Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore Micelook 37

Micelook 37

Published by tasarim, 2019-02-01 02:41:05

Description: Micelook37

Search

Read the Text Version

037 / 2019

Halimiz Mice’dir acaba? 2019’un bolca kar beklenen(!) ilk ayını geride bırakırken yılın en kısası Şubat’a geldik bile :) Kimilerine göre aşk ayı, kimilerine göre ise maaşa en yakın ay olması dolayısıyla fazlaca sevildiğini söylesek abartmış olmayız herhalde :) Şubatla beraber kara kışa veda etmeye hazırlanıp enerjinizi yüksek tutmayı ihmal etmeyin :) Ne de olsa ‘Önümüz Bahar’ :) Aşk ayı demişken şimdiden Sevgililer Gününüzü de kutlayıp keyifli okumalar dileyebiliriz :)

İşler Güçler Yurt İçinden Haberler Ocak ayının başlarında yoğun tempoda olan Yurt içi ekibimizden Gürkan Aslan 2 - 6 Ocak tarihlerinde Progenseed firmasının 80 misafirini Granada Otel’de, 4 - 6 Ocak tarihlerinde App Samurai firmasının 55 misafirini Limak Lara Otelde, son olarak 6 - 8 Ocak tarihlerinde ise Bim ile 25 misafirini Kaya Palazzo Dorukkaya’da ağırladı. Yurt içi ekibimizden Serkan Çokeker, Bjk Futbol okulları Kış Sömestre Kampı için gelen 850 Öğrenci, 125 Antrenör misafirini Starlight Antalya otelinde ağırladı.

İşler Güçler Yurt Dışından Haberler Yurt dışı ekibimiz ocak ayında Makel Elektrik ile 9 - 17 Ocak ve 10 - 18 Ocak tarihleri olmak üzere iki grupta toplam 100 kişiyi Tayland’da ağırladılar. Misafirleriyle beraber Pattaya’da güneşin, denizin ve sıcağın keyfini çıkardılar. Ekibimizin Pattaya’nın tadını çıkaran diğer grubu ise D-Smart oldu. 13 - 20 Ocak tarihlerinde 43 misafiri ile beraber Pattaya dışında, Bangkok Tapınaklarını ziyaret etme ve Yüzen Çarşının lezzetli meyvelerini de tatma imkanı buldular. Uçtan Uca Kıbrıs Kıbrıs ekibimiz 20 - 23 Ocak tarihlerinde National Geopraphic (Kardeş Kitap) firmasının Geleneksel Kıbrıs Bayi Toplantısını gerçekleştirdiler. Toplantıda 2019 - 2020 yılları İngilizce eğitim ders kitapları üzerinde eğitim teknikleri konuları üzerinde bilgi paylaşımı yapıldı.

İşler Güçler Ayrıca Gürkan Aslan, 20 - 22 Aralık Mene Sağlık firmasının 45 misafirinin katıldığı Yıl Sonu Toplantısını Gloria Verde Resort’ta başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Kurumsal Seyahat Hizmetleri Haberler BMC Ocak ayı itibarıyla Etsmice’dan Kurumsal Seyahat Hizmetleri alımına başladı. Ekibimiz Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri ile son aşamada sözleşme sürecine girdiler. Türk Tuborg firması ile teklif süreci yürütülmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye Finans Katılım Bankası ile yeni dönem için servis bedelleri ve sözleşme güncellendi. Son olarak Denizbank ve İştirakleri, Ak Gıda & Seher Gıda firmalarımızın servis bedelleri güncellenerek yeni dönemde de Etsmice ile çalışmaya devam edecekler.

Şehir Koleksiyoncusu Dört Dörtlük Şehir = Londra Gezmei ce Yurt dışına yerleşmek isteyen her 4 kişiden birinin hayali İngiltere, hatta Londra’dır. Londra’ya sık kullanılan 4 hava yolu şirketinden biriyle, Londra’ daki 4 havaalanından herhangi birine, yılın 4 mevsiminde, haftanın her günü 4 saatte gidebilirsiniz. Ulaşım ve konaklama seçimleri herkesin kesesine göre… Ama bu kadar dört demişken Londra’ya gelirken yanınıza almanız gereken en önemli 4 şeyi söylüyorum; 1. Yağmurluk ve şemsiye. 2. Cafe Nero hediye kahve kartları. 3. Güneş gözlüğü, güneş kremi ve şapka. 4. Tuzsuz yer fıstığı. Şimdi nedir bu yaman çelişki hem yağmurluk hem güneş gözlüğü, Şehir peki ya fıstık ne alaka diyorsunuz değil mi? Sıra hepsine gelecek, Koleksiyoncusu lakin 1. madde her daim kolay ulaşabileceğiniz bir yerde dursun :) Şehir Koleksiyoncusu’na göre dört dörtlük olan bu şehri haydi gelin, birde onun gözüyle keşfedin… İlk önce hemen gidip bir Oyster Card almamız gerekiyor. Londra’nın en güzel yanı çok yaygın bir metro ağı olması. Mesela 3 gün geçirmeyi planlıyorsanız Oyster kartınıza ortalama 40 pound yüklemeniz yeterli olacaktır. Londra’nın tüm sembollerini görebilmek için kullanacağınız metro hatları ise; Central, District, Bakerloo, Piccadilly ve Victoria. Ps: Yeraltına indiğinizde hatları renklerine göre takip edebilirsiniz, bir de bu kadar sanmayın 11 hat daha var! Eee nereden başlayalım gezmeye diyenleri duyar gibiyim. Benim her zaman tercihim önce bol bol yürüyüp yorulmaktan, sonra bir meydanda kahve içip dinlenmekten yana oluyor… Aşağıda yer alan tarihi yapıları yazdığım sıra ile takip ederseniz hem Thames Nehri boyunca yürümüş, yorulmuş hem de hepsini görmüş olursunuz. Yanınıza bir cep rehberi almayı unutmayın İngiltere tarihinde okunacak çoook şey var. Bir de eğer sabah erken saatteki bir uçakla geldiyseniz İngiliz Kahvaltısı yapıp kendinizi İngiliz hissedin! Domuz pastırması, ızgara Sosis, sahanda iki yumurta, ızgara mantar, kızarmış domates, fırında pişmiş kuru fasulye, kızarmış tost ekmekleri ve İngiliz Çayı (sütlü-sade tercih sizin) Türk’lerin damak tadına pek uymuyor gibi görünebilir ancak ne demiş Cemal Süreya‘’Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı’’ deneyin pişman olmazsınız :)

Tower Bridge, Londra Kalesi, Borough Market (*Buraya geldiğinizde @fishboroughmarket ‘de hızlıca Fish & Cips atıştırmanızı şiddetle tavsiye ediyorum malum aç Türk gezemez), St.Paul Katedrali, Milliennium Köprüsü, Shakespeare’s Globe, London Eye, Westminster Köprüsü, Big Ben, Buckingham Sarayı (*Nöbet değişimi ‘’Changing of the Guards’’ denk gelirseniz ne ala) ve Trafalgar Meydanı. Yürüdük, gezdik, bol bol fotoğraf çektik, yorulduk, son meydana da geldik mi? Evet herkese şimdi sırrımı açıklıyorum madde 2 :) Türkiye Cafe Nero’larda bir uygulama var size bir kart veriyorlar, kahve içtikçe damga vuruluyor her 9 kahve sonrası 1 kahve bedava içiyorsunuz. Türkiye’de min. kahve fiyatı 9,75 TL İngiltere’de ise min. 3,5 Pound (*Bugün Kur 6,98 olunca yaklaşık 25 TL) Türkiye’de mi bedavaları harcamak mantıklı, kartları biriktirip Londra’da mı? Kesinlikle ben de öyle düşünmüştüm :) Ps: Nero kartlarınız bitince Costa’nın kahvelerini deneyin. Kahvemizi aldıysak o halde Trafalgar Mey- danında biraz dinlenip, etrafı gözlemleyelim ve sonraki duraklarımıza odaklanalım. Hemen yakınımızda Covent Garden var, burası aslen meyve sebze pazarı olarak kurulmuşken artık ünlü markaların mağazalarını barındırmaya, ilginç ürünlerin, pahalı hediyelik eşyaların satıldığı bir yer olmaya başlamış. Görmeden dönmeyelim ama cüzdanımızı boşaltmak istemiyorsak hızlıca es geçelim. Covent Garden’a gelmişken İngilizlerin son iki yemeğinden daha bahsetmek istiyorum. Biri Yorkshire pudding roast beef (puding ile etin ilginç bir uyumu) diğeri ise Sticky toffee puding (Toffee soslu ıslak kek) kulağa alışılmadık gelen bu lezzetlerin adresi ise *Hawksmoor Seven Dials Restaurant. Bu tatlı beni kesmedi derseniz restorandan çıktıktan sonra Leicester Meydanına devam ediyoruz ve kendimizi M&M World’e bırakıyoruz. Size es geçelim dediğim yerde kenara ayırdığınız paradan bir miktar bence buraya harcayabilir ve sonunda mutluluktan ölebilirsiniz :)

Bir sonraki para harcama noktası ise yolu- muzun devamındaki Oxford Street olacak. Birbirinden ünlü markalardan ve çeşit çeşit mağazalardan uzak durun demeyeceğim zaten Türk lirası öyle değer kaybetti ki almak isteseniz de hemen kur hesaplamalarına başlayacak ve vazgeçeceksiniz :) Siz beni dinleyin cadde üzerindeki Hamley’s oyun- cakçı dükkanına uğrayın herhangi bir şey almanıza gerek olmadan canınız sıkılana kadar oynayın -tabi böyle desem de ben de ne yazık ki her seferinde elimde bir oyuncakla çıktım! Para harcamadan yapılabilecek bir aktivite yok mu diyenler var değil mi? Neden olmasın burası Londra. Dört dörtlük diye boşuna demedim ben, sıkı durun Londra’da neredeyse tüm müzeler ücretsiz. Natural History Museum, Sciende Museum, Victoria and Albert Museum, British Museum, National Gallery, Tate Modern, Museum of London vb. Tabi en çok bilineni British Museum, kesinlikle bir tam gününüzü ayırmanız gerekiyor fakat bir o kadar da keyifli, hatta öyle çok kaptırıyorsunuz ki kendinizi yemek yemeyi bile unutabilirsiniz. Ola ki giderseniz geziniz bitiğinde müzenin tam karşısındaki sokakta şirin, ufak bir İtalyan restoranı tavsiye ediyorum, bu yorgunluğun üzerine karbonhidrat lazım * II Castelletto Restaurant. Hepsi ücretsiz sayılmaz özeller ücretli olanlar da var örneğin; London Transport Museum, Sherlock Holmes veya Madame Tussands. Madame Tussands artık İstanbul’da bile açıldı gitmeye gerek yok diye düşünebilirsiniz ama Londra’dakinin önemli bir farkı var! Yıldız Savaşları deneyimini yaşayabilirsiniz. Star Wars tutkunlarını sözüm size! Dagobah bataklıkları, Jabba’nın Taht Odası ve Milliennium Falcon’un uçuş güvertesi dahil bir dizi galaksiyi keşfetmek istiyorsanız tavsiye ederim. Gelelim 3. ve 4. maddeye, hala bahsetmedim diye unuttum sanmayın lütfen, fil hafızası var bende… Senenin neredeyse %80’i kapalı hatta yağışlı olan bir ülkeye gitmiş olsak da güneş yüzünü gösterdiği anda kendinizi Hyde Park’a ışınlayın. Güneşliyken yazlık sayfiye yerine geldiğinizi hissettirecek bir ortamla karşılaşıyorsunuz. Az önce üzerinde anorak olan herkes soyunup bikinileri ile şezlonglara uzanarak güneşlenmeye başlayabiliyor. Elinize de bir bira alıp siz de onlara eşlik edebilirsin- iz. Tuzsuz yer fıstığını ise biranın yanına yemeniz için söylemedim tabi ki, o fıstıklar Hyde Park’taki minik dostlarımız sincaplar için… Parkın en sevimli sakinleri, en minnoş halleri ile bir anda her yerden çıkabilirler ve eğer yanınızda onlara verebileceğiniz fıstıklarınız varsa kucağınıza atlayabilecek kadar da sıcak kanlılar, cebinizden fıstığı eksik etmeyin!

Park’ta temiz hava karnınızı acıktırdı, ‘’-zaten fıstıkları da bize yedirtmedin, hatta yeter bu kadar rehavet birazda eğlenceli bir yere gidelim.’’ diyorsanız Londra’nın en sıra dışı bölgesi Camden Town’a gitmelisiniz! Biraz klişe olacak ama burayı anlatmak değil aslında yaşamak lazım. Camden’a geldiğiniz anda, sıra dışı dövmeli insanların korku filmlerinden fırlamış gibi giyimleri ilk dikkatinizi çeken şeyler olacak, sonra kafanızı bir tuhaflıktan öteki tuhaflığa çevirmeye başlayacaksınız. Kimileri Camden Town’u Karaköy’e kimileri Kadıköy’e benzetse de bence şahsına münhasır, punk, gothic, rock karışımı bir bölge. Londra’daki en ucuz alışverişleri yapabileceğiniz pazarlardan, tekne gezintilerine hem ucuz hem de çok lezzetli yemekleri tadabileceğiniz mutfaklara, Amy Winehouse’un yaşadığı hatta onunda amatörken sahne aldığı, keyifle müzik dinleyeceğiniz punk, jazz veya rock barlarına kadar her şeyi bulabilirsiniz. Bu barlardan birinde keyifle biralarınızı yudumlamak ve hatta Jazz ve Blues seviyorsanız benim tavsiyem; Jazz Cafe ve Blues Kitchen. Son olarak bahsetmeden geçemeyeceğim, ben her şehirde mutlaka mezarlık da gezi- yorum hatta Karl Marx’ın da mezarının yer aldığı ünlü Highgate Mezarlığı görülmeye değer yerlerden biri. Ancak Londra’ya gidene kadar Funeral Cer- emony ismi bu kadar çok karşıma çıkmamıştı, hani herkes doğuma Amerika’ya gidiyor ya şaka bir yana İngiltere’de tam ölmeye gitmelik bir ülke! Dört dörtlük bir cenaze servisleri var. Ne dediğimi anlamanız için linki şuraya bırakıyorum; https://basicfunerals.ca/cities/london/ Lisanslı cenaze direktörlerinin yüzündeki o sıcak kanlı gülümseme, cenaze merasimlerin çeşitliliği, sunulan servis kalitesi, ölümü nasıl da ürkütücü halinden arındırıyor, mutlu bir yolculuğa çıkılıyormuş gibi hissettiriyor değil mi? Daha gezilecek çok şehir var, herkese hepsini görecek kadar uzun ömürler dilerim. Keyifli şehirler.

Geçtiğimiz ay Micelook dergimize her ay bir depatmanımızı konuk etmeye başladık biliyorsunuz :) Bu ayki konuğumuz ise Ümit Bağcık. Kıbrıs Etkinlik bölümünü detaylıca anlatmasını istedik. Buyurun röportajımıza :) Hangi departman hangi bölüm kısaca anlatabilir misiniz? Etsmice içinde neredesiniz? 1 Ocak 2018 itibariyle Yurt İçi Etkinlik departmanından ayrılıp Yurt Dışı Etkinlik departmanına dahil olan Kıbrıs etkinlikleri bölümüyüz. Etsmice’a firmalar tarafından gelen Kıbrıs programlarını gerçekleştiriyoruz. Ekip kimlerden oluşuyor? Yurtdışı Etkinlik olarak 7 kişiyiz ama içeride Kıbrıs bölümünde Ümit Bağcık ve Oğuz Doğan olarak 2 kişiyiz. Ekip içi görev dağılımı nasıl? Ekibin görevleri sorumlulukları neler? Yeni yapılanmayla beraber ben Yurt Dışı Etkinlik ekibine yönetmen olarak geçtiğim için yük daha arttı. Yurt dışı destinasyon bilgim çok yok ama şirket içi prosedürler nedir nasıl ilerlenir donanımı çok yüksek dolayısıyla bu konularda arkadaşlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Onları takip ederken de bir taraftan kendi işimizi yapmaya çalışıyoruz. Kıbrıs hangi departmana geçerse geçsin biraz daha ön planda olur hem karlılık hem iş yapabilme kabiliyeti anlamında hem de yeni müşteri anlamında. Sürekli talep alır. Kendi içimizde taleple başlayıp faturası kesilene kadar aynı kişi üzerinden gider. İkimizde birbirimizin dosyalarına hakimiz. Herhangi birimiz burada olmadığında diğerimizin cevap verebilmesi gerekir. Çünkü biz yılın 100-150 günü Kıbrıs’ta oluyoruz. Müşterilerin sorduğu sorulara cevap alamayıp memnuniyetsizlik olmaması adına ikimiz de yapılan işlere eşit seviyede hakimiz diyebilirim. İlk etapta teklif geldiğinde Oğuz Doğan devreye girip teklif sürecini yönetir genellikle. Yoğunluk durumuna göre değiştiğimiz de oluyor tabi. İş akışı nasıl, nasıl ilerliyor? (Ofis işleri nasıl ilerliyor, sahada nasıl çalışıyorsunuz ve nasıl finalize oluyor?) Mail yoluyla talep gelir ilk etapta. Yazılı konfirmeyi aldıktan sonra otele bu konfirmeyi göndeririz. İş bazında sözleşme yapılır bizde. Sistem üzerinden teklifi ve sözleşmesini gireriz. Daha sonra uçak alternatiflerine bakılır, grup biletten opsiyonlar alınır, o alınan opsiyonlar müşteriye yönlendirilir. Müşteriden onay geldikten sonra katılımcı listesi alınır. Kıbrıs tarafında pasaport olmadığından sadece kimlikle çıkıldığından katılımcıları kimlik bilgilerinin teyidi için ararız. Kimlik üzerindeki isim soy isim teyit edildikten sonra biletler kesilir.

Biletler toplu alım yapıldıysa satış fiyatları tek tek düzenlenip kişilere ya da firmaya gönderilir. Gön- derdikten sonra etkinlikle ilgili detaylar için katılımcılar tekrar aranır. Bu sırada otele etkinliğin tüm detaylarını içeren bir bilgilendirme yayınlanır. Oda tipleri ve yerleri, toplantı odası düzeni, yemek menüleri seçimi, gala olacaksa bununla ilgili detaylar hakkında tek tek bilgilendirmesi yapılır. Her şeyi en ufak ayrıntısına kadar detaylandırmanız gerek. Grup havalimanında karşılanır daha sonra Kıbrıs’a indiklerinde transfer rehberlerimizle ve transfer aracıyla beraber otele gelirler. Grup kaç kişi olursa olsun otelde desk kurulur. Desk konusunda Kıbrıs’taki partnerimizden destek alırız.Deskte duran çalışanlara tüm organizasyonla ilgili detaylar anlatılır. Organizasyon sırasında sürekli kontrol halinde olmak gerekir. Oteli bilgilendirmiş olmanıza rağmen geldiğinizde hiçbir şey yapılmamış bile olabilir. O yüzden her zaman etkinlikten önce tüm detayları kalem kalem kontrol ederiz. Toplantı salonlarında barko vizyonda sunumun sorunsuz çalışıp çalışmadığına kadar kontrol ederiz. Bu arada programa göre işe başlıyoruz ve yatış saatimiz yok :) İş bittikten sonra da misafirleri transfer araçlarıyla havaalanına gönderip programı sonlandırmış oluyoruz. Biz de otelde etkinlikle ilgili kapamalarımızı yapıp ondan sonra dönüyoruz. Döndüğümüzde de kendi içimizdeki hesap kapatmalarımızı yapıyoruz. Sonra da yeni sürece başlıyoruz :) Hangi firmalarla çalışıyorsunuz? Kıbrıs’ın yapısı gereği genellikle bayi gruplarıyla çalışıyoruz. Daha çok akaryakıt-otomotiv sektörleri ama tüm sektörlerden misafirlerimiz oluyor. Sürekli çalıştığımız güçlü markalarımız var :) Senede kaç organizasyon yapıyorsunuz? Senede yaklaşık 50-60 dosya kapatıyoruz yani organizasyon gerçekleştiriyoruz. Konfirme dosya sayımızın yaklaşık 3 katı kadar talep geliyor. Kıbrıs arada kaldığı için teklif destinasyonu olarak çok kullanılıyor :) Yurt içi mi yapsak yurt dışı mı diye Kıbrıs’tan da teklif alalım diyen çok oluyor.

İşinizin hassas noktaları neler? Nelere en çok dikkat ediyorsunuz? Kıbrıs çok ayrı detayları olan spesifik bir yer. Kıbrıs etkinlikleri yapabilmek için öncelikle Kıbrıs’ı çok iyi bilmek gerekiyor. Kimden ne alınır kimlerle iş yapılabilir rakipler kimler gibi. Kıbrıs’ta yerel tedarikçiler var çoğu firma onlardan alıyor biz direk çalışıyoruz. Hava yollarında ihale çok fazla olmaz Kıbrıs tarafında. Rakip firmalarda toplu satın alımlar olduğundan anlık fiyatlara bakıp teklif veremiyoruz takribi rakamlar vermek durumundayız. Hassas noktalarımızdan biri budur mesela. Anlık olarak biletler tükenmiş olabiliyor. Oraya gittiğimizde de Kıbrıs’ta kumar, alkol, deniz, kum, tarih… her şey var. İnsanlar oraya gittiğinde, para birimi TL, Türkçe konuşuluyor vs. her şeye ulaşabildiklerinden bazen sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Misafirlere Kıbrıs’ta ne ile karşılaşacaklarını anlatmak önemli mesela trafik tersten akıyor en basiti :) Otellere gelirsek aynı otelde yarım pansiyon da olabiliyor her şey dahil de. Misafirleri bu konuda bilgilendirmek gerekiyor. Casinoya biz götürmüyoruz :) Gün içinde etkinlik bittikten sonra gitmek isteyen hür iradesiyle gider, oyun oynar, kaybeder/kazanır çıkar :) Aklınıza gelen komik paylaşabileceğiniz bir şey var mı ? Var tabii :) İnsanları arıyoruz etkinliklerle ilgili, buluşma yeri şurası, şu saatte uçağınız kalkıyor gibi konularda bilgilendiriyoruz. Sonrasında bizi arayıp ‘biz otogara geldik napıcaz?’ diyenler oldu. Arabayla Kıbrıs’a nasıl giderim diye soranlar da yok değil :)

Genel olarak asansörler, pek sevilen mekanlar değildirler. İnsanlar genelde bir an önce asansörden çıkmak isterler, zira asansörler en garip sessizliklerin yaşandığı yerlerin başında gelir. Bu kısa sürekli asansör yolculukları boyunca bazı kişiler telefonuyla uğraşarak bu rahatsız süreci en kolay şekilde atlatırlarken birçok kişi de herhangi biriyle göz teması kurmamak için çaba sarfeder. İşte global reklam şirketi Havas‘ın bir parçası olan ve Londra’da bulunan Conran Design Group isimli şirket de buradan hareketle asansörlerin bu rahatsız edici ve tuhaf hallerini değiştirmek için bir çalışma yaptı. Adweek’in paylaştığı habere göre, Conran Design Group, şirketin Londra’daki HKX Village isimli genel merkezinde bulunan asansörlerinin iç mekanlarını yeniden tasarlayarak asansörlerdeki monotonluğu kırmayı ve insanlara konuşabilecekleri bir şeyler vermeyi amaçlıyor. Binada bulunan asansörlerin 6 tanesi bu dönüşümden nasibini alırken bir tanesinin bir disko gibi tasarlandığı, bir diğerinin ise rahat bir kanepenin yer aldığı bir oturma odasına dönüştürüldüğü görülüyor. Conran Design Group’un CEO’su ve yönetici ortağı olan Thom Newton, genel fikrin hem sosyal bir deney olduğunu hem de en sıkıcı olan mekanları bile dönüştürmek konusunda tasarımın neler yapabileceğini gösteren bir örnek olduğunu ifade etti ve şunları dile getirdi:

“Tasarım algılarını asansör yolculuğu gibi basit bir şeyle değiştirmek için hevesliydik. O harika bir tartışma noktası, insanların işe bakış açılarını değiştiriyor ve eğlenceli, olumlu bir havası var. Binadaki insanlardan bu hafta toplantılar için gelen müşterileri olduğunu ve -asansörleri görmek için diğer müşterilerle birlikte geri geleceklerini söyleyen e-postalar aldım.” Bu tasarımların daha uzun bir süre kalmasını sağlamak cazip gelse de, Newton, vızıltı meydana getirmek için tam olarak doğru bir zaman olduğuna inanıyor ve aynı zamanda çalışma ortamını tasarım yoluyla olumlu bir şekilde etkilemek için başka yollar da düşünüyor. Kendisi bu konuda şunları ifade ediyor: Kendisi bu konuda şunları ifade ediyor: “Bir hafta, insanların “Vay canına, bu beni biraz farklı hissettiriyor ve gerçekten eğlenceli.” şeklinde düşünmeleri için yeterince uzun. İnsanlar bundan sıkılmayacak ve daha sonra yeni bir şey yapmaya devam edeceğiz.”

Astroloji Kova Burcu (22 Ocak- 19 Şubat) Bu burcun insanları, Kova’nın Modern Astrolojideki yöneticisi Uranüs gibi elektrik akımı kıvamında çalışan bir akla ve sürprizlerle dolu bir kişiliğe sahiptirler. Aslan’ın doğal yöneticisi olan Güneş, tam zıddında yer alan burç olan Kova’da pek de rahat değildir. Dolayısıyla, Kova insanları da bu dünyada pek rahat etmez ve etraflarına da pek rahat vermezler. Akılları hep, gündelik olmayana, henüz söylenmeyene, daha yapılmamış olana takılıdır. Güzel ya da yakışıklı olmaktan çok, kendilerine has bir cazibeye sahip insanlardır. Elbette yükselen burç ve fiziği etkileyen evlere düşen gezegenler, bu ifadeye çok farklı boyutlar katabilir. Yine de, onları asla klasik bir kadın veya erkek kalıbına oturtamayacağınızı, kolay kolay avucunuzda tutamayacağınızı, çünkü duygu ve bedenden ziyade zihin boyutunda gezindiklerini far kedersiniz.Bu nedenle de ilgilendikleri konuları bütünleyen birçok bileşene hâkim olmaya çalışırlar. Burçlar aleminin en geveze entelektüelleri Kova’lardan çıkar :)))! Düşüncelerini aktarmak, söz ve jestlerle insanları etkilemek ve mümkünse yönlendirmek isterler. Dillerinin kemiği yoktur. Kendiler- inden öyle emin bir tavırla konuşur ve öyle çarpıcı ifadeler kullanırlar ki, bazen karşılarındakiler Kova’nın haklı olduklarını bilseler de sırf sinir olduklarını için itiraz etmek arzusu duyabilirler. Biraz ukala ve duyarsız görünmelerine rağmen, gayet insancıldırlar. Sadece kişilerden ziyade kavramlar, vıcık vıcık ilişkilerden ziyade toplumsal faaliyetler ilgilerini çeker. Bir konudan ya da bir insandan uzun süreli keyif almaları için, MUTLAKA çok ilginç ve çok yönlü bulmaları gerekir. İlgi alanları geniş, odaklanma süreleri kısa, tatmin eşikleri yüksektir. İddialı olmayan hiçbir şey çok uzun süre onları kendine bağlayamaz. KOVALAR sıra dışı beyinlere ve asi davranışlara sahip olsalar da iyi öğrencilerdir. Anlamak, çözümlemek ve öğrendikleri her şeyi ‘’bi tık’’ ileri götürerek, kendilerine özgü tasarımlar yapabilmekten büyük keyif alırlar.


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook