02 Toprağın altındakilerin mirasları, toprağın üstündekiler en büyük armağandır. Bizlere büyük bir miras bırakan Hacı Abdullah Efendi'nin hayatının kısa özetini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. \"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu\" (Zümer 9) ayetinde bahsedildiği üzere alimlerimiz bizim için en kıymetlilerdir. Hacı Abdullah Efendi gibi alimler, İslam'ı yaymak için son nefeslerine kadar mücadele içindedirler. Anadolu'nun beşiğindeki yaşamış ve ebediyete intikal etmiş alimlerdendir Hacı Abdullah Efendi. Alimler bizlerin İslamı daha güzel anlaması ve yaşaması için yolumuzu aydınlatan fenerlerdir. Karanlık gecelerde Kuran-ı Kerim'in ışığını üzerimize düşüren, soğuklarda Allah (cc) sevgisiyle bizleri ısıtan bir Allah dostudur Hacı Abdullah Efendi. Rabbimiz tüm alimlerle birlikte O'na da rahmet eylesin.
03 Yrd. Doç. Dr. Şerafettin YILDIZ MÜDERRİS-NAKŞİBENDİ HALİDİ ŞEYHİ SEYDİŞEHİRLİ
04 Hacı Abdullah Efendi, Osmanlı padişahlarından IV. Mustafa'nın saltanatı (1807-1808) döneminde hicri 1222 (m. 1807) yılında Konya vilayetinin Bozkır kazası Karacahisar köyünde doğmuştur. Tam künyesi, es-Seyyid Abdullah b. Mehmet b. Ali el-Bozkırî es-Seydişehrî en-Nakşibendî el-Hâlidî'dir. Babası; Yeğen Mehmet Efendi olarak tanınan hadis âlimi ve müderris Mehmet b. Ali el- Karacahisârî, annesi ise Bozkır'ın Karacaardıç köyünden Sarı Fakih kızı Zeynep Hanım'dır. Zeynep Hanım, ailenin tek çocuğu Abdullah'ın doğumundan kısa süre sonra vefat etmiş, bunun üzerine müderris Yeğen Mehmet Efendi, yine aynı köyden İsmail Ağa'nın kızı ile ikinci evliliğini yapmış, bu evlilikten h. 1227 (m.1812) yılında Mehmet (Ahmet) adında bir oğlu daha dünyaya gelmiştir. Müderris Yeğen Mehmet Efendi, ikinci çocuğunun doğduğu 1812 yılında vefat edince boş kalan Karacahisar Yeğen Mehmet Efendi Medresesi'ne kendi talebesi Hocaköylü Memiş (Mehmet Kudsi) Efendi (1784-1852), müderris olmuştur.
05
06 Abdullah Efendi, beş yaşında hem anne hem de baba şefkatinden mahrum kalınca üvey annesi küçük Abdullah'a sahip çıkmış, önce onu, köyün sıbyan mektebine göndermiş, ardından da Memiş Efendi'nin müderrislik yaptığı Karacahisar Medresesi'ne yerleştirmiştir. Takriben 1819 yılında hocası müderris Memiş Efendi'nin nezaretinde medresede yatılı olarak ilim tahsiline başlayan Abdullah Efendi; hocasından dini ilimlerin yanı sıra Arapça ve Farsça öğrenimi de görmüştür. Medrese tahsili sırasında hocası Memiş Efendi'nin önce Nakşibendi Tarikatı Hâlidî kolu şeyhi Ödemişli Hasan Kudsi Efendi (ö.h.1254/1838)'nin halifesi, ardından da şeyh olması sebebiyle Nakşibendi tarikatına intisap etmiştir. Memiş Efendi'den hem aklî hem de naklî ilimleri tahsil ettikten sonra h. 1249 (m.1833) yılında müderrislik icazetinin yanı sıra hadis ilmi icazeti de almıştır. İcazet aldığı yıl hocası Memiş Efendi; medrese mezunu olan genç talebesi Abdullah Efendi'yi, Seydişehir'de medresesi bulunan medrese arkadaşı, merhum Şeyh Nuri Efendi'nin iki çocuklu dul eşi Arife Hanım ile evlendirmiş ve onu Şeyh Nuri Efendi Medresesi'ne müderris olarak göndermiştir. Zahiri ve batini ilimlere vakıf olan Abdullah Efendi, aynı zamanda hocası Nakşibendi Tarikatı Hâlidî kolu şeyhi Memiş (Mehmet Kudsi) Efendi tarafından Seydişehir halifesi olarak görevlendirilmiştir.
07
08 Şeyh Nuri Efendi Medresesi, kısa bir süre sonra Hacı Abdullah Efendi Medresesi olarak anılmaya başlamış, Seydişehir ve çevresinin önemli bir ilim merkezi haline gelmiştir. Müderris Hacı Abdullah Efendi; mezun ettiği bazı öğrencilerini, arkadaşları ve müritlerinin bulunduğu İstanbul-Halıcılar, Manisa-Kırkağaç, Eskişehir ve İzmir-Nif (Kemalpaşa) gibi çeşitli şehirlere göndermiş, oralardaki müderrislerden icazet almalarını sağlamıştır. Hacı Abdullah Efendi, hocası ve şeyhi Memiş Efendi'yi Hocaköy'de sık sık ziyaret etmiş, tarikatın icaplarını yerine getirmiş ve tasavvufî ilimlerde derinleşmiştir. Memiş Efendi'nin 1852 yılında Seydişehir'in Çavuş köyünde vefatından sonra Hacı Abdullah Efendi, Nakşibendi Tarikatı Halidi kolu şeyhi olmuştur. Şeyh Hacı Abdullah Efendi; Nakşibendî, Kâdirî, Suhreverdî, Kubrevî, Çeştî ve Mevlevî tarikatlarının şeyhliğini yapmış, halifelerine bu tarikatların usulüne göre teveccüh, zikir telkinine ve talebe yetiştirmelerine izin vermiştir. Hacı Abdullah Efendi, 1852 yılından itibaren çevresinde şeyh olarak kabul edilmesine rağmen şeyhlik mührünü h. 1283 (m. 1866) yılında kullanmaya başlamıştır.
09
10 Osmanlı döneminin son devir ulemasından Seydişehirli Müderris Şeyh Hacı Abdullah Efendi; evinde iki üç gün rahatsız yattıktan sonra Rumi 12 Mart 1319, Hicri 25 Zilhicce 1320 (25 Mart 1903) Çarşamba günü gecesi saat dokuzda 96 yaşında Seydişehir'de vefat etmiştir. Müritlerinden Çankırı-Yapraklılı Hacı Mustafa (Okutkan) Efendi (1870-1949), Hacı Abdullah Efendi'yi yıkayıp kefenlemiş; binlerce müridi ve sevenlerinin katılımıyla Perşembe günü Seyyid Harun Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra vasiyeti üzerine o zaman Hızır Mescidi adı verilen şimdiki türbenin bulunduğu yerdeki kabre defnedilmiştir. Hacı Abdullah Efendi'nin vefatından sonra Padişah II. Abdülhamit Han (1842-1918)'ın emriyle kabrinin üzerine bir türbe yapılmış, Sadrazam Damat Ferit Paşa (1851-1914) da sanduka üzerine yeşil atlas sırma işlemeli bir örtü göndermiştir. Türbe, 1955 yılında temelinden itibaren yeniden yapılmış, yapım sırasında türbe kapısının dışında olan türbedar Uşaklı Hekim Hacı Ali Efendi (ö.1325/1909)'nin kabri de türbenin içine alınmıştır. Türbeye girildiğinde sağ tarafta erkeklere mahsus kabirlerden baştan birinci mezar, Şeyh Hacı Abdullah Efendi'ye aittir. Hacı Abdullah Efendi, ilk ve tek evliliğini Hacı Arife Hanım ile yapmış ve bu evlilikten Mehmet Hocagân (1836-1906), Ahmet (1840-1918), Şakir (1845-1909), Şerife ve Hatice olmak üzere beş çocuğu dünyaya gelmiştir.
11
12 HACI ABDULLAH EFENDİ'NİN ERKEK ÇOCUKLARI 1-) HACI HOCEGAN EFENDİ (1836-1906) 1836 yılında Seydişehir'de doğmuştur. “Hocegân” lakabı olup asıl adı Mehmet Ali'dir. İcâzet aldığı babasına tedrisatta yardımcı olmuştur. 1869 yılında itibaren medrese müderrisliğini yürütürken babası Hacı Abdullah Efendi'nin 1903 yılında vefatından sonra Nakşibendi Şeyhliği görevini de üstlenmiştir. Sadece üç yıl şeyhlik yapan Hacı Hocegân Efendi; 1906 yılında 70 yaşında Seydişehir'de vefat etmiştir. Türbedeki erkekler kısmındaki ikinci mezarda medfundur. Birinci eşi Halis Hanım'dan Ömer, Naile; ikinci eşi Emine Hanım'dan Sıddıka, Zübeyde, Halime, Kübra, Hocegân (Mehmet Şemsettin) adlarında yedi çocuğu dünyaya gelmiştir. 2-) HACI AHMET EFENDİ (1840-1918) 1840 yılında Seydişehir'de doğan Hacı Ahmet Efendi, tahsilini babasından tamamlayarak icâzet almıştır. Marangozluk mesleğinin yanı sıra ilk sınıflarda tedrisata yardımcı olmuş ve 1918 yılında Seydişehir'de vefat etmiştir. Türbenin erkekler kısmındaki son mezarda medfundur. Birinci eşi Hatice Hanım'dan Hamide, Emine; ikinci eşi Rukiye Hanım'dan Arife, Sabite, Saide adlarında beş kız çocuğu dünyaya gelmiştir.
13
14 3-) HACI ŞAKİR EFENDİ (1845-1909) 1845 yılında Seydişehir'de doğmuş ve medrese tahsilini babasından yapıp icâzet almıştır. Ağabeyi Hacı Hocegân Efendi ile birlikte Hacı Abdullah Efendi Medresesinde müderrislik yapan Hacı Şâkir Efendi, 1909 yılında 64 yaşında Seydişehir'de vefat etmiştir. Türbenin erkekler kısmındaki üçüncü mezarda medfundur. Eşi Fatmana Hanım'dan İbrahim ve Abdullah adlarında iki erkek çocuğu dünyaya gelmiştir. HACI ABDULLAH EFENDİ'NİN KIZ ÇOCUKLARI 1-) ŞERİFE HANIM : Eşi Muhyiddin Efendi'dir. Yusuf ve Zühtü adlarında iki oğlu dünyaya gelmiştir. 2-) HATİCE HANIM: Akseki'ye gelin giden Hatice Hanım'ın Nesibe adında bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir.
15
16 HACI ABDULLAH EFENDİ'NİN BAZI HALİFELERİ Adanalı Halil Develioğlu, Adanalı Hasan Talat Muter, Ahmet Efendi (Hacı, Beyşehir-Kaşaklılı), Aksaray, Çekiçlerli Ahmet Lütfi Efendi, Ankara- Kızılcahamam-Çamlıdereli Hacı Vasıf Efendi, Antalya- Akseki-Çimili Karahafız Osman Efendi, Antalya-Manavgat-Salurlarlı Veli Efendi, Balıkesir-Havran'da Adana-Kozanlı Sabri Hoca Efendi, Bolulu Hacı Ahmet Efendi =Şeyh Zuhuri, Bolu-Mudurnulu Muhammed Haki Efendi, Burdur-Dirmilli İbiş (Mehmet Emin) Efendi, Burdur-Dirmilli İbrahim b. İbiş Efendi, Bursalı Osman Efendi, Çankırı-Çerkeşli Mehmet Hilmi Efendi, Çankırı-Yapraklılı Hacı Mustafa Okutkan Efendi, Denizli-Çal'da Emin Efendi, Denizli-Yatağanlı Hacı Mehmet Said Efendi, Eskişehir, Muttalipli Hacı Hüseyin Efendi, Eskişehirli Abdullah Efendi, Eskişehir-Muttalipli Hacı Sadık Efendi, Eskişehir-Sivrihisarlı Ahmet Şemseddin Efendi,
17
18 Ispartalı Hacı Ali Efendi, Ispartalı Keçeci Mustafa Efendi, İzmir-Armutlu'da Emin Efendi, İzmir-Bergama- Mahmudiye'de Hacı İbrahim Efendi, Kastamonu-Devrakanili Hacı Merdan Efendi, Konya'da Muhammed Bahaeddin b. Memiş Efendi, Konya-Beyşehir-Dalaymanlı Hacı Ahmet Efendi, Konya-Beyşehir-Derebucaklı Hamit Efendi, Konya-Beyşehir-Huğlulu Yusuf Efendi, Konya-Beyşehirli Hacı Osman Efendi, Konya-Çumralı Hüseyin Efendi, Konyalı Osman Efendi, Konya-Seydişehir'de Hocagân (Mehmet Ali) Efendi, Konya-Seydişehir'de Üzümlülü Mümin Hoca, Konya-Yalıhüyüklü Osman Efendi, Kütahyalı Hacı Ömer Efendi, Kütahya-Simav-Kuşu'da Aksekili Hüseyin Hüsnü Efendi, Kütahya-Simav-Yağıllarlı Hacı Ahmet Efendi, Manisa-Akhisarlı Abdülcelil Efendi, Mersin-Tarsuslu Hacı Ahmet Hilmi Efendi, Yozgat-Akdağmadenili Mehmet Edip Efendi
19
20 Hacı Abdullah Efendi'yi Ziyaret Edip Nasip Alanlar Padişah II. Abdulhamit Han, Sadrazam Ferit Paşa, Abdulaziz Mecdi Tolun, Sivaslı Müderris Ali Kemali Efendi, Ayaşlı Muallim Şakir Efendi. ŞEYH HACI ABDULLAH EFENDİ'NİN BAZI ÖZLÜ SÖZLERİ * Kör kalbe hikmet atılmaz! * Başkalarını himaye et, kendini beğenip kibirli olma! * Kendini ve evladını tehlikeye atmamak için evladını avamdan koru ve okumasını temin et. * İnsanların en iyisi, hal ve harekâtını Kur'an'a uydurandır. * Konuşmanızda ve bütün harekâtınızda tevazuu bırakmayın. * Bir kimse yetmiş yıl Allah'ın emirlerini yerine getirse, bir an ondan ayrılsa, kaybettiği, kazandığından fazladır.
21
22 KAYNAKLAR: Abdulkerim Abdulkadiroğlu, Ilgazlı Hacı Baba (Nakşibendi Şeyhi Ahmed Abduşoğlu), Eko Ofset, İstanbul 1995, s.38; Mehmet Ali Gürbüz, Derebucak Çevresinin Evliyaları ve Alimleri, Damla Ofset, Ekim 2007, Konya, s.121; Abdurrahman Ayaz, Seydişehir Tarihi, 5. Baskı, Seydişehir 2008, s.88-172; M.Ali Uz, “Celaleddin Kişmir'den Avlonyalı M. Ferit Paşa ve Seydişehirli Şeyh Abdullah Efendi ile İlgili Bir Hatıra”, Merhaba Akademik Sayfalar, Haz. M.Ali Uz, Ali Işık, C. 8, S. 20, 4 Haziran 2008 Çarşamba, s.327-328; İsmail Bilgili-Ahmet Çelik, Muhammed Kudsî el- Bozkırî (Hoca Memiş Efendi), Desen Ofset Matbaacılık, III. Baskı, Eylül 2009, Konya, s.27, 113-114; İbrahim Örencik, Geçmişten Günümüze Müttalip Köyü Tarihi, Nisan 2012, s.94; Şerafettin Yıldız, Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi (1807-1903), Çizgi Yayınları, Konya 2015.
23
Anadolunun manevi mimarlarından Şeyh Hacı Abdullah Efendi'nin ünü Osmanlı'nın sondönemlerinde ülkeye ve İslam coğrafyasına yayılmışve yaşadığı dönemde Seydişehir, “Medine-i Sâni”adıyla anılmaya başlamıştır.
Search
Read the Text Version
- 1 - 28
Pages: