam \"Grand Galerie Moderne\" de aç›lan karma sergide biçimlerdir. Ama arada s›rada kaçamak \"Firavunun Efli\" ve \"Odal›k\" adl› resimleri ile Cezanne, yapt›klar›m da olacakt›r do¤ay› Matisse, Picasso, Bonnard gibi ça¤›m›z›n dev geometriklefltirerek\" demifl ve Yunan ressamlar›yla yan yana yer alm›flt›r. 1933‘de yurda Mitolojisi’ndeki Jüri’nin müzik tanr›s› döndükten sonra \"Müstakil Ressamlar ve Heykeltrafllar ihtiflaml› Apollon’un yerine flütünü Birli¤i\" ‘nin sergilerine kat›lan, bir ara baflkanl›¤›n› da daha özgün üfleyen Marsyas’› yapan sanatç›, ça¤dafl Türk resminin ilk örneklerini ye¤lemesini örnek göstermifl, \"Bütün vermifltir. 1967 y›l›nda \"Y›l›n Sanatç›s›\" ödülüne de¤er dava, sanata getirebilece¤imiz bir yeni görülürken, 1978 y›l›nda \"Devlet Onur Belgesi\" verilen tatta\" diyerek sanatta özgünlü¤ü ve iki ressamdan biri olmufltur. Türk resim sanat›n›n yenili¤i savunmufltur. Öyle ki, bir önemli yap› tafllar›ndan biri olan Hamit Görele resim zamanlar sergilerine gelen ayd›n sanat›m›za modern kiflili¤ini kazand›rmak için uzun, dostlar›n›n resimlerini modern diye yorucu, dirençli ve ço¤u zaman da tek bafl›na özverili yad›rgad›klar›ndan, hatta daha ileri bir mücadele verdikten sonra 6 Haziran 1980 giderek do¤ay› çirkinlefltirdi¤i tarihinde aram›zdan ayr›lm›flt›r. elefltirisinde bulunduklar›ndan yak›nm›fl, \"Görele'nin coflkulu ve hatta f›rt›nal› üslubu beni hep ancak, yeni sanat anlay›fllar› ve Picasso ilgilendirmifltir. Onun do¤aya, insana ve nesneye bak›fl›, gerçe¤i a¤›r basmaya bafllad›¤›nda bu kez, bu gerçek bir sanatç› duyarl›l›¤›n› yans›t›r. Görele'nin yapt›¤› ayd›nlar›n kendilerinden kuflkuland›klar›n›, modern resimlerde ayn› y›llarda, baflkalar› ile paylaflt›¤› baflka resim nam›na ifllenen cinayetlere sessiz kald›klar›ndan hiçbir ortak yön yoktur. Çok kiflisel, çok özgür, lirik ve yak›n›yordu Hamit Görele. Sanatç›n›n bir gazetedeki d›flavurumcu nitelikleri vard›r, ama bunlar› bir ak›m›n makalesinde de¤indi¤i \"Bugünlere nas›l eriflti¤imizin ac› özellikleri olarak kullanmaz.\" diyerek Görele'nin sanat hikayesini anlatacak de¤ilim...Nas›l bir sanat fedaisi tarihimizdeki ayr›cal›kl› yerini vurgulam›flt›r Turan Erol. oldu¤umuzu ancak gelecek nesiller ve sanat tarihi, ça¤›m›z›n ressam›n› anarken farkedecektir.\" sözleri Görele'nin bir sergisi nedeniyle yay›nlanan Mimar oldukça düflündürücüdür. Sinan Üniversitesi yaz›s›nda \"Türk resminde 1930'lu y›llarda geliflen yenilikçi hareketin içinde görev alan \"Güzel Resim\" yapmac›l›¤› ve kiflilik ezbercili¤ini ilk bafll›ca sanatç›lardan biri de Hamit Görele'dir. \"Güzel y›kan sanatç› Resim\" yapmac›l›¤› ve kiflilik ezbercili¤ini ilk y›kan, 1900 Görele do¤umlu sanatç› mühendislik tahsilini kendine ra¤men be¤enilmeme tehlikesinden korkmadan, yar›da b›rakarak 1928’de Güzel Sanatlar tembel tabulardan cayan ilk sanatç› odur.\" denilerek Akademisi’nden mezun olmufl, Akademi’de Hikmet Görele'nin özverili mücadelesi övülmüfltür. Onat ve Çall› ‹brahim ile çal›flm›fl ve sonras›nda Kaynakça: Anadolu’nun çeflitli yörelerinde uzun y›llar resim • A History of Turkish Painting, Palasar S.A. ö¤retmenli¤i yaparak hayat›n› kazanm›flt›r. \"Fecirle • Yap› Kredi Kültür Merkezi taraf›ndan düzenlenen Hamit beraber uyan›yorum. Günefl do¤uncaya kadar okuyor, Görele sergi katalo¤u. günefl do¤duktan ders saatine kadar da resim • Hamit Görele resmi web sitesi (www.hamitgorele.com) yap›yorum, fakat ders saatlerim bitip de yorulan dima¤›m› bir parça dinlendirmek ne güçtü.\" demifl; Alaattin BENDER (EE'90) Türkiye’de bir sanatç›n›n, sanat›yla de¤il, umumiyetle www.alaattinbender.com baflka bir yan iflle karn›n› doyurmaya çal›flmas› onu odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 35

eflodtü’den bir kö eflodtü’den bir kö (Foto¤raflar: Ayd›n Tiryaki 2001-2004) eklindeki tavandan U3 binas›na girdi¤inizde heykelin üstflHeykelin restore edilmeden onceki Dairesel bir kaide üzerinde duruyor Yar› saydam kubbe ›k vuruyor. (2004) bölümünü görebiliyoruz.flgörünümü (2001) (2004) gün boyunca heykele › ODTÜ y›llar›m›zda U3’de ders almayan›m›z azd›r. Özellikle bizim y›llar›m›zda olanlar mutlaka Yulu¤ Hoca’n›n (Yulu¤ lerdir. U3’e önflTekin Kurat) tarih derslerini U3’te izlemi lu¤un ortas›ndaflkap›dan girdi¤imizde dairesel bir bo heykelin üst bölümü görünür. Alt kattan yar›m küre eklindeki yar› saydam tavana kadar uzanan heykel adetafl binan›n bir parças› gibidir. Kay›tlarda ad› ODTÜ U-3 Abstre lar›ndanflHeykel olarak geçiyor. Ülkemizin önemli heykeltra . Sonfladi Çal›k’a ait bu heykel 1968 y›l›nda yap›lm›fi zamanlarda, uzun y›llar›n izleri heykelin kaplama malzemesi lay›nca bu y›l kaplama malzemesiflüzerinde görülmeye ba tirilerek restore edildi.flde¤i adi Çal›k (1917-1979)fiMehmet 1917: Kandiye’de do¤du 1923: ‹zmir’e göç 1939: Güzel Sanatlar Akademisinde Belling’in ö¤rencisi 1949: Paris fl1950: Yurda dönü an büyük ilgifl1957: Minimumizm ile olu 1959: Güzel Sanatlar Akademisi’nde asistan 1966: ODTÜ Atatürk An›t› 1969: Doçent 1971: Profesör ama veda...fl24 Aral›k 1979: ‹stanbul’da ya Biyografi: Hüseyin Gezer’in \"Cumhuriyet Dönemi Türk Bankas› Yay›nlar› (1983) fltir. ‹flHeykeli\" kitab›ndan özetlenmi Sayfa 199 U3’ün alt kat›ndan tavana kadar uzan›yor (2004). Ayd›n T‹RYAK‹ (CHE’81) 36 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

kim çal›flma grubu kim çal›flma grubu \"Bizim Bölüm Bulufluyor\" Program›nda Endüstri Ürünleri Tasar›m› Bölümü (ID) Bulufltu ODTÜ Mezunlar› Derne¤i K‹M Çal›flma Grubu yurtd›fl› deneyimlerinin ve e¤itimi esnas›nda yapt›¤› koordinasyonunda yürütülen \"Bizim Bölüm Bulufluyor\" stajlar›n oynad›¤› rol, etkinli¤i bu kez Endüstri Ürünleri Tasar›m› Bölümü • fiah›s olarak markalaflmak yerine tak›m çal›flmas›n›n mezunlar› ve ö¤rencilerinin kat›l›m›yla 24 Ekim 2004 verimlili¤i, Pazar günü gerçeklefltirildi. • Okulumuzun bulundu¤u flehir olarak Ankara’y› Samimi bir havada gerçekleflen toplant›n›n ilk dünyaca ünlü tasar›m kentlerinden Milano veya New aflamas›nda öncelikle söz alan mezunlar›m›z özellikle York benzeri bir flehre dönüfltürmek için Ankaral› ve kariyer hedeflerine ulaflmada hangi aflamalardan Ankara’da çal›flan tasar›mc›lar olarak neler yap›lmas› geçtikleri, hedeflerine ulafl›p ulaflamad›klar›, ve hangi yollar›n izlenmesi gerekti¤i, ö¤rencilerimizin hem okul hayatlar›nda hem de mezun • Bir kuruluflta tasar›mc› olarak veya serbest tasar›mc› olduktan sonraki hayatlar›nda hedeflerini nas›l olarak çal›flman›n karfl›laflt›r›lmas›, belirlemeleri ve nas›l bir yol izlemeleri gerekti¤i ve • Çal›fl›lan firma yetkilisinin tasar›ma bak›fl aç›s›n›n Türkiye’deki tasar›m olgusunun, bundan on y›l öncesine önemi, göre nas›l bir geliflim izledi¤i konular› üzerinde durdular. • fiirket kurman›n gereklili¤i, Toplant›n›n ikinci aflamas›nda ise ö¤rencilerimiz, haz›rlad›klar› sorular› mezunlar›m›za yönelterek merak • Özgün tasar›mda kendine güven konusunda ettikleri konularda bilgi sahibi oldular. Ö¤rencilerimizin tasar›mc›lar›n ve iflverenlerin önemi, haz›rlad›klar› sorular genellikle mezunlar›n ifl hayat›na • \"Endüstriyel Tasar›mc›lar Meslek Kuruluflu\"na (ETMK) bafllad›klar›nda yaflad›klar› zorluklar ve bu zorluklar›n kat›l›m›n azl›¤› ve kuruldu¤u tarih olan 1988 y›l›ndan nas›l afl›lmas› gerekti¤ine yönelikti. Mezunlar›m›z›n beri Türk tasar›m› ve tasar›mc›lar›na katk›s›. yaflad›klar› tecrübeleri ö¤rencilerimizle paylaflmas›yla Bu tür toplant›lar›n bundan böyle düzenli olarak ö¤rencilerimiz hem e¤itim hem de ifl yaflamlar›nda yap›labilmesi ve daha fazla kat›l›m›n sa¤lanabilmesi karfl›laflacaklar› her türlü sorunlara karfl› objektif olarak dile¤iyle, eme¤i geçen herkese teflekkür ediyorum. nas›l çözüm yollar› bulabilecekleri konusunda fikir alma Tu¤rul ORAL(ID’98) flans›na sahip oldular. Kapan›fl konuflmas›n› Bölüm Baflkan Yrd. Doç. Dr. Fatma BULUfiMAYA KATILAN ID MEZUNLARI: Korkut’un yapt›¤› toplant›da üzerinde görüfl bildirilen konular› flöyle özetleyebiliriz: AL‹ BAKOVA’ 88, ATEfi GÜRfi‹MfiEK’04, AYL‹N PERÇ‹N KÜÇÜKKAYA’90, AYfiEGÜL TELL‹ VURAL’84, BARIfi • Türkiye’de tasar›m kavram›, geliflimi ve gelifliminde rol MULUK’95, BAfiAR ERDENER’04, BENSU B‹TL‹S oynayan faktörler YARKIN’92, B‹LGE ÇET‹NO⁄LU’99, CANAN EM‹NE • Endüstri Ürünleri Tasar›m› konusunda ODTÜ ÜNLÜ’88, EBRU CANSIZO⁄LU’ 03, ENDER IfiIK’83, e¤itiminin sa¤lad›¤› avantajlar ve dezavantajlar, ENG‹N ÇEKCEO⁄LU’97, ERDEM SELEK’04, G.BURÇAK • E¤itim s›ras›nda etkin bir kariyer planlamas›n›n GÖNENÇ’95, GÜLAY HASDO⁄AN’85, HALE yap›labilmesi, TURANCI’04, K.ORKUN AKTAfi’94, M. TEVF‹K ÖZEK‹’92, MEHMET YETK‹N’98, MUSTAFA HASDO⁄AN’85, NAZ • Eski mezunlar›m›z›n, yeni mezunlar›m›za destek olmas› EVYAPAN’95, NAZIM E. AYKAM’99, O⁄UZ SA⁄DIÇ’88, ve bu deste¤in \"K‹M Ö⁄RENC‹ DANIfiMANLI⁄I OZAN KAYAO⁄ULLAR’93, REF‹K BURAK ATATÜR’04, PROGRAMI\" ile daha da yayg›nlaflt›r›lmas›, SERVET IfiIK’99, TAHS‹N ÇET‹NO⁄LU’97, TU⁄RUL • Tasar›mc›n›n kendini markalaflt›rmas›n›n›n gerekli olup ORAL’98, ZEYNEP AKDO⁄AN’03 VE BÖLÜM BAfiKANI olmad›¤› ve kendini markalaflt›rmada, çal›flt›¤› FATMA KORKUT’88 flirketlerin, serbest deneyimlerinin, yüksek lisans›n, odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 37

dernekten dernekten Derne¤imiz birim yöneticileri, Derne¤imiz birim yöneticileri, kalite konferans›na kat›ld› kalite konferans›na kat›ld› Derne¤imizin, birim yöneticileri ile kat›ld›¤› 7. Kalite Çemberleri Paylafl›m Konferans› 14 Ekim 2004 tarihinde ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Farkl› sektörlerin; müflteri flikayetleri, zaman ve enerji tasarrufu, kalite ve verimlili¤in düflmesi vb. sorunlar›na çözüm aray›fllar› ile bu do¤rultuda gerçeklefltirilen uygulamalar›n ve bilgi birikimlerinin aktar›mlar›n› ilgi ile izledik. Çal›flanlar›n yapt›¤› ifle, akl›n› ve tecrübesini katarak, yaflanan problemlere sistematik çözümler getirmesinin mümkün olabilece¤ini bir kez daha gördük. Konferansta elde etti¤imiz kazan›mlar› Dernek ve ‹flletmemizde kullanarak daha üst seviyelerde \"Kalite\" eksenli yaklafl›mlar ve hizmetler üretmeyi hedefliyoruz. Kuzey Kaliforniya Temsilci¤i'nden Kuzey Kaliforniya Temsilci¤i'nden Bir Fidana Can Suyu Bir Fidana Can Suyu Bir süre önce Güney Kaliforniya Temsilcimiz Cenk Kuzey Kaliforniya'l› ODTÜ'lülerden bu örnek giriflime Temizel (PETE'03), her yurtd›fl› temsilcili¤imizin, katk›da bulunan Alev Özlen, Ali Taner (MAN'87), gereksinimi olan ODTÜ ö¤rencileri aras›ndan en az Ayd›n Koç (EE'72), Ayfle Önal Zambo¤lu (CHED'99), bir bursiyere ö¤renimi süresince destek olmas› Bar›fl Ça¤dafler (EE'99), Fetkiye Akbulut (MATH'93), yönünde bir kampanya önerisi getirmiflti. Önerinin ‹pek Öktem Tunca (MAN'96), Kutay Üstüner (EE'79) ard›ndan bafllat›lan giriflimlerde ipi ilk gö¤üsleyen, ve efli, Kemal Sönmez, Melda Ahmad (CENG'92), Kuzey Kaliforniya temsilcili¤i oldu. Murat Kaya (IE'01), Nevran Özgüven (METE'01), ODTÜ Mezunlar› Kuzey Kaliforniya Temsilcisi Zafer Nilgün Orta Mertol (IE'82), Attila Mertol (ME'76), O¤uzhan O¤uz (ME'96), Onur Fidaner (EE'01), Zambo¤lu (EE'96)'nun giriflimiyle toplanan 735 ABD Özben Evren (EE'96) ve efli, Serdar Bulut (EE'96) ile Dolar›, Derne¤imiz Burs Fonu'na aktar›ld›. Temsilcilik, Zafer Zambo¤lu(EE'96)'ya teflekkür ediyoruz. üyeleri aras›nda toplanan ba¤›fllarla Derne¤imiz Burs Komitesi'nin burs almaya de¤er gördü¤ü ö¤renciler aras›ndan birini seçecek ve bu ö¤rencinin ö¤renimine katk›da bulunacak. 38 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

dernekten dernekten Çal›flanlar, 11 EK‹M GECES‹ Doyas›ya E¤lendi Çal›flanlar, 11 EK‹M GECES‹ Doyas›ya E¤lendi 11 Ekim 2004 gecesi çal›flmalar›ndan dolay› gerçeklefltirilen Çal›flanlar mennuniyetini vurgulad› ve Gecesi, Derne¤imiz çal›flanlar› böyle bir gece düzenlendi¤i ve ailelerinin yo¤un ilgisiyle için Yönetim Kurulu ve eme¤i karfl›land›. Yönetim Kurulu geçenlere teflekkür etti. Kat›lan Baflkan›m›z Sn. Metin Ger’in Dernek personelinin doyas›ya konuflmas› ile bafllayan gecede e¤lendi¤i gecede yap›lan önce Derne¤imizde 10. y›l›n› çekiliflle, tamam› Derne¤imize dolduran mutfak mal ve hizmet sa¤layan çal›flanlar›m›zdan Tekin Milli’ye kurulufllar taraf›ndan tedarik plaket verildi. Geçti¤imiz y›l edilen, televizyondan saç boyunca ay›n çal›flan› olarak kurutma makinas›na kadar seçilen tüm arkadafllar›m›z çeflitli hediyeler da¤›t›ld›. sahneye davet edildiler. Bu Yönetim Kurulu üyelerimizin de çal›flanlar›m›z aras›ndan Y›l›n kat›ld›¤› geceye, Grup Renk Çal›flan› ünvan›na lay›k görülen flark›lar›yla efllik etti. Personel ve Mutfak personelimizden Adem Yönetim Kurulu üyelerinin Alkan’a ödülü verildi. Eylül beraberce söyledikleri flark›lar ay›n›n personeli seçilen Didem ise geceye bambaflka bir renk Tort ve di¤er tüm ay›n katt›. Gecenin ilerleyen personellerine birer teflekkür belgesi verildi. Gecede saatlerine kadar süren e¤lence, kat›lan herkesin an› personeli temsilen Destek Hizmetleri Birim Amiri ‹smail defterine, tatl› bir tebessüm olarak yaz›ld›. Özbafl bir konuflma yaparak personelin Dernekte Ay›n Çal›flan› Ay›n Çal›flan› Eylül 2004 ay›n›n personeli olarak Sat›fl Pazarlama Birimi’nden Di¤dem Tort seçildi. Geçen sene Aral›k ay›nda aram›za kat›lan ve Turizm Otelcilik mezunu olan Di¤dem, iflletmenin ziyafet, toplant› vb etkinliklerinin sat›fl ve pazarlamas› ile organizasyonu için çal›fl›yor. Geçti¤imiz yaz havuzbafl›nda yapt›¤›m›z bütün dü¤ün, nikah organizasyonlar›nda gösterdi¤i üstün baflar› ve ilgi, üyelerimiz ve onlar›n misafirlerince de taraf›m›za iletildi. Gerçeklefltirdi¤imiz dü¤ün vb. ziyafet hizmetlerinin tüm detaylar› ile ilgilenen Di¤dem Ankara’da art›k konuflulan ve takip edilen bu organizasyonlar için teflekkürü hak ediyor. Kendisini kutlar, baflar›lar›n›n devam›n› dileriz. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 39

etkinlik etkinlik Hattufla gezisinde bize rehberlik eden Özellikle ortas›nda çift bafll› bo¤a, keçi gibi hayvanlar›n yer ald›¤› sürahiler ilgi çekiciydi. Yine Hititlere ait çeflitli Çorum Müzesi arkeologlar›ndan savafl aletleri, banyo kaplar›, bir kanalizasyon sistemi, Dr. Önder ‹pek’e teflekkürlerimizle... krallar›n soya¤açlar›n› anlatan hiyeroglif kaya kabartmas›, yine krala ait oldu¤u düflünülen k›l›ç, antik 10 Ekim sabah› saat 07:15’de Viflnelik’te bafllayan damga ve mühürler bakmaya doyamad›¤›m›z parçalar seyahatimiz, 15 dakikal›k bir çay molas› ile beraber oldu. Ayr›ca müzede Roma, Frig, Bizans ça¤lar›na ait yaklafl›k 3 saat sürdü. ‹lk dura¤›m›z Çorum Müzesi’nde de çok say›da eser sergileniyor. bizi Arkeolog Dr. Önder ‹pek karfl›lad› ve tüm gezi boyunca bize rehberlik etti. Bir sonraki dura¤›m›z Alacahöyük’tü. Müzeyi gezmeden önce a¤açlar›n alt›nda aç›k havada bir Çorum yöresinde yap›lan çok say›da kaz›dan ç›kan güzel karn›m›z› doyurduk. Buradaki müze Çorum buluntular›n sergilendi¤i Çorum Müzesi, Osmanl› Müzesine oranla oldukça küçük. Ancak yine de Eski döneminden kalma bir hastane binas›. Bina restore Tunç, Hitit ‹mparatorluk ve Frig ça¤lar›na ait benzer edilerek