Important Announcement
PubHTML5 Scheduled Server Maintenance on (GMT) Sunday, June 26th, 2:00 am - 8:00 am.
PubHTML5 site will be inoperative during the times indicated!

Home Explore hikaye

hikaye

Published by Elif Arslan, 2021-04-28 16:08:00

Description: hikaye

Search

Read the Text Version

EFE İLE DOĞA’NIN HİKAYESİ

EFE İLE DOĞA'NIN HİKAYESİ Sabah uyanır uyanmaz sahile inen Efe ve Doğa, deniz kabukları toplarken okuldan arkadaşları Cansu ile karşılaşırlar. Doğa, bu karşılaşmadan pek hoşlanmasa da Efe'nin hatrına Cansu'yla konuşmak zorunda kalır.Efe’yi kırmak istemez.Cansu'nun abisi Murat, Efe'nin çok yakın arkadaşıdır. Bu karşılaşmada dördü akşam buluşup bir şeyler yapmaya karar verrirler. Kısa bir konuşmadan sonra Cansu yanlarından ayrılır. Efe ve Doğa ise deniz kabuğu toplamaya devam ederler. Efe on tane , Doğa ise yirmi dört tane deniz kabuğu toplamıştır. Biraz dinlenmek için sahilde otururlarken aralarında şu konuşma geçer: Efe-Ben dört tane daha toplamış olsaydım eşit sayıda deniz kabuğu toplamış olacaktık. Doğa-Ben de altı tane daha deniz kabuğu toplasaydım seninkinin üç katı kadar olacaktı. Efe, Doğa'nın daha fazla deniz kabuğu topladığını öğrenince birazını Cansu'ya vermesini ister. Doğa, istemese de Efe'nin bu önerisini kabul eder. Akşam olunca Efe ile Doğa , Cansu ve Murat'la buluşmaya giderler.Buluşup dondurma yemeye giderler. Efe, Cansu'dan hoşlandığı için onunla daha fazla vakit geçirmek ister. Doğa bu durumdan pek memnun olmasa da Efe'yi kırmamak için onlarla birlikte olmayı kabul eder. Efe,topladıkları deniz kabuklarından bahseder ve Doğa'dan Cansu'ya ayırdıklarını vermesini ister.Cansu, topladıkları deniz kabuklarını görünce gülmeye başlar. Onları bir kenara atar. Doğa ve Efe, bu duruma üzülür. Efe'nin üzülmesine Doğa dayanamaz ve Cansu'ya öfkelenir. Doğa'nın kardeşine bağırması üzerine Murat da araya girer.Ortam gerilince Efe konuyu değiştirmek ister.Onlara kaldıkları otelde düzenlenecek futbol turnuvasından bahseder.Murat da bu turnuvaya katılmanın güzel bir fikir olduğunu düşünür. Doğa buna daha da sinirlenir ve şöyle der: -Nerden çıktı bu turnuva? Hem zaten bizim Efe'yle başka bir planımız var. Değil mi Efe? -Evet ama turnuvada kazanan takıma ödül varmış. Bunu kazanmamız güzel olmaz mı? Hem tatil anımız olur.

Cansu araya girer: - Çok güzel bir fikir. Biz de izlemeye gelir, sizi destekleriz. Doğa onlara katılamayacağını söyleyip kalkmayı teklif eder .Dondurmalarını bitirdikten sonra sabah buluşup turnuvaya başvuru yapmak için sözleşip ayrılırlar. Efe ve Murat turnuvaya başvuru yaparlar. Akşam turnuva başlayınca Cansu tribüne oturmuş heyecanla maçın başlamasını bekler. Doğa gitmeyeceğini söylemesine rağmen maçı merak eder ve kimsenin göremeyeceği bir yerde oturur.Maç zamanı gelip çatar, Murat ve Efenin heyecanını Doğa bile hisseder. Maç çok heyecanlı başlar. Eğlenmek için katıldıkları maç bir anda hırsa dönüşür. Efe tam gol atacakken rakip oyuncunun çarpmasıyla, beklenmedik bir anda sakatlanır. Doğa, Efe için çok telaşlanır. O sırada Cansu ile bir anda göz göze gelirler. İlk yardım ekibi sahaya gelir ve Efe'nin maça devam edemeyeceğini söyler ve Efe'yi sahadan alırlar. Efe turnuvanın yarım kalmasına çok üzülür. -Murat: -Efe hele sen bir iyileş ,okulda turnuva düzenleriz , der. Biraz da olsa morali yerine gelen Efe çok sevinir.Tatilden dönen arkadaşlar. Efe'nin iyileşmesini beklerler. Bu süreçte Doğa'nın Efe'ye olan kızgınlığı da geçer, eski dostlukları devam eder. Efe kendini yeteri kadar iyi hissettiğinde okulda yapmak istedikleri turnuva fikrini beden eğitimi öğretmenleri Yavuz Hoca'yla konuşurlar, bu fikri çok güzel bulan Yavuz Hoca konuyu müdüre iletir. Nisan-mayıs aylarında 5 sınıfın katılımıyla bir turnuva planlanır ve kurallar belirlenir: -Her takım birbiriyle ikişer kez karşılaşacak. -Galibiyet 3 puan, -Beraberlik 2 puan getirir. Galip gelen takıma ödül olarak 385 TL hediye çeki verileceği duyurulur. Bu ödül herkes için çok cezbedici gelmiştir, bu sebeple Efe bu turnuvanın da önceki turnuva gibi eğlence yerine hırsa dönüşmesinden korkar. Maç günü geldiğinde takvimler nisan ayını gösterir. Herkes çok heyecanlıdır, hakemin işaretiyle maç başlar ve takımlar karşı karşıya gelir.Bir taraftan maçlar devam ederken puanların ayrı ayrı hesaplanması gerekirken toplam puanların hesaplandığı fark edilir.Yavuz Hoca bu işin çözümü için bir öneri getirir ve takımlar da bu öneriyi kabul ederler.Toplam 50 puan olduğuna

göre kaç maç berabere ,kaç maç galibiyetle sonuçlanmıştır ? Buna göre en fazla puanı olan takım şampiyon ilan edilecektir.Matematiği iyi olan Cansu hesaplamayı yapar ve 10 maçın berabere bittiğini,10 maçın da galibiyetle sonuçlandığını bulur. Maç sonunda Murat ve Efe'nin takımı galip gelmiştir. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda yapılan törende hediye çeklerini alırlar. Törenden sonra da tüm takım hep birlikte kutlama yemeğine gidecektir.Hediye çeki olan 385 lira karşılığında Yavuz Hoca bir parfümeri ile anlaşır. Parfümeriden alınan her iki parfümden birincisi 25 lira ve ikincisi ise 15 lira olmak üzere toplam 19 parfüm alınacaktır. Yedek oyuncularla birlikte takım 17 kişiden oluşmaktadır.Artan 2 parfüm de Yavuz Hoca ve müdür için olacaktır. Hediye çekini alan Efe, alacağı parfümü Cansu'ya hediye etmeyi düşünür.Parfüm seçmek için Doğa'dan yardım ister. Doğa bu teklifi kabul ederken öte yandan kalbi incinir ve Efe'ye dair umutları tükenir.Akşamki yemeğe sadece takım üyeleri ve davetliler katılabilecektir .Murat, kardeşi Cansu'yu; Efe ise yardımlarından ötürü Doğa'yı davet eder. Cansu yemekte Doğa'yı görünce bundan hiç hoşlanmaz. Özellikle de hep spor kıyafetle görmeye alıştığı Doğa'yı güzel bir elbise içinde görünce kıskanır. Sürekli yan gözle Doğa'yı süzer. Takımın yıldızlarından olan Cenk de gözlerini Doğa'dan alamaz ve onunla ilgilenmeye başlar. Cenk'in ilgisi Efe'nin de gözünden kaçmaz. Efe Doğa'yı yanındaki sandalyeye davet eder. Cansu iyice deliye döner. Sonra Cansu, kıskançlıktan elindeki meyve suyunu yanlışıkla olmuş gibi Doğa'nın üzerine döker. Efe hemen Doğa'ya yardım eder.Birlikte üstünü temizlerler . O sırada Doğa Efe'ye: -Bu kadar kötü kalpli birini nasıl sevebiliyorsun, der ve öfkeyle kalkıp gider. Cenk de onun peşinden gider ve onu eve bırakır. Efe dalgın dalgın yemeğini karıştırırken masada diğerleri muhabbete devam eder. Efe Doğa'yı arar ama ulaşamaz. Yemek sırasında Cansu, takımın tüm başarısının abisi Murat sayesinde olduğunu iddia eder: -Hadi yine iyisiniz, abim olmasa kazanamazdınız, der. Onun bu küstah yorumu, Efe'yi şaşırtır. Gece boyunca garsonlara da kaba davranır Cansu.

Efe bunları görünce \"Şimdiye kadar nasıl yanlış tanımışım, nasıl görememişim? \" diye içinden geçirir. Parfümü Cansu'ya vermekten vazgeçer ve eve erken dönmeye karar verir. Yol boyunca Doğa'yı arar ama yine ulaşamaz. Eve gittiğinde bütün gece Doğa' yı düşünür . Ertesi gün okula giderken yolda Cenk ile Doğa'yı görür.Onların yakınlaşmasından rahatsız olur. Aslında uzun zamandır Doğa'ya karşı duyguları olduğunu fark eder. Peşlerinden koşarak yanlarına gider ve Doğa'yı okul çıkışı kahve içmeye davet eder: -Dün geceden sonra görüşemedik. Seninle önemli bir şey konuşmam gerekiyor, der. Cenk bozulur, Doğa'ya bakar. Doğa biraz tavırlı olsa da bu teklifi kabul eder.Çıkışta sahildeki kafeye giderler. Efe Doğa'ya: -Sen haklıydın, Cansu bana göre değil .Cansu yüzünden seni kırdım.Seni kaybetmek istemiyorum . Anladım ki ben aslında seni seviyorum, diyerek aldığı parfümü Doğa'ya hediye eder. Mutlu Son


Like this book? You can publish your book online for free in a few minutes!
Create your own flipbook