98 -ÆUC-ÆUC İTO Bașkanı Șekib AVDAGİÇ: İSO Türkiye İhracat İklimi Endeksi “Turizm Yüzlerce Sektörümüze Haziranda 51,1 Oldu İtici Güç Oluyor” İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi haziranda eşik değer 50’nin üzerinde kalarak Türk İTO Başkanı Şekib AVDAGİÇ, “2023’te en az 36 imalatçılarının ihracat ikliminde iyileşmenin sürdüğüne uluslararası kongre İstanbul’da gerçekleşecek. işaret etti. Endeksin mayıstaki 52,3 düzeyinden 51,1’e Kesinleşen kongrelere en az 45 bin 777 kongre turistinin gerilemesi, talep koşullarındaki güçlenmenin ılımlı katılacağı belli oldu. İstanbul, kongre turizminde seyrettiğini ve beş aydır süren iyileşme döneminin en önemli bir rakamı garantiledi. Bu katılımcıların kişi başı harcamalarının toplamının yaklaşık 140 milyon euro düşük hızında olduğunu gösterdi. olacağını hesaplıyoruz” dedi. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koșullarını ölçen İstanbul’un güçlü marka değerinin Türk İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat turizminin lokomotifi olduğunu kaydeden İTO Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Haziran Bașkanı Șekib AVDAGİÇ, “Turizm de yüzlerce 2023 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste sektörümüze itici güç oluyor, döviz oluyor, eșik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar üretim oluyor. Oda olarak Turizm Geliștirme ihracat ikliminde iyileșmeye, 50’nin altındaki değerler ise ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ve ICVB aracılığıyla bozulmaya ișaret ediyor. İstanbul turizmine yaptığımız yatırımların karșılığını almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülke olarak, Almanya’da ekonomik aktivite, imalat ve inșaat İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu vasıtasıyla yaptığımız sektörlerindeki küçülme ile hizmet sektöründeki büyümenin çalıșmalarla kongre turizminde de büyük bir sıçramaya katkı birbirini dengelemesi sonucu değișmedi. İtalya ve Fransa’da sağladık” dedi. üretim düșerken, Birleșik Krallık, İspanya ve Yunanistan’da büyüme hız kesti. ABD’de de büyüme ivme kaybetti. Buna İstanbul’dan 18 Milyar Dolar Katkı karșılık, BAE, Suudi Arabistan ve Katar bașta olmak üzere İstanbul’un 2023’ün ilk çeyreğinde 3 milyon 480 bin 630 Orta Doğu, Türk ihracatçıları için talep artıșının ana kaynağı yabancı misafir ağırladığı bilgisini paylașan Șekib AVDAGİÇ, olmaya devam etti. BRIC ülkelerinin tamamı da genișleme șöyle devam etti: “Bu rakam, 2022’ye göre yüzde 20’lik artıș bölgesinde kaldı. anlamına geliyor. Bakanlığımızın yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’nin 2023 turizm geliri hedefi 86 milyar dolar, turist sayısı Konut Satıșları Haziranda Yüzde hedefi de 63 milyon. İstanbul için ise hedeflediğimiz turist sayısı 44,4 Geriledi 19 milyon. Türkiye turizm gelirlerine de İstanbul olarak katkımızın 18 milyar dolar civarında olacağını düșünüyoruz.” TÜİK tarafından hazırlanan haziran ayı konut satış istatistiklerine göre, Türkiye genelinde toplam konut Ticaret Bakanı Ömer BOLAT: satışları haziranda geçen yılın aynı ayına göre %44.4 “Türkiye İhracat Tarihinde azalarak 83 bin 636 adet oldu. Bir İlke İmza Attı” TÜİK tarafından açıklanan konut Ticaret Bakanı Ömer BOLAT, Türkiye’nin dünya satıș istatistiklerine göre, ipotekli ihracatından aldığı paydaki artış trendinin bu yılın ilk konut satıșları da haziranda %66,8 çeyreğinde de devam ettiğini bildirerek, yıllıklandırılmış azalıș göstererek 13,463 adet olarak ihracatın 255,7 milyar dolarla küresel ihracattan yüzde gerçeklești. Ocak-Haziran döneminde ise toplam konut satıșları %22,1 düșüșle 565,779 adet; 1,04 pay aldığını ifade etti. ipotekli satıșlar da %28,6 düșüșle 121,530 adet oldu. Ticaret Bakanı Ömer BOLAT, Yabancılara Konut Satıșı Yüzde 69,6 Geriledi Dünya Ticaret Örgütü’nün Yabancılara yapılan konut satıșı ise haziran ayında %69,6 yayımladığı istatistikler üzerinden gerileyerek 2,625 adet; Ocak-Haziran döneminde de %45,5 Türkiye’nin dünya ihracatındaki azalarak 19,275 olarak gerçeklești. Haziran ayında Rusya payı hakkında açıklama yaptı. Ticaret Bakanı Ömer BOLAT, Federasyonu vatandașları satın aldıkları 733 konut ile ilk “2022 yılında dünya ihracatı 24,9 trilyon dolar olurken, ülkemiz sırada yer alırken, bunu 333 konut ile İran, 175 konut ile Irak ihracatı 254,2 milyar dolar olarak gerçekleșmiș ve dünya ihracatı ve 168 konut ile Ukrayna vatandașları izledi. içerisindeki payı yüzde 1,02 seviyesine ulașmıștır. 2023 yılının ilk çeyreğinde de artıș trendi devam etmiș ve yıllıklandırılmıș ihracatımız 255,7 milyar dolarla küresel ihracattan yüzde 1,04 pay almıștır.” değerlendirmesinde bulundu.
Rapor 100 Türkiye İMSAD: “Türkiye’yi ve Dünya Ekonomisini Yılın İkinci Yarısında İyimser Bir Tablo Bekliyor” Türkiye İMSAD, Sektörel Ekonomi Gündemi başlığıyla 2. kez düzenlediği toplantıda küresel çapta inşaat sektöründe yaşanan gelişmeler ve yılın ikinci yarısına ilişkin beklentileri değerlendirdi. Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat GÜRLESEL, ekonomide rasyonel zemine geri dönüş adımlarıyla öngörülebilirliğin artacağına dikkat çekti. Türkiye İMSAD (Türkiye İnșaat Malzemesi yüksek ihracat ve yurt içi potansiyelimizin yüzde 2,4’lük bir oranla yavașlama yașıyor, Sanayicileri Derneği) tarafından ikinci kez etkisiyle ikinci altı ayda olumlu gelișmeler fakat bu yavașlama gelișmiș ülkelerde düzenlenen “Sektörel Ekonomi Gündemi” yașanmasını bekliyoruz. Türkiye İMSAD görülüyor. Afrika, Orta Asya ve Körfez toplantısı, 14 Haziran tarihinde, online olarak, her zaman olduğu gibi önümüzdeki ülkelerinde ise iyi bir büyüme oranı mevcut” olarak gerçekleștirildi. Açılıșını Türkiye dönemde de mevcut ihracat pazarlarımızı diye konuștu. İMSAD Yönetim Kurulu Bașkanı Tayfun geliștirmeyi, yeni pazarlarda daha etkin KÜÇÜKOĞLU’nun yaptığı toplantı; inșaat olmayı ve ülkemize olan katkımızı artırmayı Dr. Can Fuat GÜRLESEL: “Rasyonel malzemesi sanayicileri, iș dünyasından hedefliyoruz. Bunun için bölgemizde Zemine Geri Dönüș İle Öngörülebilirlik isimler ve sektör profesyonelleri tarafından üretim üssü olma yolundaki ilerleyișimizin Artacak” ilgiyle takip edildi. Türkiye ekonomisini de yılın ikinci altındaki gelișimle birlikte etkisi altına alması beklenen faktörlere ıșık olumlu etkileneceğine inanıyoruz. Bunun Türkiye ekonomisine ilișkin ise Hazine tutulan toplantıda, Türkiye İMSAD Ekonomi için büyük bir kararlılıkla çalıșmalarımızı ve Maliye Bakanı Mehmet Șimșek Danıșmanı Dr. Can Fuat GÜRLESEL, sürdürüyoruz” dedi. yönetiminde rasyonel zemine geri dönüșü inșaat malzemeleri ihracat pazarlarındaki değerlendiren Dr. Can Fuat GÜRLESEL, gelișmeler ve ekonomide rasyonel zemine Dr. Can Fuat GÜRLESEL: “Yılın 2. șunları söyledi: ”Bu süreçte Merkez geri dönüșün yol haritası bașta olmak üzere Yarısında Daha İyimser Bir Tablo Var” Bankası’ndan bir faiz artıșı bekliyoruz. birçok konuda ayrıntılı analizlerini paylaștı. Ancak sadece faiz artıșı yeterli değil. Toplantıda dünya ekonomisine dair Döviz ișlemlerinde sınırlamaların, kredi Tayfun KÜÇÜKOĞLU: “Önümüzdeki öngörülerini aktaran Türkiye İMSAD koșullarının, mevduat-kredi faizlerinin Altı Aylık Süre. Çok Daha Verimli Ekonomi Danıșmanı Dr. Can Fuat sınırlamalarının, bankalara mevduat Geçecek” GÜRLESEL de “2023’ün ikinci yarısında dönüșüm zorunluluklarının kademeli olarak da gelișmiș ülkelerin yüksek enflasyonla kaldırılması gerekiyor. Faiz artıșlarının Etkinlikteki açılıș konușmasında, mücadelesi devam ediyor. Bunun yanı sıra yüzde 18 ile bașlayıp yüzde 20’ye son 2 yıllık dönemde hem global hem resesyondan kaçınma ve küçülmeyle karșı kadar devam edeceğini öngörüyoruz. de iç etkilerden dolayı geleceğe dair karșıya kalmamak adına çabalar sürüyor. Dolar kurunun ise faiz artıșıyla bir düșüș öngörüde bulunma konusunda büyük Burada temel öncelik, enflasyon dolayısıyla yașamayacağını ve yıl sonunu 25 zorluklar yașadıklarını söyleyen Türkiye hane halkında olușan etkiler. Dünya bandında kapatmasını bekliyoruz. Gelinen İMSAD Yönetim Kurulu Bașkanı Tayfun ekonomisi ilk altı ayı çok zor geçirmiș noktada rasyonel zemine geri dönüș ile KÜÇÜKOĞLU, “2023 yılının ilk yarısına olsa da doğru yönetildiği için enflasyonda öngörülebilirlik artacak. Makul sağlıklı dek yașadığımız bu tahmin edilemez belirginleșen düșüșün etkisiyle yılın ikinci fiyatlamalar olacak ve bu durum sektörü sürecin etkilerinin yılın ikinci yarısında yarısında daha iyimser bir tablo bekleniyor. de hareketlendirecektir. Kur, faiz, mal ve azalacağını ve önümüzdeki altı aylık Fakat bu tablonun devam etmesi için sıkı varlıklarda gerçek rayiçlere dönüș olacaktır. sürecin çok daha verimli geçeceğine olan para politikalarının devam etmesi gerekiyor. Ekonomide yașanmasını beklediğimiz bu inancımız tam. Ülkemizin sahip olduğu Öte yandan dünya ekonomisinde büyüme, gelișmeler, sağlıklı maliyet ve fiyatlamaya geri dönmemizi sağlayacaktır.”
102 Sektör İTO Meslek Liselerine Tercihi TÜSİAD, Chapter Zero Türkiye Artırma Stratejisini Tanıtım Etkinliği ile İklim Masaya Yatırdı Değișikliği Eylem Planı İTO tarafından düzenlenen “Mesleki Eğitimde Çağrısında Bulundu Yenilikçi Yaklaşımlar” konulu çalıştayda, TÜSİAD ev sahipliğinde, EBRD (Avrupa İmar ve meslek liselerine yönelik tercihin artması için Kalkınma Bankası) ve Yönetim Kurulu Üyeleri yapılabilecekler değerlendirildi. Bu hedefe Derneği (YÜD) paydaşlığında hayata geçen bir giden yolda, okul-özel sektör işbirliği ve tanıtım girişim olan Chapter Zero Türkiye’nin tanıtım faaliyetlerinde uygulanacak yeni stratejilerle etkinliği, iş dünyasının önemli isimlerinin kendi alanlarında sürdürülebilir iş uygulamalarına ilerlenmesi öneriliyor. öncülük etme konusundaki uzmanlık ve deneyimlerini paylaşmalarına olanak sağladı. İTO (İstanbul Ticaret Odası), İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle TÜSİAD ve devam eden İTO Yetkinlik Merkezi projesi kapsamında “Mesleki EBRD’nin ev Eğitimde Yenilikçi Yaklașımlar” konulu çalıștay gerçekleștirdi. sahipliğinde İki oturumlu düzenlenen çalıștayda, mesleki eğitimin tercih 18 Temmuz’da edilebilirliğinin artırılması, mesleki eğitim-özel sektör ișbirliği gerçekleștirilen sürecinin değerlendirilmesi ve sektörel istihdamın genișletilmesine Chapter Zero yönelik atılması gereken adımlar görüșüldü. Türkiye tanıtım etkinliği, Türkiye’de Müfredat Güncellemesi iklim değișikliği Mesleki eğitimin her zaman öncelikli gündemlerinde yer odağındaki tartıșmaların aldığını belirten İTO Bașkan Yardımcısı Ahmet ÖZER, “Hamilik șirketler ve finans projesiyle İTO olarak biz de bu süreçte sorumluluk alıyoruz. kurulușlarının Okullarda görev alan hamilerimizle hem destek veriyoruz hem yönetim kurullarına de sürekli iletișim halindeyiz. Sektörlerin talebi doğrultusunda tașınması yolunda müfredat güncellemelerinin yapılması ve meslek liselerine önemli bir adımın ilginin artırılması, personel ihtiyacının karșılanmasının yanında göstergesi oldu. sektörlerin gelișimine de olumlu katkı sağlayacak. Meslek liseleri Chapter Zero Türkiye’ye ev sahipliği yapmak, TÜSİAD’ın iklim için ara eleman tabirini doğru bulmuyoruz. Meslek liseleri ara değișikliğiyle mücadele konusundaki kararlılığını ortaya koydu ve eleman değil, ana eleman sağlıyor. Meslek liselerinde yetișen daha sürdürülebilir bir gelecek için Türkiye’de ișletmeler arasında gençlerimiz çok kıymetli” dedi. ișbirliğini geliștirme taahhüdünün bir örneğini teșkil etti. Dönüșüm Süreci İhtiyaçları Cevdet ALEMDAR: “İklim Değișikliği Stratejik Bir Çalıștay katılımcıları, mesleki eğitimin geliștirilmesiyle ilgili Önceliğimiz” birçok görüș ve öneriyi gündeme getirdi. Yeșil dönüșüm TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Enerji, Çevre ve İklim sürecinin mesleki eğitimde de yeni alanları ve ihtiyaçları ortaya Değișikliği Yuvarlak Masa Bașkanı Cevdet ALEMDAR, konuya çıkardığına dikkat çeken katılımcılar, sektörlerin yeșil dönüșümü ilișkin șu değerlendirmede bulundu: “Bugün tanıtımı yapılan gerçekleștirirken mesleki eğitimde de buna uygun atılımlar Chapter Zero Türkiye, Türkiye’de șirketlerin karșılaștığı zorlu iklim yapılması gerektiğini söyledi. Pandemi döneminde mesleki değișikliği sorununu ele alıyor. Yöneticilerin öncülük ettiği bu okulların öneminin daha çok anlașıldığının altı çizilirken, bazı girișim, iș liderlerini bilgi, araçlar ve küresel bağlantılar ile donatıyor. çalıșmalarla bunu ilgiye de dönüștürmenin mümkün olduğu, Yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticiler arasındaki diyaloğu meslek liselerinin tanıtımının daha iyi yapılmasına ihtiyaç geliștirerek Türkiye’de iklim eyleminin üzerinde özellikle duruyoruz. duyulduğu belirtildi. Ayrıca, AB normlarına uygun mesleki TÜSİAD olarak iklim değișikliğini stratejik bir öncelik olarak görüyor yeterlilik belgesi ve ișyeri açma belgesi imkânlarının daha iyi ve bu konuda çok sayıda girișim ve iș birliğine imza atıyoruz. anlatılmasının da tanıtıma katkı sağlayacağı ifade edildi. Chapter Zero Türkiye’ye ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyuyoruz.”
Sektör 104 İTÜ İnșaat Fakültesi Yeni Binasında Sürdürülebilir, Boșluklu Döșeme Sistemi Tercih Edildi Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın yolu sürdürülebilirlikten geçiyor. Tamamı geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen Volimax boşluklu döşeme sistemlerini uygulayan ABS Yapı ise sürdürülebilirliği inşaat sektörüne entegre ediyor. İnșaat yapı malzemelerinin Türkiye pazarındaki etkilerini araștıran İnșaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) raporu, 2023’ün mart ayında inșaat malzemeleri sanayi üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre %1,3 arttığına ișaret ederken, sektör oyuncuları artık sürdürülebilir üretime yöneliyor. Son olarak ABS Yapı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnșaat Fakültesi yeni binasında depreme dayanıklı, doğa dostu ve düșük maliyetli olan yapı malzemesi Volimax boșluklu döșeme sistemini plağının içine entegre edilmesini sağlıyor. tașıyor. Sistem, azaltılmıș beton hacmi ile uyguladı. Yapısal performans gerekliliklerinden inșaatta karbon ayak izini azaltıyor. Geri ödün vermeden yapının toplam ağırlığını dönüștürülmüș hammadde kullanarak Yerel pazara her zaman en yeni, önemli ölçüde azaltıyor. Beton ve donatı ve nakliye için gereken enerjiyi azaltarak, teknolojik ve doğa dostu yapı ürünlerini tüketimi minimuma iniyor ve temele İTÜ’nün çevre yönetimi ve sürdürülebilir sunmayı hedeflediklerini belirten ABS Yapı gelen yük daha az oluyor. Ayrıca hızlı kalkınma konusundaki çalıșmalarına Genel Müdürü Okan CÜNTAY, “Türkiye, ve kolay bir șekilde kurulabiliyor. İnșaat katkıda bulunabildiğimiz için mutluyuz.” inșaat malzemesi yapı sektörü konusunda süreçleri de basitleștirilerek zamandan oldukça büyük bir pazar payına sahip. tasarruf edilmesinin önünü açıyor. Düz Proje Künyesi İMSAD’ın verilerine göre yerel inșaat ve sürekli tavan elde edilirken ses ve ısı Yüklenici: Yapıtem Yapı Teknolojileri İnșaat malzemesi sektörünün 71,4 milyar dolara izolasyonunu da mümkün kılıyor. Klasik Statik Proje: Erdemli Proje ulaștığı kaydediliyor. Biz de üretimlerimizle yapı malzemelerine kıyasla birçok avantajı Mimari Proje: Ulaș Mimarlık hem pazarın büyümesine katkıda bulunan bu sistemle verimlilik odaklı bulunuyoruz hem de üretim kapasitemizi yeșil bina tasarımının geleceğini yeniden Sustainable, Hollow Slab System gelecek nesiller için avantaja çeviriyoruz” șekillendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Preferred in the New Building of İTÜ dedi. (İstanbul Technical University) Faculty of Okan CÜNTAY: “Karbon Ayak İzini Civil Engineering Okan CÜNTAY: “Ürünlerimizin Tümü Azaltıyor” Geri Dönüștürülmüș Malzemeden The way to leave a more livable world to Yapılıyor” Okan CÜNTAY, sözlerini șu șekilde future generations is through sustainability. sonlandırdı: “İTÜ İnșaat Fakültesi yeni ABS Yapı integrates sustainability into the Volimax boșluklu döșeme sistemlerinin binasında Volimax boșluklu döșeme construction sector by applying Volimax avantajlarından bahseden ABS Yapı Genel sistemi bașarılı bir șekilde uygulanıyor. hollow slab systems made entirely from Müdürü Okan CÜNTAY, “Volimax boșluklu Bu proje sürdürülebilir, verimli ve ilham recycled materials. döșeme sistemi, kör kalıplar ile olușturulan verici yapılar yaratma konusundaki hava boșluklarının betonarme döșeme ortak vizyonumuzun bir kanıtı niteliğini
106 Sektör Mimarlar Odası Ankara Șubesi: “Meslek Odalarına Kulak Vermezseniz Tüm Ankara’yı Sel Alacak” Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Başkentte aralıklarla etkili olan yağışlar nedeniyle yaşanan sel baskınlarına ilişkin yöneticilere, “Bilime ve meslek odalarının açıklamalarına kulak vermezseniz, Ankara’nın tamamını sel alacak” uyarısında bulundu. Mimarlar Odası Ankara Șube Bașkanı derelerin yanlıș ıslah politikaları, derelerin birçok semtte ayrık kanalizasyon sistemi Tezcan KARAKUȘ CANDAN, “Bașkent’in üstünün kapatılması, yağmur suyu ve atıksu bulunmaması ciddi bir sorun.” her yağmurda sele teslim olmasının drenajının ayrılmaması, aynı yerden deșarj nedeni, sağlıksız kentleșme politikaları ve edilmesi, uzmanların uyarılarının dikkate Tezcan KARAKUȘ CANDAN: “Toprağın altyapı sorunu. Dere yatakları ve vadiler alınmaması, sağlıksız kentleșme politikaları Bulușacağı Tüm Açık Yeșil Alanlar Bir yapılașmaya açıldı her yer betonlaștı. Emsal ve altyapının düzgün yapılamaması, Bir Yok Edildi” artıșları, yüksek yoğunluk ve yanlıș yer Bașkentte doğa olaylarının kentsel felakete seçimleri ile kentin sistematiği bozuldu. dönüșmesine neden oluyor. Mimarlar “Ankara’nın en önemli sorunlarından Gökçek döneminde altyapıya yatırım Odası Ankara Șubesi olarak bu konuda birisi altyapıdır ancak yıllardır altyapıya yapılmadı, rant odaklı proje ve planlamalarla defalarca uyarılarda bulunduk. Ankara ciddi bir yatırım yapılmıyor” diyen Tezcan her yer betonlaștı. 25 yıllık yerel yönetim vadiler ve derelerin birleștiği eșsiz bir kentti. KARAKUȘ CANDAN, son dönemde dönemi Ankara’nın 100 yılına mal olacak bir Vadiler üst ölçekli planlarda korunacak kentte yașanan su baskınlarına șu sözlerle tahribat yarattı.” diye konuștu. ve ağaçlandırılacak alan olması gereken, dikkat çekti: “Meslek odaları olarak, șehir kentin havalandırma koridoru olan ekolojik hastanelerini hem sağlık açısından hem Tezcan KARAKUȘ CANDAN: sistemin bir parçasıdır. Kentte derelerin de yer seçimleri açısından facia yatırımlar “Ankara’yı Yakında Kanalizasyon üstlerini kapattılar yerin altına hapsettiler. olduğunu defalarca dile getirdik. Ankara’nın Atıkları da Basacak” Vadileri birer birer yapılașmaya açtılar. altyapı olarak bu potansiyeli kaldırılmasının Her yeșil alan ve vadi betonlaștırıldı. Sel mümkün olmadığını ifade ettik. Etlik Șehir Tezcan KARAKUȘ CANDAN, “Ankara basan yerlere baktığınızda Ankara’nın Hastanesi’nde yașanan sel baskını da il sınırları içerisinden geçen su baskını üstü kapatılan derelerin yatağını bulmaya bunu yine gözler önüne serdi. Ankara açısından tehlike yaratabilecek akarsu çalıștığını görüyorsunuz. Tamamen Devlet Opera ve Balesi’ de selde büyük ve birçok dere yatağı bulunmaktadır. betonlaștırılınca kent su yatağını bulup zarar gördü, arșivler yok oldu. Bu da Kızılırmak, İncesu Deresi, Çubuk Çayı, toprakla bulușamıyor. Her gelen yerel yine derelerin yanlıș ıslahının sonucudur. Hatip Çayı, Ankara Çayı Çubuk ve Hatip yönetim, bu kente haksızlıklar yaptı. Kimi Kentleșme politikaları, ulașım altyapısı, Çaylarının Etlikte birleșir ve Kirazlı Dere planladı, kimi ‘ben yapmadım benden kentsel bellek ise sizlere ömür. Sağlıksız adını alır. Dikmen Deresi, Bayındır Deresi, öncekiler yaptı’ diye devam ettiriyor, ama kentleșmeye kente zaten fazlasıyla yük Çed Deresi Peçenek Deresi, buralar olan Cumhuriyet’in bașkentine oldu. Balık veriliyor. Öte yandan içinde Gökçek betonlaștırıldı. Alt yapı yetersizliği, alınmayan adamların yüzdüğü Gökçek döneminden döneminde balık adamların yüzdüğü, yanlıș önlemler ve dere ıslah çalıșmalarının bu yana altyapı ve kentleșme politikalarında kentleșme politikalarının ürünü olan ve alt fenni kurallara göre yapılmaması, yoğun bir gram değișiklik yok, yine vadi yatakları ve üst geçitler de yine benzer manzaralarla yağıșların yașanması ile kentsel felakete yapılașmaya açılıyor, inșa faaliyetler karșılaștık. Gökçek döneminin israf projeleri dönüșüyor. Akıl dıșı kentleșmenin sonucu durdurulmuyor, alt yapı yetersizlikleri devam olan alt ve üst geçitler kentin sistematiğini ise; su baskınları, dere yatağına dönen ediyor. Çevre yönetim planı olmaması, ve matematiğini bozdu. Kenti düğüm vadi tabanları, toprakla tașla dolmuș yollar düğüm kilitledi. Bir alt geçit diğerini tetikledi oluyor. Toprak yok, yağmur suyu deșarj ve kentin altı üstü, yașamı alt geçitlerle olamıyor. Altyapı yeterli değil, sağlıksız oyulmuș oldu. Kent yașamı parçalandı. kentleșme politikalarını terk edilerek Ankara’nın birçok semtinde yașanan sel altyapıya yatırım yapılmalı. Yönetenler bilimin baskınlarının nedeni kentin plansız șekilde izinden gitmemekte ısrar ederse kentleri büyümesidir. Ranta ve betona dayalı büyük felaket senaryoları bekliyor. Plansız politikalar nedeniyle toprağın bulușacağı hormonlu büyüyen kentleșmeyi altyapı tüm açık yeșil alanlar bir bir yok edildi. karșılayamıyor. Ankara’yı sadece yağmur Plansız ve hormonlu büyüyen kentin, suları değil, yakında kanalizasyon atıkları da altyapısı bu yoğunluğa cevap veremediği basacak” açıklamasında bulundu. için her yağmurda bu manzaralarla karșılașıyoruz. Bütün alt ve üst geçitlerin Tezcan KARAKUȘ CANDAN: “Dereler sular altında kalmasının asıl sebebi budur. Yatağını Bulmaya Çalıșıyor” Tașkın riskini önlemeye yönelik bir yönetim yaklașımı sergilemeyen, toprakları, dereleri Tezcan KARAKUȘ CANDAN ve dere yataklarını betonla kaplayan açıklamasında șunları kaydetti: “Vadilerin yöneticiler sorumludur.” ve dere yataklarının yapılașmaya açılması,
110 Makale Perakende Sektöründe Nöropazarlama Dr. Fatih ANIL Öğretim Üyesi Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tüketicilerin moral seviyesi, piyasalar açısından en önemli kadar yüksekse ekonomik faaliyetler sürekliliğini koruyabiliyor. faktördür. Olumlu düșünce ve güven seviyesi, Tüketici Olumlu düșünce ve güven seviyesi, Tüketici Güven Endeksi Güven Endeksi olarak adlandırılan veri, yüksek seviyesini olarak adlandırılan veri, yüksek seviyesini korudukça alıșveriș ve korudukça alıșveriș ve yatırımlar artmaya devam edecektir. yatırımlar artmaya devam edecektir. Piyasalardaki canlılık yeni yatırımlara ve istihdamın artmasına yardımcı olur iș piyasasındaki Son aylarda yașanan olaylar nedeniyle piyasalarda moral gelișme, diğer bir deyișle insanların iș bularak para kazanması düșüklüğü yașandı ve enerji zayıfladı. Burada en önemli faktör moralleri artıracağından her anlamda büyümeye olumlu insanların güven seviyesindeki gerilemedir. Üzerinde durmamız yansıyacaktır. gereken en önemli konu: Türkiye ekonomisi alıșveriș devam ettiği sürece sağlıklı olacaktır. Ne zamanki ticaret ve alıșveriș yavașlar, Korku ve Endișe Alıșveriși Engelliyor iște o zaman ekonomide ve iș âleminde sıkıntılar bașlar. Tüm olumlu gelișmeler insan beynindeki oksitosin hormonu Tüketicilerin moral seviyesi, piyasalar açısından en önemli seviyesinin artırılmasıyla bağlantılıdır. Beyindeki oksitosin faktördür. Nöroekonomi ve nöropazarlama denen kavramlar gün hormonu salgısı, sosyal iletișimle yakından ilișkili olduğu için geçtikçe önem kazanıyor. Claremont Graduate Üniversitesi’nden içinde bulunulan çevre, endișe ve korku gibi tehditlerle kaplıysa Prof. Paul J. ZAK nöroekonomi konusunda çalıșmalar oksitosin salgısı azalıyor. yapmaktadır. Prof. ZAK’ın araștırmaları insanların beynindeki satın alma düğmesinin nasıl çalıștığı üzerinde yoğunlașmıștır. Oksitosin hormonu, en bașta toplumsal olarak olumlu Araștırma sonuçlarına göre, insan beyninde oksitosin olarak haberlere yoğunlașmak, insanlarla iletișim hâlinde olmak, adlandırılan hormon vasıtasıyla güven duygusuyla birlikte sosyal ilișkileri arttırmak, arkadaș ve dostlarla daha fazla kișilerin olumlu kararlar vermesi sağlanıyor. Genel olarak beraber ol-mak, bağıșta bulunmak, hediye vermek, sosyal olumlu duygulara sahip insanlar, piyasalarda alıșveriș yaparak medyayı kullanmak, insanlarla sevgi dolu kucaklașmak, sistemin canlı kalmasını sağlıyorlar. Diğer bir deyișle piyasaların insanları dinlemek, adrenalin arttırıcı faaliyetlerde bulunmak gibi devamlılığını sağlamak için insanlarda oksitosin hormonunun aktivitelerle artırılabiliyor. Burada bir diğer önemli unsur toplumsal salgılanmasının sağlanması gerekiyor. Tüketicileri sadık müșteri olarak sevgi ve ilișkilerde karșılıklı saygı unsuruna, uzlașmacı ve hâline getirmek için güven duygusunun devamlılığını sağlamak insanlara karșı anlayıșlı olmak genel olarak olumlu düșüncelerin gerekiyor. gelișmesine katkıda bulunacaktır. Tüketici güven endeksi ve tüketici talebi nöroekonomi ile açıklanabilir. Bu konuda önemli çalıșmalar yapan ekonomist Paul J.ZAK’ın, nöroekonominin ekonomik büyümede en önemli faktör olarak “güven” konusu üzerinde yoğunlaștığını görüyoruz. Söz konusu çalıșmalara göre toplumda güven ve huzur ne kadar yüksekse ekonomik faaliyet ve alıșveriș o kadar fazla gerçekleșiyor. ZAK’a göre kișilerin alıșveriș motivasyonunun harekete geçmesi bünyemizde bulunan oksitosin hormonuna bağlı, bu hormonun artıșı güven ve istikrarla doğrudan bağlantılı, ülkemizde son aylarda yașanan ortam kișiler arasında güven ve birbirine inanma konusunda tereddüde neden olduğundan tüketici güvenindeki düșüșün perakende satıșlara yansıması son derece doğaldır. Bu nedenle bir an önce güven ortamı tekrardan sağlanmalı ve perakende de olası kayıpların önüne geçilmelidir. Ekonominin Büyümesi İçin Güven Șart Nöroekonomi, piyasalarda ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için en önemli faktörü “güven” olarak tanımlıyor. Genel olarak toplumda olumlu düșünceler ve güven seviyesi ne
112 Makale Çevreci Trend, Dünyada Alüminyumun Yıldızını Parlatıyor Dünyada hemen her sektörde çevreci trendinin yükselmesi alüminyumun yıldızını parlattı. Dünyada alüminyum talepleri artarken, global alüminyum üretiminde önemli bir güç olan Türkiye’de kapasite yeni yatırımlarla artıyor. Sektör yıl sonunda 7,5 milyar dolar ihracat hedefliyor. Dünyanın önemli yarı mamul Almanya, ABD, İtalya, Yunanistan ve tedarikçilerinden biri olan Türkiye Polonya İlk 5’te alüminyum sanayi, üretim ve ihracatta çıta yükseltiyor. Alüminyum İlk beș sırayı Almanya, ABD, İtalya, sonsuz kez dönüștürülebilen, bu yapısı Yunanistan ve Polonya gibi gelișmiș ile çevreci trende çok uyan bir ürün ve ekonomiler olarak açıklayan Dr. Erol yıldızı her geçen gün parlıyor. METİN, “Son 10 yıl içindeki ihracatımızın ülkelere göre dağılımı incelendiğinde Firma Sayısı 756’ya Ulaștı sunarak, bir önceki yıla göre döviz alüminyum sektörünün ihracatının Türkiye’deki üreticiler ise Avrupa’nın bazında yüzde 29,6 büyüme ile 6,7 giderek daha geniș coğrafyalara milyar dolar ihracat geliri elde ettik.” yayıldığı görülüyor. Türkiye alüminyum en yüksek seviyesine ulașan kapasiteleri Dr. Erol METİN, Türkiye alüminyum ürünleri ihracatının miktar olarak yüzde ile global rekabette giderek güç sektörünün, gelișen üretim teknolojileri 15,4’ü, değer olarak ise yüzde 16,9’u kazanıyor. Global pazarda uzun ömürlü ve yeteneğiyle AB ile ABD bașta olmak Almanya’ya yapıldı” dedi. Türkiye ve geri dönüștürülebilir ürünlere dönük üzere dünya alüminyum pazarının yarı alüminyum sanayiinin dünyada yașanan talebin artması, Türkiye’deki üreticileri mamul gruplarında önemli bir tedarikçisi sürdürülebilirlik politikalarına ‘en yüksek harekete geçirmiș durumda. İhracatta olduğunu söyledi. düzeyde’ uyum sağlamasını kaçınılmaz yașanan ve beklenen artıș, üretimdeki olarak değerlendiren Dr. Erol METİN, hareketliliğin göstergesi olarak kabul “Bu, gelecek yatırımlar ve bu yatırımlara edilirken son verilere göre 5 yıl içinde dair fizibilite çalıșmalarında hayati önem sektördeki firma sayısı yüzde 26,4 artıșla tașıyor” dedi. 756’ya ulaștı. Türkiye Dünyada Güçlü Pozisyonda Bir önceki yıla göre 2022 yılında 2022 İhracatı 6,7 Milyar Dolar Dr. Erol METİN, sözlerini șöyle yüzde 29,6 artıșla 6,7 milyar dolarlık Dr. Erol METİN, sektörün dıș ticaret ihracat geliri elde eden sektörde bu sürdürdü: “Türkiye, bir alüminyum yılki beklenti ise 7,5 milyar dolar. Son verilerini șöyle değerlendirdi: “2022 tedarikçisi olarak dünyada güçlü yıllarda sürdürülebilir ve döngüsel yılında Türkiye’nin alüminyum sektörü bir pozisyon elde etti ancak bu hızlı ekonomilere çok daha fazla öncelik ihracatı döviz bazında yüzde 29,6 gelișme içerisinde yer alan KOBİ’lerimiz, verilmeye bașlandığını hatırlatan artıșla 6,7 milyar dolara ulaștı. Geçen Avrupa’nın sürdürülebilirlik, yeșil Türkiye Alüminyum Sanayicileri yıl en fazla ihracatı 2,38 milyar dolar dönüșüm ve karbonsuzlașmada aldığı Derneği (TALSAD) Genel Sekreteri Dr. alüminyum çubuklar ve profiller, kararlara ve olușturduğu politikalara Erol METİN, “Alüminyum yüzde 100 1,26 milyar dolar ile alüminyumdan yetișmekte zorluk yașıyor. Sektörde geri dönüștürülebilme özelliği ile bu saclar, levhalar ve 729 milyon dolar ile izlenen politikaların, en önemli ihracat gereksinimleri fazlasıyla karșılayan bir ișlenmemiș alüminyum ürün gruplarında pazarımız olan Avrupa’nın politikalarıyla metal” dedi. gerçekleștirdik.” paralel olması kritik bir öneme sahip.” Türkiye, Dünya Alüminyum Pazarının İhracatın Yüzde 63,6’sı AB’ye Sektörün Üretim Ağı Geniș Tedarikçisi Gidiyor 756 ișletmenin bulunduğu Türkiye Türkiye alüminyum sektörünün Türkiye’nin mamul ve yarı mamul alüminyum sektörü, üretilen veya geçen yıl 2,4 milyon ton seviyesinde üretiminde önemli așamalar kaydederek ithal edilen külçe döküm ve dökme, hammadde ithalatı gerçekleștirdiğini Avrupa ve Avrasya coğrafyasının önemli biçimlendirme, haddeleme, çekme bildiren Dr. Erol METİN, șu bilgileri verdi: bir üretim merkezi konumuna geldiğini ve dövme ișlemlerine tabi tutarak “Bu üretimin 1,39 milyon tonunu bașta ifade eden Dr. Erol METİN, 2022 yılında mal üreten ve hurda alüminyum Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD olmak ihracatın değer olarak yüzde 63,6’sı, veya külçeleri çeșitli yöntemlerle üzere toplamda 190 ülkenin pazarlarına miktar olarak ise yüzde 64,3’ünün AB alașımlandırarak, uç ürünlere kadar ülkelerine yapıldığını aktardı. ișleyen kurulușları kapsıyor.
114 Makale İDEF’in Ardından… Celalettin KIRBOZ GALSİAD Yönetim Kurulu Bașkanı Bu sayımız hemen İDEF Fuarı’nın arkasından olunca biraz bu serüvene. Çıkıș noktamız öncelikle ülke savunmamız ve da savunma sanayiyi, orada olușan izlenimlerimi sizler ile bunun için ihtiyacımız olan silah, mühimmattı. Uzun yıllar, uzun paylașmak istedim. Șahsımı tanıyanlar bilirler, Türkiye de yollar kat ettikten sonra kısmen üretmeye bașladık. Savunma teknik olarak karșılığı olmayan stratejik alüminyum ile çalıșmaya sanayi șirketlerimiz yoktu. Sümerbank harici askeri postal gayret eden, bu ișle uzun yıllardır uğrașan bir kișiyim. Gerçekten yapan fabrikamız yoktu. Kendi ülke savunma ihtiyaçlarımızı alașım dıșında kullandığım “Bizim kullanabildiğimiz alüminyum karșılamak adına farklı iș kollarındaki firmaları savunma sanayine zaten bir alașımdır, alüminyumu saf olarak bulmanız hiç olası bir yönlendirdik. İșler bașarıldıkça savunma sanayi diye bir sektör durum değildir” tabiri, “ özel alașımlar” olarak değerlendirdiğimiz çıktı ortaya. Daha iyi ekipmanlar elde edildi. Uluslararası 2xxx, 5xxx, 7xxx gibi çok bilinmeyen seriler benim alanıma sertifikasyonlar alındı, insan kaynağı yetiști ve bir süreç bașladı. girmektedir. Elbette ürün gamı bu olunca da burada hemen en önemli tüketim alanlarından olan savunma sanayi karșımıza Her ne kadar bir firma özelinde de olsa aslında savunma çıkmaktadır. Özellikle SAHA İstanbul ile bașlayan bu çalıșma sanayi ülke ihtiyaçlarından çok daha fazlasını yapmaya bașladı sürecinde birçok noktada bu alașımlar ve nihai ürün süreçlerini sınırları aștı. Bu kadar stratejik bir sektöre girebilmek orada ürün takip ettik. Savunma, uzay, havacılık, otomotiv, raylı sistemler gibi çıkarabilmek, sonra bunu dünyaya satabilmek ve kendi ihtiyacını günümüzün önde gelen sektörlerinin nerede ise olmaz ise olmazı gidermek için bașlatılan çalıșmalar ile 6 milyar dolarlara ulașan bir olan bu metalin inanılmaz ürünleri olușturduğunu öğrendim. savunma sanayi sektör ihracatı. Tebrik etmek lazım, alkıșlamak lazım. Uluslararası piyasalarda “çift kullanımlı malzeme“ olarak IDEF’te bir stant var. TUSAȘ standı üzerinde SİHA’lar değerlendirilen ve zaman zaman tedarikinde kısıtlamalar olan bu helikopterler, uçaklar… Bizim için gerçekten özlemle beklenen alașımlar ülkemiz savunma ve havacılık sektörünün en önemli süreç. Bir diğer stant Aselsan, dünyaya teknoloji satıyor. TEİ, girdisidir ve öyle olmaya devam edecektir. Hep konușulan Roketsan ve onlarca irili ufaklı sektör firması gurur tablosu. katma değer meselesi de aslında tam da bu noktada devreye Benim için çok önemli ve hayatımda bir merhale diyebileceğim girmektedir. Ülkemizde alüminyum sektöründe faaliyet gösteren bir olay tam da gelinen noktanın ne olduğunu ve bizi ülke firmaların %95’i bu ürünler ile çalıșmamakta hatta bilmemektedir. firmaları olarak neyin beklediğini yansıtıyor. Bir yabancı ülke Kalan %5 bilse de üretim kabiliyeti uygun olmadığından heyeti benimle bakan yardımcısı düzeyinde temas kurdu. “Biz hammadde olarak tedarik edemediğinden çok çalıșabilir değildir. ülkemizde ……. malzemesini üretmek istiyoruz sizin bu konuda Peki nasıl çalıșıyor süreç bu durumda? Yurtdıșı firmalar kendi çalıșan fabrikalarınız vesaire var. Bize de ne olur know-how verin, standartları ile ürettikleri malzemeleri uygun gördükleri satıcılar gelin kendiniz kurun” șeklinde bir talep geldi. Bu konu beni çok üzerinden ve satıș șartları ile iç piyasaya sokuyorlar. Elbette etkiledi. Artık benim ülkem tüketmiyor, üretiyor diyebilecek miyiz? istediklerinde akıșı kesmek ellerinde olarak. Bu durumda bizim Son derece önemli bir gelișme. Bu vesile ile Savunma Sanayi yerli milli projelerimizin önemli bölümü malzeme tarafında ne Bakan Yardımcımız Sayın Celal Sami TÜFEKÇİ’ye, MKEK Genel yerlileșiyor ne de millileșiyor. Müdürü Sayın İlhami KELEȘ’e, Savunma Sanayi Bașkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN’e, TUSAȘ Yönetim Kurulu Gelelim IDEF 2023 Fuarı’na… Serüvene bașladığımda Bașkanı Sayın Prof. Dr. Rafet BOZDOĞAN’a, TUSAȘ Teknik özel alașımlar kullanıp o tarafa ilgi duyunca ister istemez o Genel Müdür Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Fahrettin Öztürk’e ayrı malzemenin kullanıldığı alanda ilerledim. Bizde tam olarak böyle ayrı șükranlarımı sunuyorum. oldu, savunma, havacılık, uzay sanayinin tam da içine girdik. İlk olarak önümüze gelen çok önemli bazı silah mühimmat Özellikle belirteceğim SAHA EXPO’yu bu sene Atatürk parçalarını üretmeye bașladığımızda ülkemizin ișin çok daha Havalimanı içerisine tașımamız gerekliliğine gönülden destek bașında olduğunu gördük. MKEK gibi șirketlerin birçoğunu fiziki veriyorum. İnen kalkan uçakların, SİHA’ların canlı canlı olarak görme șansım olmuștu bu nedenle kıyasta yapmam çok seyredildiği, yabancı delegasyonun direk iniș yapabileceği bir kolaydı. Bu sektör de muhakkak olmak lazım, ülkemizin savunma lokasyon savunma sanayi fuarı için dünyanın kaç yerinde var? sistemini muhakkak güçlendirmek lazım diyerek bașladık Bu fırsatı çok iyi kullanmalıyız.
116 Makale Camın Değișen Yüzü: Tarih Boyunca Cam Fikret YILMAZ Cam, keșfedildiği andan itibaren tarih boyunca sonuna doğru cam, pișmiș toprak boncukların alternatifi kullanımı giderek artan bir madde olmuștur. Zamanın olarak kullanılmıștır. Camın kap formundaki en eski örnekleri değișimlerine uyum sağlayarak farklı formlarda, ise M.Ö. 14. yüzyılda Tell Alalakh Yerleșimi’nde bulunmuștur. tekniklerde ve dekorasyonlarda ilerlemiștir. Cam sanatı, belki Tunç çağında cam, ticarette önemli bir malzeme olarak de en büyük atılımını milattan önce 14. yüzyılın ortalarında kullanıldığına dair M.Ö. 14. yüzyıla tarihlenen Uluburun Batığı cam kapların üretimine geçișiyle gerçekleștirmiștir. Milattan gibi kanıtlar vardır. önce sekizinci yüzyıldan itibaren, taklit yöntemiyle değerli materyallerin camla birleștirilmesiyle renksiz cam üretimi M.Ö. 12. yüzyıldan itibaren cam nadir görülse de milattan geliștirilmiștir. önce sekizinci yüzyılla birlikte tekrar yaygınlașmıștır. Milattan önce beșinci yüzyılda ise Akhaemenid Egemenliği altında Helenistik dönemde, sodyum karbonat oranı artırılarak özgün biçimlerde ve süslemelerle cam ürünler yaygınlașmıștır. düșük ısıda füzyon elde edilmiș ve fırınlarda yakıt tasarrufu Yazılı ve arkeolojik veriler, cam üretiminin tarihsel süreçte sağlanmıștır. Roma döneminde ise üfleme tekniğinin sürekli arttığını göstermektedir. Özellikle Roma döneminde bulunması cam sanatında devrim niteliğindedir. Kanarya serbest üfleme tekniğinin keșfi, camın toplumun her Adası’ndan Hindistan’ın Arikamedu yerleșimine kadar antik kesiminde günlük yașamda sıkça karșılașılan bir malzeme dünyanın birçok bölgesinde cam eserler ortaya çıkmıștır. olmasını sağlamıștır. Tarih boyunca cam, boncuk, kap formu ve pencere camı Camın tarihi boyunca yașadığı evrim ve farklı kullanım gibi birçok șekilde kullanılmıștır. En erken örnekler seramikler alanları, onun insanlık tarihindeki önemini ve değerini vurgular. üzerindeki sırlama ile bulunurken, sonraları kullanım eșyası Geçmișten günümüze cam, sanat, ticaret ve günlük yașamın olarak hayatımızda yerini almıștır. Milattan önce 3.000’lerin ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir.
118 Makale Yeni Para Politikası İhracatı Nasıl Etkileyecek? Dr. Can Fuat GÜRLESEL Ekonomist - Danıșman Para politikasında liralașma hedefinin uygulandığı finansmanı için kullanılacak kredi limitleri döviz bazında yüzde dönemdeki düzenlemelerin büyük bölümü ihracatı ve 40 azalmıștır. Bu da ihracatın yüzde 40 daha az finanse edilmesi ihracatçıları doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiști. İhracat anlamına gelmektedir. gelirlerinin bozdurulması zorunluluklarından, kredi koșulu olarak kur korumalı mevduatların açılmasına, yeniden döviz almama İhracat kredilerinin kullandırılmasında bilançolardaki döviz taahhütlerinden ihracat kredisi kullanmak için getirilen koșullara varlıklarına ilișkin sınırlamalar, kur korumalı mevduat açma kadar birçok düzenleme ihracatçıları doğrudan etkilemiști. Yine zorunlulukları, net ihracatçı olunması zorunluluğu ve ihracat ihracat ve ihracatçılar açısından çok önemli bir rekabet unsuru gelirlerinin bozdurulması zorunlulukları açıklanacak bir takvim ile olan Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanması da sınırlayıcı etki kademeli olarak kaldırılmalıdır. Bu düzenlemeler içinde önemli yapmıștı. bir yer tutan kur korumalı mevduatlarda yeni mevduat açılması ekim bașından itibaren sona erebilecektir. Ancak mevcut KKM Ekonomide rasyonel zemine geri dönüș kararı ile Merkez devam edecektir, alınan ve alınacak caydırıcı önlemler ile tasfiye Bankası para politikası da değișmeye bașladı. Merkez Bankası edilecektir. Örneğin 2024 yılı bașından itibaren vergi avantajı para politikasını kademeli olarak sıkılaștırırken, döviz kurlarının, sona erebilecektir. faiz oranlarının ve fiyatların yeniden piyasa koșulları içinde belirlenmesine yönelik adımlar atılmaktadır. Merkez Bankası’nın İhracatçılar açısından rekabet gücünün sürdürülmesinde adımları kademeli olacaktır. Son 1,5 yılın politikasından keskin para politikası ile ilișkili bir diğer konu maliyetlerdir. Bu noktada bir dönüș yapmanın bedeli daha ağır olabilecektir. Bu nedenle enflasyon ile mücadele ve fiyat istikrarının sağlanması hedefi Merkez Bankası’nın kademeli geçiș tercihi de doğrudur. ve kullanılacak araçlar doğrudur. Ancak Merkez Bankası 2023 sonu için yüzde 58 ve 2024 sonu için yüzde 33 tüfe beklentisini Merkez Bankası’nın para politikasını sıkılaștırması ve paylamıștır. Bu beklentiler çerçevesinde ihracatçıların maliyetleri düzenlemelerin normalleștirilmesi ihracatı ve ihracatçıları yine en azından 2024 sonuna kadar hissedilir șekilde artmaya devam doğrudan ve dolaylı olarak etkileyecektir. Bu olası etkileri edecektir. İhracatçıların bu durumda talebi de doğal olarak döviz değerlendirelim. kurlarında artıșın devam etmesi olacaktır. Merkez Bankası para politikasını sıkılaștırırken bunu birkaç Para politikasındaki kademeli sıkılașma Türk Lirası’nın değerini kanaldan gerçekleștirecektir. İlk olarak politika faizi artırılmaktadır de etkileyecektir. Türk Lirası’nın değeri büyük ölçüde yeniden ve faiz oranlarının normalleșmesi sağlanmaktadır. Faiz piyasa koșulları ile belirlenmeye bașlamıștır. Merkez Bankası oranlarının gerçekçi seviyelere oturması diğer fiyatların da daha TL’nin değerini korumak için artık döviz satıșları yapmayacaktır sağlıklı olușmasını sağlayacaktır. Bu açıdan ihracatçılar için de ve bu konuda bankalara olan baskı da kaldırılmıștır. Türk Lirası öngörülebilir ve daha gerçekçi fiyatlar olușacaktır. İkinci olarak bu gelișmeler sonrası ABD doları karșısında 27 TL’ye yaklașmıș Merkez Bankası kredi büyümesine sınırlamalar getirmektedir, ve gerekli düzeltme gerçekleșmiștir. Bu noktadan sonra TL’nin ancak ihracat ve yatırım kredileri bu sınırlamanın dıșında değerini belirleyecek olan artık Merkez Bankası’nın sıkılașma tutulmaktadır. Bu da olumlu bir gelișmedir. politikaları olacaktır. Merkez Bankası TL likidite tarafında sıkılașmaya bașlamıștır ve bunun kademeli olarak artıracaktır. Ancak hem Merkez Bankası ve Eximbank kaynaklı hem de Buna bağlı olarak Türk lirasında değer kaybı yavașlayacaktır. bankacılık sektörü kaynaklı kredilerin kullanımında ve erișimde sıkıntılar sürmektedir. Bu alanda en azından ihracat kredileri Yeni enflasyon hedeflerine bağlı olarak 2024 sonuna kadar için ivedilikle adımlar atılması gerekmektedir. Yine bu konuda maliyetlerde yüzde 55-60 artıș olacakken Türk Lirası’nın ihracatçılara açılan kredi limitlerinin TL olarak belirlenmesi değer kaybının yavașlaması ihracatçıları yeniden zorlamaya yerine yeniden döviz cinsinden belirlenmesine geçilmelidir. bașlayacaktır. Türk Lirası ihracatçı cephesinde yeniden Türk Lirası’nın değer kaybı sonrası mevcut limitler ile ihracatın değerlenecektir. Ancak burada çözüm döviz kurlarını daha hızlı arttırmak değil, enflasyonu daha hızlı düșürmek olmalıdır.
120 Makale Her Çözüm Bir Tahmindir! M. Tınaz TİTİZ “Bütün yașam sorun çözmekten ibarettir” Karl Popper’in hakkında genellemeye yeter sayı ve güvenilirlikteki verilerden çok ünlü sözü ve bir kitabının adı. Burada sorun kavramı azını incelemiș olsam d bugünkü ekonomik krizden çıkıș yolunun ile kastedilen, yalnız istenmeyen durumları değil döviz kurunu serbest bırakmak olduğunu tahmin ediyorum”. gerçekleșebilmesinin önünde engeller bulunan istendik durumları da kapsıyor; tabii ki çoğu basit cevapları olabilecek (onu Bu genișletilmiș ifadeyi dinleyen birisi büyük olasılıkla (ki mu bunu mu giyeyim, yiyeyim, yapayım mı yapmayayım mı buradaki “büyük olasılıkla”, okuyucuyu cümlenin geri kalanından gibisinden) ama az sayıda karmașık ve nadiren de çok karmașık kușkulanmaması için kullanılan ikna gücü yükselticidir) “bu sorunlar. tahmininizin güvenilirliği ne kadardır?” diye soracaktır. Bu süreçler boyunca binlerce kelime ve belki yüzlerce cümle(cik) Așağıda, Jonathan Haidt ve Tobias Rose-Stockwell tarafından kullanıyoruz. Tahminlere göre günde 15,000 kadar kelime ve yazılan “Her șey niye zıvanadan çıktı? Sosyal Ağların Karanlık cümle bașına ortalama 3-5 sözcük hesabıyla 4000 kadar cümle Psikolojisi” bașlıklı yazıdan kimi uyarlanmıș alıntılar var: kuruyoruz. <<Doğrulanmamıș iletilere erișimi azaltın. Kötü aktörler – troller, Bunların yarıdan azının soru olduğu varsayımıyla 3500 kadar yabancı ajanlar ve yerli provokatörler – herkesin yüzlerce sahte cevap olabileceği; cevapların ise yarıdan çoğunun “olup bitmiș hesap olușturabileceği ve bunları milyonlarca insanı manipüle șeyler hakkında bilgi vermek amaçlı”, geri kalan 1500 kadar etmek için kullanabileceği mevcut sistemden büyük ölçüde cümlenin ise “henüz olușmamıș sorunlara ilișkin tahminler” yararlanıyor. olabileceği söylenebilir. Her gün ne denli çok tahminde bulunduğumuz, ayrıca da bunların çoğunun doğruluğunun pek Düșük kaliteli bilginin bulașıcılığını azaltın. Sürtünme ortadan kușkulu olması ilginç değil mi? kalktıkça sosyal medya daha toksik hale gelir. Bir miktar sürtünme eklemenin içeriğin kalitesini artırdığı görülmüștür. Söz konusu tahminler, “olsa olsa” ile “adım gibi eminim” arasında Örneğin, bir kullanıcının bir yorum gönderdikten hemen sonra, değișen kesinlikler boyunca bir dağılım gösterirler (herhalde). “Bunu yayınlamak istediğinizden emin misiniz?” șeklinde basit bir “Sanırım ki”, “bana göre”, “fikrimce”, “gibi düșünüyorum” gibi adımın dahi, Instagram kullanıcılarının incitici mesajları yeniden onlarca ifade bu istatistik dağılımın gündelik dildeki karșılıklarıdır. düșünmelerine yardımcı olduğu gösterilmiștir. Dağılıma ve ifadelere daha yakın plan bakınca, bu tahminlerin Șimdi lütfen -örneğin- whatsapp uygulamanıza giriniz ve șu üç bileșenden oluștuğu görülüyor: (1) Çok küçük bir bölümü gelen mesajları șöyle bir gözden geçiriniz. Kaç tanesinde rasyonel çıkarım (eğer ... ise … dir), (2) İstatistiki kestirim, (3) alıntı kaynağını gösteren, keskin hükümler içermeyen, Sezgisel öngörü. Buna göre, çeșitli sorunlara karșı ürettiğimiz karmașık sorunları bir vurușta çözen, ısrarla dini veya milliyetçi cevaplar (her biri çözümdür) içindeki ağırlıklı payın tahmin ve propagandaları benimsetmeye çalıșmayan iletiye rastladığınızı sezgi olduğu söylenebilir. sayınız. Eğer bulamazsanız bu bir sürpriz olmayacaktır. Buradan ne çıkar? Bu tahmine dayalı cevaplarımızı hemen hiçbir zaman “…… Șimdi yine lütfen dönüp doğaya bakınız, bir tane bile olacağını tahmin ediyorum” șeklinde sunmayız. Çünkü öyle keskin çizgi -gözünüz bozuk ya da uzaktan bakmıyorsanız- dediğimiz anda derhal akla “sana niçin inanayım ki?” veya göremeyeceksiniz. Peki bu keskin inançlarımızın kaynakları doğa “șimdiye kadar yaptığın tahminlerin doğruluğu hakkında ben bir değilse nereden geliyor? kayıt tutmadım ki” gibi havamızı bozabilecek itirazlar gelebilir. Șașırtıcı gelebilir ama gün boyunca bașkalarıyla ya da kendimizle Örneğin, “bugünkü ekonomik krizden çıkmanın yolu döviz konușurken (düșünme) kurduğumuz yargı cümlelerinin her birinin kurunu serbest bırakmaktır” gibi bir formül -hele de unvanlı birer tahminden ibaret olduğunu ve muhtemelen pek azının birisince söyleniyorsa- pekâlâ bir çözüm olarak çoğu kișiyi tatmin sağlam bir kaynağa dayandığını fark edeceksiniz (sanırım). Bu ederken, aynı cümle ikna gücü yükselticilerden arındırılmadan yargılar kișisel yașamlarımızla ilgili olan, hatalı olması halinde ifade edilirse șu hale dönecektir: büyük facialara yol açmayacak tahminler olabilir. Peki ya toplum sorunlarıyla ilgili konularda -hele unvan sahibi insanlarca- verilen “Dünyanın bașka ülkelerinde ve bașka koșullar altında yıllar keskin hükümlerin faturaları? boyunca ekonomik kriz olarak görünür hale gelen olgular
Alfabetik olarak sıralanmıştır
DERGiMiZiN DAĞILIM PROFiLi OUR JOURNAL’S ROUND PROFILE t 5àSLJZFHFOFMJOEFQSPKFÎJ[FOWFVZHVMBZBONJNBSJPmTMFS t \"SDIJUFDUVSBMPGmDFTESBXJOHQSPKFDUTBOEJNQMFNFOUJOHUIFOBMMBSPVOE t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOEFLBQoQFODFSFoDFQIFàSFUJNJWFTBUŗZBQBO 5VSLFZ mSNBMBS t $PNQBOJFTQSPEVDUJOHEPPSXJOEPXGSPOUBOETFMMJOHJOBMVNJOJVNTFDUPS t \"MàNJOZVNTJTUFNàSFUJDJWFVZHVMBZDMBS t \"MVNJOJVNTZTUFNQSPEVDFSTBOEJNQMFNFOUPST t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOFNBLJOFJNBMFEFO TBUŗOZBQBOWFUFEBSJLÎJMFS t .BDIJOFQSPEVDFST TFMMFSTBOETVQQMJFSTJOBMVNJOJVNTFDUPS t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOFDBNJNBMFEFO TBUŗOZBQBO VZHVMBZBO t $PNQBOJFTQSPEVDJOH TFMMJOHBOEJNQMFNFOUJOHHSBTTJOBMVNJOJVNTFDUPS t $PNQBOJFTQSPEVDJOH TFMMJOHBDDFTTPSJFTJOBMVNJOJVNTFDUPSBOETVQQMJFST mSNBMBS t $PNQBOJFTFYQPSUJOHBOEJNQPSUJOHJOBMVNJOJVNTFDUPS t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOEFBLTFTVBSJNBMFEFO TBUŗOàTUMFOFOWF t $IBNCFSPGDJWJMFOHJOFFSTBOEDIBNCFSTPGBSDIJUFDUVSF t (\"-4Č\"%&OUSFQSFOFVS\"MVNJOJVN*OEVTSJBMJTZ\"OE#VTJOFTTNFO\"TTPDJBUJPO UFEBSJLÎJMFS t \"-65&\".\"MVNJOVN5FTUJOH5SBJOJOHBOE3FTFBSDI$FOUFS t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOEFJISBDBUWFJUIBMBUZBQBOmSNBMBS t .BTTIPVTJOHDPOTUSVDUJSFDPPQFSBUJWFT t ČOŗBBUNàIFOEJTMFSPEBTWFNJNBSMLPEBMBS t $PODFSOJOHEFQBSUNFOUTPGCVJMEJOHDPNQBOJFTQSPKFDUCBTFEBMMBSPVOE t (\"-4Č\"%(JSJŗJNDJ\"MàNJOZVN4BOBZJDJMFSJWFČŗBEBNMBS%FSOFļJ t \"-65&\".\"MàNJOZVN5FTU&ļJUJNWF\"SBŗUSNB.FSLF[J 5VSLFZ t 5PQMVLPOVUZBQLPPQFSBUJnFSJ t 50,Č531SJNF.JOJTUSZ.BTT)PVTJOH\"ENJOJTUSBUJPO t 5àSLJZFHFOFMJOEFQSPKFCB[MJŗZBQBOJOŗBBUmSNBMBSOOJMHJMJ t ,Č15\"ğČTUBOCVM)PVTJOH$POTUSVDUJPO1MBOOJOH*OEVTUSZBOE$PNNFSDF EFQBSUNBOMBS *ODPSQPSBUFE$PNQBOZ t 50,Č5$#BŗCBLBOML5PQMV,POVUČEBSFTJ#BŗLBOMļ t .JOJTUSZPG1VCMJD8PSLT t ,Č15\"ğČTUBOCVM,POVUČNBS1MBO4BO7F5JD\"ğ t \"MM*OEVTUSZ$IBNCFSTBDUJWFBMMBSPVOE5VSLFZ t #BZOESMLWFČTLBO#BLBOMļ t \"MMDIBNCFSTPGDPNNFSDF t 5àSLJZFEFGBBMJZFUUFPMBOUàNTBOBZJPEBMBS t 44,$POTUSVDUJPO)FBEPG%FQBSUNFOU t 5àNUJDBSFUPEBMBS t /BUJPOBM&EVDBUJPO.JOJTUSZ$POTUSVDUJPO)FBEPG%FQBSUNFOU t 44,ČOŗBBU%BJSF#BŗLBOMļ t 5#..-JCSBSZ t .JMMJ&ļJUJN#BLBOMļČOŗBBU%BJSF#BŗLBOMļ t +VTUJDF%FQBSUNFOU$POTUSVDUJPO)FBEPG%FQBSUNFOU t 5#..,àUàQIBOFTJ t Č/5&45VSLFZ$POTUSVDUJPO*OEVTUSJBMJTU&NQMPZFS4ZOEJDBUF t \"EBMFU#BLBOMļČOŗBBU%BJSF#BŗLBOMļ t Č/%&3 ČTUBOCVM$POTUSVDUPS\"TTPDJBUJPO t Č/5&4o5àSLJZFČOŗBBU4BOBZJDJMFSJČŗWFSFO4FOEJLBT t Č.4\"% #VJMEJOH.BUFSJBMT1SPEVDFST\"TTPDJBUJPO t Č/%&3 ČTUBOCVMČOŗBBUÎMBS%FSOFļJ t 5Č.4&5VSLFZ$POTUSVDUJPO$POUSBDUPS&NQMPZFS4ZOEJDBUF t Č.4\"% ČOŗBBU.BM[FNFTJ4BOBZJDJMFSJ%FSOFļJ t 5.#5VSLFZ$POUSBDUPST6OJPO t 5Č.4&5àSLJZFČOŗBBU.àUFBIIJUČŗWFSFO4FOEJLBT t 5..0#VOJPOPGDIBNCFSTPGUVSLJTIFOHJOFFSTBOEBSDIJUFDUT t 5.#5àSLJZF.àUFBIIJUMFS#JSMJļJ t Č.0$IBNCFSTPG#VJMEJOH&OHJOFFST t 5..0#5àSLJZF.àIFOEJTWF.JNBS0EBMBS#JSMJļJ t 50##UVSLJTIVOJPOPGDIBNCFSTBOEDPNNPEJUZFYDIBOHFT t Č.0ČOŗBBU.àIFOEFOEJTMFS0EBT t 5Ã4Č\"%UVSLJTIJOEVTUSJBMJTUTBOECVTJOFTTNFOTBTTPDJBUJPO t 50##o5àSLJZF0EBMBSWF#PSTBMBS#JSMJļJ t 5Ã(Č\"%5VSLFZ:PVOH#VTJOFTTNFO\"TTPDJBUJPO t 5Ã4Č\"%o5àSLJZF4BOBZJDJWFČŗ\"EBNMBS%FSOFļJ t .Ã4Č\"%JOEFQFOEFOUJOEVTUSJBMJTUTBOECVTJOFTTNFOTBTTPDJBUJPO t 5Ã(Č\"%5àSLJZF(FOÎČŗ\"EBNMBS%FSOFļJ t 5\"-4\"%5VSLFZ\"MVNJOJVN*OEVTUSJBMJTU\"TTPDJBUJPO t .Ã4Č\"%o.àTUBLJM4BOBZJDJMFSWFČŗBEBNMBS%FSOFļJ t \":Č%\"MJNJOJVN4VSGBDF.BOJGBDUVSF\"TTPDJBUJPO t 5\"-4\"%o5àSLJZF\"MàNJOZVN4BOBZJDJMFSJ%FSOFļJ t 5Ã.4Č\"%5IF\"TTPDJBUJPOPG\"MM*OEVTUSJBMJTUBOE#VTJOFTTNFO t \":Č%\"MàNJOZVN:à[FZČŗMFN%FSOFļJ t Ã4Č\"%1SPEVDUJWF*OEVTUSJBMJUTBOE#VTJOFTTNFO\"TTPDJBUJPO t 5Ã.4Č\"%o5àNTBOBZJDJWFČŗ\"EBNMBS%FSOFļJ t &NCBTJFTBOE$POTVMBUFT t Ã4Č\"%oÃSFULFO4BOBZJDJWFČŗ\"EBNMBS%FSOFļJ t \"MVNJOJVN$PNQBOZSFHJTUFSFEUPDIBNCFSTPGJOEVTUSZBOEDPNNFSDF t #àZàLFMÎJMJLMFSWF,POTPMPTMVLMBS t $PNQBOZBENJOJTUSBUPSTPGQSPEVDFST JNQPSUFST EJTUSJCVUPSTJOBMVNJOJVN t 4BOBZJWFUJDBSFUPEBMBSOBLBZUMBMàNJOZVNmSNBMBS t \"MàNJOZVNTFLUÚSàOàOàSFUJDJ JUIBMBUÎ EJTUSJCàUÚSmSNBZFULJMJMFSJ TFDUPS t #BTOZBZOPSHBOMBS GVBSDMLŗJSLFUMFSJWFSFLMBNBKBOTMBS t .FEJBPSHBOT GBJSDPNQBOJFTBOEBEWFSUJTJOHBHFODJFT t :VSUJÎJWFZVSUEŗOEBBMàNJOZVNTFLUÚSàZMFJMHJMJmSNBMBSWFÎFŗJUMJ t $PNQBOJFTJO5VSLFZBOEXPSMEDPODFSOJOHBMJNJOJVNTFDUPSBOEJNQPSUBOU NFTMFLHSVQMBSOEBOÚOFNMJBESFTMFS BEESFTTFTGSPNWBSJPVTPDDVQBUJPOBMHSPVQT XXXBMVBSUDPNUStJOGP!BMVBSUDPNUS
5 HNODPúQGHNV AKD KURUMSAL DANIŞMANLIK 101-127 KARPEN / KAR ALÜMİNYUM Üst Bant-91 KÖPRÜ METAL 57 AKPA ALÜMİNYUM 17 KURTOĞLU ALÜMİNYUM 27 MARMARA METAL 8 ALBOND 31 MERİDYEN FUARCILIK METİŞ ALÜMİNYUM 105 ALCAS 13 MİNERİA METAL 1 MOR ALÜMİNYUM ALEXMACH 67 NOR ALÜMİNYUM 35 ÖZ EKİN / ROYAL GLASS 73 ALFA METAL 15 PİKASAN 93 R+T TURKEY / STUTTGART 76-77 ALKONEKS 85 SEYKOÇ ALÜMİNYUM 45 SIEGENIA 108-109 ALUEXPO 99 SİSTEM MAKİNA Arka Kapak SORGLASS 61 AMİR ALÜMİNYUM Kalın Yaprak SOUDAL 47 STAC 111 ASAŞ ALÜMİNYUM 21 STACBOND 59 STARIUM / DOORIUM 51 BAKA YAPI 53 SZ METAL / ALUTEM 69 ŞİMŞEK ALÜMİNYUM 97 BALCOSAN Logo TALSAD Alt Bant-41 TÜYAP FUARCILIK Sırt-Ön Kapak İçi BİSER ALÜMİNYUM 89 UZUNER ALÜMİNYUM 113 ÜMİT ALÜMİNYUM 23-107 BOR ALÜMİNYUM Logo VORNE 4-5 WINNICE Ön Kapak-123 BTS ALÜMİNYUM Logo-37 WİNDOFORM 39 YILMAZ MAKİNA 83 BULUT PLASTİK 125 55-75-95 71 BURAK ALÜMİNYUM 25 CPG TREMCO 43 DEMSAŞ METAL 49 DODO OTOMASYON 87 DÖRTEL KALIP / VULCANMAX Arka Kapak İçi-128 EKSMAK KALIP 6 EKSTEK XP 65 ERSAŞ ALÜMİNYUM 7 ERTECH ALÜMİNYUM 79 EXAL ALÜMİNYUM 81 EXPOTİM FUARCILIK 103 FENSTERBAU FRONTALE 117 GALSİAD 115 HAKİM ALÜMİNYUM 33 IQ ALÜMİNYUM 19 LQIR#DOXDUWFRPWUZZZDOXDUWFRPWU
Search
Read the Text Version
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16
- 17
- 18
- 19
- 20
- 21
- 22
- 23
- 24
- 25
- 26
- 27
- 28
- 29
- 30
- 31
- 32
- 33
- 34
- 35
- 36
- 37
- 38
- 39
- 40
- 41
- 42
- 43
- 44
- 45
- 46
- 47
- 48
- 49
- 50
- 51
- 52
- 53
- 54
- 55
- 56
- 57
- 58
- 59
- 60
- 61
- 62
- 63
- 64
- 65
- 66
- 67
- 68
- 69
- 70
- 71
- 72
- 73
- 74
- 75
- 76
- 77
- 78
- 79
- 80
- 81
- 82
- 83
- 84
- 85
- 86
- 87
- 88
- 89
- 90
- 91
- 92
- 93
- 94
- 95
- 96
- 97
- 98
- 99
- 100
- 101
- 102
- 103
- 104
- 105
- 106
- 107
- 108
- 109
- 110
- 111
- 112
- 113
- 114
- 115
- 116
- 117
- 118
- 119
- 120
- 121
- 122
- 123
- 124
- 125
- 126
- 127
- 128
- 129
- 130
- 131
- 132
- 133
- 134