son derece modern bir müzeye parçalar inceledik. Burada as›l güzel olan aç›k alandaki dönüfltürülmüfl. Sergileme tekni¤i ve buluntular›n ören yeri gezisi oldu. Alana iki yan› sfenskli heybetli bir güzelli¤i ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunuyor. kap›dan giriliyor. Ayr›ca yine duvar kabartmalar›nda Tarih boyunca bölgede yaflam›fl medeniyetlerin Hititlerin dini ve gündelik hayatlar› ifllenmifl. Sol tarafta eserlerinin yan›nda en ilginç sergilerden biri Eski Tunç ise 13 tanesinden birini (L mezar›) Çorum Müzesinde Dönemine ait bir mezar›n›n canland›rmas›. buluntular›yla birlikte detayl› inceleyebildi¤imiz de¤iflik Alacahöyük’te bulunmufl bu mezar örne¤inden mezarlar mevcut. anlafl›lan o ki, Maden Ça¤› insanlar› ölülerinin mezar›na bo¤a, geyik gibi hayvan heykelleri Bo¤azköy’deki aç›khava tap›na¤› Yaz›l›kaya üçüncü b›rak›yorlarm›fl. ‹lginç olan, ço¤umuzun Hititlere ait dura¤›m›zd›. Burada pekçok tanr›, tanr›ça ve onlar›n oldu¤unu sand›¤›m›z üç hayvanl› günefl kurslar›n›n, hayvanlar›, dini törenler kayalara ifllenmifl. Anlafl›ld›¤› Hititlerden önce yaflam›fl olan Hatti’lerin eseri kadar›yla Hititler, yeni y›l, bahar›n gelifli gibi oldu¤unu ö¤renmemiz oldu. Hititlere ait mezarlardan, zamanlarda burada kutlamalar yap›yorlarm›fl. A maalesef, fazla bir buluntu olmam›fl. Hititlere ait çeflitli odas›nda solda tanr›lar ve sa¤da ise tanr›çalar dizisi kaya veya vazo üstü kabartmalardan anlad›¤›m›z betimlenmifl. Ana sahnenin karfl›s›ndaki duvarda Kral kadar›yla dini törenlerde soytar›lar, cambazlar çeflitli III./IV. Tudhallia betimlenmifl olup elinde egemenlik e¤lenceler düzenliyorlar, halk tanr›lar›na çeflitli sembolü ucu k›vr›k bir asa tutmakta. B odas›nda ise hayvanlar kurban ediyor ve arma¤anlar sunuyorlarm›fl. orak fleklinde k›l›ç tafl›yan 12 tanr› kabartmas›n› 40 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

görüyoruz. Bu odada Hitit kraliyet ailesinin ayinlerini hiçbir kayan›n bulunmamas› da bu kayan›n gizemini yapt›¤› tahmin ediliyor. art›r›yor. Ayr›ca bahçenin alt taraf›nda oldukça iri küpler de gördük. Küplerin baz›lar›n›n iki tona kadar Gezimizin son dura¤› UNESCO taraf›ndan 1986 flarap, ekin gibi malzemeleri alabilece¤i hesaplanm›fl. y›l›ndan beri Türkiye’de korunmaya al›nm›fl Dünya Büyük Tap›nak etraf›nda çeflitli odalar, törenlerde Kültür Miras› say›lan Bo¤azköy idi. Son durak deyince izlenen yol, kanalizasyon kanallar› görülebiliyor. tek bir durak anlafl›lmamal› asl›nda. Bo¤azköy çok genifl ve görkemli bir aç›khava müzesi. Gezi dönüflü yorgun ve aç oldu¤umuzu Buras› Afla¤› ve Yukar› fiehir olarak ikiye hissetti¤imizden yol üstünde güzel bir ayr›l›yor. ‹lk olarak Yukar› fiehir’i gezdik ve tesiste mola verip leziz Tokat Kebab› yedik. Yerkap›’dan girifl yapt›k. Bir çift kap›dan flehir Bundan sonra da yine yaklafl›k iki buçuk saat giriflini gösteren bu kap›daki aslanlardan süren geri dönüfl yolculu¤umuz bafllad› ve biri, maalesef tahrip edilmifl. Neyse ki, Viflnelik’te son buldu. di¤eri sa¤lam. Buradan 70 metre Eklemeliyim ki Hitit kentlerini görmeden uzunlu¤undaki poternden (tünele önce Ankara Anadolu Medeniyetleri arkeolojide verilen isim) geçip, sola dönüp Müzesi’nin görülmesi faydal› olacakt›r, çünkü tafl bir merdivenle surlar›n tepesine kaz›larda bulunan önemli parçalar›n as›llar› t›rmand›k. En tepede Sfenksli kap›ya 1997 y›l›nda Avrupa’n›n en iyi müzesi ulaflt›k. Daha sonra yine manzara ve seçilen Ankara Anadolu Medeniyetleri sonra bir mezar›n önünde durup Müzesi’nde sergileniyor. k›saca inceleme f›rsat› bulduk. Ve en son Afla¤› fiehir k›sm›ndaki Büyük Tap›nak’› gezdik. Sonuç olarak, güzel hava ve de¤erli rehberimiz Hitit metinlerinde \"bin tanr›\"dan bahsedilmekte. eflli¤inde \"bin tanr›l› halk\" Hititlere doyamadan çok Hititler, galip geldikleri savafl sonras›, düflmanlar›n›n güzel bir gün geçirdik. Ankara’n›n baflucundaki bu tanr›lar›n› k›zd›rmamak için onlara tap›nak yaparlarm›fl. önemli yerin herkes taraf›ndan görülmesi laz›m. Ne de Bu sebeple tapt›klar› pek çok tanr› ve onlara adad›klar› olsa dünyan›n dört bir yan›ndan ziyaretçiler geliyor, tap›naklar bulunmakta. Bu tap›nakta en çok ilgi çeken ama bizler kendi topraklar›m›zdaki hazinelere sahip nesnelerden biri adak tafl› olarak kullan›lan koyu yeflil ç›k›p, k›ymetini bilip, geçmiflimizi daha iyi anlamal›y›z renkli büyük bir kaya parças› idi. Rivayete göre, ki gelecek için kendimize bir yön çizebilelim. misafirler kral-kraliçelere getirdikleri hediyeleri bu Berkit SARICA (MAN’99) kayan›n üstünde sunarlarm›fl. Etrafta ona benzer baflka odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 41

etkinlik etkinlik Mutfakta Neler Oluyor? mutfakta Mutfakta Neler Oluyor? Mutfaklar hepimizin hayat›n›n bir parças›, defalarca girip havuçlardan salatal›klardan kalpler, yelpazeler, çiçekler ç›km›fl›zd›r mutfa¤a. Bu defa, Derne¤imizin yapmak, evde yap›lan hardallar, soslar, rak› mezeleri ve organizasyonu ile mutfak s›rlar›n› ve farkl› lezzetlerin salatalar, farkl› çorbalar, çeflit çeflit et yemekleri ve her ortaya ç›k›fl›n› ö¤renmek için girdik mutfa¤a. dersin olmazsa olmaz› tatl›lar... Her hafta, öncelikle Ufuk Çetintafl’›n verdi¤i teorik Evde ço¤u zaman kofluflturma içinde ve tek bafl›m›za bilgilerle bafllad›k derslere. Mutfakta olmazsa olmaz alet mutfakta debelenirken yemek yapman›n tad›na ve ekipmanlar›n sahip olmas› gereken özelliklerden menü varamay›z. O ö¤üne yapt›¤›m›z yeme¤i yetifltirmenin seçimine; uyulmas› gereken alt›n kurallardan kaliteli acelesi vard›r sadece akl›m›zda. Alt› haftal›k bu derslerin kasap–manavlara; rehber olabilecek kitap tan›t›mlar›ndan belki de en can al›c› noktas› buydu. Birkaç saat içinde, profesyonel aflç›lar›n s›rlar›na mutfak kültürünün farkl› hep beraber emek vererek ve e¤lenerek ortaya leziz konular›na de¤indik. yemekler ç›kartmak... Ne sofrada sizi bekleyenler ne de Kursun bafl›nda her birimize da¤›t›lan; bayanlara k›rm›z›, kafan›zda sanc›l› düflünceler..... baylara mavi; k›yafetler san›r›m bizleri daha da flevke Saatlerce u¤raflt›k, yemekleri piflirdik. fiimdi s›ra geldi getirdi. Mutfa¤a inmeden önce hep birlikte gömlek, fular, tatlar›na bakmaya. Yavafl yavafl k›yafetler ç›kart›l›yor ve mutfak önlü¤ü ve kepten oluflan özel k›yafetlerimizi yemek masas›ndaki yerler al›n›yor. S›rayla günün giydik. Aram›zdaki sohbetlerden anlafl›lan o ki esteti¤i hofl yemekleri önlerimize koyuluyor. Bafll›yor bir derin sohbet; bu kostümü evindeki mutfa¤›nda kullanan kursiyerler de mevcut. içine baflka ne koyulabilirdi, kimin çocu¤u buna bay›lacak, porsiyonlar büyük mü olmufl, hangi yeme¤i ‹lk hafta uygulama dersine Muhlis Usta’n›n bize Viflnelik evde kim denedi... ve tabii ki evde aç bekleyen efl ve Tesisi mutfa¤›n› tan›tmas›yla bafllam›flt›k. Giderek \"Viflnelik mutfa¤›\" oldu \"bizim mutfak\". Kurslar için depoda çocuklar›n vicdan azab›. oluflturulan yeni mutfaksa dersleri hem daha keyifli hem Sofradan kalkarken herkesin yüzünde bir tebessüm, içinde de daha verimli hale getirdi. Neler ö¤renmedi ki... Usta bir mutluluk. Bir sonraki haftan›n heyecanl› bekleyifli bir aflç› gibi so¤an do¤ramak, domateslerden güller, flimdiden bafllam›fl. Tavla Turnuvas› Heyecan› tavla Tavla Turnuvas› Heyecan› 16 – 17 Ekim günlerinde yap›lan Tavla Turnuvas› çekiflmeli karfl›laflmalara sahne oldu. Cumartesi günü yap›lan grup maçlar› sonucunda grup birincileri ve ikincileri ikinci tura ç›kt›lar. Pazar günü yap›lan eleme maçlar›nda heyecan dozu iyice artm›flt›. K›yas›ya rekabetin yafland›¤› final maçlar› sonunda Eren Akdur (METE’97) birinci, Özlem Gültekin (ME’90) ikinci, Derne¤imiz Biliflim Birimi’nden Ali Kayaarslan da üçüncü oldu. Turnuvan›n ödül töreni 19 Ekim Sal› günü Wine Hour’da yap›ld›. Tüm kat›l›mc›lar›n ortak dile¤i turnuvan›n en k›sa zamanda tekrar düzenlenmesiydi. 42 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

etkinlik etkinlik Ankara Gecesi Ankara Gecesi Ankara Gecesi Ankara’n›n baflkent oluflunun 81. y›ldönümü nedeniyle 14 Ekim Perflembe akflam› restoranda düzenlenen Ankara Gecesi aç›k büfeden sunulan Ankara ve civar› yemekleri ile Ankara yöresi türküleri ve Se¤menlerin halk oyunlar› gösterisi ile unutulmaz gecelerin aras›na girdi. Gece Ankara Kulübü Derne¤i onursal baflkan› Bülent Kal›pç› ve Dernek Yönetim Kurulu Baflkan›m›z Metin Ger’in konuflmalar›yla bafllad›. Çankaya Belediyesi Türk Halk Müzi¤i Korosu sazlar›yla birlikte ve Ankara Kulübü Derne¤i Se¤menleri dönüflümlü olarak üye ve misafirlerimize nefleli, keyifli anlar yaflatt›lar. Katk›lar›ndan dolay› Çankaya Belediyesi ve Ankara Kulübü Derne¤ine teflekkür ederiz. Durul Gence orkestras›yla Durul Gence yine büyüledi! 6-9-13-16 Ekim günlerinde Viflnelik’te Durul Gence Gala Gecelerine kat›lanlar mutlu ve coflkulu döndüler evlerine. Konferans salonu, \"akusti¤i iyi de¤ildir\" diyenlere tafl ç›kard› adeta. Durul Gence 4 Orkestras›n›n elemanlar›, Durul Gence, Bilgehan Erten, Atilla fientin ve Murta Ulus, salonu dolduranlara ola¤anüstü bir flölen yaflatt›lar. Tüm bu güzelli¤in içinde, müzikle son derece uyumlu bir ›fl›k ve ses düzeni vard›. Tam bir ›fl›k ve müzik armonisi! Müzikalite aç›s›ndan mükemmel, 1950’lerden bafllayarak müzik tarihinde hit olmufl çok önemli ve unutulmaz parçalar›n yer ald›¤› bir repertuvar ile adeta stüdyo kayd› gibi bir canl› performans izlemek gerçekten büyüleyiciydi... 1953 y›l›nda girdi¤i Deniz Harp Okulu’nda, hemen ilk y›llarda, ilk grubunun temellerini atan, bugünlerde de 50. Sanat Y›l›’n› kutlayan sevgili Durul Gence ve orkestras›na yeniden \"iyi ki vars›n›z\" dedirten böylesine güzel organizasyonlara ev sahipli¤i yapman›n mutlulu¤unu yafl›yoruz. Günlük hayat›n so¤uklu¤una ve kofluflturmas›na karfl›n, s›cakl›k, dinginlik, mutluluk ve zenginlik vard› o gece Durul Gence ve orkestrasiyla birlikte olanlar icin.. Müzik ve sevgi ile kal›n... odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 43

etkinlik etkinlik Kim demifl flarab›n makbulü flarap Kim demifl flarab›n makbulü 30-40 y›ll›k olan›d›r diye… 30-40 y›ll›k olan›d›r diye… fiarap, hemen bozulmayan, uzunca bir süre uyumuna kadar flaraba dair pekçok detay vard›. K›saca saklanabilen bir içecek ama herfley gibi flarap da 1256 çeflit üzüm ba¤›ndan girdik ve ç›kt›¤›m›zda bir ömrünü doldurmaya mahkum. Fiziksel, kimyasal ve flarap kadehindeydik... biyolojik kurallar, flarap için de geçerli. Yap›ld›ktan Ömer Hayyam, sonra olgunlaflmaya bafllayan ve belli bir süre sonra en \"Baharlar yazlar gider, iyi içim durumuna ulaflan flarap, daha sonra yavafl kara k›fl gelir; yavafl kalitesinden kaybetmeye bafllar ve en sonunda da Varl›¤›n yapraklar› bozulur. Bütün bu aflamalar, her flarap için farkl› dürülür bir bir; sürelerde gerçekleflir. fiarap iç, gam yeme; bak Bu farkl› zaman dilimlerini, de¤iflik flaraplarda ne demifl bilge: gözleyebilmek, flarapsevere büyük bir keyif verir. Dünya dertleri zehir, flarap fiarapseverler için 12 – 13 Ekim 2004 tarihlerinde panzehir.\" der Kavakl›dere fiaraplar›’ n›n katk›lar›yla bir \"fiarap Semineri\" düzenledik. fiarap Uzman› (degüstatör) Burak Der ama, flarab›n ne kadar› panzehir, bunu Demirel taraf›ndan verilen seminerde; üzümün flaraba dörtlüklerinde söylemese de seminere kat›lanlar art›k dönüflüm hikayesinden, degüstasyon tekniklerine, flarap biliyor. Evinde flarab›n› nerede saklayaca¤›n›, ideal al›rken nelere dikkat edilmesi gerekti¤inden, yemek ›s›s›n›n ne oldu¤unu nas›l servis edece¤ini, yan›nda ne gibi ikramlarda bulunabilece¤ini de.. Birbirinden güzel flaraplar›n tad›m›yla seminerimizin ilk bölümünü bitirdik. ‹kinci bölüm 20 Kas›m ‘da. Seminerimiz Kavakl›dere fiaraplar›n›n Akyurt Fabrikas›nda üzümün dal›ndan fliflelenmesine kadar bütün ayr›nt›lar› ve tanklardan yudumlanacak flaraplarla son bulacak. Bira Festivali - OKTOBERFEST Bira Festivali - OKTOBERFEST etmenin keyfini 9-10 Ekim 2004 günlerinde Tesisimizde düzenlenen ilk yaflad›. Gecenin Bira Festivali’nde farkl› yafl gruplar›ndan çok say›da ak›fl›nda çeflitli üyemiz e¤lenceli saatler geçirdiler. Festivalde geceye yar›flmalar düzen- özgü müzikler çal›n›rken, herkes hem farkl› lezzetlerin lendi ve hediyeler sunuldu¤u büfemiz- da¤›t›ld›. den ald›¤› frankfurter Kat›l›mc›lar, girifle kurulan Ferrari Simülasyon Arac› ile sosis, Sauerkraut gibi Formula yar›fl›n›n heyecan›n› yaflad›lar. Alman bira tipi yemeklerin tad›n› Bu güzel geceyi gerçeklefltirmemize katk› sa¤layan ve ç›kard› hem de zaman heyecan›m›za ortak olan Ere Otomotiv ve Becks (Efes zaman müzi¤in rit- Pilsen)’e teflekkür ederiz. Kat›lamayan üyelerimizi de bir mine kap›larak dans sonraki festivalde aram›zda görmek umuduyla. 44 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

etkinlik etkinlik Cumhuriyet Tango ve Arjantin Gecesi Cumhuriyet Tango ve Arjantin Gecesi Cumhuriyetimizin 81. y›ldönümü etkinlikleri çerçevesinde, ODTÜ Mezunlar› Derne¤i Viflnelik Tesisi, 23 Ekim Cumartesi gecesi renkli bir kutlamaya ev sahipli¤i yapt›. Türkiye'nin say›l› tango orkestralar›ndan AGNOLIM'in yaklafl›k 2 saatlik genifl repertuar›yla sahne ald›¤› gecede, 300'ü aflk›n tangosever biraraya geldi. Radyo ODTÜ'deki Tangora program›n›n yap›mc›lar› Ali Ifl›kl› ve Emre Or'un sundu¤u gecede, AGNOLIM Tango Orkestras›'n›n yorumlad›¤› tangolar ve müzik eflli¤inde 1920'lere özgü k›yafetleriyle dans eden çiftler, salonda, Cumhuriyet'in kurulufl y›llar›nda, Atatürk'ün de tango yapt›¤› balolar› an›msatan bir atmosfer yaratt›. Astor Piazzolla, Osvaldo Pugliese gibi önemli tango bestecilerinin eserlerinden örnekler sunan orkestra, dans edenlere oldu¤u kadar, dinleyicilere de keyifli saatler yaflatt›. Tema Arjantin Tangolar› olunca ayn› gece Arjantin yemeklerinden oluflan menü restoranda üye ve misafirlerimize sunuldu. Arjantin Büyükelçili¤inin önerileri ile haz›rlad›¤›m›z menü ile standart menünün d›fl›nda farkl› bir mutfa¤› misafirlerimiz deneme f›rsat›n› buldular. Türk-Yunan Dostluk Gecesi Odtülüler A.fi. tüm ODTÜ mezunlar›n›n de¤iflik alanlardaki bilgi ve deneyim birikimlerinin, oluflturduklar› sosyal iliflkilerin, ifl yaflam›nda bir flirket kanal›yla üretime dönüfltürülmesi amac›yla \"‹ki k›y›dan unutulmaz lezzetler ve kurulmufltur. Çok ortakl› yap›s›n›n ve Türk-Yunan Dostluk Geceleri\" \"Odtülüler\" ad›n›n kamusall›¤›n›n sürgit 2000 y›l›nda ilkini yapt›¤›m›z dostluk gecelerinin korunabilmesi için bir kiflinin ortakl›k pay› devam›n› 29/30 Eylül’de Viflnelik’te gerçeklefltirdik. en çok %2 ile s›n›rl›d›r. Her iki ülkenin mutfa¤›n›n önde gelen örneklerini mevsimsel aç›dan uygun oldu¤u için deniz ürünleri ile destekleyerek bir menü oluflturduk. Ankaradaki ODTÜLÜLER yunanl› dostlar›m›z›n sevdi¤i bir grup olan Grup MÜHEND‹SL‹K, DANIfiMANLIK, TEMS‹LC‹L‹K ve T‹CARET Smyrna baflta buzuki olmak üzere iki komflu ülkenin A.fi. sevilen ve unutulmaz ezgilerini bizlere sundu. Sirtaki www.odtululer.com ve halay, e¤lencenin simgesi oldular. ‹zmir’den gelen Grup Smyrna'n›n iki üyesinin ODTÜ mezunu olmas› güzel bir tesadüftü. Üyelerimiz ve misafirleri çok keyifli iki gece geçirdiler ve Yunanl› komflular›m›zla dostlu¤un hep sürekli olmas›n› dile getirdiler. Bu reklama konu flirketin ODTÜ Mezunlar› Derne¤i ile iliflkisi yoktur. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 45

kitaplar aras›nda kitaplar aras›nda ÇADOR Murathan Mungan \" Çador, annelerimizin, ninelerimizin geleneksel ve onlar›n roman masum baflörtüsü de¤ildir yaln›zca. Kafalar›m›zdaki boyunca sadece birer köprüdür. Örtünmek bir ahlak haline getirildi¤inde imge olarak kalmas›, arkas› mutlaka gelir; karara karara gelir. Örtünmenin ülkesinin kaderiyle sonu yoktur. Kad›nlar kefene kadar örtünmek zorunda paraleldir. Kad›nlar›n kal›rlar..\" örtünmeye, saklanmaya, görülmemeye mahkum edildi¤i, neredeyse \"hiç\"e Murathan Mungan’›n 2004 y›l› bafl›nda sessiz sedas›z dönüfltürüldü¤ü bir co¤rafyada; unutturulan kad›nlar›n yay›mlanan kitab› \"Çador\", üzerinde çok konuflulmufl, ard›ndan erkeklerin de kimliksiz, ruhsuz bedenlere çok da konuflulacak, kitleleri ilgilendiren bir konuyu dönüflmesi tesadüf olabilir mi? odak noktas› alan bir k›sa roman. Kitapç› raflar›nda oldukça iddias›z bir flekilde yerini alm›fl olsa da, Baflkalar›n›n hikayesi olarak dinledi¤imiz, tan›k söyleyecek çok sözü olan ‘yak›c›’ bir kitap \"Çador\". oldu¤umuz yürek burkan olaylar, birgün kendi gerçe¤imiz olarak karfl›m›za ç›karsa ne hissederiz? Kitab›n baflkahraman› hatta tek kahraman› Akhbar, Yurduna dönmüfl olsa da art›k hep gurbeti yaflayacak savafllar›n son bulmas›yla y›llarca uzak kald›¤› ülkesine olan Akhbar, bu tecrübeyi yaflarken okuru tan›k ediyor geri döner. Duyduklar›, okuduklar›, kaçanlar›n yürek burkan hikayesine. anlatt›klar› yüzünden içinde kayg›lar bar›nsa da; Murathan Mungan roman, hikaye, oyun, fliir gibi farkl› yurduna, al›flt›¤› tan›d›¤› topraklara dönmüfl olma türlerde baflar›l› eserler yaratabilen bir edebiyat adam›. sevinci ve yak›nlar›na kavuflma umudu a¤›r basar. Aile Birçok eserinde oldu¤u gibi \"Çador\"da da anlat›m›yla fertlerini ararken herfleyin izini sürer, her kap›y› çalar. fliir tad› b›rak›yor. Akhbar’›n kendi dünyas›na döndü¤ü Fakat bu aray›flta tüm umutlar› bofla ç›kar ve psikolojik bölümlerde okuru da sorgulamaya davet ediyor. Bu da çöküntünün efli¤indeki Akhbar’›n yaflam› hiçbir zaman kitab›, yazarken gösterilen özeni okurken de bekleyen, eskisi gibi olmaz. zaman zaman soluklan›p her sözcü¤ü sindirilen bir eser Kitapta olaylar›n geçti¤i ülkenin neresi oldu¤undan hiç haline getiriyor. söz edilmiyor. Ama çevre betimlemelerinden, insan Sadelik, az ve öz söylemek, kitab›n ifade flekliyle ilgili portrelerinden, anlat›lan savafl ve savafl sonras› yap›labilecek bir de¤erlendirme. Üzerine sayfalarca olaylardan, büyük olas›l›kla ‹slam devrimi yaflam›fl çöl yaz›lan, çok söz söylenen bir temayla ilgili Mungan, topraklar›nda oldu¤unu anl›yor okur. Zaten buran›n birkaç cümleyle okurun yüre¤ini avucunda tutmay› hangi ülke oldu¤unun, kitab›n söylemi ad›na fazla baflar›yor. önemli olmad›¤› anlafl›l›yor; çünkü önemli olan \" En sa¤lam s›n›rlar ölülerle yap›land›r. Kimse öteki tarafa kad›nlar›n “çador” ile bafllayan örtünme süreci asl›nda. geçemez. Art›k kolay kolay bar›flamay›z komflular›m›zla, Çador, ‹ran’da ve Afganistan’da kad›nlar›n örtündü¤ü kendimizle de. Aram›zda ölülerimiz durur...\" bir tür eflarp. Kad›nlar vücutlar›n› tamamen kapatan burkadan daha önceleri çadorla örtünüyorlar. Kitapta Akhbar’›n hikayesi, örtünmenin ahlak say›lmaya vurgulanan ise, örtünmenin çadorla bafllayan, burkayla bafllanmas›n›n, kad›ndan bafllayarak tüm toplumu yitik devam eden bir süreç oldu¤u. Kritik noktada; yani olma sürecine nas›l sürükledi¤inin hikayesi...Okurun örtünme bir ahlak haline geldi¤inde sonu gelmeyecek Akhbar’›n yazg›s›na tan›kl›¤› 106. sayfada son buluyor; bir dönem bafll›yor ve kad›nlar yaflamlar› boyunca bunu ama hikayenin gücü, Mungan’›n kusursuz anlat›m›yla okuyan› saran çöl havas›na kar›fl›nca, \"Çador\" unutulmaz tafl›yorlar. bir kitap oluyor. S›la özlemiyle yurt topraklar›na dönen Akhbar’›n Ceren AKIN (ECON’97) hayat›n› flekillendiren de ülkesinin bu gerçe¤i olur. Akhbar’›n annesini, k›zkardeflini, sevgilisini bulamamas›, 46 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004

mezun@net mezun@net Üç Boyut ve Dizüstü Haf›zam beni yan›ltm›yorsa üç boyutlu görüntülerle Sonralar› Ar› ilk defa Ankara Bahçelievler’de flu an için kullan›m› Sinemas›’n›n kullan›m TRT’ye ait olan Ar› Stüdyolar›’nda ya da o zamanki hakk›n› TRT al›nca bir Ankaral›lar›n bildi¤i ad› ile Ar› Sinemas›’nda süre bu zevkten karfl›laflm›flt›m. O zamanlarda üç boyutlu film mahrum kald›m. Ta ki gösteren baflka bir sinema hat›rlam›yorum Ankara’da. Amerika’ya ilk gidiflimde Belki de evimiz Bahçelievler’de oldu¤u ve ailemin bulabildi¤im en büyük IMAX salonuna gidene kadar. beni o zamanlar götürdü¤ünü hat›rlad›¤›m tek Tabi bu arada yurtd›fl›ndan baz› filmler getirtip sinema oldu¤u için flu an bana öyle geliyor olabilir. eskiden saklad›¤›m gözlüklerimle izlediysem de bunlar Ve ilk izledi¤im üç boyutlu film bir korku filmi olan pek yeterli olmad›. Friday the 13th idi. O zamanlar daha çok üç boyutlu Asl›nda üç boyutlu filmlere görüntülerden mi yoksa sinemaya girerken özel olan ilgi biraz da bilgisayar olarak çekilmifl bu filmleri izleyebilmemiz için verilen teknolojisinin geliflmesi ve gözlüklerden mi etkileniyordum tam olarak kiflilerin daha çok bu hat›rlamamakla birlikte, bunun benim için büyük bir ürünlere ilgi duymas› ile e¤lence oldu¤unu söylemeliyim. En çok hofluma azalmaya bafllad› giden fley ise, ara ara gözlüklerimi ç›kar›p di¤er denilebilir. Son 15-20 y›l insanlar›n filmin üç boyutlu nesnelerin üzerlerine gözönüne al›nd›¤›nda medya amaçl› bilgisayar geliyormufl hissi yaratmas› ile film izlerken ald›klar› teknolojisi o kadar çabuk ve artan bir ivme ile geliflti ki garip flekiller oluyordu. belki de bize sunulan geliflmelerden baflka birfley isteyecek halimiz kalmad›. Hatta zaman zaman olan bitenleri bile takip etmekte zorland›k. Ancak flu an bilgisayarlar›n geliflimi öyle s›n›rlara dayand› ki art›k daha fazlas›n› ve çok daha imkans›z fleyleri hayal edip isteyebiliyoruz. Bir kullan›c› olarak benim kiflisel hayallerimin bafl›nda bilgisayar ekran›ndaki görüntülerin sunumunda 1950’lerde bafllay›p 1980’lere kadar popülerli¤ini koruyan üç boyutlu teknolojinin kullan›laca¤› ürünler geliyordu. Galiba diyorum art›k yeni hayaller kurma zaman›. Çünkü bir süredir firmalar bilgisayar ekranlar›ndan üç boyutlu görüntülerle kullan›c›lar›na ulaflma yönünde çal›flmalar yapmaktalar. odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004 47

mezun@net mezun@net Geçen sene bafl›ndan beri takip etti¤im öndekilerden daha arkada oldu¤unun kadar› ile DDD firmas›n›n gelifltirdi¤i görüntülere derinlik kazand›r›larak programlar sayesinde bilgisayar belirgin hale getirilmesinden ibaret. Bu ekranlar›nda üç boyutlu görüntü zevkini teknolojinin çal›flabilmesi için LCD ya da yaflamak mümkün. DDD asl›nda Dynamic plasma ekranlar›n kullan›lmas› gerkiyor. Digital Depth tan›m›n›n k›salt›lm›fl hali. Hal böyle olunca da bu teknoloji flimdilik Asl›nda firman›n üç boyutlu görüntü elde daha çok dizüstü bilgisayar kullan›c›lar› için etmek için kulland›¤› yöntem iki aflamadan çekici bir hale geliyor. Buna ek olarak bu teknolojinin kullan›lmas›, maliyetleri flu an için oldukça art›r›yor. Bu yeni teknoloji ile ilgili sevindirici bir haber ise, buna uygun yeni görüntülerin üretilmesi gibi bir gereklilik olmamas›. Halihaz›rda üretilmifl olan filmler ya da TV programlar› daha önce de belirtildi¤i gibi belirli parçalara ayr›l›p derinlik kazand›r›lmas› ve renk ayr›mlar›n›n yap›lmas› yolu ile üç boyutlu hale getirilebiliyor. Dijital ortamda yarat›lm›fl resimlerin ya da video görüntülerinin üç boyutlu hale getirilmesi ise tahmin edilebilece¤i gibi çok daha rahat oluyor. Halihaz›rda Sharp, NEC ve Sanyo firmalar› DDD firmas› ile birlikte çal›flarak hem yeni teknolojiyi ürünlerinde kullanmaya hem de bu geliflmeleri daha ileriye götürmeye yönelik çal›flmalara bafllam›fl durumdalar. Firmalar destek verdikçe geliflmeler daha da h›zlanm›fl durumda diyebiliriz. DDD firmas› bu teknoloji ile ilgili olarak önce Amerika’da, daha sonra da Avrupa’da patent alm›fl durumda. En son olarak CEBIT 2004’te Sanyo firmas›n›n bu teknolojiye uygun olufluyor. Öncelikle ekranlar›n görüntüyü yans›tan ön olarak üretilmifl LCD ekranlar› panellerini içeriden polimer esasl› bir katman ile kullan›c›lar›n incelemesine kapl›yorlar. Daha sonra ise gelifltirdikleri özel yaz›l›m sunulmufltu. sayesinde normalde ekranlarda iki boyutlu olarak gördü¤ümüz ancak normal hayatta üç boyutlu olan Merak edenler için bu nesnelerin görüntülerini üç boyutlu hale getiriyorlar. teknolojiyi dükkanlara girip almak için çok fazla beklememize gerek olmad›¤›n› Üç boyutlu deyince asl›nda kullan›c›lara sunulan› iyi söyleyebilirim. Birkaç ayl›k süre sonunda eminim ki tariflemek gerkiyor ki sonradan beklentilerle sunulan bu yeni teknoloji ile uyumlu daha geliflmifl ürünler en aras›nda farkl›l›k olmas›n. Oluflturulan üç boyutlu yak›n›m›zdaki bilgisayar sat›c›lar›n›n raflar›nda görüntüler baz› reklam filmlerinde gördü¤ünüz gibi, kendilerine yer bulacaklard›r. ormandan ç›k›p evinize gelen aslan ya da kaplan fiimdiden bir ipucu: Firmalar sadece görüntüleri gibi olmuyor elbette. Yani hologram tarz› bilgisayar ekranlar› için de¤il, cep çok gerçekçi efektler baflta mümkün de¤il. Ancak telefonu ve el bilgisayarlar› gibi, bir Sony ve Sanyo firmalar›n›n bu teknolojiyi gelifltirmek ekrana sahip her türlü elektonik için ortaklafla çal›flma karar› almalar› iyi yönde cihaz için bu teknolojiyi geliflmeler olaca¤›n›n garantisi olarak görülebilir. Bu gelifltirmekle meflguller. teknoloji ile kullan›c›lara sunulan daha çok görüntünün orjinalinde arka planda olan nesnelerin, B. Balk›r ÜNÜR (CP’96,MBA’00) 48 odtülüler bülteni 135 Kas›m 2004


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook