Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore yaratıcı masal yazmaçalışması (1)

yaratıcı masal yazmaçalışması (1)

Published by Gamze GÖKALP, 2023-04-19 19:59:08

Description: yaratıcı masal yazmaçalışması (1)

Search

Read the Text Version

MASAL KAHRAMANLARI CANLANIYOR E TWİNNİNG PROJESİ YARATICI MASAL YAZMA ÇALIŞMASI 1.GRUP ÇALIŞMASI Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde var doğru ,yok yalanmış ,doğruluktan kimse ölmez ama yalanla ekmek bölünmezmiş . Doğruyla kurulan köprüler hiç yıkılmazmış yalanla dolanla kurulan köprüler ayakta durmazmış. Bir torba kurnazlıkla hileyle gidenler gittiği yerde oturacak yer bulamazmış. .Hile hurda düşünenlerin ağzından zehir akarmış, dürüstlükten şaşmayanın ağzından şerbet damlarmış. Yalanla yürüyen gemi batar, destursuz bağa girenin hali kalmazmış . Vaktiyle yüce dağların arkasında ,çağlayan nehirlerin çıktığı yerde, güneşin bir mızrak boyu kadar yakın olduğu tepede kokusunu duyanın yanından ayrılmadığı gül cemalini görenin unutamadığı sağır sultanın bile duyup ruhuna imrendiği bir Gülkız yaşarmış . Saf yürekli,doğruluktan şaşmayan ,elinden bir tas su içinde hileyi hurdayı unuttuğu biriymiş. insanlara bir yardım edermiş.Köylünün rızası ondan yanaymış adaletten şaşmayan Gülkız'ın eli adeta bir terazi gibiymiş hep eşit ölçermiş,herkese adalet dağıtırmış, eli bir gram eksik ölçmezmiş. Ancak bizim Gülkız'ın güzel hasletlerini kıskanan kötülükleriyle nam salmış bir Sağır Sultan varmış. Bu sağır sultanın öyle bir iftira atarmış ki kardeşi kardeşine kırdırır ,karşılarına geçer kahkaha atarmış.Kötülükten beslenip iyilikten uzak dururmuş. Söylediği on sözün dokuzu yalan biri de şüpheliymiş.Elinden doğuluk gelmez , hep kendine yontarmış.Doğru ölçen teraziye ayar olur onların hepsini toplatıp yerin 70 kat dibindeki zindana kapatırmış.Bir yerde iyilik yapanı duyduğu zaman onu en büyük düşman beller , onu ortadan kaldırana kadar başka bir şey düşünmezmiş. 2.GRUP ÇALIŞMASI Gel zaman git zaman dünya döner her zaman Gül'ün yaşadığı Gül Köyde Gül işlettiği bir bakkalı varmış.Bu köyde herkes Gül kızı çok sever,ona çok güvenirmiş . Sağır sultan gülkızını zor duruma sokmak için bir plan yapmış, düşünmüş taşınmış gül kıza tuzak kurmuş Sinsice bir plan yapmış .Gecenin karanlığında herkes uyuduğu zaman gizlice Gülkız'ın bakkalına girmiş.Gülkız bakkalda yokken onun adalet terazisini bozmuş. Bir zaman sonra köylüler bakkaldan aldıklarının eksik tartıldığını fark etmeye başladı ve Gülkız'a olan güvenleri sarsıldı, köy halkı Gül kız hakkında dedikodu yapmaya başladı .Bu dedikoduları dinleyen Sağır Sultan çok mutlu olmuş. Köylüleri Gülkız'a karşı kışkırtmış. Olanlara anlam veremeyen Gülkız köylülerinin kendisine karşı yaptıklarına çok üzülmüş .Düşünmüş ,taşınmış ama bu duruma bir türlü çare bulamamış.Aklına ormanda yaşayan Derman teyzesi gelmiş . Her dara geldiğinde Derman teyzesi Gülkız'ın derdine derman olurmuş. Gülkız sabah erkenden uyanmış, yolluğunu hazırlamış.Derman Teyze sine gitmek üzere yola koyulmuş. 3. Grup Çalışması Az gitti uz gitti dere tepe düz gitmiş . Eve varmış ama evde Derman Teyze'yi bulamış onu aramak için yola çıkmış ormanda giderken çift başlı devasa bir yılan görmüş.Çift başlı devasa yılan ona geçit vermemiş. Yılan tarafından sokulan Gülkız gül gibi solmuş. O Derman sırasında teyze ormanda mantar topluyormuş. Çiçeklerle dolunun bir de ağacın feryadını duyan Derman teyze bu işe bir anlam verememiş. Önce şaşırmış، ne yaptığını bilemeden sağa sola koşmuş. Bir an sonra Baobab ağacının altında hareketsiz yatan Gülkız'ı tanımış، yanına seğirtmiş. Derman teyze geç kaldığı için Gülkız'ın bacağı morarmış ve kanamış. Durumu anlayan Derman teyze heybesine doldurduğu sihirli mantarları ezip bir ağaç kovuğunda karıştırıp

Gülkız'ın bacağına sürmüş. Bir süre sonra kendine gelen Gülkız, Derman teyzesini yanında buluvermiş. Ne olduğu anlaşılmamış. Önce sevinmiş sonra gül gibi çiçek açmış. Derman teyzesinin omzuna dayanmış ,vurmuş yola. Kaf dağının ardına gittiler. Karşılarında anka kuşunu çıkmış. Anka kuşunun masalsı hayali hayalini döndürmüş Gülkız'ın . Şimdi Anka Kuşuyla konuşmazamanıymış. 4. grup çalışması.  Anka kuşu Gülkız2a güney e doğru uzanan 8 sıra dağı aşıp 8. dağın ardındaki büyülü mağarayı bulmasını söylemiş. Mağarayı bulduktan sonra oradaki Büyülü Ormana gitmeliymiş. Büyülü Ormandaki Elmas Meyvesi bulunmalıymış ama sadece bu meyveleri sadece zıplayan cüceler toplayabilirmiş. Bu meyvelerin toplanacağını bilmesi için Gülkız'ın cücelerini ikna etmesi gerekiyormuş. aralarında bir cüce varmış ki onu ikna etmesi biraz zormuş. Bu cüce yaşlı ve aksi olduğu için her denileni kabul etmiyomuş. Gülkız önce diğer cücelerle konuşmuş onlar yaşlı cücenin izni olmadan meyveyi toplayamayacaklarını söylemişler. Çıkmışlar inatçı cücenin karşısına.Gülkız hemen inatçı cücenin elini öpmüş، inatcı cüce de ona \"berhudar ol evladım\" demiş. Gülkız ona demiş ki \"Eyy sevgili! Bu güzel diyarın sahibi cüce,senden bir isteğim var. kabul edersen beni sağır sultanın iftiralarından kurtaracaksın, ben de sana hayatım boyunca minnettar olacağım.\" Cüce Gülkız'ın gül yüzünün temizliğine ve saflığına daha fazla dayanamamış ve Elmas meyvesini vermeye karar vermiş. Bu Gülkız için mükemmel bir habermiş. Hemen meyveyi almış onun bir güzel suyunu sıkmış،ve geldiği yoldan 8 dağı aşıp Derman teyzenin yanına geri gitmiş. Derman teyze büyülü meyve nin davranışlarını gördüğünde çok şaşırmış ve Gülkız1ın bunu nasıl başardığını merak etmişti. 5.grup çalışması Gülkız olanların heyecanıyla her şeyi Derman teyzeye bir anlatmış. Büyülü meyveyi alarak köye dönmeye ve sağır Sultana dersini vermeye karar vermişler. Yolda giderken sağır sultanın muhafızları ile karşılaşmışlar ve büyüyebilen, meyveyi saklamaya çalışmışlar. Ellerindeki dev meyvelerle bir mağaraya götürmüşler ve muhafızları atlattıktan sonra yollarına kaldıkları yerden devam etmişler.Yollarına devam ederken bu defa karşılarına Sağır Sultan'ın emrinde olan bir ayı çıkar ve büyülü meyveyi ellerinden almaya çalışır o esnada Derman teyze ayıyı torbasından çıkardığı bal ile kandırıp alt etmeye çalışmış.Derman teyze ile gülkız köylerine dönerler.Sağır Sultana gül kız köyün meydanında buluşmak için haber yollar ve bütün köylülerde köy meydanına davet ederler.O gün gelir ve sağır sultan ile gül kız karşılaşır gül kız büyülü elma ile konuşur ve olanları anlatmasını ister. Elmanın dile geldiğini görenSağır sultan ve köylüler şaşırır. Elma dile gelir ve sağır sultanın Gülkız'a yaptığı her şeyi bir anlatır. Gerçekleri öğrenen köylüler Gülkız'a yaptıkları için pişmanlık duyarlar. Ve Gülkız'dan af dilerler . Sağır sultan gibi adaletten şaşmış dürüstlükten uzaklaşmış insanları galeyana getiren böyle bir sultan istemiyoruz demişler. Köyün ileri gelenlerinin bulunduğu bir mahkeme kurulur orada sağır sultana ceza olarak devin yanına hapsedilmesini söylerler.Devin yanına giden sağır sultan korku içinde ne olacağını düşünmektedir. Dev ona büyülü meyveyi yemesini söyleyince sağır sultan itiraz eder .Ama devden korktuğu için büyülü meyveyi yer ve yedikten sonra Sağır Sultan'ın Gülkıza yaptıkları gözünün önünden bir film şeridi gibi geçer .Yaptıklarına çok pişman olur.Asıl güzelliğin doğruluk,dürüstlük,adalet olduğunu anlar.Köy meydanındaki köylüler gülkızın sultanları olmasını ister bize senin gibi adaletten şaşmayan dürüst bir sultan layık derler ve Gülkız'ı sultan ilan ederler.Bu masal burada biter. Gökten üç elma düşer biri Gülkız ve köylülerin başına, diğeri bu masalı yazanlara ve okuyanlara, sonuncusu ise dürüstlükten ve adaletten şaşmayanlara...


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook