Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore TYT TÜRKÇE SB-2024 DEMO

TYT TÜRKÇE SB-2024 DEMO

Published by sarmaldrive, 2023-06-13 20:49:04

Description: TYT TÜRKÇE SB-2024 DEMO

Search

Read the Text Version

TYT SORU BANKASI 1. OTURUM ➘Yen Öğret m Programına Uygun YKSYükKsuerkuömgrleatriımSınavı ➘ Sınav Kadar Kolay Sınav Kadar Zor ➘ Etk l Örgü veTam Hücreleme ➘ Yen Nes lYorumlar ➘ Met n Çeş tl l ğ ➘ Öğret c Akıllı Kâğıtlar VİDEO ÇÖZÜMLÜ SerbayYİĞİT RU AVCILA Mehmet DURMAZ Mennan KIZILTUNÇ CELLENMİŞ YENİ B ARDA SİNDEL SO ASKI RI GÜN

Test SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLAM 1 • Anlam Dereceleri • Sözcükler Arası Anlam İlişkisi 1. • kalem: Yazar. 3. Özellikle sosyal medyada aslının olup olmadığı tam ola- rak bilinmeden birçok haber yapılıyor. İletişimin aslı, ilk hâli • işlemek: Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak karşılıklı konuşmaydı ama biz bunu unutalı çok oldu. Artık benimsetmek. klavyeler konuşuyor. Bir belgenin aslına sahip olunmadan bile onunla ilgili rahatlıkla paylaşımlar yapılabiliyor. Bir şey- • yazı: Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve lerin ne anlama geldiğini ya bilmiyoruz ya da biliyoruz ama sanat ürünü. işimize gelmiyor. Büyüklerimiz “İnsan, her şeyden önce as- lını unutmamalı!” derdi ya sanırım bu sözün anlamına daha Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kalem, işlemek, yazı” fazla odaklanma zamanı geldi de geçiyor. sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır? Bu parçada “asıl” sözcüğü aşağıdaki anlamlardan han- gisine karşılık gelecek şekilde kullanılmamıştır? A) Eline kalemi aldığında bir nakkaşın nakışlarını işlerken duyduğu heyecana benzer bir hisle yazılarını yazıyor, A) Bir şeyin kendisi, kopya karşıtı gönül dünyasına kapı aralıyordu. B) Soy, nesep B) Kalemdeki herkesin işlemeyen bu düzenden şikâyetçi olduğunu o da biliyor ancak gelen yazılardaki emirlere C) Nitelik, vasıf uymaktan başka çarelerinin olmadığını düşünüyordu. D) Kök, kaynak C) Yazın dünyasında adından yeni yeni söz ettirmeye başlayan bu acemi sanatçının kaleminden çıkan yazı- E) Gerçeklik lar, şaşılacak şekilde insanın ruhuna işliyordu. D) İlk günden itibaren heyecan dolu yazılarıyla Millî Mü- cadele ruhunu canlı tutmaya çalışan usta kalem, millî bilinci gençlere işlemeyi kendine vazife edinmişti. E) Derin bir of çekip “Hangi kalem yazmış benim yazımı?” diyerek içleniyor, yüreğine kadar işlemiş hüzünleri ve hatıralarıyla baş başa yalnızlığını yaşıyordu. B i L G i 2. Duygularım kanatlanıp uçarsa, bir şiirin terkisine binip ge- S 4. Bir yazı okudum geçenlerde. Beni çok sıktı. Yazarın ken- A I II R I II M dine ait bir çizgisi yoktu. Oradan buradan etkilenmiş; esintiye lirse içimin kuşları sana, aç gönlünün pencerelerini. A III IV V III IV V L göre yelken açmıştı. TYT TÜRKÇE SORU BANKASI Bu dizelerde altı çizili olarak verilen sözlerden hangisi Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangileri ger- gerçek anlamıyla kullanılmıştır? çek anlamının dışında kullanılmamıştır? A) I B) II C) III D) IV E) V A) I ve IV B) II ve III C) III ve IV D) III ve V E) IV ve V 9

11. Sanatçıyım diyen kişi, yeni yollara sapmaktan, sözcüklere ➡ DİKKAT yeni anlamlar yüklemekten korkmaz. Çünkü bilir ki neyi ✔ Benzetme ilgisiyle insandan doğaya, doğadan insa- söylediğinden çok nasıl söylediğidir onu sanatçı yapan. na, doğadan doğaya ve duyudan duyuya aktarma Nasıl söylediğini yani biçemini belirleyen ise sözcükleri yapılarak oluşturulan mecazların genel adı “deyim kendine özgü bir bağlam içinde kullanmasıdır. İşte ben, bu aktarması”dır; bunlar, istiarelerin de kaynağıdır. kişilere dilini bulmuş sanatçı diyorum. ◆ Güneş gülümsüyor, yıldızlar göz kırpıyordu. Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde “dilini bulmuş sanat- çı”ların özelliğine rastlanmaz? ◆ Bu sözlerin, bana batıyor. A) Tohumların filizlenme vaktidir artık ◆ Tatlı sözlerini özledim. Yeterince çürüdü zaman B) Boy boy şiir verdi ✔ Benzetme ilgisinin dışında bir ilgiyle (parça – bütün, Dilin tarlasına yürüdü su dış – iç, yer – insan vb.) bir sözün kendisiyle ilgili başka sözün yerine kullanılmasına ad aktarması C) Duvarlarını aşamadım gözlerinin denir; bunlar, mecazımürsel sanatının kaynağıdır; O bahçede sen uyu, tatlı düşlerle buna düz değişmece de denmektedir. D) Ben seni kendimden fazla sevdim ◆ İki tabak yedim. İnan bana, inan bana sevdiğim ◆ Arabalıya geç kaldık. E) Yüreğim aşkın denizinde bir balık Misinası kesti kara saçlarının ◆ Raketlerimiz, turnuvaya veda etti. ◆ Ankara, birlik ve dirlik mesajı verdi. ◆ Gemi, Samsun’da demirledi. ◆ Sabaha kadar rahmet yağdı. ◆ Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer. 12. Yansıma sözcüklerde ses ile anlam birbirine eşittir yani B TYT TÜRKÇE SORU BANKASI i sözcüğün sesinden başka bir anlamı yahut imgesi yoktur. L Zihinde bir varlığı canlandırmaz. Ama yansıma sözcüğün G mecaz anlam kazanması durumunda bu ses-anlam ilişkisi i ortadan kalkar. S Aşağıdakilerden hangisinde kullanılan yansıma söz- A cük, buna örnektir? R M A) Gençler, düğünde şıkır şıkır oynuyordu. A B) Şiddetli sarsıntıyla camlar çatladı. L C) Bütün isteklerimiz, gürültüye gitti. D) Olgunlaşan kayısılar, patır patır dökülüyordu. E) Birden şakır şakır yağmaya başladı yağmur. 19

7. Orhan Kemal’in en iyi romanı ---- Bereketli Topraklar 10. Ülkü Tamer, edebiyatımızdaki pek çok mahcup (utan- Üzerinde eleştirmenler tarafından ---- övülmüştür. I gaç) delikanlıdan farklı olarak Antep’ten çıkıp İstanbul’un Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir? kalburüstü (önde gelen) ailelerinin çocuklarını okuttukları A) görülen - gerçekten II B) söylenen - biraz C) sayılan - haklı olarak Robert Koleje devam etmesini sağlayacak bir aileye sahip- D) bilinen - hiç düşünmeden E) sanılan - hak etmediği hâlde ti. Sevilen, kollanan (takip edilen) bir çocukluk geçirmiş, III müreffeh bir hayat yaşamış olduğu şehrini hiç ardında bırakmamıştı. Belki bu yüzden hep biraz çocuk kaldı. İçine doğduğu geleneksel kültür, kurduğu ve kuramadığı 8. Yahya Kemal, öğrencisi Nazım’ın şiire büyük bir ---- oldu- ilişkilerde belirleyici (etkili) oldu. Rüyasının (hayallerinin) IV V ğunu görerek onu bu konuda cesaretlendirir, hatta yazdığı bir şiiri düzelterek ---- bile sağlar. gerçeğe döndüğünü gördü İkinci Yeni’nin bir üyesi olarak. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anla- mı parantez ( ) içinde verilen açıklamasıyla uyuşma- maktadır? A) I B) II C) III D) IV E) V Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi 11. Medeniyet oluşturmanın erken evrelerinde (ilk aşamaların- sırasıyla getirilmelidir? A) isteğinin - okunmasını I B) duygusunun - gönderilmesini da) insanın anlamlandırmaya çalıştığı doğanın gizemini, C) yeteneğinin - yayımlanmasını D) çabasının - basılmasını sıklıkla ağaçlarda aradığı ve de bulduğu görülür. İnsanlar ağaçlara saygı göstermiş, onlara tapınmış ve adaklar ada- mışlardır. En üstteki dalları gökteki cennete, en altta bulu- nan kökleriyse toprağın derinliklerine ulaşan ağaçların, E) kaygısının - kitaplaşmasını insanlara hayatın sırrını (yaşamın anlamını) ihsan eden bir II ilahi eksen (tanrısal bir bakış) oluşturduğu düşünülmüş; bu III bakımdan yeri ve göğü birbirine bağlayan ağaç sembolizmi IV (simgesi) çok erken tarihlerden başlayarak farklı topluluk- 9. • çağırmak: Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, B ların efsanelerinde (masallarında) kendine yer bulmuştur. i V davet etmek. L G Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anla- • sağlam: Zarar görmemiş, bozulmamış. i mı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamak- tadır? • bulmak: Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. - Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “çağırmak, sağlam, S A) I B) II C) III D) IV E) V n bulmak” sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak A şekilde kullanılmıştır? R 12. “Bunu böylece, belki de bir telakkiye göre küstahça yaz- A) Bu projeleri akıllıca bulduğunu, öğrencilerin arkasında M z sağlam duracağını söyleyerek öğrencileri yapılacak A mamı açık sözlülüğüme bağışlayın.” cümlesinde altı çizili sözcüğün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden - etkinliğe çağırdı. L hangisinde yoktur? TYT TÜRKÇE SORU BANKASI , B) Hangi evden çağırdılarsa gittim, dama çıktım, akan A) Fikir adamları, insanların dünyaya bakış tarzlarını delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum. değiştirmek suretiyle cemiyete tesir ederler. C) Bu köydeki bünyesi sağlam son kişiyi bulmaya çalışır- B) Doğrusu Hugo’yu artık uzun uzun okuyamıyoruz; onun ken köyün girişindeki kadın, bizi çay içmeye çağırdı. şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı. D) Hayata karşı sağlam durmak, hayatın bizi çağırmasına C) O zamanki görüşe göre asitli içecekler sporcuların kayıtsız kalmamak ile hayatın sırrını bulmaya yaklaşa- uzak durması gereken yasakların başında gelirdi. biliriz. D) Ömrünün son yıllarında yaşadığı sıkıntılara rağmen E) Sağlam adımlarla ilerlememiz gerektiğini söyleyen duruşu hiç değişmemişti. muhtar, bir şey bulmuş gibi yere eğilirken herkesi yanı- na çağırdı. E) MÖ VI ve V. yüzyılları kapsayan bu süreçte sanat algısı da mitolojik-poetik nitelik taşır. 30

SARMAL TEST SARMAL TEST - 1 1. Aşağıdakilerden hangisinde “bırakmak” sözcüğünün 3. Ah İstanbul! Anılarımın üstüne kuluçkaya yatmış şehir! Se- anlamıyla kullanımı uyumlu değildir? viyorum seni, deli ediyorsun beni. İster bal ol ister zehir, Süleymaniye’de Sinan’ın mezarının oradan seyredince Al- Anlam Kullanım tın Boynuz’u deli oluyorum sana. Ah İstanbul, o mavi patis- kaları yara yara giden gemiler olmasa, yelkenler rüzgârla A) Uğraşmamak, unutmak Maziyi bırak, oraya takılıp dolsa, kederle dolmasa. Seni Yahya Kemal gibi Orhan Veli kalma, yaşamana bak. gibi kalemler anlatsa; tamburlar, neyler, kemanlar söyle- se... Yaşamak kim bilir nasıl olurdu? B) Kendi hâline terk etmek Baktım ki anlamsız bir tartışmaya girmişler, Bu parçada aşağıdaki belirlemelerden hangisine örnek onları bıraktım, ben ders yoktur? çalıştım. A) Benzetme ilgisiyle bir söz, başka bir söz yerine kullanıl- C) Mahrum etmek, yoksun Nasıl bırakırım senin gibi mıştır. bırakmak vefalı bir dostu. B) Dolaylama yapılarak dikkat çekici bir anlatım oluşturul- muştur. D) Bir işten veya alışkan- İnsanlar, sigarayı bırak- lıktan vazgeçmek, ona mak için denemedik yol C) Benzetme amacı güdülmeden bir söz, başka bir söz devam etmemek bırakmıyor. yerine kullanılmıştır. E) Engel olmamak, koy- Biraz bırak da arkadaşla- D) Terim anlamlı sözcüklerle anlatıma ciddi, bilimsel bir vermek, serbestlik rıyla futbol oynasın, gezip hava katılmıştır. tanımak tozsun. E) Söz ve ses yinelemelerine yer verilmiştir. 2. • dönmek: Kendi ekseni üzerinde hareket etmek. • almak: Mesafe katetmek. • ince: İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “dönmek, almak, ince” sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde B kullanılmıştır? i A) Dünyanın kendi etrafındaki dönüşü, ince çalışmalarla L 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözün anla- oluşturulan formüllerle ortaya konmuş ve onun kendi G etrafındaki yolu 24 saatte almasıyla bir günlük zaman i mı parantez içinde yanlış verilmiştir? dilimi oluşmuştur. A) Oktay Rifat, Perçemli Sokak şiiriyle II. Yeni şiirlerine B) Yaz tatili dönüşü markete uğrayıp, gördüğüm bütün te- S adamakıllı yaklaşmıştır. (enikonu, iyiden iyiye) mizlik malzemelerini alıp evin içinde ince bir temizliğe A B) Onun şiirleri, basit durumlar için basit dille yazılmış, başladım fakat tatilin üzerimde bıraktığı yorgunluk işle- R imgesiz şiirler değil bilakis imgeli ve bol çağrışımlı şiir- rimi yapmama engel oldu. M lerdir. (tam tersine, aksine) C) Arkadaşlarım arasında bilgim dışında bir şeyler döndü- A C) Yaşayıp Ölmek ile Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler adlı TYT TÜRKÇE SORU BANKASI ğünü haber almam beni çok rahatsız ettiği için yanla- L şiir kitaplarının, şairi anlamada esaslı bir yeri vardır. rına giderek sinirden titreyen ince sesimle olan bitenin (önemli, kayda değer) hesabını sormak istedim. D) Cemal Süreya’nın Üvercinka şiiri sözcük deformasyo- D) Son zamanlarda hem fiziksel hem de huy olarak ba- nu açısından yaptığı çıkışla çığır açıcılıkta sugötürmez bama dönmeye başladığımı dile getirenlere yüzümde- bir öneme sahiptir. (tartışmasız, farklı yorumlara kapa- ki ince çizgileri göstererek huyunu aldığım babam gibi lı) yaşlanmaya başladığımı söyledim. E) Hafta sonu kamptan dönerken her zaman olduğu gibi E) Sanatı salt biçim ve biçem işi olarak görüyorsanız suya yol kenarındaki küçük çay ocağına uğrayıp demli çay- sabuna dokunmayan söz oyunlarından ibaret şeyler dan bir iki yudum aldım ve ufukta beliren ince çizgiye yazarsınız. (ısrarla, katiyetle) gözlerimi dikerek çayımı yudumlamaya devam ettim. 31

Test CÜMLE DÜZEYİNDE ANLAM 1 • Cümle Tamamlama ve Cümle Oluşturma 1. Nuri Bilge Ceylan, gözden uzak olan, kalpten ırak olurun 4. “İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun.” adeta istisnası ---- ama buraları üstün yeteneğiyle çoğu- cümlesi, aşağıdaki cümlelerden hangisinin başına muzdan daha iyi tahlil eden bir insan. getirilemez? Bu cümlede boş bırakılan yeri anlamca tamamlayabile- A) çünkü onsuz yaşaman mümkün değildir. cek en uygun söz aşağıdakilerden hangisidir? B) ona çok yaklaşma yanarsın, ondan çok uzak kalma A) onun filmleri ülkemizde gösterilmiyor donarsın. B) hafızasında yaşattığı vatanını anlatıyor hep C) onunla mesafeni doğru ayarlamazsan zarar görürsün. C) uzun zamandır yurt dışında yaşıyor D) ne onunla dost ol ne de düşman. D) sevgiye adanmış bir yüreğe sahip o E) asla unutmuyor memleketini E) ona kucağını açma ama yumruğunu da sıkma. 2. Gerçek yaşamda kahkahalarla gülen, dostlarıyla yiyip içip 5. Fizik kanunlarına göre iki zıt şey aynı anda bir arada ola- keyif çatan birinin hüzünlü şiirlere imza atması, bana tam maz. bir ---- örneği gibi geliyor. Çünkü ben yazdığını yaşamayan Bu cümle, aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez? ya da yaşadığını yazmayan birinin ---- olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. A) Eğer zıtlıkların uyumunu göremiyorsak gerçekte gör- Bu parçada boş bırakılan yere aşağıda verilenlerden müyoruzdur. hangileri sırasıyla getirilebilir? B) Şayet beyninize olumlu düşünceyi yerleştirirseniz A) ikiyüzlülük – başarılı olumsuz düşünce oraya yerleşemez. B) tutarsızlık – içten C) duygu sömürüsü – özgün C) Nitekim kendini başarıya adamış birinden tembel tem- D) kibirlilik – sahici bel oturmasını bekleyemezsiniz. D) Örneğin bir aydınla sahtekâr yani aydın görünümlü bir cahil aynı ortamda barınamaz. E) duygusallık – gerçekçi E) Bu açıdan bakacak olursak bir insanın kafası ve kalbi B sevgiyle doluyken ağzından nefret dolu sözler çıkmaz. i L G i 3. I. adım atmak için S 6. ---- Etrafımızda gördüğümüz her şeye ateş edip tutturdu- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI A ğumuz şeye sarılırsak hiçbir amacımıza ulaşmış ve hiçbir II. varınca R mutluluğu yakalamış olamayız. III. biraz ilerideki bahçeye M IV. tek katlı yapının yanındaki sundurmaya A Bu cümlenin başına getirilebilecek en uygun söz, aşa- V. çift kanatlı demir kapıyı aralayıp L ğıdakilerden hangisidir? VI. sabırsızlandım A) Kimse, kimseye zorla bir hedef belirleyemez. Yukarıdaki numaralanmış sözlerle anlamlı bir cümle B) Mutluluk, parayla pulla, şanla şöhretle ilgili değil, içsel oluşturulursa doğru sıralama aşağıdakilerden hangisi bir durumdur. olur? C) İdeallerimizi gerçekleştiremiyorsak gerçeklerimizi ide- A) III – II – IV – I – V – VI allerimiz hâline getirebiliriz. B) V – III – II – I – IV – VI D) Herkesi kırarsak dostsuz, her fırsatı değersiz bulursak C) I – III – IV – II – V – VI güçsüz kalırız. D) V – IV – II – III – I – VI E) Kişiyi mutluluğa götüren hedefler, rastlantısal bir durum E) III – II – V – I – IV – VI değildir. 39

5. Toplumsal değişmelerin hızı ne kadar fazlaysa kuşaklar 7. ---- Yazarın boş vakti olmaz; yazar, ya yazıyordur ya da ne arasındaki kopuş, o kadar belirgindir. Toplumdaki karma- yazacağını düşünüyordur. şanın ve kopuşun önlenebilmesi için ---- Bu cümlenin başına dil ve anlam açısından getirilebile- Bu parçayı dil ve anlam açısından tamamlamaya en uy- cek en uygun söz, aşağıdakilerden hangisidir? gun cümle, aşağıdakilerden hangisidir? A) Yazmak, yazarın yaşam biçimidir. A) toplumun tamamının çabası gerekir. B) Yazar, ne kadar çalışıyorsa yazarlığını o kadar gelişti- B) yasaların toplumsal yapıya uygun hâle getirilmesi gere- rir. kir. C) Yazmak, mesleklerin en tehlikeli ve en baştan çıkarıcı- C) birliktelik duygusunun geliştirilmesi gerekir. D) çağın gereklerine uygun bir eğitimin yaygınlaştırılması sıdır. D) Yazmak önce yetenek sonra çaba işidir. şarttır. E) Yazmak, yaşamı çekilmez kılan, yorucu bir iştir. E) sosyal dönüşümlerin çok keskin olmasını önlemek ge- rekir. 8. I. Mozart, ünlü Reguiem’i bestelerken bir yandan da zehirleneceği korkusuyla uykusuz kalıyordu; Van Gogh’un kulağını kesip aşk yaşadığı kadına yolladığı sırada epilepsi nöbetinin verdiği bilinç bulanıklığı için- de olduğu ve Fransız yazar ve düşünür Jean Jacgues Rousseau’nun yaşamının sonlarına doğru paranoya yaşadığı, gizli düşmanlarınca takip edildiği korkusu içinde olduğu bilinmektedir. II. Tarih boyunca yaşamış birçok sanatçının, düşünürün, B yazarın ve dâhi denecek çaptaki müzik adamının nor- i mal olmayan davranışlar sergilediğine tanık olunmuş; L bu durum; delilik-dâhilik ilişkisi üzerine kafa yormaya, G değerlendirmeler yapmaya yol açmıştır. i Numaralanmış I. cümle ile ilgili aşağıdakilerden hangisi 6. Bir tarafından bilinip diğer tarafları gözden kaçırılan bir S söylenebilir? gerçeğin anlaşılmadığı gerçeğini unutmamalıyız; gerçek, A ancak ---- A) II. cümlede belirtilen durumun koşullarını açıklamaktadır. R B) II. cümledeki genellemeye yol açan örnekler üzerinde Bu cümle, dil ve anlam açısından en doğru biçimde M durmaktadır. aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülebilir? A C) II. cümledeki açıklamayı geçersiz kılan somut olaylara değinmektedir. A) tutarlı bir yaklaşımla algılanabilir. L TYT TÜRKÇE SORU BANKASI D) II. cümledeki açıklamayı tanık gösterme yoluyla kanıtla- B) gerçeğe hakikaten saygısı olanlarca tam anlaşılabilir. maktadır. C) bütünlük içerisinde anlaşılabilir. E) II. cümlede yer alan bilginin ilişkili olduğu benzer bir alanla karşılaştırmasını yapmaktadır. D) yalnızca gerçek olduğu için değerli bulunuyorsa anlaşı- labilir. E) çıkar gözetmeden gerçeğe saygı duyanlar için önemli- dir. 45

8. Geleneksel şiirimizden beslenen şiirin niceliğinde bir dü- 10. • Onun dilinde akademik kavram ve terimler tarihe, fel- şüş yaşanırken niteliğinde artış gözlenmektedir bu da gü- sefeye, estetiğe, sosyoloji ve antropolojiye, tasavvufa nümüz şiirinin bir kazanımıdır. ve metafiziğe kısacası bilginin ve düşüncenin uçsuz bucaksızlığına açılan ışıklı kapılara dönüşmüştür. Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağı- dakilerden hangisidir? • Akademik kavramlar ve terimler, bilim ve sanat adam- larının çoğunun kendilerini ihtisas sahalarına hapset- A) Geleneksel şiirimizden yararlanma yoluna günümüzde mek için kullandıkları araçlardır. daha fazla başvurulmaktadır. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir B) Şiirimizdeki yabancılaşma son yıllarda iyice artmıştır. biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir? C) Geleneksel şiiri aynen devam ettiren şairlerin sayısı A) Bilim ve sanat adamlarının çoğunun kendilerini ihtisas azımsanmayacak düzeydedir. sahalarında kanıtlamak için kullandıkları kavram ve te- rimler onun dilinde tarihe, felsefeye, estetiğe, sosyoloji D) Geleneksel şiirimizden faydalanarak yazılan şiirler sa- ve antropolojiye, tasavvufa ve metafiziğe kısacası bil- yıca azalmakta ama kalite açısından yükselmektedir. ginin ve düşüncenin uçsuz bucaksızlığına açılan ışıklı kapılar olarak hizmet etmektedir. E) Geleneksel şiirimizden yararlanan şiirlerin daha fazla yazılması gerekir. B) Bilim ve sanat adamlarının kendilerini ihtisas sahala- rına hapsetmek için kullandıkları kavram ve terimlerle o; tarihe, felsefeye, estetiğe, sosyoloji ve antropolojiye, tasavvufa ve metafiziğe kısacası bilginin ve düşünce- nin uçsuz bucaksızlığına açılan ışıklı kapılar kurmuştur. C) Onun dilinde tarihe, felsefeye, estetiğe, sosyoloji ve antropolojiye, tasavvufa ve metafiziğe kısacası bilginin ve düşüncenin uçsuz bucaksızlığına açılan ışıklı kapı- lar bilim ve sanat adamlarının çoğunun kendilerini ihti- sas sahalarına hapsetmek için kullandıkları kavram ve terimlerdir. 9. Yunus’u, Mevlânâ’yı anlamak için tasavvuf kültürünü; B D) Bilim ve sanat adamlarının kendilerini ihtisas sahala- i rına hapsetmek için kullandıkları kavram ve terimler, Karacaoğlan’ı, Dadaloğlu’nu anlamak için göçebe yaşam L onun dilinde adeta tarihe, felsefeye, estetiğe, sosyoloji koşullarını; Yaşar Kemal’i, Orhan Kemal’i anlamak için G ve antropolojiye, tasavvufa ve metafiziğe kısacası bil- Çukurova’yı bilmemiz gerekir. i ginin ve düşüncenin uçsuz bucaksızlığına açılan ışıklı kapılar gibi yol göstericidir. Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağı- S dakilerden hangisidir? A E) Bilim ve sanat adamlarının çoğunun kendilerini ihtisas R sahalarına hapsetmek için kullandıkları akademik kav- A) Sanat eserlerinde yaratıldığı dönemin ve çevrenin ko- M ram ve terimler onun dilinde tarihe, felsefeye, esteti- şullarının izlerine rastlanır. A ğe, sosyoloji ve antropolojiye, tasavvufa ve metafiziğe L kısacası bilginin ve düşüncenin uçsuz bucaksızlığına B) Yunus’la Mevlânâ, tasavvufu öğretmeyi amaç edinen açılan ışıklı kapılara dönüşmüştür. sanatçılardır. TYT TÜRKÇE SORU BANKASI C) Karacaoğlan’ın şiirleri, göçebe yaşamın zorluklarını yansıtır. D) Orhan Kemal ve Yaşar Kemal, işçi sınıfının haklarını savunan eserler vermişlerdir. E) Yazarlar, yaşadıkları dönemi nesnel biçimde yansıt- mışlardır. 49

9. I. Orhan Veli’nin şiirinde gereksiz süslemelerden, özenti- 12. (I) Günümüz ozanlarının çoğu, köksüz ağaç gibi gelenek- den eser bulamazsınız. ten beslenmeksizin dal budak salmaya çalışıyor. (II) Halk edebiyatının en büyük ozanlarından bile nasiplerini almı- II. Sanatçı, kimden ve neyden beslenirse beslensin mut- yorlar. (III) Divan edebiyatı gibi bir büyük bahçeyi görmü- laka değişik bir havaya sahip olmalıdır. yor, o bahçeden bir çiçek olsun koklamıyorlar. (IV) Dünya şiirinin zirvelerini kırık dökük biliyorlar, bilgileri kendilerine III. Onun yazdıkları çabucak tüketilebilen, katmansız, sığ güç verecek düzeyde değil. (V) Oysa özgün ve yaratıcı sa- sözlerden oluşmaz; onu her okuyuşta yeni bir şeyler nat ürünleri yetenekle bilginin birleşimiyle ortaya çıkarılabi- keşfedersiniz. lir. IV. Türkiyeli bir bireyi anlatsa da dünyalı bir insanı bulabi- Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde bir liriz onun kişilerinde. “eleştiri” yapılmamıştır? V. Onu okurken hiç takılmam, büyük bir keyifle sayfaları A) I B) II C) III D) IV E) V deviririm. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle aşağıdaki kav- ramlar eşleştirilirse hangisi dışarıda kalır? A) Yoğunluk B) Özgünlük C) Yalınlık D) Evrensellik E) Tutarlılık 10. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısın- B ➡ ÖNEMLİ TYT TÜRKÇE SORU BANKASI i dan farklı bir yargıdır? L ✔ Kanıtlanabilirlik açısından farklı olan yargı istenirse G ya dört tane öznel bir tane nesnel yargı ya da tam A) Yemyeşil çimenlerin içinde acı acı gülümseyen dağ la- i tersi söz konusudur. leleri çiçeklenmişti. S ✔ Kanıtlanabilir yargıya “objektif” “yansız”, “taraf- B) İnsanın en iyi öğretmeni, yaşam boyunca yaptığı hata- A sız”, “kişiye göre değişmeyen”, “herkes için aynı lardır. R olan” “bilimsel olan”, “duyguların ve yorumların M karışmadığı” yagrılar diyebiliyoruz. C) Necatigil’in anısına düzenlenen şiir ödülü, her yıl mart A ayında sahibini bulmaktadır. L ✔ Kanıtlanamayan yargılara “subjektif”, “göreli”, “değişken”, “duygu veya yorum içeren”, “kişisel”, D) Sanatçının gerçeği hiç değiştirmeden vermesi, onun “yanlı”, “taraflı” yargılar diyebiliriz. yaratıcı olamadığının göstergesidir. ➡ DİKKAT E) Kasaba yaşamı, sıcak dostluklar için büyük şehirlerden daha uygun bir yaşam sunuyor. ✔ Duruluk, aynı anlama gelen sözcük ya da söz öbeği kullanmamaktır. 11. “Olasılık” ve “tahmin” bildiren yargılarla aram iyidir, onlar ◆ Her belirti hastalık demek anlamına gelmez. benim düşünmemi sağlar; “ön yargı” ve “saplantı” bildiren yargılardan hoşlanmam. ◆ Aşağı yukarı yirmi civarında macera romanı oku- duk. Aşağıdakilerden hangisinde sözü edilen iki tür yargıya da örnek vardır? Not: Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözler atılırsa duru- luk sağlanır. A) Yeterince özen gösterseydiniz yayımlanmaya değer bir şiir çıkarabilirmişsiniz. ✔ Yalınlık sadelik demek olup gereksiz süs ve özentiden yani söz oyunlarından uzak durmaktır. yalın cümle : B) Galiba başarılı bir oyun ortaya koyacak ama yine onun Senin sözlerini hiç unutmuyorum. başarısı yeterince fark edilmeyecek. Yalın olmayan, süslü cümle : Sevgilim, C) “Sis” adlı şiiri çok yankı bulur ve Fikret, giderek bir efsa- sesinin gölgesi asılı kaldı kulak zarımda. neye dönüşür. D) Üsküp, şimdi özlüyordur Yahya Kemal’i, binbir türbe, çeşme, cami bekliyor gözü yaşlı. E) Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak. 55

9. Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel 11. (I) Duygu, düşünce ve hayallerin insanda estetik zevkler Kelimelerin kifayetsiz olduğunu uyandıracak şekilde etkileyici ve güzel bir dille anlatılmasıy- la edebî metin ortaya çıkar. (II) Edebî metinler, estetik değer Bu derde düşmeden önce taşımalarından dolayı zevkle okunurlar. (III) Edebî metinler, okuyucuya bilgiyi doğrudan vermek gibi bir etkiye sahip de- Bir yer var biliyorum ğildir, okuyucuda estetik haz oluşturur. (IV) İnsan tarlasının toprağını ekime hazır hâle getirir ama ürünleri doğrudan Her şeyi söylemek mümkün sunmaz yani. (V) Ayrıca yazıldığı devrin tarihî, sosyal, kültü- rel ve coğrafi özellikleri hakkında fikirler verir. Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum Bu parçanın değerlendirilmesine ilişkin yargılardan Anlatamıyorum (Anlatamıyorum / Orhan Veli) hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır? A) I. cümle, tanım cümlesi olup anlatıma yoğunluk katmış- I. Anlatımsal bir tıkanmanın şiiri olan bu dizelerde konu- tır. şan kişi “bir derde düşmüş”tür; aşk yani gönül derdi diyebileceğimiz bu dert, onu değişime uğratmıştır. B) II. cümlede edebî metinlerden hoşlanılmasının gerek- çesi belirtilmiştir. II. Bu dizelerde konuşan kişi yani anlatıcı, aşkı anlatan şarkıların güzelliğinin ve sözcüklerin derdini ve duyum- C) III. cümlede edebî metinlerin işlevinden söz edilmiştir. sadıklarını anlatmakta yetersiz kaldığının tam olarak farkına varmıştır. D) IV. cümlede bir düşünce somutlaştırılarak verilmiştir. Yukarıda verilen II numaralı cümle ile ilgili olarak han- E) V. cümlede edebî metnin oluşturulduğu dönemin zihni- gisi söylenebilir? yetini yansıttığına değinilmiştir. A) I. cümlede yapılan saptamayla ilgili bir genellemeye gi- dilmiştir. B) I. cümlede ifade edilen konuyla ilgili çelişen farklı bir durumun varlığına dikkat çekilmiştir. C) I. cümlede yapılan değerlendirmelerin ve varılan sonu- cun kişiden kişiye değişebileceğine vurgu yapılmakta- dır. D) I. cümlede şiirle ilgili dile getirilen bir düşüncenin daya- nağı olabilecek açıklamalar yapılmıştır. E) I. cümlede değinilen düşüncenin bilimsel bir gerçeklik- ten doğduğu gösterilmektedir. B 12. (I) Kısa aralıklarla yinelenen “hüzün”, “acı”, “ayrılık”, “yal- i nızlık” gibi kelimeler kitaba bir çeşit ağıt havası veriyor. L (II) Nitekim “Sevgi Ölüleri”, “Benim Anam Hep Ağlardı”, G “Karıma Mektup” gibi şiirlerde candan sevdiği, acılarını i bölüştüğü kişilerin yaşamından söz açılıyor. (III) Bundan olacak, yapıtta düşünce ve kavramdan çok, duygu ve imge S görülüyor. (IV) Dizeler sevgi, içtenlik, sevecenlik dolu; an- A latım biraz savruk ama sıcak ve akıcı. (V) Bazı şiirlerinde, 10. (I) Bu şiir; kısa, yalın, yoğun bir şiir. (II) Okuyucunun dikka- R başka şairlerin göze batan etkilerine de rastlanmıyor değil. tini dağıtan, okuyucuyu yoran unsurların olmaması, etkile- M Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili belirleme- me gücünü artırıyor. (III) Gereksiz süslemelere girmeden A lerden hangisi doğru değildir? az sözle çok şey anlatan bir şiir. (IV) Gerçi kimi sözcükler L TYT TÜRKÇE SORU BANKASI yineleniyor ama bu durum şiiri yaymıyor bilakis etkisini pe- A) I. cümlede sanatçının biçemiyle ilgili değerlendirme ya- kiştiriyor. (V) Gerçekçilik bakımından en seçkin şiirlerden pılmıştır. biri olan bu şiirin özgün bir yaklaşımın ürünü olduğunu söy- B) II. cümle, bir örnekleme ve içerik cümlesidir. leyebiliriz. C) III. cümlede bir çıkarımda ve saptamada bulunulmuş- Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangilerinde tur. aynı düşünce farklı biçimde yinelenmiştir? D) IV. cümle, hem olumlu hem olumsuz eleştiri içermekte- A) I ve III B) I ve IV C) II ve IV dir. D) III ve IV E) IV ve V E) V. cümlede sanatçının tümüyle özgün olduğu vurgulan- mıştır. 61

18. I. Şahin ile deve avlanmaz. 20. I. Modern insan; doğayı, dünyayı, evreni ve kendi yaşa- mını kontrol edebileceği sanısı üzerine yaşadı bugüne II. Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlıktır. kadar. Doğadan üstün olduğunu, iklimi bile kontrol III. Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp. edebileceğini sandı. Doğanın bir parçası olduğunu IV. Ne yavuz ol asıl ne yavaş ol basıl. yani kendi doğasını unutup tamamen ekonomiyi mer- V. Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü. keze alan bir düzen kurdu. Yukarıda numaralanmış olarak verilen atasözleriyle II. Ekonomi uğruna doğaya verdiği her zarar, insanın ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? kendine verdiği zarar olarak kendine döndü. Kestiği her ağaçla birlikte kendi nefesi de kesildi; kirlettiği A) I. başarıya uygun araç kullanarak ulaşılacağını vurgu- deniz, balık vermez oldu. Yaptığı fazla avlanma, besin layan, kinayeli bir atasözüdür. kaynaklarını yok etti, çok ürün almak için kullandığı kimyasal hem toprağın hem insanın sağlığını bozdu. B) II. soyut kavramlarla somut kavramların birbirine ben- zetildiği bir atasözüdür. Yukarıdaki II numaralı parça için aşağıdakilerden han- gisi söylenebilir? C) III. doğrudan öğüt içeren, hem gerçek hem mecaz anlam taşıyan bir atasözüdür. A) I. parçada tartışmacı bir yöntemle yanlışlığı savunulan bir tutumun olumsuz sonuçlarına örnekler verilmekte- D) IV. ölçülü olmayı öğütleyen, birden çok yargısı bulunan dir. bir atasözüdür. B) I. parçada dile getirilen modern insan tutumunun yan- E) V. kendi durumuna göre hareket etmeyen, olduğundan lışlığının hâlâ fark edilmediğine vurgu yapılmaktadır. farklı görünmeye çalışan kişilerin çelişkisini anlatan bir atasözüdür. C) I. parçadaki tutumun önüne geçilemez hâle gelmesiyle ilgili bir hayıflanma yansıtılmaktadır. D) I. parçada çözümsüzleştiği belirtilen probleme karşı alternatif yollar önerilmektedir. E) I. parçada kurulan düzenin sürdürülebilmesi için yapıl- ması gereken restorasyon çabalarından söz edilmekte- dir. 19. Bir öykücü olarak Sait Faik okumayı çok seviyorum, tıkan- B Aşka uçma, kanatların yanar. i dığımı hissettiğimde, has Türkçeyi, yalın Türkçeyi özledi- L (Sadi ŞIRAZI) ğimde başvurduğum bir öykücüdür o benim için. Ama… G i Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar? Bu cümlenin sonuna aşağıdakilerden hangisi dil ve anlam akışı bakımından getirilmeye uygun değildir? S (Mevlânâ) A A) Öykülerimin üzerine onun gölgesinin fazlaca düşmesi- R Aşka uçtuktan sonra kanadı kim arar? TYT TÜRKÇE SORU BANKASI ne engel olurum. M A B) Onu okumak benim için keyiflerin en büyüğüdür, hatta L bir tutkudur. (Yunus EMRE) C) Sait Faik, benim için bir taklit unsuru değil bir beslenme unsurudur. D) Onu okuyor olmam onun gibi yazıyor olmamı gerektir- miyor. E) O, bir esin kaynağı ya da motivasyon kaynağıdır benim için sadece. 69

22. Bir öğretmenim vardı. Edebiyatçıydı. Ama biraz da felsefe- 23. Aşağıdaki görüşlerden hangisi Albert Einstein’ın ciydi. İyi düşünürdü. Her zaman eleştirel okumalar yapma- “Başarılı bir insan değil, değerli bir insan olmaya çalışın çünkü başarılı insan, hayattan verdiğinin fazlasını alır; I değerli insan, hayattan aldığının fazlasını ona verir.” özde- yişiyle örtüşmektedir? mızı tavsiye eder kendisi de bunu pratiğe dökerdi. Çok II sağduyulu biriydi. Bazen de vecize değerinde sözler söy- A) Hayatın nimetlerinden insan, başarısı oranında fayda- lanmalıdır; gelişmenin yolu budur. III B) Rahat yaşama arzusu, başarılı olma arzusunu tetikler lerdi. Beni en fazla etkileyen sözü şudur: “Zaman kaybet- ama değerli insan, bu arzuyu yönetebilir. memek için kaybedilmiş zaman, kaybedilmiş zaman değil- C) Başarılı insanların değerli olup olmadığına bakmaksı- zın yüceltilmesi eşitsizliğin ve huzursuzluğun kaynağı- dir. Bu, onun tasarlamaya yani planlamaya verdiği değeri dır. gösterir. Beyniyle koşan bu insan, çok yorulduğunda bu D) Başarının ve zenginliğin gelişmişlikle ilgisi yoktur; kişi- lerin değerlerini özgürce yaşayabilmesi, gelişmişliğin sefer bedenini yorardı. Ne mi yapardı? Geziye çıkardı. göstergesidir. Günde 10-15 km yürüyerek şehir şehir dolaşırdı. Bu onun E) Yaşamın başarılı insanlarca değil değerli insanlarca ileriye götürüldüğünü düşünüyorum. için zihinsel detoks anlamına gelirdi. Çok iyi konuşur, çok IV iyi yazar ve çok iyi şiir okurdu. Bir de taşı gediğine koyma V ustasıydı. Ne öğretmenisin diyene “Laf hocasıyım.” derdi ve gerçekten de ağzına baktırırdı. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu parçadaki altı çizi- li sözlerden herhangi birisinin anlamı yoktur? A) Doğru, gerçekçi, akla uygun ve yerinde karar vermek, her insana nasip olmuyor. B) İnsanın teorik bilgileri uygulamaya yönelmesi, bilginin işlevsel olup olmadığını ortaya koyar. C) Bir okuyucunun kötüleyici ve kötümser yaklaşımı, o kitabın ışığını köreltir. D) İnsanın kaostan kurtulması, bir beyinsel arınma sorunu olarak ele alınmalı; düşünsel açıdan netleşemeyen insan karmaşadan kurtulamaz. E) Konuşmak, tam yerinde söz söylemek demektir; diğer- leri konuşmak değil boş konuşmaktır. B i L 24. I. Ülkemiz, antik kalıntılar açısından şaşılacak derecede G zengindir; sıradan gezginler için bile ilgi çekici kalıntı- i lar vardır çoğu yerde. II. Bu kalıntılar, rehber bulunmadığı zaman anlamlarını TYT TÜRKÇE SORU BANKASI yitirir, birer harabe olmasının ötesinde bir şey ifade S etmez. A R Yukarıda verilen II numaralı cümleyle ilgili olarak aşa- M ğıdakilerden hangisi söylenebilir? A L A) I. cümlede anlatılan durumla ilgili bir koşul dile getiril- mektedir. B) I. cümlede anlatılan durumla ilgili olumsuzluğa yol aça- cak bir duruma dikkat çekilmektedir. C) I. cümlede anlatılan durumla ilgili bir tavsiye içermekte- dir. D) I. cümlede anlatılan durumla ilgili bir eleştiri yapılmak- tadır. E) I. cümlede anlatılan durumla ilgili bir ön yargı dile geti- rilmektedir. 75

Test PARAGRAFTA ANLATIM 1 • Betimleme • Öyküleme • Açıklama • Tartışma 1. Geçtiğimiz günlerde Çin’in güneyinde yeni bir dinozor 3. Haydarpaşa Garı’nda türü keşfedilmiş, uzun burnu olması sebebiyle bu yeni 1941 baharında türe “Pinokyo Rex” adının verildiği duyurulmuştu. Dün de Arjantin’de uzun boyunlu dinozor fosili bulunduğu bildirildi. saat on beş 9 metre uzunluğundaki dinozorun eşsiz bir fosil olduğu be- lirtiliyor. Kendi familyasının en küçük hayvanı olabileceği Merdivenlerin üstünde güneş düşünülen hayvanın 140 milyon yıl önce yaşadığı belirtili- yor. Taşıl bilimci Pablo Gallina, bu fosilin bulunmasının he- yorgunluk yecan verici olduğunu belirtti. Dinozorun ağırlığının henüz saptanamadığını, vücudunun çoğunlukla boyun ve kuyruk- ve telaş tan oluştuğunu söyledi. Bir adam Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yok- tur? merdivenlerde duruyor A) Öğretici anlatım bir şeyler düşünerek Zayıf B) Nesnel yargılar Korkak C) Dolaylı anlatım Burnu sivri ve uzun D) Düşsel anlatım yanaklarının üstü çopur E) Sayısal verilere dayanan anlatım Bu dizelerde aşağıdaki anlatım yöntemlerinden hangi- lerine başvurulmuştur? A) Betimleme - Öyküleme B) Açıklama - Betimleme C) Tartışma - Açıklama D) Tartışma - Öyküleme E) Betimleme - Örnekleme B i 2. Şairin yüreği, dünyanın en kırılgan fay hatlarının geçtiği bir L 4. Mankurt efsanesini dünyaya tanıtan Cengiz Aytmatov’dur. G kavşaktır ve şiir, yanardağın üstüne tüneyen kuşun çığlı- i Aytmatov, mankurt efsanesini “Gün Olur Asra Bedel” adlı ğıdır. Şair, ateşin düştüğü yerden daha çok yaktığı bir yü- romanında işlemiştir. Mankurtlaşmak; kendi kimliğinden reğin sahibi olmadan şair olamaz. Bana neci, neme lazım- S uzaklaşmak, kendi kültürüne yabancılaşmak, zihnin yeni- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI cı kişiler, şiir yazsalar da şair olamazlar. Duyarlıktır, şiirin A den yapılandırılması yoluyla şuursuzlaşmak, egemen güç- anaç toprağı; duymayan kişi, ağlayan bulutu anlayamaz; R lere yaranmak anlamında çok kullanılan bir terimdir. Beyni göz kırpan yıldızı göremez ve sevgilinin kesip attığı bir tır- M yıkanarak mankurtlaştırılan kişi, düşmanını efendi olarak nağı andıran yeni ayda bir anlam sezemez ve sezemeyen A görür. Kendi halkına ve değerlerine karşı savaşan bir ro- sevemez ve dahi sevemeyenden şuurlu ve şiirli bir duruş L bota dönüşür. Mankurt, karnını doyuran efendisine karşı beklenemez. sadıktır ve efendisinin emriyle öz annesini dahi öldürür. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yer Bu parçanın anlatımında kullanılan anlatım biçimi ve almamıştır? düşünceyi geliştirme yolu, aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) Öyküleyici anlatım B) Benzetme A) Açıklama - Tanımlama C) Öznel tanım B) Tartışma - Örnekleme D) Doğadan insana aktarma C) Öyküleme - Kişileştirme E) İnsandan doğaya aktarma D) Betimleme - Karşılaştırma E) Tartışma - Kanıtlama 77

9. Önce birtakım yazarların gerçekçi olduklarını söylüyor; bu 12. Akdeniz’in tragedyası, güneşe bağlıdır, kuzeydeki gibi sis- yazarların kültürle, toprakla ve eski uygarlıklarla kurdukları lere değil. Kimi akşamlar, denizin üstüne, dağların eteğine, bağdan, ilişkilendirmelerden yakınıyor. Geçmiş yaşamlar- küçük bir koyun pürüzsüz kıvrımları üzerine çöker ve o za- la, kültürlerle bu ilişkilendirmeleri günümüzde uygar ülke- man uğultulu sular koyu karanlığa bürünür, hüzünlenir. lerin hemen hepsi kurduğuna göre, bunun bize gelince ne- den yasaklanacağını anlamak mümkün değil. Gerçekçilik Parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur? bilimsel bir bakış açısı olduğuna göre sorun nerede? A) Kişileştirmeye başvurulmuştur. Parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi kullanıl- B) Betimlemeye başvurulmuştur. mıştır? C) Görsel ögelere yer verilmiştir. D) İşitsel ögelere yer verilmiştir. A) Betimleme B) Açıklama E) İkilemeler kullanılmıştır. C) Tartışma D) Öyküleme E) Konuşturma 10. Yaşar Kemal’in yüzü, toprakla yanıp kavrulmuş köylüle- ri andırır. Çökmüş esmerleşmiş yanakları, uzun yılların verdiği acılarla boyası dökülen bahçe duvarlarına benzer. Renksizdir, bulutsuz bir gökyüzünü çağrıştırır gözleri. Sa- lona girdi mi toprak kokusu duyarsınız onda. Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak aşağıdakiler- den hangisi kullanılmıştır? A) Açıklama B) Tartışma ➡ İYİ BİL C) Betimleme D) Öyküleme ✔ Bir sanatçının adı geçer ama sözü geçmezse yani alıntı yapılmazsa “tanık gösterme” yapılmış olmaz. E) Karşılaştırma Tanık gösterme, ancak bir söz alıntısı yapılmışsa oluşur. Bir düşünceyi örnekleyen isimlerin söylenmesi B ise “örnekleme” yöntemidir. i L ✔ Türk şiiri, felsefi şiir açısından çok zengindir; Necip G Fazıl”ı ve İsmet Özel’i okuyan herkes bunu kabul i eder. (Örnekleme) 11. Çanakkale’nin uçsuz bucaksız ufuklarına bakan Nağ- S ✔ Türk şiiri, felsefi şiir bakımından oldukça zengindir. TYT TÜRKÇE SORU BANKASI A Tayyip Atmaca “Türk şiiri, her şeyden önce düşünen ra Burnu, uskumru balığı rengine bürünmüştü. İrili ufaklı R insanların şiiridir.” diyor. (Tanık gösterme) balıkçı tekneleri, askerî mavnalar, arabalı vapuru, ordan M oraya koşuşturan çocuklar gibi poyrazın soğuğundan canı A ➡ DİKKAT yanan martıların çığlıklarıyla karşılamıştı beni. L Devinimsel anlatım, varlıkların hareket hâlindeyken anla- Bu parçada ayrıntıların seçiminde hangi duyulardan tılmasıdır ve devinim, hareket demektir. yararlanılmıştır? A) Görme - dokunma - işitme B) Görme - dokunma - koklama C) Koklama - işitme - görme D) Görme - dokunma - tatma E) Dokunma - işitme - koklama 85

Test PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM 1 Paragrafın Yapısı (Giriş, Gelişme, Sonuç, Paragraf Tamamlama) 1. ---- Kitap okuyarak yaşayan kişinin yaşamı anlama ve al- 3. ---- Modern, en modern edebiyatın dibini kazıyacak olur- gılama gücü, kitap okumayan kişiye göre oldukça fazladır. sak yalnız Tolstoyların, Flaubertlerin değil, Joyceların, Kaf- Şöyle diyebiliriz kitap okumayan kişi, az yaşayan duyum- kaların, Camusların azıcık dibini kazacak olursak onların samadan ve dar yaşayan kişidir. Yaşamı genişletmek, altında da eski destanları, masalları buluruz. Kafka’nın geliştirmek, kitap okumayan kişilerin harcı değildir. Ancak “Şato”su, altında eğer binlerce yıllık masal anlatımını ta- ufku geniş kişiler, yaşam duvarının üstüne bir tuğla daha şımasaydı tez günde kâğıttan şatolar gibi yıkılırdı. Birçok koyabilir ki onlar da kitap okuyanlardır. Kitaplar çeşitlen- araştırıcının Joyce’ta eski mitleri, eski anlatım ögelerini bul- dikçe bakış açıları çeşitlenir ve ufuk gelişir. Ufkun geliştiği, maları bir rastlantı değildir. bakış açılarının çeşitlendiği yerde de yaşam genişler ve zenginleşir. Düşüncenin akışına göre bu parçanın başına aşağıda- kilerden hangisi getirilmelidir? Aşağıdakilerden hangisi bu parçanın giriş cümlesi ol- maya en uygundur? A) Yazılı edebiyat, sözlü edebiyatın bir devamı, bir sonu- cudur. A) Kitap okuyan kişinin mutlu olma şansı daha fazladır. B) Sözlü anlatımın çok çeşitli olanakları vardır. B) Kitap okumak, kişinin öz eleştiri yeteneğini geliştirir. C) Her yazar, bir şekilde kendinden öncekini taklit eder. C) Kitap okumak yaşamı genişleten bir etkinliktir. D) Hiçbir yapıt aslında tam anlamıyla özgün değildir. D) Kitap okumak, başarının kapısını aralatan bir uğraştır. E) Günümüz edebiyatı yazılı değil, sözlü bir edebiyattır. E) Ne okuduğun değil, nasıl okuduğun ve ne algıladığın önemlidir. B i 2. Bütün gerçekler açık seçiktir, pırıl pırıl yayılır, serilir gözleri- L 4. Yarın 20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü. Dünyada gün- G nin önüne. En derini, en çetini bile açıktır gerçeğin. Gerçeği dem bu kadar ağırken tabii ister istemez bu durum, çok da söylemek, açık söylemektir bir bakıma. Nerede kapalı söy- i ironik oluyor. Ama BM ve 160 ülkeden oluşan Action for leyiş, dolambaçlı konuşma varsa orada gerçekten kaçın- Happines tarafından başlatılan hareketin amacı, ----. ma, doğrudan ürkme var demektir. Bütün uygarlıklar, insan S A Bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilir- yaratmaları, başarılar ---- R Düşüncenin akışına göre, parçanın son cümlesi aşağı- M se “sözü edilen kuruluşun maddi gelişmişlik ile mutluluğun dakilerden hangisiyle tamamlanabilir? doğru orantılı olmadığı ilkesiyle hareket ettiği” sonucuna A ulaşılır? TYT TÜRKÇE SORU BANKASI A) açıklıktan, seçiklikten kaçındıkça gerçekten uzaklaşır. L B) açık söyleyişin, gerçeği olduğu gibi benimseyişin ürün- A) ülkelerin gelir dağılımındaki eşitsizliklerin giderilmesidir leridir. B) insanların mutluluğunun ve refahının önündeki yapay C) açıklıktan kaçındığı için verimli olamamış bir türlü. engelleri kaldırmaktır D) bir bakışta kavranmayacak, alışılmadık şeyler değildir. C) gelişmişlik ile zenginliğin aynı şey olmadığı yönünde E) ancak açıklık derken sığlık, yavanlık anlaşılmasın. farkındalık oluşturmaktır D) mutluluğun bireysel değil sosyolojik bir olgu olduğunu benimsetmektir E) ekonomik kârlılığın değil insanın mutluluğunun baş tacı edilmesini sağlamaktır 97

PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM Te2st Paragrafın Yapısı (Giriş, Gelişme, Sonuç, Paragraf Tamamlama) 1. Roman ve hikâye gibi anlatı sanatları, kurmaca tekniğiyle 3. İnsan, toplumsallığı gereği tek başına ele alınamayacak yazılır. Kahramanlar, gerçeğinin benzeridir ama motamot bir varlık. Bu yüzden doğduğu andan itibaren belli bir dil- kendisi değildir. Zaten gerçeğin kendisini anlatan, roman le, dünya görüşüyle, estetik beğeniyle ve inanç sistemiyle değil biyografi yahut monografi yazıyordur. Anlattığı olaylar çevrelenmiş durumda. İnsanı bulunduğu toplumda kodla- da kurgusaldır. Olmuş olanın aynısı değil olabilir olandır. yan şeylerin belki de toplamıdır ahlak. Nasıl oturup kalka- Eğer öyle olmazsa zaten yazılan şey, sanat eseri değil cağımızdan tutun da saygıdan ne anlamamız gerektiğine, mahkeme tutanağıdır. Ama elbette her şeyi kurmacaya müzik beğenimize, damak tadımıza, ekonomimize kadar bağlayıp her şeyi değiştirme yetkisinin de bir sınırı olmalı. her şey ahlak denen bu dizge aracılığıyla belirleniyor ---- Bir baba-kız ilişkisini, bir âşık-maşuk çekişmesini, bir suçlu- O hâlde, bu iç içeliğe rağmen ahlakı aşan bir evrensel polis kovalamacasını istediği kadar kurgulayabilir bir yazar “etik”ten söz edilebilir mi? Ahlak söz konusu olduğunda ama sanatsal faaliyetler de bir iletişim olduğuna göre---- kültüre mahkum kalmaktan kurtulmak mümkün mü? Bu yöndeki bir çaba yine buna girişenin kültürel kodlarıyla sı- Bu parçanın sonuna dil ve düşünce örgüsü bakımın- nırlı kalmayacak mıdır? dan aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun düş- mez? Bu parçanın boş bırakılan yerine anlam ve anlatım açı- sından getirilebilecek en uygun söz aşağıdakilerden A) iletileni aktarmaya en uygun iletişim yönteminin seçil- hangisidir? mesi gerekir. A) İnsan, gerçekle düşün kesiştiği bir kavşak noktasıdır. B) somut gerçeklerle taban tabana zıt bir iletiye bir roman- cı yer veremez. B) İnsanın bu kuşatılmışlık içerisinde “Ben özgürüm.” de- mesi ne kadar anlamsız. C) kurmacanın arkasına sığınılıp tarihsel gerçekler de tersyüz edilemez. C) Bununla birlikte insan kültür tarafından var edildiği gibi kültürü de var eden bir varlık. D) nesnel gerçekliği bozan bir algılamaya yol açılmamalı. E) iletişimin sıfır benzerlik üzerine kurulamayacağını anla- D) Öyleyse bir insanın iyiliğine ve kötülüğüne karar verir- ken bu çok yönlü etkenleri göz önünde tutmalıyız. tı sanatçısı göz ardı edemez. E) Nitekim toplumuna aykırı davranan kişiye “ahlaksız” eti- ketini yapıştırıverirler. B 4. I. Bu tanıma göre lider olabilmeniz için en başta insanlara i ilham verecek kadar değerli bir amacınızın olması gere- L kir. G 2. Cemil Meriç “Yazmak, edebiyat karşısında soyunmaktır.” i II. Oysa çoğu insan, değil böyle bir amaca sahip olmak, der. Onun için söze apayrı bir değer verirdi. “Kimi belin- sahip olmaya hakkı olduğunu bile düşünmüyor: bu se- de kılıçla, kimi başında taçla doğar, ben elinde kalemle S beple de lider olamıyor. TYT TÜRKÇE SORU BANKASI doğanlardanım.” derken bir kalem savaşçısı olduğunu da A III. Liderlik, en net tanımıyla bir amaç uğrunda insanları ha- vurgulamış oluyordu. O, bazı kavramlara savaş açmış bir R rekete geçirebilmektir. yazardı. Onun sözcükleri seçişi, sözcük gruplarını oluştu- M ruşu, bağdaştırma yöntemleri, çağdaşlarından çok farklıy- A IV. Gerçi zaten insanın özgün benliğinden gelen bir amaç, L dı. Yazısının altında imzasını görmeseniz de bu yazı Cemil ister istemez her insanda bulunuyor. Meriç’e aittir diyebilirdiniz.---- V. Ama liderlik için gerekli olan amaç, biraz farklıdır; bu Bu parça, dil ve düşünce akışına uygun olarak aşağı- amaç, bireysel olarak anlamlı, elde edilmesi önemli ve dakilerden hangisiyle sürdürülebilir? sonucunda başkalarına da katkı sağlayacak değerde bir A) Yazmak, onun asla bozulamayacak bir yazgısıydı. amaç olmalıdır. B) O, bilinmeyen bir yerden gelmiş gibiydi. Numaralanmış cümleler anlamlı bir parça oluşturacak C) Onu, bütün yazın dünyası çok iyi tanırdı. biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur? D) Bu kadar kendine özgü bir biçemi vardı. E) Öylesine içten, öylesine kavrayıcı bir üslubun sahibiydi. A) I B) II C) III D) IV E) V 100

5. (I) Bu dünya yüzünde mutluluktan daha çok üzerinde ko- 7. (I) Bu dönem tiyatromuza yön veren aydın yazarlarımız ve nuşulmuş bir şey yoktur denebilir. (II) Dinlerin gayesi bu, sahne sanatçılarımız, toplum sorunları karşısında duyarlı- felsefenin konusu bu, harap dünyamızın tek rüyası yine bu- dırlar. (II) Bu sanatçılar sanatın işlevsel ve nitelikli olması dur. (III) Bir şeyi elde etmek için onu tanımak gerekir, biz de konusunda sorumluluk yüklenmişlerdir. (III) Bu bakımdan mutluluğun ne olduğunu araştırmak zorundayız. (IV) Ama Cumhuriyet’in ilk on yılında yazılmış ve çoğu sahnelenmiş bu gaye, bu konu ve bu rüyaların en tatlısı olan mutluluk olan bu oyunlar, gündemde olan siyasal görüşleri ve sanat nedir? (V) Şimdi nerede okuduğumu hatırlayamadığım bir anlayışını yansıtır. (IV) Olaylar klasik Batı tiyatrosunun ne- tarifi yazmadan geçemeyeceğim. (VI) Şöyle diyordu yazar: den-sonuç bağıyla zincirlenen bütünlüklü, kapalı yapısı “Mutluluk büyük bir aşk ve çalışkanlıktır!” içinde iyice yoğrulmuştur. (V) Önceki dönemlerde olduğu gibi, yazarlar, tiyatro sanatının seyirci üzerindeki etkisini Parçadaki anlam ve anlatım bütünlüğünü sağlamak dikkate alarak ona mesaj verme, ilgisini toplum sorunlarına için aşağıdakilerden hangisinin yapılması uygun olur? çekme eğilimindedir. A) II. cümle, III. cümleden sonra gelmelidir. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi anlatı- mın akışını bozmaktadır? B) IV. cümle, III. cümleden önce gelmelidir. A) I B) II C) III D) IV E) V C) I. cümle ile V. cümle yer değiştirmelidir. D) IV. cümle ile I. cümle yer değiştirmelidir. E) III. cümle, V. cümleden sonra gelmelidir. B i L G i 6. (I) Çağımız iletişim çağı olarak öngörülmektedir. (II) Böyle S 8. (I) Kitapsever insanla kitap delisini birbirine karıştırma- öngürülen çağımızda yazılı kültürün, yerini hızla görsel kül- A malıyız. (II) Kitap delilerine bir örnek, Paris belediye baş- türe bırakmak zorunda kaldığı gözlenmektedir. (III) Ancak R kanlarından Boulard idi. (III) Bu, düpedüz, kitaba sahip görsel kültür içerisinde sinemanın önemi de yadsınamaz. M olma hırsıydı; kitap deliliğiydi. (IV) Kitaplara yer açmak (IV) Görsel kültürün en etkin kitle iletişim aracı şüphesiz A için, sahibi olduğu altı binanın bütün kiracılarını çıkarttı, TYT TÜRKÇE SORU BANKASI televizyondur. (V) Elbette ki televizyon yayın akışlarında L her yeri kitapla doldurdu. (V) Binalarda dolaşacak yer bile sinema filmlerinin çoklukla bulunması, sinema sanatının kalmamıştı. (VI) Her gün Seine rıhtımlarını dolaşır, ayrım işlevini ön plana çıkarmaktadır. yapmadan yüzlerce kitap alırdı. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yer Bu parçadaki anlam karışıklığını gidermek için numa- değiştirirse anlamsal akış sağlanmış olur? ralı cümlelerden hangileri yer değiştirmelidir? A) I ve II B) II ve III C) III ve IV A) III ve VI B) III ve V C) II ve IV D) III ve V E) IV ve V D) IV ve VI E) II ve VI 104

PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM Te6st Paragrafın Yapısı (Paragrafı Bölme, Paragrafın Akışı) 1. (I) Ramachandran, yıllardır Amerika’da yaşayan, ödüller 3. “Yazmak mı yaşamak mı?” ikilemenin açmazına düşenler almış bir nöroloji uzmanı. (II) Hint asıllı olan bu bilim in- var. (I) Oysa yaşamakla yazmak zıt şeyler değil ki karşı kar- sanı, ruhaniyete, maneviyata, mistisizme açık bir damara şıya konsunlar. (II) Yaşamaya, ben, tanımaya ve yazmaya sahip. (III) Çalışmalarında şaşırtıcı biçimde bilimin akıl- kapı aralayan bir yöntem olarak yaklaşıyorum. (III) Hele de cı, gözlemci, pozitivizme dayalı birikimi ile tasavvufun, yaşarken yaşadıklarına yazar gözlüğünü çıkarmadan baka- insanlığı birbirine bağlı gören felsefesini buluşturmakta. biliyorsan yazmakla yaşamak çok uyumlu bir ikili olacaktır. (IV) Ramachandran, kolları ya da bacakları kesilmiş insan- (IV) Kimilerine göre, yazı, ancak yaşanmış olanı aktarabil- larla çalışıyor. (V) Bu tür hastaların kaybettikleri uzuvları- diği ölçüde başarılı olma şansını elde eder. (V) Bu yaşantı, nın ağrısını hissetmeye devam ettiklerini söyleyen Ramac- iç yaşantı da olabilir, dış yaşantı da. (VI) Yeter ki yazarın handran bu soruna çözümler arıyor. (VI) Bu “hayali sancı yazdığı yaşamış olduğu bir yaşantı olsun. (VII) Bunu bazen bilim” dünyasının çözemediği muammayı çalışma alanı o derece abartırlar ki yazar, kendi yaşamıyla kahramanın yapmış. (VII) Kaybettiği kolu veya bacağı sızlayan bir insa- yaşamını birbirine karıştırır. (VIII) Balzac’ın hastalığı sıra- nın bu sancılarının “senkronize olma” yöntemiyle çözülebi- sında kahramanlarından birisi olan hayalî bir doktoru gün- leceğini kanıtlamış. lerce aratmasını andırır durumlara maruz kalır böyleleri. Bu parçayı iki paragrafa bölmek gerekirse ikinci parag- Bu parçayı anlam ve anlatım bütünlüğü açısından ikiye raf numaralanmış cümlelerden hangisiyle başlamalı- bölmek gerekirse numaralanmış cümlelerin hangisiyle dır? ikinci paragraf başlatılmalıdır? A) II B) III C) IV D) V E) VI A) II B) III C) IV D) V E) VI B i L 2. (I) Kahramanmaraş’a bağlı Zeytin Kaplıcası, güzel bir yay- G 4. (I) Tolstoy’u “dostlarım” listesine eklediğimde hâlen öğren- i la kasabası. (II) Boz dağların, sağlam kayaların kucağında ciydim ve Goethe’nin “Werther”inde altı çizilecek satırlar TYT TÜRKÇE SORU BANKASI yavaş yavaş büyüyen bu kasaba yazın dolar, kışın boşalır. S arıyordum. (II) Bence herkesin dönüp dönüp okumaktan (III) Bölgede meşhur olan keçi peyniri, organik sebzeleri, A zevk aldığı bir dostlar listesi olmalı. (III) Onca sevimliliğine meyveleri, temiz havası ve suyu vazgeçilmez özellikleri- R rağmen Goethe’ye içim ısınmadı, ona dostlarım listesinde dir. (IV) Kahramanmaraş’tan sonra genellikle tırmanarak M sağlam bir yer veremedim. (IV) Werther, etkileyici bir ka- yetmiş km daha yolculuk yaparak buraya ulaşabilirsiniz. A rakterdi ama onun intiharından sorumlu bir kâtil gibi hisset- (V) Bu güzel yayla kasabasının kaplıca, ucuz barınma ve L tim Goethe’yi. (V) Hele yetmiş dört yaşındayken on dokuz beslenme imkânı gibi daha birçok vazgeçilmezi bulunuyor. yaşındaki bir kıza aşık olup da düştüğü hâlleri öğrenince Bu parçanın dil ve anlam akışını numaralanmış cümle- ondan büsbütün soğudum ve kitaplarını en uzak raflara lerden hangisi bozmaktadır? dizdim. A) I B) II C) III D) IV E) V Bu parçadaki dil ve anlam akışını numaralanmış cüm- lelerden hangisi bozmuştur? A) I B) II C) III D) IV E) V 112

5. Hoşgörü kelimesi eskisi gibi rağbet görmüyor artık, yani 7. (I) İnsanoğlu, doyumsuz bir varlıktır. (II) Bu yüzden özler bu kelimenin pabucu dama atıldı. (I) Kimileri, zaten top- elinden çıkmış olanı yahut henüz eline geçmemiş olanı. tan karşı bu kelimeye; fazla eşitlikçi buluyorlar, bu ke- (III) İnsanoğlunun başat duygusudur nostalji, herkes için limeyi. (II) Öyle önümüze gelen herkese niye hoşgörü ve her zaman için geçerlidir. (IV) Geçmişe özlem, insan gösterecekmişiz diye itiraz ediyorlar. (III) Öte yandan için evrensel bir yazgıdır. (V) Bugün nerede ucu yakılmış, meselelere daha demokrat bakanlar ise diyorlar ki “Hoş- özenle yazılmış mektuplar, başköşeyi süsleyen, gösterişli görü kelimesinde saklı bir hiyerarşi var. (IV) Hani biz te- radyolar diyoruz ya kim bilir belki yarın da nerede o telefon- pede bir yerdeymişiz de birilerini hoş görüyormuşuz gibi lar, tabletler diyecekler. geliyor diye ekliyorlar.(V) Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangi iki- Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine “Bir sinden biri çıkarılırsa parçanın anlamında bir eksilme başka deyişle onlar da kelimeyi yeterince eşitlikçi bulmu- veya bozulma olmaz? yorlar.” cümlesi getirilirse anlam akışına uygun düşer? A) I ve II B) II ve IV C) III ve IV A) I B) II C) III D) IV E) V D) III ve V E) IV ve V B i L 6. (I) Sobalı bir evde büyüdüyseniz hatıralarınızın dağlarında G 8. (I) Bazı insanlar, geri adım atmamak, eğilip bükülmemek hep onun dumanı tüter. (II) Sekiz çocuklu bir aileye anne- i için asıl niyetlerine hiç de uymayan sözlerine sahip çıkar- niz mis kokulu ekmekleri onun kuzinesinde pişirmektedir. lar. (II) Oysa insan, eğilip bükülebiliyorsa insandır ve hatalı (III) Üzerindeki güğümde her zaman sıcak su vardır; çaya, S attığı adımı geri alabiliyorsa insandır. (III) Eğer öyle dav- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI çorbaya, yemeğe hatta her türlü temizliğe hazır sıcak su. A ranamıyorsa hatalı attığı adımın altında nice çiçekleri ezip (IV) İnsanları birbirine yaklaştıran, yüreklerin buzunu çö- R geçecektir. (IV) Ama onu geri alabiliyorsa belki bir çiçekten zen, sevgiyi de ısıtan bir şeydir soba. (V) Evet, dışınızdaki M fazlası ezilmeyecek ve kocaman bir bahçeye kıymamış sobalar sönse de içinizdeki soba asla kül bağlamayacaktır, A olacaktır. (V) Zaten gerçek insan, güçlü olan ve galip gelen bir kez yaktıysanız onu. L insan değil dürüst olan ve vicdanlı olan insandır. Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine “Ben “Soba, ayrı ayrı yaşayanları başına topladığı için aynı za- tükürdüğümü asla yalamam diye böbürlenirler.” cümlesi- manda evde birlik demektir, dirlik demektir.” cümlesi geti- nin getirilmesi dil ve düşünce bakımından uygundur? rilirse parçanın dil ve anlam akışında bütünlük sağlan- A) I B) II C) III D) IV E) V mış olur? A) I B) II C) III D) IV E) V 119

9. Dünya edebiyatında bir Rimbaud efsanesi vardır ki bir 11. Bizim edebiyatımızın özelliği, bir Akdeniz edebiyatı olması- örneği daha yoktur. Bu efsane, çocuk denecek yaşta şiiri dır. Güneşin sıcaklığı, insanların yüreğine sinmiştir. Sevgi- bıraktığı hâlde dünya şiirini, özellikle de çağımız şiirini etki- lerinden nefretlerine kadar uzanan davranışlar toplamı on- lemesiyle oluşmuş bir efsanedir. Gerçekten Rimbaud’un ların Akdenizli özelliğiyle tanımlanabilir. Oysa İskandinav şiir çizgisini az çok bütün ulusların çağdaş şiirinde görmek ülkelerinin hiç bitmeyen karlı geceleri, insanına ve edebiya- mümkündür. Etkisi büyüktür. En önemli yönü betimleyici tına öylesine yansımıştır ki bu yapıtlardaki kişiler, kar altın- (tasvirci) şiire karşı koymasıdır. XIX. yüzyıla kadar süre- da kalan bitkiler gibidir. Orada, Akdeniz coşkusunun yerini gelen şiiri, Rimbaud’un dediği gibi “ölçülü düzyazı” (prose soğuk mevsimlerin ağırbaşlılığı alır. rimee) diye tanımlamak, yanlış olmaz. Rimbaud’un ayak- lanması, bir bakıma şiirden düzyazının ilkelerini atmak Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir? şeklinde özetlenebilir. Bunu düzyazıda söyleyebileceğimi- zi, şiirde söylememek şeklinde de açıklayabiliriz. A) Havanın güneşli veya kapalı olması insanın ruh duru- munu etkiler. Bu parçaya göre aşağıdaki yargılardan hangisi Rimbaud’un şiir anlayışına uygundur? B) İnsanın mutluluğunu, olaylara hoşgörülü bakmasını mevsimler yönlendirir. A) Şiiri düzyazıdan ayıran, ölçü ve uyaktır. C) İklimle insanın sağlığı arasında paralellik vardır. B) Şiirdeki betimlemeler, özgün ve estetik olmak zorunda- dır. D) İnsanın ruhsal durumunu etkileyen iklim, edebiyatı da etkiler. C) Şiir, gençlik döneminin temiz duygularının ürünüdür. E) İnsanların mevsimlerden etkilenmesi doğaldır. D) Düzyazıda anlatılamayanların anlatılabildiği bir türdür şiir. E) Belli bir çizgisi ve üslubu olmayanlar şiir değil düzyazı yazmalı. B i L Gi 12. Hangi türde olursa olsun, bir sanatçıdan beklenen hep 10. Sait Faik, insanlarını öylesine yaşatmıştır ki yapıtlarında, doğru olanı yazıp göstermesi olamaz elbet. Bence asıl olan onlar bizden biri olmuşlardır artık ve öteden beri tanıyor S okuyucu ya da izleyicinin duygu duyarlılığını aktarabilme- gibiyizdir onları. Sokakta karşılaştığımız insanlara baktıkça A sidir. Sanatçı, ortaya koyduğu eseri hakkında hazırcevap Sait Faik’in yapıtlarından fırlayıp gelmişler izlenimi uyanır R çocuklara söylendiği gibi “Helal olsun çocuk!” dedirtebilme- bizde. M lidir. Paragrafa göre Sait Faik için aşağıdakilerden hangisi A Bu parçaya göre sanatçıdan asıl beklenen, aşağıdaki- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI söylenebilir? L lerin hangisidir? A) Yapıtlarında insanların derin duygularına yer vermiştir. A) Sanatçı, her zaman doğruları anlatıp resmetmelidir. B) Canlı ve yaşayan tipler yaratmıştır. B) Sanatçı, izleyicisinin yerine de duyup düşünebilmelidir. C) Eserleri gerçeklerden uzaktır. C) Sanatçı, gördüklerini kendinden bir şeyler katarak ver- D) Öznellik yapıtlarında ön plandadır. E) Yapıtlarıyla okuyucuların ufkunu genişletmektedir. melidir. D) Sanatçı, akla ve mantığa uygun davranmalıdır. E) Sanatçı, evrenseli yakalayabilmelidir. 126

PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM T1e2st Paragrafta Konu ve Ana Düşünce (Asıl Anlatılan, Başlık, Kapsamlı Yargı) 1. PRP tedavisi ne işe yarıyor? 3. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi “Çoğu kişi gibi siz Son zamanlarda neredeyse tüm tıbbi uygulamalarda de hayatınızın rövanşını sanatın kurmaca dünyasından PRP (Platelet Rich Plasma) tedavisi uygulanır oldu. aldığınızı söylüyorsunuz, neden böyle oluyor?” sorusuna Yaşantımıza çok fazla girmiş olan bu tedavi, kişinin vücu- cevap vermektedir? dundan alınan küçük miktardaki kanın özel bir işlemle A) Sinema sanatçısı: “Sinemada uç olayları, marjinal plazmasının ayrıştırılırak vücuda tekrar enjekte edilmesi ilişkileri anlatma modası terk edildi. Şimdi daha çok şeklinde uygulanıyor. Elde edilen plazma “platelet” denen insan psikolojisi ele alınıyor. Yani yaşananlar değil hücreler bakımından zengindir. Vücuttaki temel görevi onların insan ruhuna etkileri üzerinde duruluyor. Ben kanın pıhtılaşmasını sağlamak olan plateletler, içerdikleri de okumalarımı, izlemelerimi ona göre yapıyorum. büyüme faktörleri sayesinde yaraları ve hasarlı dokuları Sanatçı olmak, aktör olmak ile psikolog olmak bir yerde iyileştiriyor. Bu büyüme faktörleri ortama verildiğinde vücu- birleşiyor.” dun kendini iyileştirme mekanizmalarına destek oluyor. Kişinin kendi kanının kullanıldığı PRP tedavisinde özellikle B) Şair: “Yaşamdan damıtılmamış dizeler okuyucuya bir çevresel ve genetik faktörlerle birlikte yavaşlayan hücre şey söylemiyor. Okuyucuya bir şey söylemeyen şiir ise yenilenmesinin hızlandırılması sağlanabilir. Böbrek, kara- kolayca vazgeçilebilen bir aksesuar değerinden daha ciğer ve midede yan etkilere yol açmayan ve kortizon içer- fazlası etmiyor. O yüzden şiirlerim, yaşamın içinden meyen bu uygulamanın uygulandığı bölge ile sınırlı olması geçen bir şiirli yüreğin şelalesinden dökülüyor şiir göle- da onun çok yaygın bir tedavi yöntemi olacağını gösteriyor. tine.” PRP’nin çok farklı formlarının yaygınlık kazanacağı da şu C) Tiyatro oyuncusu: “Yaşam, ister istemez yoruyor ve şartlarda ileri sürülebilir. kırıyor insanı. Yaşarken istediğin gibi gitmiyor birçok Bu köşe yazısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söyle- şey. Mağduriyetler yaşıyor, kırgınlıklar biriktiriyor ve nebilir? kendini yaşamı yönetme konusunda başarısız his- A) Kanıtlanması mümkün olmayan varsayımlar üzerinde sediyorsun. İşte tiyatro da burada devreye giriyor. yorum yapılmaktadır. Yaşamda yaptığın hatalarla yüzleşiyor ve bu kez daha iyiyi, daha doğruyu seçip yaşıyor ve yaşatıyorsun. Bu B) Güncel bir gelişmenin sosyal ve ekonomik etkileri irde- da iyileştiriyor travmaları.” lenmektedir. C) Yaygınlık kazanan bir tekniğin uygulanma biçimine ve B D) Romancı: “Kurgunun sınırı var elbette. Bir kere tutarlı avantajlarına değinilmektedir. i olmak zorundayız. Her şeyin gerçek olaylara dayandığı L tarihî bir romanda en temel konularda kurmaca yapıyo- D) Kendi içerisinde birtakım yanlılıklar ve tutarsızlıklar G rum, diyerek gerçekliği bozamazsın. Bu, romanın bağ- barındırmaktadır. i lamına aykırıdır. Tutarsızlıktır. Ama her şeyin kurmaca olduğu bir parodi veya ironi varsa durum değişir.” E) İleriye dönük çıkarımların dayandığı verilerin nesnel olmamasının, tahminleri geçersiz kıldığı açıklanmıştır. E) Ressam: “Olduğu gibi resmetmek, olanın çizgilerine sadık kalmak, asla mümkün değildir. O iş, fotoğrafçının 2. Kitaplar yazıldıkları gibi kalır; biz okurlar ise, farkında ola- S işidir. Ressam, bir yaratım ustasıdır. Resmini yaptığı A gerçeklik, ressam için bir amaç değil bir araçtır ve bir lım olmayalım, zaman içinde değişiriz. İnsan elbette sürekli R konudur. Ressam, onu bahane ederek bize içini göste- değişir. Bu da kitaba yeniden dönüp baktığında bir kitabı M rir. Ben de öyle yapıyorum.” algılayışında da küçük büyük birtakım farklar olduğu anla- A TYT TÜRKÇE SORU BANKASI mına gelir. Demek kitaplar da yazıldığı gibi kalmıyor okur L gözü onları sürekli değiştiriyor. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Kitaplar, zamana göre değişme ve yenileşme gösterir. B) Her okuyucu, kitabı farklı farklı algılayabilir. C) Kitapların yazıldığı gibi kalmaması okuyucudaki algıla- ma değişimi ve gelişimiyle ilgilidir. D) Kitaplar, insanı sürekli değişim içine sokar. E) Kitaplardaki farklı yaklaşımlar okuyucunun algılama gücünü etkiler. 130

PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM T1e8st • Paragrafın Hangi Soruya Karşılık Olduğu • Röportaj Metinleri • Manşetli Metinler 1. • Ebeveyn ile çocuk arasında sağlıklı biçimde kurulma- 2. Gazeteci: sı gereken bağlanma tam olarak nedir? (I) ----? • Çocuğun bağlandığı bağlanma figürünün ne gibi iş- Bilim insanı: levleri vardır. Antarktika’ya ilk defa doktora öğrencisi iken İsveç buzkıran • Bağlanmanın doğru biçimde etkin olduğu bir ilişkinin gemisiyle, McMurdo İstasyonu’na yapılan sefere katılarak çocuk üzerinde nasıl bir etkisi olur? gittim. 2006 yılı aralık ayında başlayan akademik seferimiz 2007 yılının ocak ayında geçit vermeyen buzlara takıl- • Bağlanma türleri hangi başlıklarda incelenmektedir? mamız ile sonlandı. Bilim insanları kıtaya helikopterler ile Aşağıdaki araştırma sonuçlarından hangisi bu sorular- taşındı. dan herhangi biriyle ilişkili değildir? Gazeteci: A) Çocukla kurulan ilişkinin olumlu yahut olumsuz olarak nasıl şekillendiği konusunda 1970’lere kadar bunun (II) ----? çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılama üzerinden, daha Bilim insanı: sonraki yıllarda ise temel ihtiyaçlar kadar duygusal ihti- Benim üzerinde çalıştığım konu deniz buzu oluşumu, yaçların da önemli olduğu üzerinden belirlenmeye çalı- yayılımı, dağılımı, tipleri, kalınlığı, üzerindeki kar tabaka- şıldığı saptanmıştır. sının tipi ve kalınlığını içeren tüm parametrelerin ölçümü üzerineydi. Bunlar ile ilgili olarak tüm sefer boyunca 171 B) Çocuğun yemek, barınma, ısınma gibi biyolojik; sevgi, gözlem yapıp bu bilgileri ASPeCt Protokolü çerçevesinde şefkat, bilgi gibi duygusal ve psikolojik gereksinimlerini kayıt altına aldım. Karaya döndükten sonra sahada top- karşılayan anne, baba, bakıcı vb. kişi veya kişilerle kur- lanan veriler ile uydu görüntülerinden elde edilen verileri duğu ilişkiye bağlanma dendiği tespit edilmiştir. karşılaştırıp doğrulama yaptım. C) Bir bağlanma figürünün yakınlık kurma çabasına kar- Gazetecinin bir bilim insanına yönelttiği aşağıdaki şılık vermek, kaygı ve korku anlarında güvenli sığınak sorulardan hangileri, yukarıda boş bırakılan yerlere olmak ve bir çocuk tehlikeye maruz kaldığında, canı sırasıyla getirilmelidir? acıdığında, zorlandığında, mutsuz olduğunda ona gü- venli alan sağlamak gibi görevlerinin bulunduğu kabul A) (I) Antarktika serüveninizde hangi zorlukları yaşadınız edilmiştir. (II) Yabancı bilim insanları ile nasıl iletişim kurdunuz D) Olumlu yani güvenli bağlanma, kaygılı-kararsız bağ- B lanma, kaçıngan-yadsıyıcı bağlanma ve karışık bağ- i B) (I) Antarktika’ya ilk defa ne zaman ve nasıl gittiniz lanma kategorilerinde incelenen bağlanma çeşitlerinin L her birinin çocuk üzerinde farklı etkilerinin olduğu de- G (II) Antarktika’da yaptığınız araştırma ve gözlemleri anla- ğerlendirilmiştir. i tır mısınız E) Olumlu yani güvenli ve doğru bağlanmanın çocuğun ço- S C) (I) Antarktika merakınız ne zaman başladı cukluk sonrası dönemlerinde de yaşam boyu kalıcı pozi- A tif etkilerinin olduğu; psikolojik sağlıktan okul başarısına, R (II) Bilim insanları orada hangi konuları araştırdı akran ilişkilerinden eş seçimine kadar pek çok alanda M etkisini sürdürdüğü kanıtlanmıştır. A D) (I) Antarktika’ya nasıl gittiniz L (II) Araştırma sonuçlarını Türkiye’de yayımladınız mı E) (I) Antarktika’ya gitmek için ne yapmak gerekir (II) Bu buzlarla kaplı yerde bilim insanlarının ilgisini ne çeker TYT TÜRKÇE SORU BANKASI 148

5 - 6. soruları aşağıdaki parçaya 7. Gazeteci: Özlemek, hasret çekmek gibi hislerin zamanla göre cevaplayınız. ya da mesafelerin uzunluğu ile ilgili olmadığını hâlâ savu- nuyor musunuz? Hızlı ve renkli dijital dünya; tableti, bilgisayarı ve cep telefo- Şair: Evet, tabii ki savunuyorum. nuyla insanın fiziksel ve zihinsel yönden hastalanmasına, ruhsal bunalımlar yaşamasına yol açıyor. Çok fazla ışık, Gazeteci: Peki, yan yana olan iki insan da birbirine hasret ses uyaranlarına ve görsel uyaranlara maruz kalan insanın çekebilir mi? bağışıklık sistemi bozuluyor, bunlardan aldığı radyasyon- la beyin tümörü ve diğer kanser riskleri karşısında insan Şair: Birini özlemek ya da onun yanında olmayı istemek o vücudu kendini savunamaz duruma geliyor. Ayrıca birçok kişiyle yapmak istediğiniz şeylerin çokluğu ile ilgilidir. Me- psikiyatrik hastalığa da kapı aralayan teknoloji kullanımını safelerle değil. bazı ülkeler, belli yaş sınırına kadar engellemeyi planlıyor. Aşırı iletişimin de bir iletişimsizlik olduğunu belirten uzman- Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu şairin özlem anla- lar, “Önemli ve önemsiz şeyleri ayıran bir filtre görevi gören yışıyla örtüştüğü söylenebilir? beyin, algı bombaları karşısında çok fazla veri yüklenmiş bir bilgisayar gibi yavaşlıyor ve fonksiyonlarını yerine ge- A) Özlem duygusu, herkeste farklı şekillerde ortaya çıka- tiremiyor. Dikkat dağınıklığı, konsantre olamama, unutma, rak kendini gösterir. uykusuzluk, agresiflik, anlamlandıramama sorunları yaşa- nıyor.” diye belirtiyorlar. B) Özlemek, iki kişinin aynı şekilde ve yoğunlukta karşılıklı olarak hissettiği bir duygudur. C) Özlem duygusunun şiddeti, birlikte yapılacak planların niceliği varken uzaklıkla ya da zamanla ölçülemez. D) Yakın olmak ya da istenildiğinde görebilmek gibi bir imkâna sahip olmak, özlem duygusunu ortadan kaldı- ran durumlardır. E) Bir kişiye duyulan özlem, özlem duyan kişinin kontro- lünde değil özlenen kişinin kontrolündedir. 5. Bu parçadan çıkarılabilecek sonuçlar arasında aşağı- dakilerden hangisi yoktur? A) Gereğinden fazla uyarıcıyla karşılaşan beyin, süzgeç- leme görevini yapamaz. B) Teknolojinin aşırı kullanımı, ruhsal ve fiziksel hastalık- lara yol açar. C) Eğitim teknolojileri alanındaki gelişmeler, öğretimi ge- liştirirken eğitime zarar vermiştir. B D) Teknolojiyle aşırı haşır neşir olmak, insanı saldırgan i yapabilir. E) Gözün ve kulağın teknolojik araçlarla yorulması, vücu- L 8. Gözler, sadece kendilerine bahşedildiği kadar derin ba- G i kabilir. Ama yüreğinizle bakabilirseniz bırakın sadece bu dun savunma gücüne zarar verir. dünyayı, evrenin en ücra köşelerini keşfedebilirsiniz ve S inançla bakan, inandığı yöne ulaşma arzusuyla bakan bir yürek, asla yorulmaz her an düşlerini izlemeyen bir yürek, A korkular zindanına hapsolmuş, kanayan bir et parçasından başka nedir ki? Düşü, inancı, hedefi olmayan bir köşede R tembel tembel oturan ve her geçen gün ölen birinin yaşa- dıklarında ne anlam var ki? M Bu şekilde konuşan birinin insanın yaşamını anlamlı A kıldığını düşündüğü özellikler arasında aşağıdakiler- den hangisi yoktur? TYT TÜRKÇE SORU BANKASI 6. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söy- L lenemez? A) Bilimsel ve öğretici bir metin özelliği ağır basmaktadır. B) Dil, ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır. A) Bir amacın olması C) Somut gerçeklikten ve somut verilerden yola çıkan bir B) İnanç ve tutku sahibi olmak anlatım göze çarpmaktadır. C) İçtenlik ve duyumsama niteliklerine sahip olmak D) İnsanın hayallerinin peşinde koşması D) Kanıtlayıcı anlatım yönteminden yararlanılmıştır. E) Tutarlı ve disiplinli olunması E) Okuyucuyu olay içinde yaşatma amacıyla yazılan bir metindir. 152

18. İkiz metaforuna (simgesine) çok yabancı değiliz. Sinemada 20. I. ve edebiyatta zaman zaman kullanılıyor. Akla ilk gelen de ................................................... Orhan Pamuk’un “Beyaz Kale”si. Pamuk’un tarih üzerine yaptığı arkeolojik kazılarının ürünü olan bu kısa romanda II. 17. yy. Osmanlısından bir hikâye anlatılıyor. Napoli’ye ya- pılan deniz seferi sonrası tutsak edilen Venedikli bir köle, Dünyanın tanıdığı en kibirli insanlarından biri olan Napol- İstanbul’a getirilip satılır. Sahibiyle arasında bire bir ben- yon, okul yıllarında arkadaşları arasında akran zorbalığına zerlik vardır. Zamanla yer değiştirirler. İlim ve fen üzerine ve aşırı bir alçaltılmaya maruz kalmıştı. Çünkü arkadaş- sohbetler eden ikilinin yer değiştirme motifi, oldukça çarpı- ları, varlıklı ve soylu ailelerin çocuklarıydı; kendisi ise burslu cı göndermeler içermektedir. Bu roman da Dostoyevski’nin okuyan, yoksul bir öğrenciydi. Daha sonra imparatorluğu “Öteki” romanı gibi çok ilginç ama bir o kadar da göz ardı ele geçirip de okul arkadaşlarının onun karşısında eğildiğini edilen bir roman olup Pamuk’un üslubunun yeni yeni ken- görünce dünya onun olmuştu. Ama yine de yarası kapanmı- dini göstermeye başladığı dönemlere ait bir eser. yor, gönlü doyuma ulaşmıyordu. Sonraki büyük hatalarının da kaynağında bu aşağılık kompleksi ve büyüklenme hırsı Bu parçada üzerinde durulan romanın özellikleri ara- bulunuyordu. sında aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) Romanın hak ettiği ilgiyi görmediği Bu parçanın başına aşağıdakilerden hangisi getirilirse B) Alegorik bir anlatımının olduğu II. parça I. de dile getirilen düşüncenin örneği olur? C) Yazarının biçem özelliklerini tümüyle yansıttığı B D) Üstü kapalı olarak verilen mesajların ilgi çekici olduğu i A) Çoğu zaman öz güvenle karıştırdığımız bir durum vardır: E) Tarihsel araştırmalardan yararlanılarak yazıldığı L megalomanlık ya da kibir. Biz buna kendini büyük görme, G büyüklenme de diyoruz. İster deli olsun ister sözüm ona 19. (I) Zaman zaman görüyorsunuz: “Sanatçılık” sıfatını hak i aklı başında, kendini büyük görmek aşırı bir küçültülme- S nin ve alçaltılmanın sonucudur. etmiş bir şair, yazar ya da müzisyen siyasete giriyor. A (II) Çünkü siyasete girmesi, bana göre o sanatçının misyo- R B) Napolyon, gerek Fransız Devrim Savaşları gerekse Na- nuna zarar veriyor ve onun sunduğu estetikten bir kesimi M polyon Savaşları sırasında Fransa’ya önderlik ettiği gibi mahrum ediyor. (III) Diyeceksiniz ki siyaset de bir hizmettir A tüm Avrupa’yı da etkilemiş bir komutandır. 1815’teki nihai ve sanatçının da ülke yönetiminde söz sahibi olması ge- L yengligisine kadar hızla Avrupa kıtasının hâkimiyetini ele rekir ne var bunda? (IV) Bence çok şey var çünkü ülkeyi geçirmiştir. yönetmek, yalnızca siyasetle olmaz, insanların kafasını ve kalbini yöneten sanatçılar, asıl yöneticilerdir. (V) Bir de C) Napolyon, bir devlet adamı olarak tüm Fransa’da ve herkes siyasetçi olabilir ama herkes, sanatçı olamaz, bu Avrupa’da büyük liberal reformlar uygulamış; bir halk yüzden sanatçı, daima aktif siyasetin dışında ve üstünde eğitim sistemi kurmuş ve feodalizmin kalıntılarını ortadan olmalıdır. kaldırmıştır. D) Yahudilere ve diğer dinî azınlıklara özgürlük tanıyan Napolyon, gelişmekte olan orta sınıfın yani burjuvanın yasalar önünde eşitliğini sağlamış ve devletin gücünü merkezileştirmiştir. E) 20. yüzyılın en ünlü diktatörü olan Hitler, tam bir dema- gogdur; halkın duygularını okşamayı ve kamçılamayı çok iyi becerir. Keza Mussolini de söylemleriyle halk dalka- vukluğunu en iyi yapan ve giderek diktatörleşen bir siya- set adamıdır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden TYT TÜRKÇE SORU BANKASI sonra “Ben, sanatçının bu yaptığını asla olumlu ve kabul edilebilir bulamıyorum.” cümlesi getirilirse düşüncenin akışında bir bozulma olmaz? A) I B) II C) III D) IV E) V 155

Te1st SES BİLGİSİ 1. “Doğrusu çalışkan çocuktu, sabahtı akşamdı demeden 4. Önce eller kuştur, dans edenin ilk öğrendiği... Eller, göz- çalıştı.” cümlesinde ünsüz benzeşmesine uğramış kaç lerin karşısında öğrenir süzülmeyi, ters düşüp birleşmeyi, sözcük vardır? inip kalkmayı. Sonra kollar, gövde, ayaklar... Kuşlar gibi özgürlüğe ulaşmadan önce uzun süre sallanması gerekir A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 ellerin. Hissetmeden yapılmaz hiçbir dans. Bu parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisi yok- tur? A) Ünsüz türemesi B) Ünsüz değişmesi C) Ünlü düşmesi D) Ünsüz benzeşmesi E) Kaynaştırma 2. Uslu dur ey hüznüm, daha sakin ol Akşam diyordun, işte oldu akşam Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yok- tur? A) Ünlü düşmesi B) Ünsüz düşmesi 5. Aşağıda belirtilen ses olaylarından hangisi, örnek C) Ünlü daralması D) Ünlü uyumlarına aykırı sözcük cümlede yoktur? E) Ulama A) Daralma: Gel diye çağırıyorsun, n’olur yapma. B) Ünsüz türemesi: Evet hamallık yapıyorum, yürek taşı- yorum. C) Ünsüz düşmesi: Ve kibir yükselirken alçalıyor insan. D) Ünsüz benzeşmesi: Yaşamaktan maksat, sırrını ara- maktır ölümsüzlüğün. B E) Hece düşmesi: Ayrımına varmadığınız ayrıntılar, gün i gelir kulağınıza mutluluğu fısıldar. L 3. Yaşlı adam, plajın yüksekçe bir yerinde, sıcacık kumun G i üstüne oturmuş, gözlerini denizin maviliklerine dikmiş öyle- S ce bakıyordu. Karşısında gök mavisi, deniz mavisi birbirine A karışmıştı. Batıdan esen sertçe rüzgâr dalgaları köpüklen- R diriyor, bütün gün yanıp tutuşan kıyıları serinletmeye çalı- M şıyordu. Yoldan geçen arabaların uğultusu, zaman zaman A 6. Gitti ömrümün yarısı TYT TÜRKÇE SORU BANKASI sessizliği bozuyordu. Plajda kimsecikler kalmamıştı. L Küçücük bir umut uğruna Bu parçadaki altı çizili sözcüklerde aşağıdakilerden Hissediyorum şimdi rüzgârı hangisi yoktur? Bağrımı verip bulutlara A) Ünsüz benzeşmesi Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yok- B) Ünsüz düşmesi tur? C) Ünlü daralması D) Kaynaştırma A) Ulama B) Ünsüz benzeşmesi E) Ünsüz değişmesi C) Ünlü daralması D) Ünsüz düşmesi E) Ünlü düşmesi 175

Te3st YAZIM KURALLARI 1. Başkaları insanoğlunu yetiştiredursun ben onu anlatıyo- 3. Savaş filmlerinde görmüşsünüzdür; askerlerin yüzü boya- I II nır, miğferlere o bölgeden kopartılan ağaç dalları takılır, rum anlatıyorum ve kendimde, pek fena yetişmiş bir örne- I ğini gösteriyorum. Bu örneğe yeniden biçim vermek elimde tankların üstü aynı şekilde ağaç dalları ile örtülür. Komando olsaydı onu elbet de olduğundan çok başka türlü yapar- üniformalarında, kahverengi ve yeşil tonlarından oluşan III II dım. Bir defa yapılmış artık. Şunu söyleyeyim ki kendimi dalgalı desenler kullanılır. Askerlikte kullanılan bu kendi- IV ni gizleme tekniği aslında, hayvanların “hayatta kalma” anlatırken söylediklerim değişik ve değişken olamamakla mücadelesinin taklit edilmesinden başka bir şey değildir. beraber hiç gerçeğe aykırı değildir. Her insanda insanlığın III V Hayvanlar âleminin sualtında yaşayan temsilcileri kendi bütün hâlleri vardır. IV Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinde savunma mekanizmalarını geliştirir. Kimi, olduğundan yazım yanlışı yapılmıştır? farklı görünerek düşmanını korkutur; bazılarının da zehirli iyneleri vardır. A) I B) II C) III D) IV E) V V Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangilerinde altı çizili sözlerin yazımı yanlıştır? A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) IV ve V E) II ve V B i L G i S 2. I. Küçük kız, küçücük elbiseleriyle bir prenses gibi duru- A 4. Aşağıdakilerden hangisinde herhangi bir yazım yanlışı yor. R II. Bebek, kocaman kaşığı ufacık ağzına götürmeye çalı- M yoktur? A A) Sana Haziran’da geleceğimi söylemiştim. şıyor. B) Ayşe’de son sınavda durumunu düzeltmiş idi. TYT TÜRKÇE SORU BANKASI III. Doktor, bademcikleri alınmazsa sık sık hastalana bile- L ceğini söyledi. C) Her şey güzel gidiyordu ne var ki bir aksilik oldu. IV. Eli yüzü azıcık kanasın kıyameti koparmaya başlar. D) Pek çok kişi, bize dağda ki kekliğin pazarlığını yaptığı- V. Kitapçıkların dağıtılmasını beklemeden soruları çöz- mızı söylemişti. meye başladı. E) Osmanlı Mimarisi, biraz da Mimar Sinan demektir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır? A) I B) II C) III D) IV E) V 179

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur? 8. “Birleşik sözcüğü oluşturan sözcüklerden ikincisi veya her A) Terden sırıl sıklam olmuş atletini değiştirmek için izin ikisi birleşme sırasında anlam değişmesine uğramışsa istedi. sözcük bitişik yazılır.” B) Leyla’nın doğumgünü için kocaman bir pasta yaptır- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmadığı mıştık. için bir yazım yanlışı yapılmıştır? C) Ankaralı’lar futbolun keyfini yeterince yaşayamadılar. A) Adını şarkılarda duyduğumuz yalıçapkını, mavi ve D) Adam yana kayan fötür şapkasını düzeltmek için ayna- turuncunun görsel şölen sunduğu bir kuş türüdür. ya baktı. B) Yemekten sonra tatlı olarak birer porsiyon hanımgöbe- E) Makine dairesinde çıkan yangın tamamen söndürül- ği siparişi verdik. müştür. C) Annem bana doğum günüm için vişneçürüğü bir bere örmüştü. D) Hayranım ipekböceklerinin çalışkanlığına da azimleri- ne de. E) Bazen evden dışarı hiç çıkmadan gün boyu sırtüstü yatmak istiyorum. 6. Türk şiirinin ustası Can Yücel: “Martılar ki sokak çocukları- dır denizin.” demişti. Bunu İstanbul’lu martılar için mi söyle I II mişti daha çok? Öyle olsa da ne fark eder… Denizin kanatlı III IV çocukları, dört denizi olan Türkiye’nin bütün sularında ba- V lık peşinde koşarlar. Ağlarını balıklarla dolduran teknelerin ardı sıra keskin çığlıklarla uçarlar. Bu parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinin yazı- ➡ AŞAĞIDAKİ YAZIMLAR DOĞRUDUR mında yanlışlık yapılmıştır? 1. alçak gönüllü, ön yargı, ön söz, alt geçit, üst geçit, A) I B) II C) III D) IV E) V sıra dışı, akıl dışı, bilinç dışı, aklı sıra, yanı sıra, peşi sıra, ardı sıra 7. Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Alçıtepe Köyü’nde B i 2. öngörü, önsezi, babaanne, anneanne, büyükbaba, I L büyükanne, kolesterol, kolektif, alegori, aliterasyon, G muhatap, alerji, profesör, antrenman, stajyer, egzoz, yaşayan 75 yaşındaki bakkal Salim Mutlu, çocukken i erozyon, orijinal, maydanoz. Çanakkale Savaşı’ndan geriye kalan materyalleri toplayıp S 3. Osmanlının, Selçukluya, Türkçeyi, İngilizceden, A Türkiye’nin Adana’dır, Alman’sınız, Türk’üm, II III R Ayşe’yle, Ankara’ymış 17 Kasım’dan, 30 Haziran Salı M günü, 2014 yılının Mayıs ayında. hurdacıya satarmış diğer çocuklar gibi... Mutlu’nun üç beş A L 4. Bakanlar Kuruluna, Türkiye Büyük Millet IV Meclisine, Çankaya Köşkü’ne, Topkapı Sarayı’nın, TYT TÜRKÇE SORU BANKASI Köşem Bakkaliyesine, Türk Hava Yollarının, kuruş uğruna Gelibolu Yarımadası’nı “çapalaması”, bir Türk Dil Kurumunun, Avrupa Birliği’ne, Anadolu Üniversitesinde, İlk Çağ’dan Servetifünun Dönemi’ne, V Beyşehir Gölü’ne bakkal dükkânı açana dek devam etmiş. 5. akşamüstü, akşamüzeri, şuuraltı, ayaküstü, bilinçaltı Bu parçadaki altı çizili bölümlerden hangisinde yazım 6. açgözlü, tokgözlü, soğukkanlı, sıcakkanlı yanlışı yapılmıştır? 7. 657 sayısı Kanun’un ikinci fıkrası, Türk Ceza A) I B) II C) III D) IV E) V Kanunu’nda 8. Avrupa Birliği’ne Uzak Doğu’ya Antik Yunan’dan 185

NOKTALAMA İŞARETLERİ Te7st 1. Romanı tarif edersek şunları söyleyebiliriz ( ) ( ) Bir 4. (I) Kitabın genelinde, ünlü bir filozofun buhran anları ve hikâyenin ( ) yani belli bir başlangıçtan belli bir sona kadar, bu anlar sırasında düşüncelerin ortaya çıkışı anlatılıyor. belli bir zaman içerisinde art arda sıralanan olayların anla- (II) Bu acılı anlarda, insanın acı karşısındaki direnişini tımına bağlı olarak yazılmış şekline roman denir ( )” görüyoruz. (III) Psikolojik travmaların nasıl yararlı bilgiye dönüştüğünü, hayranlıkla izliyoruz. (IV) İnsan, düşünceyi Yukarıdaki boşluklara sırasıyla hangi noktalama işa- ortaya çıkarmak ve kanıtlamak için bu kadar acı çekilir mi, retleri getirilmelidir? diye kendisine sormadan edemiyor doğrusu. (V) Aradan altmış yıl geçtikten sonra, o yazılar titiz bir çalışmayla gün A) (:) (-) (,) (!) B) (:) (“) (;) (.) yüzüne çıkarıldı ve kitaplaştırıldı. D) (;) (-) (,) (.) C) (:) (“) (,) (.) Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangisinde vir- gül (,) yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtme göre- E) (,) (“) (!) (!) viyle kullanılmıştır? A) I B) II C) III D) IV E) V 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “virgül” ile ilgili veri- 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde parantezle belirtilen len bilgi yanlıştır? yere virgül (,) getirilemez? A) Ara sözlerin, ara cümlelerin başında ve sonunda kulla- A) Vatan ( ) coğrafyasının maddi zeminini bayındır kılan nılır. imar hamleleri kadar, ruh iklimini zenginleştiren mane- vi çabalar da nesiller boyu tesirini sürdüren bir büyük B) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur. varoluşun eseridir. C) Cümlede özel olarak vurgulanması gereken ögelerden B) Bütün olayların ( ) bütün kazaların içinde onlar var. sonra konur. C) Tarihî bir hakikate dayanan destan ( ) efsane ve men- , D) Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra kıbe de romanın gelişmesinde rol oynamıştır. ş konur. D) En ilginç ( ) en heyecanlı görüntüleri televizyonda e E) Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları merakla izliyordum. birbirinden ayırmak için konur. E) Daha basit ( ) sıradan insanlar tarafından kolay anlaşı- lır kitaplar yazmıyorum. -B i L G i 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “iki nokta” işareti S 6. Epiktetos’un “iyi bir yaşam” reçetesi, başlıca üç temel üze- A gereksiz kullanılmıştır? rine kuruluydu (I) Arzularınızın efendisi olun, görevlerinizi A) Şaştığım şu: Bütün bunları ne zaman, ne çabuk, nasıl R yerine getirin, kendiniz ve büyük insan topluluğu içindeki öğrendiler bu kızlar? M ilişkileriniz üzerine düşünün (II) Bütün bunları ayrıntılı biçimde anlatan filozofta ne bir caka satma vardı ne de TYT TÜRKÇE SORU BANKASI B) Peyami Safa: Türkçenin gelişmesinde büyük katkıları A retorik gösterisi yapma arzusu (III) Neşeli ve alçak gönüllü L bir öğretmenin tutumudur onun benimsediği yöntem (IV) olmuş bir yazarımızdır. C) Annem, sert bir ses tonuyla bağırdı: “Beni aramadan Konuşmalarını yürürken yapan Epiktetos; servete, şana, evden çıkma!” şöhrete, makama ve güce önem vermeden mütevazı bir D) Bitkiler ve çiçekler içinde en sevdiğim çiçek odur: kulübede yaşamıştır (V) menekşe. Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine diğer- lerinden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir? E) Kalıntıların onarımı yapılırken hiçbir ayrıntı gözden kaçırılmamış: Yapıların mimari çizgilerine bire bir uyul- A) I B) II C) III D) IV E) V muş, duvarlardaki lekeler, yıllarla rüzgârın, karın, yağ- murun oluşturduğu küçük kırıklar bile gösterilmiş. 190

7. • Kelimeler arasında “ve, ile, ila, -den -e kadar, arasın- 10. Sanatçı neyi anlatmalıdır ( ) Bence şunları ( ) gözlemler, da” anlamları vermek için kullanılır. izlenimler, duygular... Nasıl mı anlatmalı ( ) Okuyucu • Bir ara sözü yahut ara cümleyi ana cümleden ayırıp nasıl isterse öyle ( ) belirtmek için kullanılır. Ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerden hangi- • Arapça ve Farsça kurallara göre yapılmış tamlamala- sinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilme- lidir? rın orijinal yazımlarında kullanılır. • Dil bilgisinde kelimenin kökünü ve eklerini belirtmek A) (?) (:) (?) (...) B) (?) (:) (?) (!) için kullanılır. C) (!) (:) (?) (.) D) (?) (;) (!) (,) Aşağıdaki cümlelerin hangisi, kısa çizginin bu işlevle- E) (?) (;) (?) (!) rinden herhangi birine örnek olamaz? 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül kaldırılırsa cüm- A) Satır sonundaki birleşik sözcüklerde kısa çizgi, kelimeleri değil heceleri ayıracak şekilde kullanılır: lenin anlamı değişir? ba-şöğretmen, il-kokul, Osma-noğlu… A) Kardeşimin çantası, birkaç yerinden yırtılmış. B) Fiil kökünden türemiş olan fiiller ve isimler, farklı yapım B) Ev, bu mutlu gün için tepeden tırnağa temizlendi. ve çekim eklerini de alabilir; uç-ur-t-ma-lar, bit-ki-siz, C) Dayımlar, bizde iki hafta kalacaklar. yut(d)-um-la-mış-tı-m... D) Balıklar, denizlerin kirletilmesine üzülüyorlardı. E) Oyun, yazarını kısa sürede üne kavuşturdu. C) Hiç kimse -bu hiç kimseye yakın akrabaların da dâhil- senin için, senin kadar üzülemez ve seni anlayamaz. D) Servet-i Fünun dergisi uzun yıllar bir ilim ve fen dergisi olarak çıkarılmış; Tevfik Fikret’in yönetiminde ise yeni- likçilerin edebiyat organı hâline gelmiştir. E) Osmanlı-Rus Savaşı’nın yarattığı güvenlik kaygısı, baskıcı bir yönetimin referans noktası olmuş ve basın alanında ciddi sansürler uygulanmıştır. 8. Bahar gelip geçti, ardından da yaz ( ) Kimsesizlerin sahibi B i güneş ( ) tam zamanında yetişti ( ) Önce kiraz mevsimi, L sonra kavun, karpuz, üzüm ( ) Derken havada oynak, G beyaz bulutlar, arkasından yağmurlar ve lapa lapa kar ( ) i Bu parçada parantezle belirtilen yerlere aşağıdaki nok- talama işaretlerinden hangileri getirilmelidir? A) (.) (,) (.) (...) (...) B) (...) (,) (.) (...) (!) C) (.) (,) (.) (.) (...) D) (?) (.) (:) (.) (.) S E) (!) (.) (?) (:) (!) A R 12. I. Evet, her şey gibi sevgi de bitiyordu. M II. Yaşamak, sonunu düşünmeden yaşamak, her şeyi A yaşamak istiyordu. 9. Mutlu olmak için üç şey gereklidir ( ) Sağlam bir beden ( ) L III. Bu çocuk, güçlü kolları ve uzun boyu olan bu insan, TYT TÜRKÇE SORU BANKASI hür bir fikir ( ) temiz bir vicdan ( ) bizi yine şaşırttı. Yukarıdaki parantezle belirtilen yerlere aşağıdaki nok- IV. İleride, yaklaşık iki yıl sonra, bir araba almayı düşünü- talama işaretlerinden hangileri sırasıyla getirilmelidir? yordu. A) (:) (,) (,) (.) B) (;) (,) (,) (.) V. Uzun, düz, sarı saçları salınınca rüzgârımız olurdu. C) (!) (,) (;) (.) D) (:) (;) (,) (.) Yukarıdaki cümlelerde virgül kaç değişik görevde kul- lanılmıştır? E) (;) (,) (!) (.) A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 193

25. Aşağıdaki parçalardan hangisi Nevzat Tarhan’ın 26. Gazeteci: Şiir anlayışınız bakımından kendinizi toplumcu- “Herkesin hayatında uğrunda yaşamaya değer bir amaç lara mı, bireycilere mi yakın buluyorsunuz? ve çile çekmeye değer bir hedef bulunmalı.” düşüncesine uzak düşmektedir? Şair: Sorunuz biraz müphem, biraz da anlamsız ama mut- laka bir cevap istiyorsanız sonuna kadar ferdiyetçiyim. A) Yoksulluk, kimsesizlik, açlık ve sokakların tehlikelerle dolu labirentleri bile Jack London’u yaşamdan kopara- Gazeteci: Tamam da “halka inmek” diye bir moda var mamıştır çünkü bir gün yaşadığı trajedileri unutturacak biliyorsunuz, bunu nereye koyacağız, bu kadar sanatçının bir şeyi gerçekleştirmeyi çok istiyordu: ünlü bir yazar halka inmenin yöntemini aradığı bir yerde olguyu yok say- olmak. mak ne işe yarar? B) Aşk ve tutkusu olmayan insanın hayat yolculuğu, yakıtı Şair: Dostum, siz bu soruyu çok yukarılarda bir yerlerde, olmayan arabanın birileri tarafından itilerek bir yere bir fil dişi kulede oturup da aşağıya inmek için merdiven götürülmesine benzer. Cahil bir köylü iken içine dolan arayanlara sorun; benim sanatçılığım böyle bir şey değil, Hak ve halk sevgisiyle ölümsüzlüğe kavuşan Yunus ben sanatımın niteliğine bakarım, büyük sorunları çözmek Emre’nin motivasyon kaynağı işte bu aşktır. için daha uygun araçlar var. C) Dostoyevski’nin kahramanlarının sahiciliği ile yazarın Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki şairin çok yönlü birikimi arasında doğrudan bir ilişki vardır. sanat anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir? Yarattığı kahramanlara psikolojinin, sosyolojinin ve Rusya tarihinin perspektifinden bakmayı becerebilen A) Bir sanat eserinin değerini belirleyen ne kelime oyunla- bir büyücüdür o. Onun yazdıkları, bu sayede kuşatır rıdır ne de cafcaflı cümlelerdir, sanat eserinin topluma okuyucuyu. dönük yüzü ne kadar güzelse o kadar değerlidir. D) Mustafa Münir Özkul’un mutsuzluklarla dolu yaşamın- B) Halkın değerlerini küçümseyen bir yazın adamının da problemli evlilikler ve ruhsal çöküntüler üst üste yolu kaçınılmaz olarak yabancılaşmaya ve yalnızlığa gelmiştir. Bu çöküntülerin ve yıkıntıların altından çok çıkacaktır. sevdiği tiyatroculuk, sinemacılık ve meddahlıkla çıkan sanatçının yaşama tutunmasının kaynağı işte bu tutku- C) Sanatçının toplumun sorununu çözmek, yaralarını su olmuştur. deşmek gibi bir derdi yoksa yani kalemini hakkın ve hakikatin emrine vermemişse yazdıkları değersizdir. E) Aziz Sancar’ı Aziz Sancar yapan şey, üstün zekâsı B D) Halk ile iç içe, insanlara aynı hizadan bakan ve kişisel veya yetenekleri değildir. Uğruna her şeye katlandığı, i tutumunu estetiği yakalamak için muhafaza eden kişi- 24 saatin yarısından fazlasını hiç aksatmadan yoluna L lere gerçek sanatkâr derim. feda ettiği bilimsel çalışmalardır ve bu çalışkanlığı G sayesindedir ki Nobel’e uzanan yolda çok hızlı yürü- i E) Kalemini bazen bir neşter, bazen bir silah, bazen de müş, Mardin’in ücrasından bilim semalarının yıldızı bir balyoz gibi kullanmayan kişinin sanatsal yetkinlikten olmaya çok hızlı biçimde yükselmiştir. uzak olduğunu düşünürüm. S TYT TÜRKÇE SORU BANKASI A R M A L 203

Test SÖZCÜKTE YAPI (BİÇİM BİLGİSİ) 4 • Sözcüklerin Türetilişi • Yapım Eklerinin İşlevleri 1. Siz de kendinizi gerekli tüm alt yapıya sahip olma- 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte I yapım eki yoktur? nıza rağmen mutsuz hissediyor musunuz? Hani şöyle A) Maçtaki taraftarların hareketleri kameralarca izlenecek- miş. dışarıdan kendi hayatınıza baktığınızda B) Toplantıyı önemsediği için gömleğini güzelce ütülemiş- II ti. aslında gözle görülür bir problem yokken sırf korkularınız, C) Bu, okurların tek okuyuşta anlayamayacağı bir roman- dı. güvensizliğiniz, tereddütleriniz, bir şey- D) Roman okuma çalışmalarımız yeniden başlayacaktı. III E) Köy çocukları okusun diye köy okullarına kitap yolla- lere karşı var olan bağımlılık duygunuz ve buna malıyız. IV benzer birçok şey yüzünden hayatınızın zindana döndüğü- nü görüyor musunuz? Belki de sizin için asıl sorun geleceğe güvenememenizdir. Ya da yaşadığınız günden memnun olmamanız sizi gelecek için büyük bir umutsuzluğa sevk ediyordur. V Bu cümledeki numaralanmış sözcüklerden hangil­eri, birden çok yapım eki almamıştır? A) I - IV B) I - II C) II - III 4. Şiir, insanı sağlam bir yerinden yakalamalı, tutmalı. O E) IV - V D) III - IV I yerde bütün insan soyu birleşmeli, hangi dile aktarılırsa II III aktarılsın, okuyanı sarmalı, kavramalı. İşte geçmişten IV 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-dır, -tır” eklendiği kalan büyük şiir, ileri itici şiir budur. sözcüğün yapısını değiştirmiştir? V A) Elindeyse şu geçen zamanı durdur. Bu parçadaki altı çizili sözcüklerden hangisi, eyl­emden B) Hâlâ doludur bahçeler en tatlı sesinle. türemiş ad soylu sözcüğe örnek olur? C) Artık tembelliği bırakmanın zamanı gelmiştir. B A) I B) II C) III D) IV E) V D) Şiir, ateşe tüneyen bir kuştur. i E) Tembellik sadece sorunları erteleme yoludur. L G i ➡ ÖĞREN S TYT TÜRKÇE SORU BANKASI A -dır, -tır eki bir fiilden yeni bir fiil yaparken yapım ekidir ve R 5. İstanbul’un mimarisini tanımak, mimarinin başka alanlar- fiil türettiği için -mak -mek ekiyle tamamlanabilir: M daki uzantılarını da tanımaya kapı aralar. Bu bilgiler, insan A unsuru konusunda da ipuçları verir. Soruyu çözdürdü. Ekmekleri pişirttirdim. L Arabayı durdur. Bu dert beni öldürecek. Bu parçada aşağıdaki durum eklerinden hangisi yok- tur? Not:-dır, -tır eki ek fiil iken çekim ekidir ve yan ad soylu sözcüğü yüklem yapar ya da bir kip ekinden sonra gelip A) Belirtme kesinlik yahut olasılık anlamını güçlendirir: B) Bulunma/kalma Bu konu zordur. Bu konu kapanmıştır. Mehmet sizi anlı- yordur. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın. C) Yönelme/yaklaşma Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. D) İlgi E) Çıkma/ayrılma 211

7. Ateş gibi bir nehir akıyordu. 11. I. Alarmı duyunca çocukları hemen dışarı çıkardı. Ruhumla o ruhun arasında II. Sözlerimize yine alınmıştı. III. Güzel düşünmekti şair olmanın şartı. Bahsetti derinden ona hâlim IV. Bir şiir okumadan dersi bitirmezdi. Aşkın bu onulmaz yarasından V. Bakıyorduk bir hayale her gece Bu dizelerde kaç ek eylem kullanılmıştır? Numaralanmış cümlelerin hangisinde “ek eylem” kulla- nılmamıştır? A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 A) I B) II C) III D) IV E) V 8. Aşağıdakilerden hangisinde tamlananı adlaşmış sıfat 12. “Öyle geveze biriydi ki çenesi düştü mü sustaramazdık.” olan isim tamlaması ek eylem alarak yüklem olmuş- Bu cümlede kaç ek eylem kullanılmıştır? tur? A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 A) Âşığın sözüdür, halk şiiri aslında. B) Halk dilidir, aslında öz Türkçe. C) Gönlünü şiir için yakan bu şairmiş bu dizelerin sahibi. D) Köyün güzelidir, bu hikâyenin kahramanı. E) Bu kitaptı, uzun zamandır aradığım. 9. I. Zorkun’un üstünden bir turna katarı geçiyordu usuldan B ➡ KARIŞTIRMA i usuldan. L 1. Birleşik yapılı eylem, en az iki sözcükten oluşan II. Umudun çiçeğe durduğu gönüllerde hüzün vardı artık. G eylemdir: III. Gerçek bir dil sanatçısı halkın konuştuğu dili severmiş. i IV. Bu dizeler bize Nefi’yi anımsatıyordu. a) Özel – kurallı birleşik eylem: V. Yazmadan yaşayamazmış bu şairimiz. ◗ yapabilirim ◗ yapamam ◗ geliver Numaralanmış cümlelerin hangisinde ek eylem farklı görevdedir? ◗ bilinegelmiştir ◗ gidedurun ◗ bakakaldım A) I B) II C) III D) IV E) V S ◗ düşeyazdım A R b) isim soylu sözcükle yardımcı fiilden oluşan birle- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI M şik eylem: A L ◗ terk ettim ◗ bahsettim ◗ fark edecek ◗ kayboldu ◗ hallolmuştu ◗ zehrettin ◗ yardımcı olalım 10. Aşağıdakilerin hangisinde ek eylem, tamlananı zamir c) Anlamca kaynaşmış birleşik eylemler: olan belirtili isim tamlamasına gelerek onu yüklem yap- mıştır? – Deyim hâlinde olanlar: göz koymak, göğüs ger- mek, ateş püskürmek... A) Aşkın hecesidir aslında şiir. B) Mavi gökmüş bu aşkın tanığı. – Tam kaynaşmış birleşik eylemler: vazgeçmek, C) Beni etkileyen onun yeşil gözleriydi. öngörmek, başvurmak, varsaymak, elvermek D) Senin kibirindi asıl düşmanın. (elverişli, uygun olmak), aşermek E) Gönlümün burasındaydı senin tahtın. 261

ÖSYM tipi - Eğilim Kontrol Testi Bu bölümdeki sorular ÖSYM’nin son beş yılda sorduğu dil bilgisi sorularının kazanım 1. Uzun zamandır bizimle birlikte yaşayan sevimli bir kedimiz ve sunumuna paralel biçimde hazırlanmıştır. vardı (I) geçen yıl, bu kedimizi kaybettik. Açıkçası kedi- 4. Bilgi iletişiminde ışık hızı sınırı engelini aşmayı başarma- mizin anısı (II) içimizde kocaman bir boşluk oluşturacak kadar büyüktü. Tekrar döner mi (III) beni üçüncü katın nın yollarını bulacağız. Bilgisayarlarımızın sistemlerini hem balkonunda heyecanla bekler mi diye umutlu düşüncelerle içe hem de dışa dönük olarak geliştirmeyi sürdürüyoruz. oyalandım. Bir canlıya bağlanmak (IV) onunla sevgi alışve- Uyguladığımız madde ve enerji miktarı arttıkça çiplerimiz rişinde bulunmak gibi güzel duygulara sahip olduğumuzu de küçülüyor. bile onunla keşfetmiştik. Şimdi şöyle bir ön yargımız oluş- tu: Bağlanmak (V) kaybetmeyle sonuçlanınca insanı çok Bu parçada aşağıdaki durum eklerinden hangisi yok- yıpratıyor; bir daha evde kediye, köpeğe bağlanmayalım. tur? A) Bulunma/kalma Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine diğer- B) Çıkma/ayrılma lerinden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir? C) Yönelme/yaklaşma D) İlgi A) I B) II C) III D) IV E) V E) Belirtme 2. Genom projeleri DNA’nın içindeki bilgiden bir anlam 5. Baharın habercisi olan leylekler, ----. I II Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa öge dizilişi “özne - zarf tümleci - yer tamlayıcısı - yüklem” çıkaramayacağımızı ortaya koyunca dikkatler organizma- şeklinde olur? III A) bir iş insanı tarafından yıllar önce inşa edilen Leylek ların bu bilgiyi kullanarak belli habitatlarda hayatta kalma- Otelinde konaklıyor. IV B) her sene Afrika’dan ve Orta Doğu’dan Kızılcahamam’a larını ve üremelerini sağlayacak formlara kendilerini nasıl gelerek yolunu gözleyenleri sevindiriyor. dönüştürebildiklerini anlamaya çalıştı. B C) her yıl mayıs ayında yumurtadan çıkan yavrularını V i büyütmek için çaba sarf ediyor. L Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisi iyelik G D) birkaç yıldır yaklaşık altmış üyesini kaybederek de olsa eki almamıştır? i bölgemize gelmeyi sürdürüyor. A) I B) II C) III D) IV E) V E) binlerce kilometrelik yolculuktan sonra Kızılcahamam’ da kendileri için özel olarak yapılan Leylek Oteline ulaştı. S 6. Edge, üçüncü kültür fikrinin heyecanla kucaklandığı, yeni A entelektüel topluluğun faaliyetlerinin sergilendiği alan- R lardan biri. Peki, hangi vizyonla hareket ediyor bu yapı? M Entelektüellerin çalışmalarını, fikirlerini ortaya koymalarına A 3. (I) Antarktika’da uzun kutup geceleri, güneşin ufuktan yük- L ve birbirleriyle etkileşim içinde olmalarına hizmet etmeyi TYT TÜRKÇE SORU BANKASI hedefleyen Edge’de entelektüeller karşılıklı meydan oku- selişiyle birlikte son bulur. (II) Gündüze açılır kapı ve altı ay boyunca sürecek bir aydınlık başlar. (III) Çok fazla zaman malara da başvurabiliyorlar. Bazen tartışmalarda ateşli geçmeden smokinlerini giymiş penguenler sürü hâlinde söylemler, takipçileri kıvılcımlandırıyor. paytak paytak yürürler. (IV) Önlerinde yürümeleri gereken Bu parçada aşağıdaki sıfat türlerinden hangisi yoktur? yüzlerce kilometre buzlu yol vardır. (V) Penguenler, her bir A) Niteleme sıfatı adımda sadece 1 cm ilerleyebilir ama her bir dakikada 120 adım atar. B) Soru sıfatı Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde fii- C) Belgisiz sıfat limsi yoktur? D) İşaret sıfatı E) Sayı sıfatı A) I B) II C) III D) IV E) V 287

7. Ev miras değil mirasın hayaleti 9. Bakırcılık sanatı, Kahramanmaraş’ta çok eski bir geçmişe Ey gönlümün doğurduğu ve geleceğe sahiptir; 1950’li yıllardan itibaren ivme kazan- mış, Türkiye’nin her yerine ürün ihraç eder hâle gelmiştir. I II Bakırcılık bir el sanatıdır yani zanaat ise de estetiğe kavuş- turan eller, bakırcılığı sanata çevirmiştir. Pek çok mutfak Büyüttüğü, emzirdiği eşyası, bakırcı esnafı tarafından birer şaheser hâline geti- rilir: paşa mangalı, sürahi, kahve takımı, tepsi, tencere... III IV Bakırın işlenmesinde ise dövme tekniği uygulanır, dövme tekniği de “çukurlama” ve “toplama” yöntemlerinden biriyle Kuş tüyünden yapılır. Ve kuş sütünden Bu parçada noktalama işaretleriyle ilgili aşağıdaki kurallardan hangisinin örneği yoktur? Geceler ve gündüzlerde A) Eş değer ögeleri arasında virgül bulunan cümlelerde İnsanlığa anıt gibi yükselttiği özneden sonra noktalı virgül kullanılır. Sevgili V B) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak amacıyla virgül kullanılır. En sevgili C) Bir sözcüğün veya söz grubunun önemini vurgulamak Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerin hangisinde için tırnak işareti kullanılır. ünsüz düşmesi, ünsüz benzeşmesi ve ünsüz değişme- D) Özel adlara getirilen durum eklerini ayırmak için kesme si (yumuşama) vardır? işareti kullanılır. A) I B) II C) III D) IV E) V E) Yüklemden uzak düşen özneyi belirtmek için virgül kullanılır. 8. İkincisi yahut her iki kelimesi -dı, -di, -du, -dü / -tı, -ti, -tu, -tü 10. -an -en, -r -ar -er -ır -ir -ur -ür, -maz -mez ve -mış -miş sıfat- belirli geçmiş zaman ekleriyle kurulup kalıplaşan birleşik fiil ekleriyle kurulup zamanla kalıplaşan birleşik kelimeler kelimelerle -r, -ar, -er geniş zaman ekleriyle kurulup kalıp- bitişik yazılır: cankurtaran, çöpçatan, basınçölçer... laşan birleşik kelimeler bitişik yazılır: dedikodu, gecekon- B Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uymamaktan du, biçerdöver... i doğan bir yazım yanlışı vardır? Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala aykırılıktan L A) Büyük felaketler yaşadığımız zamanlarda gördük ki doğan bir yazım yanlışı vardır? G varyemez zannettiğimiz nice insanımız büyük bir hayır- i sever kesildi. A) Torosların doruklarında kıl çadırlarda yaşayan konar- TYT TÜRKÇE SORU BANKASI göçerlerin çocukları okuryazar olmadıkları hâlde doğa- S B) Bilgili olan kişilerle değil bilge kişilerle konuşmayı yeğ- nın ve hayvanların diliyle birçok sırrı okurlardı. A leyin çünkü birincisinde bazen çokbilmişlik vardır ama R ikincisinde daima güngörmüşlüğün olgunlaştırdığı bir B) Yunus Emre’nin “Geldigeçti ömrüm benim / Şol yel esip M ruhla karşılaşırsınız. geçmiş gibi” dizesini diyebilmek için hayat-ölüm-zaman A hakkında düşünsel altyapıya sahip olmak gerekir. L C) Eskilerin kadirbilmez, yenilerin değerbilmez dediği kişilerde çıkarcılığın yansıması olan yanardönerlik ve C) Ofisimizde çalışmaya başlayan elemanımız öyle çıt- kendisinin zekâ zannettiği bir kurnazlık hüküm sürer. kırıldım, öyle emeği kıymetli biriydi ki iki üç gün içinde oflayıp puflamaya ve her şeyi kendisi çekip çeviriyor- D) Kurnazlığın ve aldatmacanın hâkim olduğu sosyal çev- muş gibi birtakım tavırlar sergilemeye yönelmişti. relerde külyutmaz biri olarak dolaşmaktansa kişiliğimin D) Sık sık ilgi, ilişki ve eğilim değiştiren uydum akıllı tiplere sahillerine dalgakıran yaptırıp o ortamlardan korunma- şıpsevdi deriz ki Hüseyin Rahmi’nin bu adla bir romanı yı tercih ederim. vardır ve oradaki Meftun Bey tipi tam da böyledir. E) Bu gözüdoymaz insanların, mideleriyle ve cepleriyle E) İşine özenmeyen ama her türlü bilgiçliği de sergileyen dünyaya bakan haris kişilerin çokluğu; elbette çocukla- zıpçıktıların ve derinlik isteyen konuları oldubittiye rımız için daha güzel bir dünyayı inşa etme çabamıza getirip geçiştirenlerin çoğaldığı ortamlarda nitelikli iş sekte vurmayacaktır. üretmek çok zordur. 288

Bu bölümdeki sorular ÖSYM’nin sınavlarda Kazanım Kontrol Testi - ÖSYM tipi sorduğu dil bilgisi kazanımlarının tamamını hatırlatıp tekrarlatma amacıyla hazırlanmıştır. 3. I. Kişi, sahip olmadığı şeyi terk edemez. 1. O bir yolcu, sen bir hancı II. İlmin artması makbuldür, çoğalması makbul değildir. III. Ayrılığın farkına varmayanlar, hasretin ne olduğunu Gördüğün en son yalancı İçindeki derin sancı anlayamazlar. Gitmez dedim, kaldı gönül IV. Ölüm, ölümün üstesinden gelemeyenleri gerçekten Bu dörtlük için aşağıdaki saptamalardan hangisi yan- öldürür. lıştır? V. Hakikat, bulunmayı sevmez çünkü aranmayı sever. A) 1. dize sıralı cümledir. Numaralanmış cümleler için aşağıdaki değerlendirme- B) 2. dize girişik birleşik cümledir. lerden hangisi yapılamaz? C) 3. dizede ilgi zamiri kullanılmıştır. D) 4. dizede hem iç içe birleşik hem sıralı cümle vardır. A) I. cümle özne, nesne ve yüklemden oluşan birleşik bir E) “O” ve “sen” kişi zamiridir. cümledir. B) II. cümle iki tane birleşik cümleden oluşan sıralı cümle- dir. C) III. cümlenin öznesi ve nesnesi yan cümledir. D) IV. cümle, oldurgan çatılı birleşik yapılı bir cümledir. E) V. cümle birleşik yapılı eylem cümlesidir. B i L G 2. İngiltere’nin otuz beş yıl idareden sonra Birinci Dünya i 4. (I) Yeni ile eski arasındaki çatışma, yeninin üstünlüğüyle Savaşı’nın başlangıcında resmen ilhak ettiği fakat iki büyük sona erdi. (II) Bugün genç sanatçıları yeniden yana olmak savaşı ateş ve baruttan uzak geçiren bir adadır, Kıbrıs. S bir araya getiriyor. (III) Dünya görüşlerinin ayrı olmasına TYT TÜRKÇE SORU BANKASI Bu cümleyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söy- A rağmen bu noktada birleşiyorlar. (IV) İçinde yaşadığımız lenemez? R günlerin sanatçıları, elbette yeniden yana olmalı. (V) Be- M nim şaştığım şey, eskiye tepkinin ilk günkü gibi devam et- A) Bağlı cümle örneğidir. A mesidir. B) İki ögeli bir cümledir. L Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıda- C) Devrik, olumlu, isim cümlesidir. kilerden hangisi söylenemez? D) Sıfat-fiil gruplarına yer verilmiştir. A) I. içinde adlaşmış sıfatlar bulunan üç ögeli bir cümledir. E) Zincirleme isim tamlaması vardır. B) II. yan cümlesi özne olan girişik birleşik cümledir. C) III. cümlede edat grubu ve isimden türemiş eylem içer- mektedir. D) IV. cümlede tamlayanı sıfat tamlaması olan belirtili isim tamlaması özne görevindedir. E) V. cümlede iki ögeli, basit yapılı bir cümledir. 292


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook