BENİMLESİN You are wıth me
1
Bu kitap BENİMLESİN - You Are With Me eTwinning projesi kapsamında proje ortağı okulların katkıları ile hazırlanmıştır. This book has been prepared with the contributions of the partner schools within the scope of the eTwinning project - You Are With Me. 1.BÖLÜM Haşim İşcan Anaokulu - Selma Erüstündağ 2.BÖLÜM Arifiye İlkokulu - Elif Çayır 3- BÖLÜM Burhaniye İlkokulu - Leyla Kamiloğlu 4-BÖLÜM Haşim İşcan İlkokulu - Mualla Uysal 5- BÖLÜM Cemal Diker İlkokulu - Elif Oma 6 -BÖLÜM Ceıp Santa Maria Del Prado - Fatıma Benito Collado CHAPTER 1 Haşim İşcan Kindergarten - Selma Erüstündağ CHAPTER 2 Arifiye Primary School - Elif Çayır CHAPTER 3 Burhaniye Primary School - Leyla Kamiloğlu CHAPTER 4 Haşim İşcan Primary School - Mualla Uysal CHAPTER 5 Cemal Diker Primary School - Elif Oma CHAPTER 6 Ceip Santa Maria Del Prado - Fatima Benito Collado 2
Hello I'm ANGEL Hello I'm POFFY 3
Güneşli bir günde Poffy mutluluk ormanında gözlerini açtı. Şöyle bir etrafına bakındı. Önce elini yüzünü yıkadı, kahvaltısını yaptı ve ormanda gezintiye çıktı. Ormanda gezerken bir elma ağacına rastladı. Canı çok elma çekmişti. Elma ağacından bir tane elma aldı ve iştahlı bir şekilde elmasını yedi. Çok lezzetliymiş belki birilerine rastlarım onlara da ikram ederim düşüncesiyle yanına birkaç tane daha elma alarak yoluna devam etti. Karşısına bir tavşan çıktı. “Merhaba tavşan kardeş, ben Poffy. Senin adın nedir?” dedi. Tavşan: ”Ben de Angel.” dedi. “Tanıştığıma memnun oldum Angel. Elma yemek ister misin? Çok lezzetli.” Angel, çok teşekkür ederim elmayı çok severim, dedi. Poffy Angel’a seslenerek “Angel artık BENİMLESİN yolculuğumuza beraber devam edelim mi?” dedi. On a sunny day, Pofy opened his eyes in the forest of happiness. He looked around. First, he washed his hands and face, had his breakfast, and went for a walk in the woods. While walking in the forest, he came across an apple tree and wanted to eat apples. He took an apple from the tree and ate it with an appetite. She thought that it was tasty, maybe I would meet someone and offer them, so he took a few more apples with him and continued on his way. He came across a rabbit. -Hello rabbit brother, I am Poffy. What is your name? -My name is Angel. Nice to meet you. -Do you want to eat an apple, Angel? They are so delicious. -Thank you. I love apples. Poffy called out to Angel and said -You are with me now, Angel. Shall we continue our journey together? 4
Hello I'm ANGEL Hello I'm POFFY Hello I'm BİNGO 5
Poffy ve Angel ormanda yol almaya devam ettiler. Ormanda rengarenk çiçekler, kocaman ağaçlar ve birlikte oynayan hayvanlar vardı. İki arkadaş aniden bir ses duydular. Sesin nereden geldiğini anlamaya çalıştılar. Aaa o da ne? Bir grup insan piknik yapıyordu. İnsanların ormandan ayrılırken piknik yaptıkları alandan çöplerini toplamadan ayrıldıklarını gördüler. Poffy ve Angel üzgün bir şekilde ormanı temizlemeye başladılar. Tam o sırada kendileri gibi çöp toplayan bir köpek gördüler. Ona ismini sordular. Benim adım BİNGO dedi köpek. Angel ona dönerek; -Bizimle birlikte devam eder misin? diye sordu. BİNGO evet dedi. Angel artık BENİMLESİN dedi. Üç arkadaş ormanı temizledikten sonra yola devam ettiler. Pofy and Angel continued to make their way through the forest. There were colorful flowers, huge trees and animals playing together in the forest. They suddenly heard a voice. They tried to figure out where the sound was coming from. Oh what is that? A group of people were having a picnic. They saw people leaving the area where they were having a picnic when leaving the forest without picking up their garbage. Pofy and Angel sadly began clearing the forest. Just then, they saw a dog picking up garbage like themselves. - Hello, what is your name? -My name is Bingo. Angel turned to him and asked -Will you continue with us? Bingo:Yes, I will. Angel:You are with me, anymore. After clearing the forest, the three friends continued on their way. 6
7
Bingo arkadaşlarına: _Benim bir arkadaşım var. Adı Tarçın. Birlikte ormana sihirli anahtarı bulmaya gelmiştik ama birbirimizi kaybettik. Sihirli anahtar büyük dedemizin ormana gömdüğü ve bize verdiği haritada saklı ve harita da arkadaşımda kaldı. Onu aramaya yardımcı olur musunuz? dedi. Hep birlikte Tarçııın! Tarçııın! diye bağırarak ormanın derinliklerine doğru ilerlediklerinde Tarçın’ı bir ağacın altında uyurken buldular. Bingo \"Tarçın! Uyan arkadaşım.\" dedi. Tarçın gözlerini açıp Bingo’yu gördüğünde çok mutlu oldu. To your bingo friends: _I have a friend. Her name is Tarçın. We came to the forest together to find the magic key, but we lost each other. The magic key is hidden in the map that our great-grandfather buried in the forest and gave to us, and the map remained with my friend. Can you help search for him? said. Tarçın together! Tarçın! shouting, they went deeper into the forest and found Tarçın sleeping under a tree. Bingo \"Tarçın! Wake up my friend.\" said.Tarçın was very happy when he opened his eyes and saw Bingo. 8
Hello I'm TARÇIN 9
Bingo, Poffy ve Angel’ı Tarçın ile tanıştırdı. Bingo Tarçın’ın elindeki haritayı sordu ve göstermesini İstedi. Bingo ve Tarçın; Poffy ve Angel’a haritada gösterilen sihirli anahtarın yerini bulmaya çalışırken bize yardım eder misiniz? diye sordu. Tarçın “ Birlikten kuvvet doğar “diyerek arkadaşlarının teklifini kabul etti. Tarçın \"Yalnız ormanda dikkatli olalım, birbirimizden ayrılmayalım.\" diye ekledi. Hep birlikte haritayı takip ederek ormanda yol aldılar. ve sihirli anahtarı bulmaya çalıştılar. Etrafı dikkatle inceleyerek sabahın ilk saatlerine kadar yürüdüler. Sabah güneş doğarken Tarçın'ın havlamasıyla durdular. Tarçın büyük bir çınar ağacının altındaki mantarın yanında, gözleri kamaştıran cismi işaret ediyordu. Dikkatlice bakınca bunun altından yapılmış bir anahtar olduğunu gördüler. Evet bu aradıkları sihirli anahtardı. Onu bulmuşlardı. Ama bu anahtar neyi açacaktı? Bingo introduced Poffy and Angel to Tarçın. Bingo asked Tarçın's map and asked him to show it. Bingo and Tarçın; Can you help Poffy and Angel try to locate the magic key shown on the map? asked. Tarçın accepted the offer of her friends by saying, “Strength comes from unity”. Tarçın \"Let's be careful in the forest alone, let's not separate from each other.\" he added. Together they made their way through the forest, following the map. and they tried to find the magic key. They walked until the early hours of the morning, carefully examining the surroundings. At sunrise in the morning they stopped with the barking of Cinnamon. Tarçın was pointing at the dazzling object next to the mushroom under a large plane tree. Looking carefully, they saw that it was a key made of gold. Yes, this was the magic key they were looking for. They had found him. But what would this key open? 10
Hello I'm POFUDUK Hello I'm MİNNOŞ 11
Kendi aralarında acaba bu anahtar nerenin diye düşünüp yol alıyorlardı. Birden karşılarında bir sandığın başında iki ayıcık gördüler. Hemen ayıcıkların yanına gidip selam verdiler, kendilerini tanıttılar. Ayıcıklar onları gördüklerine çok mutlu oldular. Bizim adımız Pofuduk ve Minnoş dediler. Biz bu sandığı açmaya çalışıyoruz ama bir türlü başaramadık dediler. Bingo, biz bir anahtar bulduk, deneyelim mi? dedi. Hepsi heyecanlandı. Pofuduk\" neden olmasın, hadi deneyelim \"dedi. Anahtarı özenle yerleştirdiler veeeee... Yaşasııınn! Sandık açıldı. Sandığın içine heyecanla bakarken, özenli bir şekilde yerleştirilmiş bir robot gördüler. Robot hareketsizdi, sanki uyuyordu. Onu dışarı çıkarıp incelemeye başladılar. Minnoş elini yanlışlıkla bir düğmeye bastı ve robot birden canlandı. They were thinking among themselves about where this key was. Suddenly, they saw two bears at the head of a chest in front of them. They immediately went to the bears and saluted and introduced themselves. The bears were very happy to see them. They said - Our names are Minnoş and Pofuduk. We tried to open this chest, but we couldn't succeed. Bingo: We have found a key. Shall we try it? They were all excited. Pofuduk : Why not? Let's try it! They carefully placed the key and... Hooray! The chest was opened. What do they see as they all look excitedly into the chest, a robot neatly placed inside. The robot was motionless, as if it were sleeping. They took him out and began to examine him. Minnoş's hand accidentally pressed a button, and at that moment the robot suddenly came to life. 12
Hello I'm SuperDoc 13
Merhaba benim adım SuperDoc dedi. Herkes şaşkınlıkla robot SuperDoc'a bakıyordu. Robot konuşmaya devam etti. \"Tek bir dilek hakkınız var. Bu gerçekleştiğinde bir oyuncağa dönüşeceğim ve benimle oynayabileceksiniz. Düğmelerimi görebiliyor musunuz? Bastığınız düğmeye bağlı olarak ileri, geri, sağa ve sola gidebiliyorum. Buna robotik deniyor ve her çocuk bunu çok seviyor.\" Dileğin ne olabileceğini düşünmeye başladılar. \"Barış dolu bir Dünya olmasına karar verdiler.\" Hep birlikte SuperDoc'un işaret ettiği düğmeye bastılar. Sonra SuperDoc bir oyuncağa dönüştü. Birlikte yollarına devam ederek okulları ziyaret etmeye başladılar. Öğrencilere robotik adı verilen bu yeni oyunu öğrettiler. Birlikte mutlu bir hayat sürdüler. \"Hi my name is SuperDoc\" he said. Everyone was staring in surprise at the robot SuperDoc. The robot continued to speak. -You have only one wish. When this happens, I will become a toy and you will be able to play with me. Can you see my buttons? I can go forward, backward, right and left depending on the button you press. It's called robotics, and every kid loves it. They all started thinking about what a wish could be. They decided to have a Peaceful World. Together they pressed the button that SuperDoc pointed. Then SuperDoc turned into a toy. Together they continued on their way to visit schools. They taught the students this new game called robotics.They lived a happy life together. 14
PREPARED BY HAZIRLAYANLAR ELİF ÇAYIR ELİF OMA FATIMA BENİTO COLLADO LEYLA KAMİLOĞLU MUALLA UYSAL SELMA ERÜSTÜNDAĞ
Search
Read the Text Version
- 1 - 16
Pages: