Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s ENDONEZCE TÜRKÇE 1) pantas münasip, reva, uygun 2) sepantasnya haklı olarak 3) kritik eleştiri 4) kritikan tenkit, eleştiri 5) mengkritik eleştirmek, tenkit etmek, yermek 6) pengkritik eleştirmen, tenkitçi, münekkit 7) cela kusur, noksan, defo, şaibe 8) celaan azar, sitem, serzeniş 9) bercelaan arlanmak 10) kecelaan eksiklik, şaibe, yanlış, cürüm, rezalet, utanç 11) mencela eleştirmek, yermek, kızmak, kınamak, ayıplamak 12) pencela eleştirmen, tenkitçi, münekkit 13) marah kızgın, kırgın, gücenmek, öfke 14) marah-marah kudurmak 15) kemarahan kızgınlık, hışım, hırs, öfke, hiddet, sinir 16) memarahi azarlamak, paylamak, kızmak 17) memarahkan hiddetlendirmek, öfkelendirmek, kızdırmak, darıltmak 18) pemarah öfkeli, huysuz, kızgın, asabi, alıngan 19) tuju/an hedef, amaç, erek, emel 20) bertujuan kararlı 21) ditujukan yönelik olmak, hedef almak, amacı yerine getirmek 22) menuju -doğru, yol göstermek, yönlendirmek 23) menujukan yol göstermek 24) menyetujui aynı fikirde olmak, kabul etmek,
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s kabullenmek, icabet etmek 25) persetujuan rıza, icabet, onay, onaylama, mukavele, uzlaşı, misak 26) setuju kabul etme, muvafakat etme 27) lagi gene, yine, tekrar, diğer 28) sekali lagi yeniden, tekrar 29) apa lagi? daha ne? 30) adab nezaket, kültür, hars 31) beradab edepli, terbiyeli, ahlaklı, görgülü 32) memperadabkan medenileştirmek, uygarlaştırmak 33) budaya kültür, hars, davranış 34) kebudayaan kültür, hars 35) berbudaya kültürlü, tahsilli 36) membudayakan medenileştirmek, uygarlaştırmak 37) budaya rakyat folklor 38) sesuai dengan budaya kültürel olarak 39) rakyat halk, kamu, amme, umum 40) kerakyatan popülizm, demokrasi, vatandaşlık, uyruk 41) raja kral, hükümdar, kağan 42) kerajaan krallık, monarşi 43) meraja saltanat sürmek, hüküm sürmek, hükümdarlık etmek 44) merajai hükmetmek, hakim olmak, saltanat sürmek 45) akal akıl, zihin, us, zeka, taktik, kandırma 46) akalan hile, tonga, numara 47) berakal makul, sağduyulu, rasyonel, ussal, mantıklı, kafalı, usta, zeki 48) mengakali aldatmak
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 49) mengakalkan aklına gelmek 50) perbendaharaan hazine 51) bendahara sayman/hazînedar/haznedar 52) kasir kasiyer, vezneci, veznedar 53) emas altın 54) mengemasi altın yaldızla kaplamak 55) tukang emas sarraf 56) tukang batu duvarcı 57) tukang kaca camcı 58) tukang kayu doğramacı, marangoz 59) tukang sepatu ayakkabıcı, kunduracı 60) tukang jam saatçi 61) tukang aspal kaldırımcı 62) tukang pisau bıçakçı 63) pertukangan hüner, zanaat 64) usaha çaba, arayış, gayret, himmet, girişim, meslek, 65) berusaha teşebbüs çaba sarfetmek, uğraş vermek, çalışmak, 66) pengusaha çabalamak, efor sarfetmek esnaf, pazarlamacı, üstenci, müteşebbis, 67) perusahaan işletmeci, tüccar, işadamı 68) usia firma, ticarethane, şirket, kurum, kumpanya 69) berusia 70) pulau yaş 71) kepulauan yaşlı, büyükpula 72) urai/an (huraian) ada 73) mengurai takımada, ada 74) menguraikan analiz, tahlil, mütalaa sökmek, tahlil etmek, çözümlemek 75) pesat 76) pesan betimlemek, ifade etmek, açıklamak, çözmek, deşifre etmek hızlı, sarp haber, mesaj
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 77) pesanan ısmarlama, sipariş, mesaj, talimat, rezervasyon 78) memasan ısmarlamak, rezerve etmek, ayırtmak 79) cepat hızlı, çabuk, çevik, süratli, ivedi 80) cepat-cepat hemen, derhal 81) bersecepat hızlı, çabuk 82) kecepatan hız, sürat, tempo 83) mempercepat hızlanmak, ivmek 84) mempercepatkan 85) pencepatan hızlanmak, hızlandırmak, çabuklaşmak 86) percepatan 87) secepatanya ivme, hızlanma, hızlandırma 88) edisi hız, hızlanma, ivme, hızlandırma 89) bagai en erken, evvela 90) berbagai baskı, sayı, nüsha 91) sebagai tür, nevi 92) dan sebagainya çeşitli, muhtelif, türlü, farklı, değişik 93) bagi1 gibi, olarak 94) bagi2 vesaire 95) bagian için, uğruna 96) membagi-bagi parça, kısım, pay, nasip, bölü 97) membagi kısım, fasıl, cilt, pay, nasip, kısmet 98) berbagi paylaşmak, dağıtmak 99) dibagi bölmek, bölüştürmek, tahsis etmek 100) pembagi paylaşmak, bölüşmek, üleşmek 101) pempagian bölünmek 102) sebagian bölücü, ortak, paydaş, dağıtıcı 103) bahagia yapı, tahsis, tevziat, pay, bölünme 104) kebahagian parça, kısım, cilt, bölüm 105) membahagiakan mutlu, sevinçli, talihli neşe, memnuniyet, kıvanç, keyif, şans sevindirmek
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 106) turun inmek, alçalmak, iniş 107) turun-naik dalgalanmak 108) turunan kopya, suret, türev 109) turunkan! kahrolsun! 110) turunnya devalüasyon, değer düşümü, düşüş 111) keturunan 112) menurun zürriyet, selef, nesil, soy, kuşak, torun 113) menurunkan 114) penurunan düşmek, inmek 115) terbit indirmek, tenzil etmek, devirmek 116) terbitan azalma, düşüş, fire, inme, tenzil 117) diterbitkan doğan, doğmak 118) menerbitkan baskı, sayı, nüsha 119) penerbit yayımlanmış 120) penerbitan basmak 121) matahari terbit yayıncı, yayımcı 122) bahasa 123) bahas neşriyat, yayım, sürüm, emisyon, oluş 124) membahas 125) pembahasan gün doğuşu 126) abad dil 127) masing-masing 128) tebal1 araştırma, yazı, makale, mütalaa, tetkik 129) ketebalan görüşmek, tartışmak, eleştirmek, tetkik etmek 130) tabel 131) tabel perkalian tartışma, tenkit, yazı, mütalaa, tenkit 132) samping2 yüzyıl, asır, devir, çağ her biri, bağlı, ait kalın, yoğun kalınlık tablo çarpma tablosu taraf, yan, böğür 1 huruf tebal: koyu yazı tonu jaket tebal: mont bermuka tebal: ağzı kalabalık, toksözlü, arsızca, küstahça orang bermuka tebal: arsız, küstah, maganda huruf tebal: koyu yazı tonu
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 133) sampingan ek iş, ikincil, yanındaki, yan 134) bersampingan yan yana 135) mengesampingkan 136) indah biriktirmek, ayırt etmek, kenara çekmek 137) Alangkah indahnya! Betapa indahnya! güzel, şahane, harika, ahım şahım 138) keindahan Bu ne güzellik! 139) memperindah 140) mengindahkan güzellik, afet, görkem, estetik 141) memang güzelleştirmek 142) susai/sesuai dikkat etmek 143) persesuaian 144) lapang gerçekten, kesinlikle, basbayağı, tıpkı 145) lapangan 146) melapangkan uygun, yerinde, yollu, ilgili, mazbut, uyuşmak, mukabil 147) ramai uyum, uzlaşma geniş, engin, ferah, sahan, yayvan 148) keramaian alan, meydan, saha, sektör 149) minat genişletmek, tevsi etmek, bollatmak, 150) berminat serbest bırakmak 151) meminati kalabalık, gürültülü, işlek, hıncahınç, 152) peminat dopdolu 153) menarik minat kalabalık, trafik, seyrüsefer, koşuşma 154) tutur/bertutur rağbet, ilgi, alaka, menfaat, tutkulu 155) penutur ilgilenmek 156) tuturan dikkat etmek 157) golongan ilgili ilgi çekmek konuşmak konuşmacı kelam, konuşma, kavil sınıf, zümre 2 di samping: ayrıca, başka ke samping: bir yana menaruh ke samping: kenara koymak, kenarda bırakmak membuka/menarik ke samping: yanlara itmek
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 158) menggolong-golongkan sınıflandırmak 159) penggolongan sınıflama, yapı, bölümleme 160) tergolong ait olmak (bir zümreye) 161) khusus husus, özel, spesifik, has, münhasir 162) khususnya özellikle, bilhassa, illa, hele, özellikle 163) kekhususan husus, hususiyet, özgüllük 164) menghususkan uzmanlaşmak, ihtisas yapmak 165) terkhusus münhasır 166) umpama/nya örneğin, mesela 167) perumpamaan darbımesel, örnek 168) pernah hiç 169) pun da-de,hatta, aynı şekilde, hiçbir şekilde 170) pula tekrar, dahi, keza, yine, gene 171) juga ayrıca, benzer, keza, dahi, aynı şekilde 172) belum henüz değil 173) hanya yalnızca, sadece, salt, safi, sadece 174) rujuk uzlaşma, anlaşma, göndermek, müracaat 175) merujuk müracaat etmek, göndermek 176) sebelum önce 177) sebelumnya önceden, peşinen, evvelde, son defa 178) susun/an yapı, tertip, kompozisyon, derleme, yazı 179) menyusun düzenlemek, tertiplemek, yazmak, derlemek 180) penyusunan derleme, hazırlama 181) tersusun yapısal, oluşmak, (dari) ibaret, oluşmak
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 182) pokok ana, esas, birincil, en önemli, çekirdek, öz 183) selam3 dalgıç, daldırma, sualtı 184) menyelam dalmak 185) menyelami dalmak, iç yüzünü görmek 186) menyelamkan dalmak 187) penyelaman dalgıçlık, dalma, daldırma 188) jauh uzak, ırak, uzakta, dışında 189) kejauhan mesafe, ücra 190) menjauhi uzaklaştırmak 191) menjauhkan karıştırmamak, uzak kalmak 192) sejauh ini şimdilik ()إلى حد أو إلى هذا الحد 193) sejauh kemampuan en üst limit/efor/takat 194) jauh düşmek, çakılmak, düşürmek 195) jatuhan döküntü, düşüş 196) jatuhkan! kahrolsun! 197) kejatuhan çöküş, düşüş 198) menjatuhkan devirmek, uzaklaşırmak, yıkmak, alaşağı etmek 199) tepi kenar, kıyı, set, sınır 200) menepikan kenara çekmek 201) bertepi sınırlı, sahili olan, kıyısı olan, kenarlı 202) liku büklüm, viraj, kıvrıntı 203) berliku-liku dolambaçlı, zikzak, virajlı 204) liku-liku güçlük, zorluk, komplikasyon 205) tenaga enerji, güç, imkan, kudret, mecal 206) bertenaga enerjik, hayati, yaşamsal, dipdiri 207) mesti4 gerekmek, zorunda olmak 3 juru selam: dalgıç kapal selam: denizaltı pakaian selam: dalgıç elbisesi, dalgıç giysisi pakaian selam: (spor) ıslak giysi selam skuba: dalgıçlık
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 208) mestinya5 tastamam, iyice 209) kemestian gereklilik, lüzum, zorunluluk, zaruret, icap 210) semestinya zannedilmek 211) saja6 tek, yalnız, salt, safi, sadece 212) tegas sert, katı, bell, azimli, tereddütsüz, iradeli 213) ketegasan iddiacılık 214) ketidaktegasan kararsızlık, iradesizlik, ikircik 215) menegaskan doğrulamak, teyit etmek, ileri sürmek, idia etmek, vurgulamak, 216) penjara üstelemek 217) memenjarakan hapis, zindan, cezaevi 218) pemenjaraan hapsetmek, kapatmak, hapse atmak 219) cebur/mencebur hapse atma, hapsetme 220) menceburkan atlamak, şapırdamak ()خاض 221) tumpuk/an dalmak, katılmak 222) bertumpuk yığma, istif etme, birikinti 223) menumpuk toplanmak, yığmak yerleştirmek, koymak, yığmak, istif 224) menumpukkan etmek, biriktirmek sokuşturmak, tıka doldurmak, 225) penumpukan sıkıştırmak 226) revolusi birikim 227) tanpa darbe, devrim, ihtilal, inkılap -sızlık, -madan, -siz ()غي 4 Bk. “harus, mesti, wajib, terpaksa”. 5 sebagaimana mestinya: uygun bir şekilde. 6 apa saja: (herhangi) bir şey baik-baik saja: iyi, oldukça (yaklaşık olarak vs.) kapan saja: ne zaman olursa siapa saja: herhangi yg. bersetubuh dengan siapa saja: karışık Kalau/Jika/Seandainya/Andaikata saja: keşke, İnşallah..., umarım sedikit/baru saja: hemen hemen hiç, güçbela, zar zor. Diam saja: Kimseye söyleme! Baru saja: Tam (o anda).
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 228) tampak aşikar, görünür 229) tampaknya makul, muhtemelen, büyük olasılıkla 230) gelanggang ظاهره 231) mampu arena, ring, stadyum 232) kemampuan yapabilmek, kabiliyet, haiz, ehliyetli, kudretli yetenek, ustalık, kudret, zindelik, dinçlik 233) ketidakmampuan kabiliyetsizlik, beceriksizlik, yetkisizlik, idaresizlik, özürlülük, maluliyet 234) maupun ne de (veya, vehayut) 235) bidang 236) bidadari alan, saha, branş, dal, sektör, bölüm 237) molek 238) kemolekan peri, melek vs. 239) minta-minta çekici, davetkar, harika, zarif şıklık dilenmek, dilencilik etmek, yalvararak istemek 240) meminta istemek, talep etmek, istirham etmek 241) permintaan 242) ingin dilekçe, istirham, rica, rağbet 243) berkeinginan dilemek, arzulamak 244) keinginan istekli, dilemek, gayret etmek 245) menginginkan dilek, istek, emel, içtepi dilemek, arzulamak, çabalamak, 246) hendak istemek, özlemek 247) kehendak dilemek, arzulamak, istemek 248) agama 249) beragama irade, güç 250) keagamaan din, diyanet dini ruhanilik, maneviyet, dindarlık,
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 251) upacara diyanet tören, alışkanlık, merasim, seremoni, 252) ketika ritüel 253) seketika ne zaman, iken 254) tenteram derhal, ani, acil 255) ketenteraman sakin, rahat, heyecansız, huzurlu 256) tenteram-bahagai sakinlik, rahatlık, huzur 257) ketidaktenteraman idil 258) penenteraman kargaşa 259) ganggu/an güvence arıza, hastalık, rahatsız etme, 260) mengganggu zehirleme rahatsız etmek, bozmak, sataşmak, 261) pengganggu muzip, cıvık, sıvışık, sokulgan 262) penggangguan can sıkıcı 263) terganggu rahatsız etmek 264) macam müşevveş 265) bermacam-macam çeşit, tür, tip, nevi 266) macam-macam çeşitli, ayrışık, alaca, farklı 267) bermacam her türlü şey 268) semacam çeşitli-farklı 269) duga/an bir, filan, benzer, paralel sanı, zan, sanma, tahmin, 270) diduga spekülasyon, kurgu 271) menduga farz edilen, muhayyel, temsili farzetmek, sanmak, zannetmek, 272) tiada terduga şüphelenmek 273) segala beklenilmeyen, hesaplanmayan 274) segala-galanya her türlü, tüm, bütün, bilumum her şey dahil
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 275) dari segala arah her yerden 276) makan yemek, muhtaç olmak 277) makan-makanan gıda malzemeleri 278) makanan gıda, rızk, yemek, yiyecek, yem 279) memakan almak (zaman) 280) pemakan yiyici 281) pemakan orang yamyam 282) panjang uzun, mesafe 283) sepanjang boyunca, tam 284) perpanjangan uzatma, temdit 285) pemanjangan uzunca 286) memperpanjang uzatmak, yenilemek, temdit etmek 287) daging7 et 288) dagang1 ticaret, satıcılık 289) dagang2 yabancı, eloğlu, ecnebi 290) dagangan mal, emtia 291) berdagang/mendagangk ticaret yapmak an 292) perdagangan ticaret, satıcılık, iş 293) seluruh hep, hepsi, her türlü, tüm, bilcümle 294) seluruhnya neticede 295) keseluruhan bütün, genel, toplam, total, topyekun 296) rugi zarar, karsız 297) kerugian zarar, tahribat, hasar, mağduriyet 298) merugi zarar etmek 299) merugikan zararlı-muzır, zarar vermek 7 air daging: et suyu daging asap füme: (et ürünleri), tütsülenmiş et daging buruan: av eti daging gemuk babi: domuz döşü daging giling: kıyma daging pinggang: bonfile daging sapi muda: dana eti daging kambing/domba/biri-biri: kuzu eti daging rusa/menjangan: karaca eti pemakan daging: (biyol.) etobur, etçil sepotong daging sapi/bistik: (gastr.) biftek tanpa daging: etsiz tukang daging: kasap gilingan/penggiling daging: kıyma makinesi sayatan/potongan daging: fileto.
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 300) ragu şüphe, tereddüt, kararsız 301) keragu-ragu 302) ragu-ragu güvensizlik şüphelenmek, duraksamak, bocalamak 303) keraguan kuşku, şüphe, duraksama 304) meragukan kuşku duymak, kuşkulanmak, şüphelenmek 305) perahu kayık, gemi, sandal 306) pakai 307) pakaian giymek 308) dipakai 309) memakai elbise, giysi, kıyafet, esvap, kılık 310) memakaikan 311) pemakai dolu (meşgul) 312) pemakaian 313) cara pakai giymek, benimsemek 314) cari/mencari 315) mencari-cari giydirmek 316) mencarikan 317) pencari kullanıcı, sahip, tüketici 318) pencarian 319) coba/mencoba kullanım, tüketim, sarfiyat, kullanış 320) coba-coba 321) mencobai kullanım Kılavuzu 322) pencobaan 323) tahan aramak 324) tahanan aramak, yoklamak, araştırmak sağlamak, tedarik etmek arayıcı arama, arayış, gelir, varidat, maişet çabalamak, teşebbüs etmek denemek prova etmek, denemek deney, örnek, nümune, girişim dayanıklı, ölmez, mukavim, metin tutsaklık, mahpus, esaret, tutsak, yatılı öğrenci 325) bertahan tutmak, sebat etmek, sabretmek, sağ kalmak, devam etmek
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 326) ketahanan sebat, direnme, metanet, dayanım, mukavemet 327) mempertahankan korumak, bakmak (saklamak/tutmak), savunmak 328) menahan tevkif etmek, susturmak 329) penahanan 330) pertahanan8 hapse atma, gözaltı, tutukluluk 331) garis pertahanan 332) tulang savunma ()الدفاع 333) penulangan 334) ikan savunma hattı 335) tunggal9 336) titik kemik 337) cerita 338) mencerita/menceritai destek, takviye, pervaz 339) pencerita 340) penceritaan balık 341) tarik 342) tarikan tek, fert 343) ketidakterikan 344) menarik nokta 345) penarik 346) penarikan hikaye 347) tertarik 348) penuh anlatmak 349) sepenuhnya 350) memenuhi anlatıcı, hikayeci 351) semangat anlatı çekici çekme, sürüş ilgisizlik, kayıtsızlık, meraksızlık çekmek, sürüklemek çekim çekme ilgili, alakadar dolu kesinlikle, tamamıyla, mutlaka tamamlamak, yerine getirmek ruh, heves, ahlak 8 tahan air: su geçirmez, tahan debu: toz geçirmez, tahan peluru: kurşun geçirmez, tahan api: ateşe dayanıklı, tahan suara: ses geçirmez, tahan banting: darbeye dayanıklı. 9 anak tunggal: tek evlat
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 352) bersemangat aktif, hevesli, heyecanlı 353) kesemangatan 354) menyemangati heyecan, heves, şevk, azim 355) cerah keyiflendirmek, neşelendirmek, 356) kecerahan 357) mencerah yüreklendirmek, isteklendirmek 358) mencerahkan 359) pencerahan ışıyan, açık, parıldayan 360) himpun 361) perhimpunan parlaklık, pırıltı, ışıltı 362) menghimpun 363) penghimpunan hava açılmak 364) menurut 365) menuruti aydınlatmak, açıklamak 366) takut 367) penakut aydınlanma, bilgilenme 368) berani 369) berberani-berani cemaat, topluluk 370) harapan 371) mengharap-harapkan teşkilat, organizasyon, dernek, örgüt 372) berharap 373) mengharapkan derlemek 374) pengharapan 375) berhadapan dengan birikim 376) menghadap 377) menghadapi göre 378) terhadap itaat etmek, uymak 379) serigala korkmak korkak cesaret cesaret etmek-yeltenmek ümit, bekleyiş, intizar, emel umut beslemek ummak, ümitlenmek ummak, güvenmek beklentilere karşılık vermek karşısında doğrulmak, yönelik olmak dayanmak, ileri sürmek, karşılamak, rastlanmak doğru, karşı ()على kurt
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 380) domba koyun 381) kambing 382) ular keçi 383) unta 384) nanti yılan 385) nanti-nantinya 386) meskipun deve 387) sikap 388) duri ondan sonra, sonradan 389) berduri 390) kirim/an er ya da geç 391) mengirim 392) mengirimkan nasılsa, -se bile, gerçi, rağmen 393) pengirim 394) pengiriman duruş, pozisyon 395) hilang diken dikenli gönderi, teslim göndermek göndermek, yollamak, nakletmek gönderici, taşımacı, nakliyeci teslim, teslimat, iletim kayıp, defolmak, savuşmak, kaybetmek 396) hilangya kaybolma, yok olma 397) kehilangan 398) menghilang kaybetmek, yitirmek, kaybolmak 399) menghilangkan 400) penghilang savuşmak, azalmak, zayıflamak 401) penghilangan 402) sempat tasfiye etmek, silmek, indirmek 403) kesempatan 404) suruh/suruhan çıkarıcı, sökücü 405) menyuruh 406) pesuruh silme 407) sikap bir ara, hiç, zamanı olmak fırsat, mecal, talih, şans, opsiyon elçi, ayakçı göndermek ulak, haberci, ayakçı duruş, pozisyon, jest, tavır, hal, tutum
Eyyüp TUNCER *https://www.facebook.com/merdumgiriz.hikmetvari https://www.youtube.com/watch?v=zxccywqbaWc&t=1121s 408) bersikap davranmak, tavır sergilemek 409) uji deney, test 410) ujian sınav, imtihan, test, sınay 411) menguji denemek, imtihan etmek, test etmek 412) penguji sınayan 413) pengujian deneme, kontrol 414) teruji denenmiş 415) memohon (mohon-) istemek, istirham etmek 416) memohonkan yakarmak 417) pemohon aday, talip, başvuran, müraatçı 418) permohonan baivuru, arzuhal, dilekçe, talepname 419) henti durma, stopaj 420) berhenti durmak, bırakmak, dinmek 421) memberhentikan işten çıkarmak, kovmak, azletmek 422) menghentikan durdurmak, bırakmak, çekmek 423) penghentian bitirme, müdahale, sekte 424) perhentian durgunluk, kesilme, durgunluk
Search
Read the Text Version
- 1 - 17
Pages: