\"Dostum Sanc;o, bu adam mutlaka kurnaz bir buyi.icu olmah, onlann bilip ogrenmedikleri i>ey yoktur.\" \"Hay1r camm, buyi.icu filan degil, pek ismini hatlrlayarwyorum. Fakat isterseniz gidip Carras- co'yu bulup getireyim.\" \"<:;ok memnun olurum, Sanc;o, zaten ii'in ic; yi.i- zunu ogrenmedikc;e agzima bir lokma yemek bile koymayacag1m.\" Bu sozler uzerine Sanc;o efendisini orada b1ra- k1p talebeyi aramak uzere c;Iklp gitti. Sanc;o ile Carrasco geldigi zaman, Don Kii>ot derin dU.i>U.ncelere dalm1i' bir halde odada dolai>I- yordu. Carrasco, yirmi dort yai>lannda, ufak tefek, so- luk benizli, parlak gozlu, yass1ca burunlu, buyuk ag1zh, ne§eli, alayCJ ve gayet hoi> sohbet bir genc;ti. Don Ki§ot'u gorunce onunde diz c;okru ve dedi ki: \"Senyor Don Ki§ot, zat-1 alinizin ellerini opme- me musaade buyurunuz, yemin ederim ki, yeryii- zunde gelmi§ ve gec;mi§ §OValyelerin en kahrama- m ve en tamnmi§ll1I selamlamak §erefine ula§mii> oluyorum. Burun maceralanmzm tarihini yazmi§ 151
ve bunu birc;ok dile c;evirecek birini bulmu~ olan Seyyid Hamid Badincani'yi Tann korusun.\" Don Ki~ot onu ayaga kaldmp dedi ki: \"Demek tarihim yaz1ld1 ve yazan da bir Mag- ripli oyle mi?\" \"Evet Senyor, yaz1ld1 ve ~u anda eminim ki on iki binden fazla nusha basilml~hr. Bence, bu eseri kendi diline c;evirtmeyecek bir tek millet yoktur. Biiyiik Don Ki~ot'un pek yakmda butun dunyaca tamnacagma da ~uphem yoktur. Boyle bir ~oval yenin, tehlikeler kar~1smdaki cesareti, felaketler ic;inde gosterdigi sab1r, guzel Dulcinea'sme olan saf ve temiz a~k1, her tiirlu kin ve garezden uzak olu~u, onu ornek olarak gosterilmeye lay1k bir in- san mevkiine yiikseltmi~tir.\" Don Ki~ot, \"Carrasco efendi, en c;ok begenilen hareketimin hangisi oldugunu liitfen sayler misi- niz?\" dedi. \"Bu konuda herkesin farkh fikrileri var. Baz1 ki~iler yeldegirmenleri macerasm1, digerleri ise c;uhaC! degirmenlerininkini tercih ediyor; fakat iki koyun siiriisii haline gelmi~ olan o iki korkunc; or- duya yaphgmlZ taarruzu begenenler de pek c;ok. Bundan ba~ka, baz1 kimseler de, ozgurluklerine kavu~turdugunuz o zincirlere vurulmu~ kurek mahkumlann halini daha c;ok begeniyorlar.\" Sanc;o burada soze kan~arak, \"Peki, bizim o c;o- banlardan da soz ediliyor mu? Hani Rocinante'nin sebep oldugu olay?\" diye sordu. Carrasco cevap verdi: \"Bilgin bir tarihc;i olan Seyyid Hamid Badinca- ni, eserinde hic;bir maceray1 unutmam1~. Her ~eyi noktas1 noktasma anlatan yazar, Sanc;o'nun yor- gan ic;inde athg1 taklalan bile unutmam1~.\" Sanc;o, \"Yorgan ic;inde degil havada, havada deyiniz; hem de sand1gm1zdan pek fazla takla at- hrd!lar.\" dedi. Don Ki~ot ic;ini c;ekerek dedi ki: \"Maalesef, gezgin ~ovalyelik tarihinde butiin maceralar parlak ba~anlarla sona ermiyor.\" 152
Carrasco, \"Bununla beraber, okuyuculardan bin;ogu, Senyor Don Ki~ot'a ahlan dayaklann bu romanda sessizlikle ge~i~tirilmesinin daha dogru olacag1 fikrini ileri si.irmektedirler.\" diye kar~1hk verdi. Don Ki~ot, \"Haklan var, ~ovalyenin gurur ve vakanna dokunacak olan bu gibi olaylann yazii- mamasi daha iyi olurdu. Size yemin ederim ki, Vergilius'in anlathgma gore, Aineas hi~bir zaman bizim kadar cesur olmam1~ ve Homeros'un tarifi- ne gore de Odysseus bizim kadar ihtiyath hareket etmemi~tir.\" diye soylendi. Carrasco sozlerine devam etti: \"Evet, hakkm1z var, fakat ~urasm1 unutmaya- hm ki, bu Magripli bir ~air veya sanatkar degil, dogrudan dogruya bir tarih~idir. Bununla beraber, eseri son derece ragbet kazand1; ~ocuklar, gen~ler ve ihtiyarlar Don Ki~ot'un maceralanm o kadar merakla okuyorlar ki, bu kitaba bi.iti.in bekleme sa- lonlannda, her evde, hatta tuvalet masalan i.ize- rinde bile rastlamyor. Halk arasmda o kadar yay- gm ki, bir yerden bir s1ska hayvan g~tigi zaman, herkes, i~te Rocinante, diyor. Aynca, baz1 okuyu- cular, yazan unutkanhk veya samimiyetsizlikle su~luyorlar. Ornegin, San~o'nun e~egini kimin ~al digmi ve silahtann bavulda buldugu yi.ikli.i alhm ne yaphgmi anlatm1yor. Oysa bu paray1 nas1l kul- landigmi, nerelere harcadigmi ogrenmek isteyen- lerin sayisi pek ~ok. Bundan ba~ka, daha bir~ok noksan var.\" San~o lafa kan~arak dedi ki: \"$u anda size cevap verecek halde degilim, mi- dem o kadar bo~ ki, eger iki bardak dolusu eski ~a rap i~mez ve iyi bir yemek yemezsem, a~hktan olecegim. Eve yemek yemeye gidiyorum, zaten kanm bu saatte beni bekler, karmm1 doyurduktan sonra gelir sizlere e~egin hirSIZI ile Cardenio'nun yi.iz alhm hakkmda istediginiz bilgiyi veririm.\" Bunun i.izerine silahtar, sozlerine hi~bir ~ey ek- lemeden ve cevap da beklemeden ~1k1p gitti. 153
Don Ki~ot misafirini her gi.inkii kotii yemegini birlikte yemeye davet etti. 0 da kabul eti. Her gi.inkii yemege iki gi.ivercin eklenmi~ti. Yemek SI- rasu1da ~ovalyelikten soz edildi. Carrasco, kahra- mammizm mizacma gore konu~malar yapti, iki dost karmlanm doyurduktan sonra dinlenmek icrin crekilip biraz uyudular. Sancro doniip geldiginde konu~maya hararetle de- vam edildi. Silahtar biraktigi yerden soze ba~laya rak dedi ki: \"Senyor Carrasco, madem ki ~egimin nasil ve kimin tarafmdan <;ahndigmi ogrenmek istiyorsu- nuz, o halde anlatay1m. Kurek mahkiimlan mace- rasmdan ve cenaze alay1yla crah~mamizdan sonra, Santa Hermandad'm elinden kurtulmak i<;in Sier- ra Morena'da kiicriik bir ormana girmi~tik. <::ok ka- ranhk bir gece idi; yaphgimiz dovii~lerden o ka- dar yorgun ve bitkin dii~mii~tiik ki, efendim miz- ragma dayanm1~, ben de e~egimin iizerine aban- mi~ oldugum halde, sanki ku~tiiyii yashklar iize- rindeymi~iz gibi derin bir uykuya dalm1~hk. Hele ben oyle derin bir uykuya dalmi~hm ki, e~egimi <;alan hirsiz, aym boyda dart kaz1k kesip semerin ko~e altlanna saglamca yerle~tirdikten sonra, hay- vancagiZI semerin altmdan crekmeyi ba~arm1~. Sa- bah uyanmca kendimi semerin iizerinde bo~lukta buldum. Biraz k1p1rdamr kipirdanmaz kaz1klar kayd1 ve ben de yere yuvarland1m. E~egimi aray1p da bulamaymca oyle icrin icrin agladim ki, eger ese- rin yazan bu olap sesizce geo;mi~se crok haks1zhk yaphgm1 kabul etmelidir. Fakat birkacr giin sonra, Prenses Micomicona'nm refakatinde giderken, efendim ile birlikte kendisini zincirden kurtarm1~ oldugumuz Gines Pasamento'mm cringene kihgi- na girerek, e~esime binmi~ oldugunu gordiim. Hemen ko~up e~egime sanld1gim zaman, hirsiz <;oktan gozden kaybolmu~tu. Diinyalar benim ol- du sand1m. Oyle ya, en sevdigim hayvana tekrar kavu~mu~tum.\" 154
Carrasco sordu: \"Bunlar <;:ok gi.izel ama, bavuldan <;:1kan yuz al- tm ne oldu?\" \"Ne mi oldu? Bunu elinizi vicdammza koyup da i:iyle sorun. Ne olacak, kendimin, kanmm ve <;:ocuklanmm ihtiya<;:lanna harcad1m. Eger i:iyle yapmam1~ olsayd1m, ikide bir efendime refakat i<;:in ortadan kaybolmama kanm bilmem ne derdi! Senyor Don Ki~ot'un maiyetinde yedigim sopala- nri her biri i<;:in u<;: para hesaplasalar bile yuz altm yine yeti~mez. $u halde, paramn hakkedildigine emin olabilirsiniz. Hepimiz Tann'mn kulu degil miyiz? Bir ~ey kime kismet ise o ahr.\" Carrasco dedi ki: \"Butun bunlan eserin yazanna anla tacag1m, kitabmm ikinci bi:ilumune ekleyecegine de ~up hem yok.\" 155
Don Ki~ot, \"Senyor Carrasco, eserde diizeltile- ek daha ba~ka noktalar var m1?\" diye sordu. \"Bir iki ~ey daha olabilir, fakat bu soyledikle- im kadar onemli degil.\" Sanc;o soze kan~arak, \"Kitabm yazan kendisi- te i~ istiyorsa, rahat olsun, efendim ile ben mace- a ve oykii konusunda kendisine 0 kadar zengin :onular bulacag1z ki, ikinci boliimii degil iic;iincii- iinii de yazabilir.\" dedi. Sanc;o konu~urken Rocinante'nin ki~nedigi du- ·uldu. Bu ki~neme ~ovalyeye hay1rh bir alamet gi- 'i geldi ve iki tic; gun sonra yeni bir c;1ki~ yapmaya .arar verdi. Bu karanm Carrasco'ya bildirdi ve tangi yoldan gitmesinin uygun olacagm1 sordu. :arrasco, Aragon yolunu tutmasmm iyi olacagm1 oyledi ve Zaragoza ~ehrinde Aziz George yortu- u nedeniyle yap1lacak biiyiik cirit oyunlanna ka- tlarak kendisini gosterecek olursa Aragon'lu ~o alyelerin, yani biitiin diinya ~ovalyelerinin iis- i.inde bir tin kazanabilecegini de ekledi. $ovalyenin cesaretini ve kahramanca aldigi ka- an c;ok oven ogrenci dedi ki: \"Yalmz senyor, sizden bir ricam var, o da bun- ian boyle her tehlikeye dii~unmeden birdenbire hlmamamzd1r. <;:unkti hayahmz yalmz size degil, ard1mma ko~acagm1z zavalhlara, zuliim goren .admlara've gene; k1zlara da aittir.\" Sanc;o ogrencinin soziinii keserek dedi ki: \"i~te, senyor Carrasco, beni kizd1ran konu da ·udur. Efendim ic;in yiiz silahh sava~c;1ya saldir- !1ak, yanm diizine kavuna sald1rmak gibi bir ~ey. :ger haflzam aldanm1yorsa, gerc;ek cesaretin al- akhkla delice hiicum arasmda bulundugunu uydum. Oyle ya, hazen sava~mak, hazen de geri ekilmek gerikir. Yalan soyliiyorsam Tann camm1 Ism! insan ihtiyath olmah ve bashg1 yeri iyi bil- !1eli, i~te o kadar. Eger gordiigiim hizmetlere kar- Ihk efendim bana bir ada vermez de, kiic;iik bir ,iikiimet verirse ona da raziyim, c;iinkii ben hie; de 1rsh bir adam degilim.\" Sll
bgrenci cevap verdi: \"Sanc;:o karde\", bir vaiz gibi konu\"uyorsunuz. Once Tann'ya, sonra da Senyor Don Ki\"ot'a gi.ive- niniz, o size bir ada degil koskoca bir i.ilke bile ve- rir.\" Sanc;:o, \"Bakm, bu konuda kendime gi.ivenirim, dogrusu herkesin yi::inetimimden memnun olaca- gma eminim.\" Don Ki\"ot, \"in\"allah olur, si::iylediklerini hi.iki.i- metin yi::inetimini ele ald1gm zaman gi::iri.iri.iz.\" de- di. Sonra i::igrenciye di::inerek ekledi: \"Toboso'lu Dulcinea'm ic;:in ki.ic;:i.ik bir m1sra yazmamz1 rica edecegim, bunu sevgilime veda edecegim zaman okuyacag1m.\" Carrasco ismin uzun olmas1 dolayisiyla bunun biraz zor olacagm1 si::iyledi, ama gayret edecegine si::iz verdi. Bundan sonra Don Ki\"ot sekiz gi.in sonra yola c;:1kmak niyetinde oldugunu si::iyledi ve kararm gizli tutmasm1, c;:i.inki.i rahip ile berber ve yegeni haber ahrlarsa buna engel olmaya c;:ah\"acaklanm si::iyledi. Carrasco, kimseye bir \"ey si::iylemeyecegine si::iz verdi ve \"i::ivalyeden talihinin ac;:1k olup olmadigi hakkmda kendisine bilgi vermeyi ihmal etmeme- sini de aynca rica etti. Bi.iti.in bu i\"lerin gizli tutul- masma karar veren lie;: arkada\" birbirlerinden ay- nldilar. Kahramanlar, lie;: gun ic;:inde haz1rhklanm ta- mamladilar. Don Ki\"ot, kahya kadm ile yegenini, Sanc;:o da kansm1 teskin etmi\"ti. Carrasco \"i::ivalyeye bir migfer armagan etti. Z1mpara tozu ile iyice temizlenmi\" olan bu migfer Don Ki\"ot'un i\"ine yarayacakh. Bir gece, kimse kendilerini gi::irmeden yola c;:Iktilar. Biri Rocinante'sine, i::iteki de e\"egine binmi\", Toboso kasabasma giden yolda ilerlemeye ba\"lad1lar. Carrasco kendilerini gec;:irmek ic;:in yanm fer- sah kadar gidecekti. 157
;:,anc;o nun neyoes1 y1yeceKie a01uyau. ~uva1ye ~endisine muhtemel ihtiyac;lan ic;in bir kese dolu- u para vermi~ti. bgrenci bir sure kendilerine e~Iik ~tti, sonra ~ovalyeyle kucakla~arak veda ettiler. (endisine ba~lanndan gec;eni haber vermelerini le rica ettikten sonra, Carrasco kasabaya dondu re dogruca Rahip ile berbere giderek Don Ki- 'ot'un yola c;IktJgmt haber verdi. TOBOSO'LU DULCINEA'YI GORMEYE GiDEN DON Ki$OT'UN BA$1NDAN GE<;ENLER )anson Carrasco, ~ovalye ile silah~orundan aynhr 1ynlmaz Rocinante ki~nemeye ve Sanc;o'nun e~egi le amrmaya ba~ladt. iki seruvenci, bunun hayra 1lamet oldugunu sandtlar. Fakat i~in tuhaf tarafl, ~~egin amrmas1 atm ki~nemesinden daha fazla 'urdugunden, Sanc;o kendi talihinin efendisinin- ~en usrun olacagt kamsma vardl. Bu strada Don Ki~ot, silahtanna donerek dedi ~i: \"Dostum Sanc;o, biz ilerledikc;e, ortahk da da- \\a c;ok karanyor, bu gidi~le Toboso'yu gunduz ;ozu ile gormek de mumkun olmayacak. Herhan- ;i bir maceraya atJlmadan once oraya giderek e~ 'iz Dulcinea'nm haY,Ir duasm1 almak istiyorum, :unku ~ovalyelere dunyada hic;bir ~ey, sevgilile- ·inden alacaklan ilham kadar kuvvet ve cesaret rermez.\" Sanc;o cevap verdi: \"Bu isabetli karanmza ben de katJhyorum, 1ma Dulcinea'mzm hay1r duasm1 almak ic;in uy- ;un bir yer bulma konusunda zorluk c;ekecegimi- ci samyorum, eger sizi kumesin duvan uzerinden ~utsarsa onu bilmem. <;unku Sierra Morena dag- '58
larmda yaphgm1z deliliklerden soz eden mektu- bunuzu goti.irdiigum zaman kendisini orada gor- mii~ti.im.\" Don Ki~ot silahtannm soziinii keserek, \"Hangi kiimesden soz ettigini anlayam1yorum.\" dedi. \"Herhalde o muhte~em yerler senin goziine tavuk kiimesi goriinmii~ olmah. Dulcinea'nm o giizel sa- raymm siislii ve zengin koridorlan ile bah<;elerini kiimese benzetmeye imkan var m1?\" \"Belki hakhsm1z ama, eger haf1zam beni ya- mltm1yorsa, gordiigum yer bir tavuk kiimesinden ba~ka bir yer degildi.\" \"Pekala, ne olursa olsun, beni oraya Dulci- nea'nm yamna goti.ir, o parlak giine~in bir tek 1~1- gl bile benim cesaretimi arttmr, ruhumu, merha- metli yiiregimi canladmr, iist tarafmm onemi yok.\" \"Vallahi efendim, o giine~i gordiigum zaman soyJediginiz kadar parJak degildi. ihtimaJ 0 Slrada kalburdan bugday ge<;irmekle me~gul olan Dulci- nea'mn etrahm saran tozlar, sa<;hg1 1~1klan karart~ m1~h. Bu miimkiindiir, itiraf ederim.\" \"Yine sa<;malamaya ba~ladm. Bir kere dii~iin ki, ~airlerimizin, perilerin bo~ zamanlannda me~ gul olduklan i~ler diye vas1fland1rdlklan ~eyler den ba~ka hi<;bir i~ ile bu k1zm me~gul olmasma imkan yoktur. Hi<; ~iiphesiz kurnaz bir biiyiicii, o e~siz giizelin parmaklarmdaki altm mekigi sana bugday kalburu olarak gostermi~ olmah. Farkmda olmadan aptalhklanm tekrarlay1p duruyorsun. Dulcinea'nm dii~manlannm bu sozlerinden istifa- de edeceklerini dii~iinsene budala! Ah k1skan<;hk! $u koti.i k1skan<;hk! En parlak faziletleri kemiren o pis kurt! Alemi zehirlemekten ba~ka bir ~ey yap- mayan ~u k1skan<;hk!\" \"<::ok hakhsm1z efendim, ben bu konuyu dii- ~iindiigiim zaman ~ohretimin lekelenmesi tehlike- sinden korkuyorum. Fakat bo~ yere, <;iinkii ben kimseyi giicendirmeyen, kimsenin i~ine kan~ma- 159
dan namusu ile ya~yan kendi halinde bir Htristi- yamm, tarihc;ilerin benden ne alacakh ne de vere- cekleri olabilir.\" Kahramanlanmtz boylece konul?arak Tobo- so'ya yaklal?maktaydtlar. Kasabaya girdikleri za- man herkes derin bir uykudaydt. Karanhk sokak- larda hiikiim siiren derin sessizligi bozan l?ey, yal- mz kopeklerin havlamaSI, damlar iizerinde al?Ik- dal?hk eden kedilerin miyavlamas1 ve ahtrlardaki domuzlann homurdanmastydt. Bu durum Sanc;o'nun cesaretini ktrmaya bal?la- mt~h. A~tk ~ovalyeye gelince, bunu bir haytr alame- ti saymtyordu. Buna ragmen, silah~oruna dedi ki: \"Oglum Sanc;o, beni Dulcinea'nm sarayma go- tiir, belki kendisini uyanm1~ buluruz.\" Sanc;o cevap verdi: \"Ah efendim, sizi hangi saraya gotiireyim, ben giizeller giizelini kiic;iik bir evde gormii~tiim.\" \"0 halde, nedimeleri ile vakit gec;irmek ic;in sa- raym kiic;iik bir dairesine c;ekilmi~ olacak, biiyiik ve asil madamlar ile prensesler boyle yaparlar.\" Sanc;o hayretle, \"Madem ki asil ~ahsiyetiniz, biitiin soylediklerime ragmen, Senyora Dulci- nea'mn oturdugu evi bir saray olarak kabul etmek istiyor, bu saatte bir saraym kap1s1 ac;tk olur mu? Sonra da bu saatte kaptyt vurarak herkesi tela~ ic;inde ayaga kaldtrmak dogru mudur?\" dedi. Don Ki~ot, \"0 halde ev ev dola~arak sarayt bu- lahm, bir kere sarayt bulunca sana nastl hareket edecegimizi soylerim.\" diye mmldandt. Sonra ekledi: \"Eger yamlmtyorsam, l?ll gordiigumiiz biiyiik karalh herhalde Dulcinea'mn sarap olacak.\" Bu sozleri si:iyleyerek, goziine ili~en o kararttya dogru ilerleyince karl?Ilanna biiyiik bir kilise c;tkh. \"Sanc;o, bak, kar~Imiza bir kilise c;tkh.\" \"Farkmdaytm senyor, bereket versin mezarhga rastlamadtk, c;iinkii bu saatte mezarhga rastlamak 160
hayra alamet degildir. Fakat eger yandmlyorsam, Dulcinea'mn oturdugu evin bir -;1kmazda bulun- dugunu size soylemi~tim.\" \"Tann cezam versin aptal herif! Biiyiik konak- lann ve hiikiimdar saraylannm -;1kmaz sokaklar- da olduklanm acaba nerede gordiin?\" \"Ah efendim, her memleketin kendine ozgii adetleri vard1r; belki de Toboso'da saraylan ve muhte~em binalan -;1kmazlarda ve sokak i-;lerinde in~a etrnek adet hiikmiine girmi~tir. Beni kendi ha- lime b1rakm da ~u gordiigumiiz dolamba-;h so- kaklarda ara~hrmalar yapay1m, ba~1m1za bela ke- silen ~u kopekler tarafmdan paralanmadan saray1 bulmay1 belki ba~annm.\" \"Bana bak San-;o, sevgi!ime ait ~eylerden soz ederken terbiyeni takm, bir mesele -;1kmasma izin verm~ ve korkun yiiziinden her ~eyi yiiziistii bl- rakma.\" \"Pekala, ama sizin bin defa goriip de bulama- dlgmlz Dulcinea'mzm evini ben nas1l hemen bula- pm? Biraz sab1rh olun da giin agarsm, elbet bulu- ruz.\" \"Ben sana giizel Dulcinea'y1 hi-; gormedigimi, o muhte~em saraymm e~igini hi-;bir zaman a~ma diglml ka-; defa soyledim. Ben onun e~i bulunmaz giizelligini, akd ve dirayetini duydugum zaman, kendisini gormeden a~lk olmu~tum.\" \"Dogrusu efendim, ben de onu sizin a~1k oldu- gunuz ~ekilde gordiim.\" \"San-;o, rica ederim dogru diiriist konu~, bu meselede ~akaya kesinlikle tahammiiliim yoktur.\" Boylece konu~urlarken, bir adamm iki kahrla birlikte kendilerine dogru geldigini gordiiler. Bu, giin dogmadan i~e ba~lamak iizere yola <;1km1~ bir -;ift-;iydi.\" Adamcag1z kahramanlanm1za yakla~hg1 za- man, Don Ki~ot kendisine sordu: \"Arkada~, Tann ne arzun varsa yerine getirsin, bana Toboso'lu e~siz prenses Dulcinea'mn sarap- m gosterir misin?\" 161
Koylii cevap verdi: \"Senyor, ben burah degilim, kisa bir zaman on- ce zengin bir ~ift~inin hizmetine girmi~ bulunuyo- rum. Fakat kasaba rahibinin evi kar~miZda, o size istediginiz bilgiyi verebilir. Bununla beraber, bu kasabada hi<; prenses bulunmadigmi, fakat evle- rinde kendilerini prenses sanan zengin kadmlann oldugunu biliyorum.\" Bunun iizerine Don Ki~ot dedi ki: \"Arad1g1m prenses, herhalde soz ettiginiz ka- dmlar arasmda bulunmah.\" \"Miimkiindiir senyor, fakat i~te giin agard1, ben i~e gidiyorum.\" Bu sozleri si::iyleyen ~ift~i, fazla konu~mak iste- mediginden katirlanm k1rba~Iayarak yoluna de- vam etti. Koyliiniin verdigi cevaplardan memnun olma- yan efendisini dii~iinceli bir halde goren San~o de- cH ki: \"Efendim, sabah oluyor, kasaba halkmm bizle- ri boyle sokak ortasmda gormesi dogru bir ~ey olamaz, ~iinkii birtak1m dedikoducu kadmlann dillerine dii~eriz ki, bu da prensesin ~an ve ~erefi ne yak1~maz. Si::iziimii dinlerseniz civardaki kii~iik ormanlardan birine ~ekilelim. Sonra, ben buraya doner, Dulcinea'mn saraym1 buluncaya kadar To- boso'nun alhm iistiine getiririm. Saray1 bulunca Senyora ile gorii~iir ve emirlerini size getiririm.\" $ovalye dedi ki: \"Dostum San~o, az konu~tun, fakat ~ok dogru ~eyler soyledin, tavsiyeni cam ve goniilden kabul ediyorum, haydi ~u ormanlardan birinde saklana- hm, sen oradan doner kasabaya gelir ve Dulci- nea'y• bulup kendisi ile nezaket ~er<;evesinde ko- nu~ursun.\" San<;o, Sierra Morena daglarma di::indiigiinde efendisine soyledigi yalanlar ortaya ~·kar diye korkusundan titreyip duruyordu, i~te onun i<;in, efendisinin kasaba d1~ma <;Ikmasma can atiyordu. 162
Kasabadan iki mil mesafede bulduklan bir or- manda Don Ki~?ot sakland1 ve Sanc;:o da Dulcinea ile g6rii~?mek i.izere tekrar kasabaya dondi.i. SAN<;O'NUN DULCINEA'YI BllYULEMEK i<;iN GOSTERDiGi MAHARET $6valyenin sad1k silahtan, i.izerine ald1gl bu zor elc;:iligin altmdan nasll kalkacagm1 ac1 ao dii~?iinii yordu. Ormandan uzakla~?IT uzakla~?maz ba~?lm c;:e- virdi, efendisinin arhk gozden kayboldugunu gO- riince hemen e~?eginden indi ve bir agacm govde- sine oturarak kendi kendine konui?maya ba~?ladL \"E)i Sanc;:o karde~?...\" diyordu, \"Zat-1 devletleri once nereye gidiyor? Kaybettigi e~?egini mi arama- ya gidiyor?\" \"Hie;: ~?iiphesiz, hay1r.\" \"0 halde kimi arayacaks1mz?\" \"Ben giizellik giine~?inin semas1 olan bir pren- sesi arayacag1m.\" \"Peki Sanc;:o, arad1gm1 nerede bulacagm1 bili- yor musun?\" \"Nerede mi? Biiyi.ik Toboso ~?ehrinde.\" \"Pekala, fakat kimin tarafmdan geldiginizi so- rarlarsa ne cevap vereceksiniz?\" \"Ac;:Iara yiyecek, susuzlara su veren, hakslzhk- lan diizelten, iinlii La Mancha'h i?Ovalye Don Ki- ~?Ot tarafmdan cevabm1 verecegim.\" \"Biitiin bunlar c;:ok iyi, fakat bu prensesin han- gi evde oldugunu biliyor musunuz?\" \"Efendim, bunun bir kral saray1 veya c;:ok muh- te~?em bir ~?ato oldugunu soyliiyor.\" \"Bu ~?atoyu hie;: gordiiniiz mii?\" \"Ne ben ne de efendim asia gormedik.\" \"Fakat, bana oyle geliyor ki, Toboso halk1, sizin prenseslerini igfal etmek, kadmlanru ba~?tan c;:ll<ar- 163
mak i\\ffi gelmi~ oldugunuzu ogrendikleri zaman, hic;bir tarahniZI saglam brrakmamak ~rhyla, size bir giizel sopa c;ekecek.\" \"Eger benim elc;i olarak geldigimi ve elc;iye ze- val olmaz atasozi.ini.i unutarak hareket ederlerse, hakh olurlar.\" \"Oyleyse, bu konuda dikkatli olursaniZ fena olmaz. <::unki.i La Mancha'hlar dogru ve di.iriist ol- duklan kadar da ofkeli insanlard1r. Sanc;o efendi, gel ~u elc;ilikten vazgec;.\" \"Fakat bana ne oluyor, bizim efendinin deliligi malum, buna zerre kadar ~i.iphem yok. Benim de ondan a~gl kahr yamm yok, oyle ya, akh ba~mda bir insan olsayd1m, hic;bir delinin pe~ine tak1hr m1yd1m? Efendim o kadar deli ki, her ~eyi birbiri- ne benzetiyor. Mesela, yeldegirmenleri dev, kahr- lan ruhani insanlar, koyun si.iriilerini di.i~man or- dulan olduklanm iddia ediyor. Senyor Don Ki- ~ot'un her ~eye c;abuk inanmasmdan yararlanarak durumu kurtarmahy1m. ilk rastlayacag1rmz koyli.i kadmm1 ona Dulcinea diye yutturmaya c;ah~aca glm. Eger inanmazsa, yemin ederim, yine inan- mazsa, di.i~mam olan bir bi.iyi.ici.i tarafmdan ~ekli nin degi~tirilmi~ oldugunu iddia ederim. Sonunda inamr. Ben de elc;ilik gorevimi gormii~ olurum. Eger, efendim memnun olmazsa, bir daha bana boyle bir gorev vermez, ben de kurtulurum.\" Kendi kendine konu~tuktan sonra, biraz sakin- le~ti ve i~i yoluna koyabildiginden dolay1 mem- nun oldu. Bununla beraber, efendisinin ~ehre ka- dar gidip ara~hrmalarda bulunduguna emin ol- masl ic;in bulundugu yerde bir siire daha kald1. Kalk1p e~egine binecegi s1rada, Toboso'dan kendi- sine dogru lie; koyli.i kadmm gelmekte oldugunu gordii. Bunlar e~eklerine binmi~ ag1r ag1r yol al- maktaydllar. Bunun i.izerine, hemen efendisinin yanma gitmek ic;in e~egine atlad1. Don Ki~ot'un bulundugu yere vard1g1 zaman, ~ovalyenin ic;ini c;ekmekte ve gerc;ek bir a~lk gibi inlemekte oldu- 164
gunu gordi.i. Sanc;:o'nun geldigini goren Don Ki~ot kendisine sordu: \"Soyle bakahm Sanc;:o, haytrh bir haber mi ge- tirdin? Yoksa stktlacak bir haber mi?\" \"Ah efendim! Hemen Rocinante'yi mahmuzla- yarak ovaya c;:tkm, Se,nyora Dulcinea, iki nedimesi birlikte ziyaretinize geliyor.\" \"Hay Allah senden raz1 olsun Sanc;:o, fakat sa- km beni aldatmaya ve avundurmaya kalkma, kal- bim boyle bir 1shraba dayanamaz.\" \"Senyor, gelin de gori.in, asil kadmlara yara~1r hayvanlara binmi~ler. Pml pml parlayan elbiseleri o kadar gi.izel ki, insan bakmaya klyam1yor. Kendisi de nedimeleri de elmaslar, yakutlar ve zi.imri.itler ic;:inde. Aman Allah! H3.la gozlerim kama~tyor!\" \"Haydi oglum Sanc;:o, c;:abuk gidelim de bu bu- lunmaz nimeti kac;:trmtyahm; sana ~imdiden soz vediyorum, ilk sava~ ganimetlerinin hepsi senin olacak.\" \"Hele ~i.iki.ir, bir vaa tte bulundunuz. Ganimet elime gec;:ince te~ekkur edecegim.\" Kahramanlanmtz yola c;:tkmt~lardl. Don Ki~ot etrafma bakmca, e~eklerine binmi~ olan u'c;: koyli.i kadmdan ba~ka bir ~ey gormedi. 165
\"San\\o, onlan ~hirden uzakta m1 b1raktm?\" Silahtar cevap verdi: \"Senyor gormi.iyor musunuz, gozlerinize ne oldu?\" \"E~eklerine binmi~ ii\\ koyli.i kadmdan ba~ka bir ~ey gordi.igum yok.\" \"Tannm! Nas!l oluyor da kar gibi beyaz binek atlanna e~ek diyorsunuz, eger dediginiz dogru ise sakahm1 yolsunlar.\" \"Kendimin Don Ki~ot ve senin de San\\O oldu- gun ne kadar dogruysa, hayvanlarm da e~ek ol- duklan 0 kadar dogru; ya da bana oyle gori.ini.i- yorlar.\" \"Allah a~kma sesinizi kesin de gozlerinizi a\\I- mz, bize dogru gelen sevgilinizi selamlayahm.\" San\\O sozlerini bitirir bitirmez e~eginden indi ve yularmdan \\ekerek kadmlara dogru gitti ve i\\- lerinden birinin oni.inde diz \\Okerek dedi ki: \"Ey gi.izellik krali\\esi, esiriniz olan ~u Hazin Yi.izli.i $6valye'yi kabul etmeye tenezzi.il buyur- mantzl rica ederim. Ben de La Mancha'h kahra- man ~ovalyesinin silahtan San\\o Panza'y1m.\" Aym zamanda San\\o'nun yamnda diz \\Okmi.i~ olan Don Ki~ot, silahtannm krali\\e diye hitap etti- gi bu kadma ~a~km ~~km bak1yordu. Zihninde tasavvur ettigi o gi.izellik timsalinin yerine, olduk\\a \\irkin, bas1k burunlu, ~i~ yi.izli.i bir koyli.i kadm1 goren ~ovalye agzm1 a\\maya cesaret edemiyordu. Bu duruma ~a~man i.i\\ koyli.i kadm, neye ugra- diklanm anlamayarak birbirlerinin yi.izi.ine baki- yorlard!. Sonunda, kendisine hitap ettikleri kadm sessizligi bozdu ve ofkeli bir tav1rla bag1rd1: \"<;:ekilin ~uradan da yolumuza devam edelim. i~imiz acele, sizin sa\\malanmz1 dinlemeye vakti- miz yok.\" San\\O hemen cevap verdi: \"Ah, Prenses hazretleri! Nas!l oluyor da iyi kal- biniz oni.ini.izde diz \\okmi.i~ olan gezgin ~ovalye- 166
lerin timsali, La Mancha'h Don Ki:?ot;un bu haHn- den iiziinti.i duymazs1mz?\" San<;o si:iziine devam edemedi, <;iinkii ki:iylii kadm i:ifkeyle bag1rmaya ba:?lad1: \"Kaynatamm e:?egi, gel de e:?ekleri nas1l hmar ettigimi sana gi:istereyim? Bizim ile alaya kalki:?an :?U serserilere bak, biz alay edip kiifur etmesini on- lardan iyi biliriz. Haydi, basm gidin :?Uradan da yolumuza devam edelim.\" Don Ki:?ot, \"San<;o, kalk bakahm.\" dedi, \"Ka- der daha felaketlerimizi az gi:irmii:? olmah, :?imdi de dii:?mamm olan bir biiyiicii gi:izlerime karanhk bir bulut <;ekerek ~siz giizel Dulcinea'y1 bana <;ir- kin bir ki:iylii kans1 olarak gi:isteriyor. Fakat bu za- valh ruhum, onun bu hali i<;in yine 1shrap <;eki- yor.\" Ki:iylii kadm hayretle, \"Nedir ba:?Imiza gelen bu i:? be!\" dedi, \"Biz buraya diinyamn sa<;mas1m dinlemeye mi geldik! Rica ediyoruz, <;ekiliniz yo- lumuzdan da i:?imize gidelim.\" San<;o, efendisinin kendisine verdigi el<;ilikten bi:iylece kurtulduguna memnun bir halde, yoldan <;ekilerek kadmlan serbest b1rakh. Dulcinea'mn roliinii zoraki olarak oynami:? olan ki:iylii kadm, serbest kaldigmi gi:iriince, o gii- zelim kiiheylamm ucu <;ivili bir degnek ile diirte- rek <;aprlara dogru siirdii. Fakat, ucu <;ivili bir degnek ile diirtiilmeye hi<; ah:?mami:? olan hayvan, huysuzlanarak <;ifteler atmaya ba:?lad1 ve pek ge- cikmeden zavalh Dulcinea'y1 yere yuvarlad1. Kah- ramammiz kadm1 kald1rmak i<;in ko:?arken, silah- tan da e:?egin sirhndan karnma dogru donen se- meri diizeltmekle me:?guldii. Don Ki:?ot, biiyiilen- mi:? Dulcinea'sm1 kollan arasma ahp semeri dii- zeltilmi:? olan hayvanma bindirmek istedi. Fakat buna gerek kalmadi, <;iinkii olduk<;a <;evik olan ka- dm h1Z1m almak i<;in biraz geriledi ve iki eli hay- vanm sagnsma bastlrarak bir atlap:?ta bir ku:? gibi semerin iistiine kondu. 167
San<;o, \"Vay canma!\" diye bag1rd1, \"A~1k oldu- gunuz kadm ku~tan hafifmi~ be! En yetenekli Meksikah si.ivarilere bile binicilik dersi verebilir. Yarundaki kadmlann da galiba ondan a~ag1 kahr yanlan yok. Baksaruza, ri.izgar gibi gidiyorlar.\" Don Ki~ot, kadmlan bakl~lan ile takip etmek- teydi, i.i<;i.i de gozden kaybolunca, silahtanna do- nerek dedi ki: \"San<;o, di.i~marum olan bi.iyi.ici.ilerin bana oy- nadJklan oyunu gordi.in mi.i? Bu hainler, Dulci- nea'yl yalruz koyli.i kadm1 k1hgma sokmakla kal- mad1lar, i.istelik asil ve gi.izel kadmlara ozgi.i ozel- ligini de kaybettirmi~ler. <:;i<;ekler ve amberler ara- smda ya~ayan asil ve kibar kadmlar mis gibi ko- karlar. Halbuki, kendisini yerden kald1rmak i<;in yamna yakla~hg1m zaman Dulcinea'run insanm i<;ini buland1racak kadar <;ig sarm1sak koktugunu duydum. Ah! Ne talihsiz bir ~ovalyemi~im! Nedir bu bitip ti.ikenmek bilmeyen aksilikler?\" San<;o, \"Vay al<;ak bi.iyi.ici.iler, vay!\" dedi, \"Bu ugursuzlann hepsini sardalya bahklan gibi kulak- lanndan ipe dizmeli. Fa kat Dulcinea bana, size go- ri.indi.igu gibi <;irkin gori.inmedi. Mesela, size e~ek semeri gibi gori.in n ~ey, <;ok degerli zengin ku- ma~larla orti.ili.i bir ki.iheylan egeri idi. Hayret dogrusu. Aynca, sizin bana anlathgm1za gor du- 168
dagmm alt tarafmda alhn tellere benzeyen bir kac; kii vardt.\" \"Dostum Sanc;o, ~unu iyi bil ki, her ~eyin bir i~areti olur. Buna gore aym ni~anenin sag kalc;asm- da da bulunmast gerekir.\" \"<;ok dogru soyli.iyorsunuz efendim, kalc;asm- daki ni~nenin de c;ok gi.izel olduguna eminim, fa- kat dogrusu gormedim.\" Hilekar Sanc;o, efendisinin hezeyanlanm duy- dukc;a gi.ilmemek ic;in kendini zor tutuyordu. Don Ki~ot ile Sanc;o bir sure daha sa~maladtktan sonra, birisi Rocinante'sine oteki de e~egine hindi ye Zaragoza yolunu tuttular, bu ~ehirde her ytl di.i- zenlenen cirit oyunlanna bir an once yeti~mek isti- yorlardt. Fakat ba~lanndan gec;en yeni olaylar, bu oyunlarda hazu bulunmalanna engel oldu. DON Ki~OT'UN HOKKABAZLAR iLE MACERASI Don Ki~ot bi.iyi.ici.ilerin kendisine oynadtklan oyu- na i.izi.ilerek ve di.i~i.inceli bir halde yoluna devam ederken, dalgmhkla Rocinante'nin yulanm elin- den buakmt~h. Kendisini serbest hisseden hayvan her adtmda duraklayarak istedigi gibi otluyordu. Sanc;o, efendisini bu dalgmhgmdan uyandtra- rak dedi ki: \"Efendim, i.imitsizlik insamn kederini arthr- maktan ba~ka bir ~ey yapmaz. insanlar kendileri- ni sahverince hayvandan farklan kalmaz. Kendi- nize gelin, Rocinante'in dizginlerini kavraym, ~o valyelere yakt~an bir tav1r takmm. Hay ~u Dulci- nea'lann hepsini ~eytan goti.irsi.in! Bir tek gezgin ~ovalyeye, bi.iti.in bi.iyi.ici.iler ve kthk degi~tirmele ri feda olsun!\" Don Ki~ot ciddi bir tavtr takmarak dedi ki: \"Sus San~o, sana sus diyorum, bi.iyi.ilenmi~ za- valh Dulcinea'm hakkmda koti.i sozler soyleme. 169
Onun bu duruma dii~mesine ben sebep oldum. Dii~manlanmm bana kar~1 olan k1skan<;hklan ve kinleri felaketimiz oldu.\" \"Evet, hakhsmiZ Senyor, o giizeli bir kere gor- diikten sonra, bir ~imdiki halini goriip de aglama- mak miimkiin mii?~' \"San<;o, dogru soyliiyorsun, <;iinkii sen onu ol- dugu gibi gordiin, o senin goziine biiyiilenmi~ olarak goziikmedi, biiyiiciilerin biiyiisii o zehirli etkisini yalniZ benim iizerimde gosterdi. Fakat ca- mmi s1kan ba~ka bir nokta daha var San<;o, eger haf1zam beni yamltmiyorsa, bana Dulcinea'mn in- ci gibi gozleri oldugunu soylemi~tin; halbuki inci- ter kadm gozlerinden <;ok bahk gozlerine benzer. Ben Dulcinea'run gozleri ziimriit gibi ye~il ve ka~ lannm da iki hilal oldugunu samyordum. Bahset- tigim inciler di~leri olsa gerek; sen hi<; ~iiphesiz gozlerini di~leri sanm1~ olmahsm.\" \"Oiabilir Senyor, <;iinkii <;irkinligi sizi ne kadar ~a~Irthysa, giizelligi de beni o derece hayran et- mi~ti ki, ne soyleyecegimi ~a~nrml~ olabilirim. Be- nim en <;ok zoruma giden, bundan boyle Dulci- nea'nm ayaklarma kapanmaya gondereceginiz maglup devler ile ~ovalyelerin onu yeni kihg1yla tammakta zorluk <;ekecek olmaland1r. Bunlar, To- boso sokaklannda aptal aptal dola~acaklar, her ta- rafa ba~vurarak prenses nerede diye soracaklar, halbuki prenses hazretleri, yanlanndan ge<;ecek de haberleri bile olmayacak.\" \"San<;o, biiyiiniin etkisi, belki de Dulcinea'nm ayaklarma kapanmaya gidecek olan maglup etti- gim ~ovalye ve devlere kadar yayllmayacakhr. Bu- nu goz oniinde bulundurarak, bunlardan ilk ikisi- ne seyahatleri· hakkmda bana bilgi vermelerini is- teyecegim.\" \"Bu fikriniz <;ok dogru senyor, boy\\ece anla- mak istedigimiz ~eyi ogrenmi~ oluruz.\" Don Ki~ot, silahtanna cevap vermek iizerey- ken, yoJunun iizerinde online birdenbire UStU a<;Ik bir yiik arabasmm <;Ikhgmi gordii. Arabamn i<;in- de tuhaf ~ekilde giyinmi~ birtak1m kimseler vard1. 170
Arabac1 ~eytan k1hgma girmi~ c;irkin bir adamd1. Onun yamnda duran, k1yafetiyle Oh.im'ii temsil etmekteydi. Arkasmdaki adam, elinde yay1, belin- de ic;inde oklar bulunan bir avadanhk ile a~k ilah1 Cupido'yu temsil etmekteydi. Bunlarm arasmda tepeden tlrnaga kadar silahlanm1~, ba~mda renga- renk tiiyler ile siislenmi~ bir ~apka bulunan bir ~o valye gaze c;arpmaktayd1. Arabada, bunlara benzer tuhaf ~ekilde giyin- mi~ daha birc;ok ki~i vard1. Bu manzara kar~1smda hayrete dii~en kahramamm1z hemen hayvamm durdurdu. Sanc;o ise iirkmii~ bir halde gelenleri seyrediyordu. Tehlikeli bir macerayla kar~IIa~tlgi m sanan Don Ki~ot, arabanm online gec;erek tehdit edici bir tav1rla bag1rd1: \"Arabac1 miSm yoksa ~eytan nu? Arabadan c;ok Kharon'un cehennem kay1gma benziyor. <;abuk soyle: Kimsin, nereden gelip nereye gidiyorsun?\" $eytan, tath bir sesle cevap verdi: \"Senyor, bizler Kotii Angulo* heyetine mensup komedya artistleriyiz, kutsal yortumuzun arife- sinde bulunmam1z nedeniyle bu sabah, ~u gordii- giiniiz tepenin arkasmda bulunan kasabada \"Oh.im Meclisi\" ismindeki piyesi oynad1k, aym pi- yesi ba~ka bir kasabada temsil etmek iizere yola <;Ikrri1~ bulunuyoruz. Bu kasaba buraya uzak ol- madigmdan soyunup tekrar giyinmek zahmetin- den kurtulmak ic;in, gordiigiiniiz ~ekilde yolculuk ediyoruz. $u gordiigiiniiz gene; adam oliimii, ya- mndaki de melegi temsil ediyor; direktoriimiiziin kans1 alan bu kadm kralic;e, ~u adam da asker ve arkasmda bulunan imparator ve ben de ~eytan rol- lerini oynamaktapz. Piyesin ba~hca aktorlerinden • Kafile halinde dola~n seyyar oyunculann <;ok iyi Ianman bir direktoriidi.ir. Kendisine bu ismin verilmi~ olmas1, aym isimde fa kat daha <;ok i.inli.i olan bir aktorle kan~tmlmama SI i<;indir. ozellikle, kutsal yortu ve bu yortunun arifesinde oynanan esrarengiz oyunlar, tiyatrolarda, sokaklarda, meydanlarda, hatta Engizisyon mahkemelerinin Yi.iksek Heyeti huzurunda bile temsil edilirdi. Fa kat <;ok ge<;meden bu temsiller <;irkin ve mi.istehccn bir ~ekil aldilar. (<;:ev. n.) 171
biri oJmak itibariyle sahneye OnCe ben <;:Ikanm. Eger asil ~ahsm1z daha ba~ka ~eyler sormak siti- yorsa sorsun, oldukc;:a dogru cevap veririm, ma- lum ya ~eytan her ~eyi bilir.\" Don Ki~ot cevap verdi: \"Mensup oldugum gezgin ~ovalyelik adma ye- min ederim ki, bu arabap gordugum zaman yeni bir macera ile kar~Ila~hgimi sanm1~hm. Gorunu~e aldanma derler, meger ne kcitdar dogru bir soz- II\\U~! Haydi gi.ile oynaya yolunuza devam edin ar- kada~lar. Eger gerekirse, hizmetinizde bulunmaya hazmm, c;:unku oteden beri tiyatroyu ve tiyatro ar- tistlerini c;:ok severim.\" Don Ki~ot ile ~eytan kihgtndaki arabao boyle- ce konu~urlarken, usru c;:mgiraklar ile dolu ve elin- deki sopanm ucunda uc;: tane ~i~irilmi~ sidiktorba- SI bulunan bir soytan z1playa z1playa yanlanna 172
geldi. <;mg1raklanm i>lklrdahyor ve ucunda sidik- torbalannm bagh bulundugu degnegi yere vuru- yor, sonra kaldmp havada salhyordu. Bu gibi i'ey- lere ahi>mam1~ olan Rocinante gurultiiden huyla- narak ilk kez gemiyi a21ya ald1 ve efendisini kirla- ra dogru surUklemek istedi. $ovalye hayvam zap- tetmeye ugrai'Iyordu, fakat Rocinante o s1ska ha- linden hie; beklenilmeyen bir c;eviklikle su;ramaya ve uc;ar gibi koi>maya ba~lad1. Bunun uzerine San- c;o hemen flrlayarak efendisini kurtarmak ic;in Ro- cinante'nin pe~inden koi>tu. Tam bu s1rada c;mgi- rakh maskara silahtann ei'egine atlad1 ve elindeki degnegi kulllanarak zavalh ei'egi kasabaya dogru ylldmm hiziyla koi>turmaya bai>lad1. Sanc;o hangi tarafa gidecegini i'a~m'nli>h. Fakat bir de ne gar- sun, Rocinante· yuvarlanm1i', efendisi de yerlere serilmii>ti. iyi kalpli silahtann merhameti onu ei'e- gini b1rak1p efendisinin yard1rmna ko~turdu. Za- valh Sanc;o efendisini kaldmp hayvanma bindirdi ve dedi ki: \"Ah! Efendim, i'eytan ei'egimi kac;1rd1.\" \"Hangi i'eytan?\" \"Elinde sidiktorbas1 olan i'eytan.\" \"<;abuk beni takip et, cehennernin dibinde bile olsa ben o ~eytam ortaya c;1kanr, sana ei'egini iade ettiririm.\" 173
Bereket versin ki, bu sirada ~eytanla e~ek tepe taklak yuvarlanddar, ~eytan bir su;rayi~ta hemen ayaga kalkh, serbest kalan e~ek de ko~a ko~a efen- disinin yanma geldi. San<;o, \"i~te, e~egim geldi!\" dedi. \"Zaten bili- yordum. Sevgili hayvamm uzun siire bensiz yapa- maz. Arhk ofkelenmenize hi<;bir sebep yok.\" Don Ki~ot, \"Her ~eye ragmen, ~eytanm yaphgi kiistahhgm cezasmi arabada bulunanlardan birine <;ektirecegim, hatta elime ge<;en bizzat imparator bile olsa bunu yapacagim!\" diye haykirdi. \"Efendim, fikrinizden vazge<;in, oyunculara sata~mak dogru degildir, bu adamlann her yerde dostlan vardir. Oyle bir komedyen tamnm ki, ci- nayet yiiziinden hapise ahldi, fakat <;ok ge<;meden sanki hi<;bir ~ey yapmami~ gibi kurtuldu. Bunlar, halki eglendiren kimseler oldugundan herkes on- lardan yana <;Ikar, hele krallar ile saray adamlanm eglendirenler <;ok niifuz sahibidirler.\" \"Onemi yok San<;o, biitiin diinya onlarla hera- her bile olsa benim bilegimin kuvveti bana yeter. $u ~eytamn cezasiz kalmasma vicdamm razi ol- muyor.\" Bu sozleri soyleyerek kasabaya yakla~makta olan arabanm arkasmdan ko~maya ba~ladi ve ka- fileye yakla~hgi zaman ~oyle bagirdi: \"Ey maskara komedyenler! Durun, durun da sizlere gezgin ~ovalyelerin silah~oruna ait e~eklere ve diger hayvanlara nasi! davramlmasi gerektigini gostereyim.\" Don Ki~ot'un yaygarasmi duyan arabadaki oyuncular, ~ovalyenin niyetini anlamakta gecik- mediler; hepsi arabadan inerek ta~ topladdar ve dovii~mek i<;in kahramammiZI beklediler. Oyun- culann miikemmel bir ~ekilde ta~larla hiicum et- meye hazirlanmi~ olduklanm goren Don Ki~ot, hayvamm durdurup bunlara nasi! saldtrmak ge- rektigini dii~iinmeye ba~lad1. Efendisinin halini goren San<;o dedi ki: 174
\"Senyor, bu kadar ki~iye kar~1 tek ba~ma hucu- ma kalkl~mak cesaretten <;ok <;Ilgmhk olmaz m1? Sonra, bunlan her ne kadar imparator, kral, prens ve ~ovalye k1hgma girmi~ler ise de aralannda bir tek bile ger<;ek ~ovalye bulunmad1gmi fark etme- diniz mi?\" \"San<;o, beni fikrimden dondurecek olan nok- taya temas ettin. $Qvalye unvamm ta~1mayanlara kar~H k1h<;, <;ekmemem gerektigini sana bir<;ok kez soylemi~tim. E~egine yapllan hakaretin intikamm1 almak sana du~uyor. Ben de buradan sana cesaret verici sozler soyleyerek moralini yukseltirim.\" \"Senyor, intikam hissi beslemek hi<;bir zaman iyi bir H1ristiyana yak1~acak bir ~ey degildir. iyi kalpli bir H1ristiyan olarak e~egimin du~manlanm affediyorum.\" \"Aferin sana, iyi kalpli, merhametli ve dini bu- tiin San<;o. Madem ki boyle karar verdin, ~u hayalet- lerin p~ini b1rakahm da, daha buyiik maceralar pe- ~inde ko~mak i<;in yolumuza devam edelim.\" Bunun uzerine, ~ovalye geri dondu. San<;o da e~egine atlayarak kendisini takip eti. Oliim oyun- culan da tekrar arabalanna binerek yava~ yava~ uzakla~maya ba~ad1lar. Koru bir ~ekilde sonu<;lanacak blum Arabas1 maceras1, San<;o'nun durumu idare etmesiyle za- rarsizca sona ermi~ oldu. DON Ki~OT'UN AYNALAR ~OVALYESi iLE KAR~ILA~MASI Don Ki~ot ile silah~oru geceyi buyuk ve s1k aga<;- larm altmda ge<;irdiler. San<;o'nun onerisi iizerine Don Ki~ot heybedeki erzak ile karmm iyice doyur- du. San<;o bir taraftan yemek yiyor ve bir taraftan da efendisine diyordu ki: \"Efendim, ilk zaferinizin ganimetlerini bana vereceginizi vaat ettiginize gore, eger bu sabah bir 175
zafer kazamlm1~ olsayd1, \\Ok zengin olacakhm sa- ninm.\" \"Kabahat sende San\\O, eger oyunculara saldir- mama mani olmasa idin, ~u anda imparatorun al- tm taCI ile a~k prensinin kanatlan elinde olurdu.\" \"Aman efendim! Bu ta\\ ya tenekeden veya yal- diZh kag1ttand1r. Boyle bir ~eyin ne degeri olabilir. Maskaralann her ~eyi gibi, giydikleri de soyledik- leri de sahtedir.\" \"Hakhsm San\\o, oyunculann kulland1klan ta- kimlar, oyunlan gibi gosteri~ten ibarettir. Fakat bunlar, medeni bir memleket i\\in faydah insanlar- dir, \\iinkii bizlere hayatm ger\\ek sahnelerini yan- sihrlar. Seyirci hem eglenir, giiler, hem de yararla- mr. imparatorlan, rahipleri, yiiksek sosyete kadm- lanm, ~ovalyeleri ve daha diger bir\\ok ki~iyi hep bir arada gonnek ancak oyunda miimkiindiir. Fa- kat, perde iner inmez biitiin bu ki~iler e~it olur. Za- ten diinyada oynadig1m1z hayat komedisi de boy- le degil mi? Bir kere hayata veda edince hepimiz e~it olmuyor muyuz?\" \"Senyor, \\Ok giizel soyliiyorsunuz, ben bir za- manlar, bu yapt1gm1z kar~Ila~hnnay1 bizim rahip- ten de duymu~tum. 0 ~oyle diyordu: \"Satran\\ ta~ lanmn her biri, oyun devam ettigi siirece ayn ayn hirer deger ifade ederler, fakat oyun bitince hepsi kutunun i\\ine girerler, arhk orada birbirlerinden hi\\ fark1 yoktur.\" \"Dostum San\\o, akhn ve anlap~m her giin bi- raz daha arhyor.\" \"Sizin yammzda bulunduk\\a bilgimin artrnas1 pek tabii degil mi? byle olmasa ekildigi zaman iiriin vermeyen bir tarladan ne fark1m olur.\" Biraz sonra, silahtar efendisinden gozlerinin kepenklerini kapamak i\\in izin istedi. San\\O uyku- sunun geldigini boyle anlahrd1. San\\O, e~eginin semerini \\Ikard• ve taze otlu \\ayulara sahverdi. Rocinante'nin de yularlanm \\1- kardi, fakat eyerine dokunmad1. Efendisi ona, bir \\at1 altmda bulunmad1klan zaman hayvanm eye- 176
rini <;1karmamas1 konusunda kesin emir vermi~ti. Bu, ~ovalyelerin <;ok eski bir gelenegiydi. San<;o, bu gelenege tamam1yla uyarak hareket etti, ondan sonra gidip uykuya dald1. Rocinante ile San<;o'nun e~egi birbirlerine kar- ~~ o kadar iyi davramyorlard1 ki, birbirlerine siir- tiinerek ka~mmaktan zevk ahrlard1. ~valyenin ah hazen uzun boynunu e~egin boynu iizerine ha<;va- ri olarak koyard1. Kannlanm doyurmak veya <;e- ~itli ihtiya<;larmm etkisinde bulunmasalar oylece giinlerce duracaklarma ~iiphe edilmezdi. Eserin yazan bu iki hayvan arasmdaki dostlugu Nysson ile Euryalos'un birbirlerine alan muhabbetleri ile kar~Ila~k1rmaya kadar vardmyor. Dogrusunu soy- lemek gerekirse, insanlar bu konuda hayvanlar- dan ders almahd1r. Leylekten ~mngay1, kopekten kusmay1, vefay1, turnadan dikkatli olmay1, filler- den edep ve namusu, karmcalardan ileriyi gorme- yi, atlardan sadakat ve dogrulugu ogrenen insa- noglu bir<;ok bilgisini hayvanlara bor<;ludur. Don Ki~t iri bir me~e agao altmda, San<;o da bir mantar agao dibinde m1~1l m1~Il uyurlarken, ~ovalye birdenbire uyand1. Arkasmda bir giiriiltii i~itmi~ti. Hemen kalkarak etrah dinlemeye koyul- du. Gecenin karanhgmda iki ki~i fark etti. Bunlar iki siivariydi. Birisi atmdan yere kayarak arkada~l na dedi ki: \"Dostum atmdan in ve hayvanlann yularm1 <;1- kar, burada bol bol ot bulacaklan gibi, ~u sessizlik de a~k dii~iincelerine dalmam i<;in bana pek uy- gun geliyor.\" Bu sozleri soyleyen yabanc1, <;imenlerin iistiine uzamverdi. Attan inerken silahlanmn ~1k1rhsm1 duyan Don Ki~ot, gelenlerin ~ova lye olduguna iyi- ce hiikmetmi~ti. Bunun iizerine San<;o'ya yakla~h, silahtan ko- lundan <;ekerek uyand1rmaya ugra~tl, bu i~ pek zah- metsiz olmad1, soma silahtanna yava~a dedi ki: \"Dostum San<;o, bir macera ile kar~Ila~hglmlza eminim.\" San<;o cevap verdi: 177
\"Allah hay1rh etsin; fakat senyor bu macera ne- rede?\" \"Nerede mi diyorsun San<;o? Gozlerini ~u tara- fa <;evir de iyi bak, orada otlann iizerine yatm1~ bir gezgin ~ovalye goreceksin, halinden pek ne~eli ol- mad1g1 anla~1hyor, abndan inerken dertli dertli dii~iiniiyordu.\" \"Macera dediginiz bu mudur?\" \"Bu tam bir macera degilse bile, ba~lang1<;br. Maceralar boyle ba~lar. Fakat, dur ve dinle, galiba gitanm akord ediyor, ~arklya ba~lamak i<;in de ok- siirerek sesini ayarhyor.\" \"Evet, hakhsm1z, bu adam mutlaka bir a~1k ~6- valye olmah.\" \"Zaten diinyada a~1k olmayan bir tek ~ovalye yoktur. Fakat kulak kabartahm, belk.i neler dii~iin diigunii ogrenebiliriz, <;ok dil kalbin i<;ine sayler.\" San<;o cevap vermeye haz1rlamyordu, fakat tam bu s1rada koruluktaki ~ovalyenin ne iyi ne de kotii olmayan sesi, konu~masma engel oldu. Don Ki~otu ile silah~oru, me<;hul ~ovalyenin soylemeye ba~lad1gl ~u ~ark1y1 dinlemeye koyuldular: \"Ey ruhumun hakimesi! Hangi yolu takip etmemi arzu ediyorsan, Onu bana gaster, Gosterecegin yoldan zerre kadar aynlmayaca- glm. Eger <;ilemi d'?ldurarak olmemi istiyorsan, Beni ~imdiden olmii~ bil. insanlan smamak i<;in, yumu~ak balmumundan Ve sert elmastan ruhumu da A~k yasalanna uyduruyorsun. ister balmumu kadar yumu~k, ister elmas kadar sert olsun, Kalbimi sana veriyorum; Ne istersen i<;ine onu koy, Koydugunu ebediyen koruyacag1ma yemin ederim.\" Korudaki ~ovalye derin bir ah <;ekerek ~arklsl m sona erdirdi, sonra inlercesine,dedi ki: \"Ey, ka- 178
179
dmlarm en giizeli ve en vefasiZI olan Vandelia'h yiiksek Casildea, esirin olan bu ~ovalyenin, uzun yolculuklar ve zorlu i~lerde eriyip gitmesine raz1 olmana acaba imkan var m1? Navarra, Leon, Endiiliis, Kastilya veLa Manc- ha'h biitiin ~ovalyelerinin sevgililerinden daha giizel oldugunu herkese itiraf ettinni~ oldugumu az m1 goriiyorsun?\" Bu son sozleri duyan Don Ki~ot hemen hayk1r- d1: \"Hay1r, bu dogru olamaz! Ben La Mancha'h- yim ve buna benzer hi<;bir itirafta bulunmu~ degi- lim. Sevgilimin giizelligine kar~1 boyle bir itirafta bulunmama imkan yoktur. Sanc;o, goriiyorsun ya, bu ~ovalye sapkhyor. Yine de kendisini dinleye- lim, belki kim oldugunu daha iyi anlanz.\" Sanc;o, \"Hi<; ~iiphesiz.\" diye cevap verdi, \"Onun ~ikayeti daha bir ay siirecege benziyor.\" Fakat i~ tahmin ettikleri gibi <;1kmad1. Etrafta kendisinden bahsedildigini duyan korudaki ~6- valye, ayaga kalkarak ag1r ve magrur bir sesle sor- du: \"Orada kim var? Siz kimsiniz? Mutlu insanlar- dan misimz? Yoksa talihsiz bir yarahk misimz?\" Don Ki~ot, \"Talihsiz insanlanz.\" diye cevap verdi. \"0 halde yakla~m1z, c;iinkii keder ve talihsizli- gi benim ~ahs1mda bulacaksmiz.\" Don Ki~ot biiyiik bir nezaketle davet edildigini duyunca mec;hul ~ovalyenin yamna gitti. Sanc;o da kendisini takip etmi~ti. Kederli ~ovalye kahramamm1zm koluna gire- rek, \"Rica ederim, oturunuz.\" dedi ve ekledi: \"Gezgin ~ovalyelik mesleginde oldugunuzu anlamak ic;in sizi bu saatte bu tenha yerlerde gor- mek yeterlidir.\" \"Evet senyor, gezgin ~ovalye olmakla iftihar duymaktay1m. Ancak kendi iiziintiilerim ve kendi dertlerime dii~mii~·bir halde olmakla beraber, faz- la iyi yiirekli bir ~ovalye oldugumdan, ~arkmizda ki ~ikayetleri duydugum zaman i<;im sizlad1.\" 180
\"Senyor bu si:izlerinizle bana ~eref bah~ediyor sunuz. Duydugunuz hisler, biiyiik bir a~ka esir ol- dugunuzu kamtlamaktad1r.\" \"Evet, aCJ oldugu kadar da tath olan bu esareti c;ekmekteyim.\" \"Fakat, hazen bu IstJrap, bizleri giizellerimiz- den nefret edecek derecede ak1l ve mantJgimiZI bozuyor.\" \"Ben hic;bir zaman Dulcinea'ma kar~I oyle bir ~ey hissetmedim.\" Burada San<;o efendisinin si:iziinii keserek dedi ki: \"Ah! Hamm1m1za kar~1 hie; i:iyle bir nefret hissi duymaya imkan var m1? 0, di~i bir e~ek kadar tat- h ve tereyag1 kadar da yumu~akhr.\" Koruda rastladiklan ~i:ivalye kahramamm1za sordu: \"Bu adam silahtanmz m1?\" Don Ki~ot, \"Evet.\" diye cevap verdi. \"Efendisinin huzurunda lafa kan~masma dog- rusu hayret ettim. Benimki, babam yerinde bir adam oldugu halde, ~imdiye kadar agzm1 ac;maya asia cesaret edememi~tir.\" Sanc;o yine si:ize kan~arak, \"Evet konu~tum, hatta ba~kasmm yamnda da konu~ur ve gerekir- se... neyse fazla si:iylemeyeyim, yoksa i~ ki:itiiye varacak...\" dedi. Tam bu s1rada mec;hul ~i:ivalyenin silahtan Sanc;o'nun koluna girdi ve kendisini bir ki:i~eye c;e- kerek dedi ki: \"Karde~, benimle gelin de ~i:iyle bir yerde ba~ ba~a rahat rahat konu~ahm. Efendilerimiz de otu- rup istedikleri kadar a~klanndan si:iz etsinler, za- ten onlann konu~mas1 sabah oluncaya kadar bile bitmeyecektir.\" Sanc;o, \"Pekala.\" dedi, \"Size kim oldugumu si:iylerim, bir kere c;enemi ac;mca, en geveze silah- ~orlar arasmda yer almaya lay1k bir adam oldugu- mu herhalde anlayacaksimzd1r.\" 181
Bunun iizerine iki silahtar bir ko~eye c;ekilip konu~maya ba~ladilar. Konu~malan gerc;ekten du- yulmaya deger giiliinc;liikteydi. iKi ~OVALYE ARASINDA MUTHi~ BiR KAR~ILA~MA iki ~ovalye, bir sure ~undan bundan konu~tuktan sonra, Aynalar $6valyesi sozii kalbinin hakimesi olan k1za getirerek Don Ki~ot'a dedi ki: \"Senyor ~ovalye, demek istedigim ~u ki, kade- rim, daha dogrusu kalbim, beni bir e~i daha olma- yan Vandalia'h Casidea'y1 takdis etmeye mecbur ediyor. Kendisine e~siz diyorum, <;iinkii asalet ve giizellik bak1mmdan bir e~i daha goriilmii~ degil- dir. Fakat pek zalim olan sevgilim, beni iinlii Her- cules' in gordiigu i~lerden daha ag1r i~lerde kulla- myor. Bir i~i ba~annca, bana diger bir i~i gostere- rek onu da yapmam1 ve arzulanm1 ancak o zaman yerine getirebilecegini soyliiyor. Bir defasmda, be- ni ~u Sevilla'daki Giralda admdaki korkunc; devle boy olc;ii~memi istedi. Bronzdan bir vi.icudu olan bu dev c;ok giic;lii korkunc; bir kadmd1r. Sevilla'da- ki kilisenin c;an kulesi iizerinde fmldak gibi donen bu deve hiicum edip maglup ettim. Ofkesinden mi.ithi~ bir hal almi~h. Ardmdan bir hafta siireyle dogu riizganndan ba~ka riizgar esmedi. Ba~ka bir giin de Guisando' daki* ta~tan bogalan yerlerin- den kaldmp tartmam1 istedi. Bu i~ bir ~ovalyeden c;ok bir hamala yak1~1r. Bu da yetmiyormu~ gibi, Cabra dagmm tepesine <;1k1p kendimi oradan, ha- yahma zerre kadar onem vermeden, kaldmp at- mami ve dii~ecegim derin c;ukurda ne oldugunu aynntilanyla anlatmami emretti. Bunlann hepsini yaphm. Yine beni hor goriiyor. Senyor, ~imdi de • Guisanda, Avita'dan Toledo'ya giden yo! iizerindeki ma- nastmn ad1d1r. Soz konusu bogalar, granit ta~mdan oyul- mu~lardlr. <<;:ev. n.) 182
bu merhametsiz Casildea bana ne gibi bir emir verdi biliyor musunuz? Butiin ispanya eyaletleri- ni dola~acagim, rastlayacag1m her gezgin ~ovalye ye, kendisinin butiin kadmlardan giizel ve mu- kemmel oldugunu ve benim de ~ovalyelerin en ce- suru ve a~Igi oldugumu itiraf edecekmi~im! Emri- ne itaat ehnek ic;in ispanya'nm biiyiik bir k1sm1m dola~tlm. Tersini iddia edecek cesaretinde bulu- nan birc;ok ~ovalyeyi yola getirdim; fakat bu zafe- rin ic;inde bana en c;ok ~eref veren bir galibiyet var- sa o da, ba~aba~ yapt1g1m bir dovii~te, c;ok tanm- mi~ bir ~ovalye olan La Mancha'h Don Ki~ot'u maglup etmi~ olmam ve ona Casildea'mn Dulci- nea'smdan c;ok daha giizel oldugunu itiraf ettir- mi~ olmamd1r. Bu zaferiml-:, dunyamn butiin ~0- valyelerini yenmi~ gibiydim, c;iinkii sozunii etti- gim Don Ki~ot onlann hepsini rriaglup etmi~, ~an, ~eref ve ~ohreti bilinen bir kahramandu. Zaten maglup bir insan ne kadar buyiik bir ~ohrete sa- hipse, onu yenen kimsenin de ~an ve ~erefi o dere- ce artar.\" Bu sozler Don Ki~ot'u o kadar ~~Irtmi~ti ki, ar- kada~mm sozlerini yalanlamak ic;in agzmi bir kez ac;hysa da, kendini zor tuttu. Fakat dogru soyle- medigini Aynah $Qvalye'ye itiraf ettirmek ic;in hie; heyecana kapilmadan dedi ki: \"Senyor, ispanya'mn hemen butiin gezgin ~o valyelerini maglup etmi~ olmamza bir diyecegim yok. La Mancha'h Don Ki~ot'u yenmi~ olmamza gelince, bundan ~upheliyim. Herhalde kendisine c;ok benzeyen bir ~ovalyeyi yenmi~ olacaksmiz, La Mancha'h kahramana benzeyen de pek c;oktur.\" \"Nas1l? Tann'nm yardimiyla Don Ki~ot'u yen- dim ve emrime amade ettim. Bu ~ovalye uzun boylu, zay1f yiizlii, uzun ve ohz kollu, k1vnk bu- runluydu, uzun biyiklan kara ve sark1kti. Hazin Yiizlii $ovalye ismi altmda dovii~ur. Silahtan da Sanc;o Panza isminde bir koyludur. Bindigi at da Rocinante'dir. A~1k oldugu kadma gelince, Tobo- so'lu D~tlcinea'd1r; yani eski ad1 Aldonzo Lorenzo. 183
ismini degi~tirmi~, zaten ben de oyle yaphm, sev- gilimin ad1 sadece Endiili.is'li.i Casildea idi, ben onu Vandalia'h Casildea yaphm. Eger bi.iti.in bu soylediklerim gerc;egi kamtlamaya yeterli degilse, k1hCim inanmamak konusundaki inadmiZI yene- cektir.\" Kahramannruz cevap verdi: \"Senyor ~ovalye, biraz durunuz ve size soyle- yecegim ~eye dikkat ediniz. Soz ettiginiz Don Ki- ~oten iyi dostlanmdan biridir. Kendisiyle o kadar samimi ve ic;li d1~hpz ki ben onu kendimden hie; ay1rt etmem. Herhalde di.i~mamm olan bi.iyi.ici.iler- den biri, benim ~an ve ~erefimi azaltmak ic;in onu benim k1hgima sokarak sizin Oni.ini.ize c;Ikarml~ olabilir. Bu, bi.iyi.ici.ilerin ilk marifeti degildir, daha iki gi.in once gi.izel ve cazibeli Dulcinea'm1 c;irkin bir koyli.i kadm k1hgma soktular. Bu i~in hain bi.i- yi.ici.ilerin bir oyunu olduguna hie; ~i.ipheniz olma- sm. Eger bi.iti.in bu soylendiklerim sizi ikna etme- ye yetmiyorsa, i~te Don Ki~ot kar~1mzda duruyor, bunu size silahlanyla, ister at i.isti.inde, ister yaya olarak kamtlamaya haz1rd1r.\" Bu sozleri soyledikten sonra ayaga kalkh, elini k1hcma goti.irdi.i ve bu durumda koruluktaki ~o valyenin karanm bekledi: Arkada~mm cevab1 ~u oldu: \"Borcuna sad1k bir adam teminat vermekten c;ekinmez; eger Senyor Don Ki~ot'un k1hgma gir- mi~ birini yenmeyi ba~ard1ysam, sizi de aym ~ekil de yenecegimi i.imit edebilirim. Fakat ~ovalyelerin haydutlar gibi gece vakti k1hc; ~ak1rdatmalan uy- gun olamayacagmdan, gi.ine~in kahramanhgimlZI aydmlatabilmesi ic;in gi.ini.in agarmasm1 bekleme- !iyiz. Sava~m ~arh, yenilenin yenenin emrine tabi olmas1 ve her dedigini yapmasidlr. Yeter ki ~oval yelik yasalanna aykm olmasm.\" Don Ki~ot, \"Bu ~arh kabul ediyorum.\" dedi. Bunun i.izerine ~ovalyeler silahtarlanmn bu- lunduklan yere gittiler ve her ikisini de derin bir uykuda buldular. Horul horul uyuyan silahtarlan- m uyand1rarak, hemen hayvanlanm hazirlamala- 184
nm emrettiler. Sabah daha giine:;; ilk •:;;•~m sac;ar- ken biiyiik ve kanh bir sava:;;m ba:;;Iayacagm• og- rendikleri zamim, en c;ok tela:;;a dii:;;en Sanc;o oldu. Aynalar ~ovalyesi'nin cesaret ve sava:;;c;•hgm• si- lahtarmdan duymu:;; olan Sanc;o efendisinin ugra- yacag• sonuc;tan endi:;;e etmeye ba:;;Iad1. Hic;bir ~ey soylemeden iki silahtar hayvanlarm bulundugu yere gittiler. Birbirlerine sokulmu:;; olan iic; at ve bir e~ek bir ti.irlii aynlmak istemiyorlard1. Hay- vanlan haz1rlarken meslekda:;;• Sanc;o'ya dedi ki: \"Karde~, Endiiliis geleneklerine gore, iki ~oval ye diiello ederken, silahtarlanmn da elleri kollan bagh durmapp k1hc; oynathklanm biliyorsundur. Onun ic;in efendilerimiz dovii~iirken bizim de bir tarafta birbirimizle boy olc;iimemiz gerekiyor.\" \"Ne diyorsun! Endiiliis'te boyle bir gelenek mi var?\" \"Evet... Bu c;ok eski bir gelenektir. Kesinlikle buna aykm hareket edemeyiz. Haydi haz1rlanm dostum.\" \"Dostum, bu koti.i gelenegin sizin memlekete ozgii oldugunu soylememe izin verin. ~ovalyeli gin biitiin yasalanm ezbere bilen efendim, bana ~imdiye kadar boyle bir ~eyden hie; soz etmedi. Eger boyle bir gelenek varsa, buna aykm hareket edenler cezaya ugrar degil mi? Peki, ben kendi ce- zama ~imdiden raz1 oluyorum. Aslmda dovii~mek ic;in k1hCJm da yok.\" \"Camm, i~ k1hca kalsm karde:;;! Benim yamm- da iki biiyiik c;uval var. Birini sen al birini de ben; kar~• kar~•ya gec;er dovii~iiriiz.\" \"Bu ~ekilde s1rhm•zdaki tozlan kald1rmaktan ba~ka bir ~ey yapmay1z.\" \"Buna ~iiphe yok, fakat onceden haber vere- yim, riizgarm c;uvallan ahp gotiirmemesi ic;in bun- lann ic;ine hirer diizine c;ak1l ta~1 koymahy1z.\" \"Oyleyse efendim, ~imdiden soyleyeyim: c;:u- vallan ipek ile doldursamz bile yine de dovii~ mem. Gelin bu deliligi efendilerimize b1rakahm; beni dinleyin, ya~ayahm ve ic;elim, oliim gee; kala- 185
cak diye mi korkuyorsunuz? Meyveyi koparma- yahm, meyve olgunla~mca kendiliginden dii~er.\" \"Bununla beraber, hi<; olmazsa yanm saat ka- dar dovii~mekten kendimizi alamayacagtz.\" \"Bir dakika bile dovii~mem. Bana comert<;e ik- ramlarda bulunmu~ bir ki~iyle sa<; sa<;a ba~ ba~a gelmek ger<;ekten tuhaf olacak. Ben kavga etsem etsem, ktzdtgtm zaman ederim. Halbuki sizin gibi sevimli bir adama nastl ktzabilirim ki?\" \"Durun, ben buna bir <;are buldum. isterseniz dovii~e ba~lamadan once size iki. ii<; tokat atarak yere sereyim, o zaman herhalde ofkelenirsiniz.\" · \"Ben daha iyi bir <;are biliyorum, elime bir so- pa ahnm ve zat-1 aliniz ofkemi uyandtrmaya ba~ lamadan, size oyle bir sopa <;ekerim ki, ofkeniz an- cak obiir diinyada uyamr. Bu gibi i~ler belli olmaz, insan dayak atmaya gelir, ama dayak yer oyle gi- der. Fazla stkt~hnlan kedi asian kesilir, i~te ben de oyleyim. Yiice Tann ban~t takdis edip kavgaya !a- net etsin, amin!\" \"Pekala oyle olsun; sabah olsun da ne yapaca- gtmtzt dii~iiniiriiz.\" Bir sure sonra aga<;lann tepesinde tatlt tath ot- meye ba~layan rengarenk binlerce kii<;iik ku~, gii- zel sesleriyle dogan giine~i selamhyorlardt. $afak ne giizel ahyordu. <;aytrlardaki otlar ve <;e~itli <;i- <;eklerin iistii ~ebnemlerle dolmu~ ve ormanda ne- ~eli bir hayat ba~lamt~h. Fakat heniiz goz gozii gormeye ba~lamt~h ki, San<;o'nun ilk fark ettigi ~ey, gece arkada~hk ettigi silahtarm tuhaf burnu oldu. Bu burun o kadar iriydi ki, neredeyse silahtarm <;enesine kadar ine- cekti. Agzmt hemen tamamtyla kaplam1~ olan bu korkun<; burnun iizerinde ktrmtzt ve iri sivilceler vardt. Bu korkun<; manzara kar~tsmda San<;o'nun eli ayagt zangtr zangtr titremeye ba~lamt~h. Boyle bir hayaleti ofkelendirmektense iki yiiz tokat ye- meye <;oktan raz1yd1. Bu s1rada rakibini ba~tan a~ag1 si.izmeye ba~la yan Don Ki~ot, kar~1smdaki ~ovalyenin yi.izi.inii 186
fark etmeyi ba~aramad1, 0-inki.i migferinin siperi c;ehresini tamam1yla orti.iyordu. K1sa boylu, fakat iri ci.isseli ve kuvvetli bir adamd1; z1rhmm i.izerine altm s1rmah bir kazak gec;irmi~ti ve kazagm i.izeri pml pml parlayan hilal ~eklinde birc;ok ki.ic;i.ik ay- nayla si.islenmi~ti. Migferinin i.izerinde ye~il, san, beyaz renkte ti.iylerden olu~an bir sorguc; vard1. Bir agaca dayad1g1 bi.iyi.ik m1zragmm ucundaki sivri demirin boyu bir kan~tan fazlayd1. Di.i~mam na dikkatle bakan Don Ki~ot, c;ok gi.ic;li.i bir adam olduguna hi.ikmetti ise de silah~oru gibi korkup titremedi, tersine, bi.iyi.ik bir cesaretle ona yaklalia- rak dedi ki: \"Eger sava~ma arzusu, yi.iksek nezaketinizi bozmad1ysa, yi.izi.ini.izi.in ihti~am1mn kihgmiza uygun olup olmadigmi gorebilmem ic;in migferi- nizin siperini biraz kaldirmamzi rica edecegim.\" Aynalar ~ovalyesi cevap verdi: \"Ey galip veya maglup olacak liOvalye, eger ~u anda arzunuzu yerine getirmiyorsam, bunun se- bebi, size gayet iyi bildiginiz ~eyi itiraf ettirmeden siperligimi kaldirmakla Vandalia'h gi.izel Casil- dea'ya saygisizhk etmi~ olacagimdir.\" Kahramamm1z, \"Oyleyse atlanm1za binelim senyor.\" dedi, \"Yenmili oldugunuzu iddia ettiginiz Don Ki~ot'un ben olup olmadigmi ~imdi anlaya- caksmiz.\" \"Bir yumurta diger bir yumurtaya ne kadar benziyorsa, siz de ona o kadar benziyorsunuz; fa- kat madem ki onun bi.iyi.ici.iler tarafmdan sizin ki- hgmiza sokulmu~ biri olabilecegini ileri si.iri.iyor- sunuz, o halde aym Don Ki~ot oldugunuzu onay- lamaya cesaret edemeyecegim.\" \"Arhk yeter, yamldigmiZI gori.iyorum, bu yan- h~hgi ortadan tamam1yla kald1rmak ic;ln hayvan- lanmiZI getirsinler. Eger Tann, sevgili Dulcinea ve bilegimin gi.ici.i bana yard1m ederse, migferinizin siperini kald1rarak gereken zamandan once yi.izi.i- ni.izi.i gorerek kim oldugunuzu tamyacag1m. Siz de yenmi~ oldugunuzu sandigmiz Don Kiliot'un ben olmadigimi anlayacaksm1z.\" 187
Daha fazla konui'madan atlanna bindiler. Kah- ramanmuz, Rocinante'yi krrlara dogru biraz sur- du. AmaCI hayvam koi>turarak dtii>mammn tizeri- ne c;ullanmak ic;in gerekli mesafeyi saglamakh. Aynalar $i:ivalyesi de aym i>ekilde hareket etti. Fa- kat ht;ntiz yirmi ad1m uzaklai>mamii>h ki dtii>mam · kendisine seslendi: \"Savai'muzm i'arhru w1utmaym senyor; si:iyledi- gim gibi, mag!up galibin her dedigini yapacaktrr.\" Don Kii>ot cevap verdi: \"Biliyorum, fakat i>Ovalyelik yasalanna aykm hic;bir i:ineride bulunulmayacak.\" \"Evet, evet, anhyorum, ben de aym i:ineride bulunacakhm.\" Tam' bu s1rada, mec;hul silahtann iri ve korkunc; burnu Don Kii>ot'un gi:iztine c;arph. Kahramammi- zm i'ai>kmhg1 Sanc;o'nunkinden ai'ag1 kalmad1. Bu- nu, bir ei'i daha gi:irtilmemii' insan klhgmda bir ucube olarak telakki etti. Diger taraftan, efendisi- nin savai'a haz1rlandigm1 goren Sanc;o, bu korkunc; 188
silahtar ile yalmz kalmak istemedi ve bu adamm kendisini korkunc; burnuyla bir vuru~ta yere serip oldiireceginden korktu. Zavalh Sanc;o bu endi~ey le ko~up Rocinante'nin kay1~1m yakalad1 ve efen- disine dedi ki: \"Senyor, ~u mantar agacma c;1kmak ic;in size yalvarmaya geldim; Aynalar $ovalyesi ile kahra- manca yapacagm1z sava~I agacm iizerinden daha iyi seyrederim.\" Don Ki~ot silahtanna ~u cevab1 verdi: \"Sanc;o, oyle samyorum ki, agacm bir dahna <;I- karak sava~ImiZI, boga gi.ire~lerini localarmdan seyredenler gibi seyretmek istiyorsun.\" Sanc;o, \"Senyor!\" dedi, \"itiraf ed,eyim ki, ~u si- lahtarm korkunc; bumu beni oyle bir de~het ic;inde b1rakh ki, kendisiyle yalmz kalmaya bir tiirlii ce- saret edemiyorum.\" \"Hakhsm dostum, bu o kadar korkunc; bir mahluk ki, eger kahraman bir ~ovalye olmasay- dim, ben bile korkard1m. Gel de agaca c;1kmana yard1m edeyim.\" Bunun iizerine Don Ki~ot, Sanc;o'nun agaca <;Ikmasi ic;in kendisine yard1m etti. Bu s1rada, Don Ki~ot'un sava~a haz1r oldugunu sa nan Aynalar $0- valyesi, kahramamm1zm iizerine sald1rmak ic;in k1rlara dogru ac;Iim1~ ve hayvamm geri c;evirerek hedefine dogru ko~maya ba~lami~ti. Ancak tm tm gidebilen mec;hul ~ovalyenin ati da Rocinante aya- nnda bir hayvand1. Aynalar ~ovalyesi, tam hiicum edecegi zaman, Don Ki~ot'un Sanc;o ile me~gul ol- dugunu goriince atlmn dizginlerini c;ekerek sava~ alammn tam ortasmda durdu. Bu duru~, ko~maya giicii kalmam1~ hayvamn pek ho~una gitti. Dii~ manmm iizerine saldumakta oldugunu goren Don Ki~ot, hemen Rocinante'nin bogiirlerini mah- muzladJ ve hayvam oyle bir tahrik etti ki, siirekli tins gitmeye ah~km olan Rocinante ilk kez dort nala gitti. Bu s1ska hayvamn dort nala kalkmas1 ~imdiye kadar goriilmemi~ idi. Dii~manmm bek- lenmedik bir h1zla iizerine dogru geldigini goren 189
Aynalar ~valyesi de hemen mahmuzlan ile atmm bogriine vunnaya ba~lad1. Fakat nefes nefese kal- mi~ olan hayvan yerinden kipirdanmiyordu. Za- valh ~ovalye bo~una c;abahyor, hayamm bir tiirli.i yerinden oynatam1yordu. Aym zamanda mizragi- m da istedigi gibi kullanamad1. Di.i~mammn bu- lundugu siki~Ik duruma hie; onem vermeyen Don Ki~t, y1ldmm hiZlyla i.izerine c;ulland1. <;:arp1~ma o kadar ~iddetli olmu~tu ki, mec;hul ~ovalye atm- dan yuvarlanarak hareketsiz bir durumda yere se- rildi. Canh oldugunu belirten bir k1p1rh yoktu kendisinde. ~ovalyenin atmdan yuvarland1gmi goriir gormez, Sanc;o hemen bulundugu agac;tan inerek efendisinin yamna ko~tu. Don Ki~ot atm- dan inmi~, Aynalar ~valyesi'nin migferini c;oz- mekle me~gul idi. AmaCI, bu mec;hul ~ovalyenin kim oldugunu anlamak ve eger hayatta ise kendi- sine hava vermekti. Fakat di.i~manmm yi.izi.ini.i go- ren Don Ki~ot o kadar bi.iyi.ik bir hayrete di.i~tii ki, adeta gozlerine inanam1yordu. Nas1l insansm, kar~Ismda yatan ~ovalye ogrenci Sanson Carras- co'dan ba~kas1 degildi. Don Ki~ot ne yapacagm1 ~a~1nn1~ bir halde bagmyordu: \"Gel buraya, gel Sanc;o, inanamayacagm ~u manzaray1 seyret; ~u bi.iyi.ici.ilerin yapmayacag1 i~ yok.\" Sanc;o, Carrasco'nun yi.izi.ini.i gori.ir gonnez, hayretinden donakald1 ve hemen istavroz <;Ikar- maya ba~lad1. Diger taraftan maglup ~ovalyede hayat belirtisi gori.ilmi.iyordu. Sanc;o kendine gelince efendisine dedi ki: \"Senyor, ne olursa olsun, bana kahrsa kihcmizi Carrasco sand1~mz bu adamm vi.icuduna bahr- makla, di.i~manlanmz olan bi.iyi.ici.ilerden birini ortadan kald1nn1~ olacaksm1z.\" Kahramamm1z cevap verdi: \"Dogru soyli.iyorsun Sanc;o, hie; olmazsa bir ta- nesi eksilir.\" Silahtannm ogudi.ini.i uygun bulan Don Ki~ot k1hCim c;ekmek i.izereyken, maglup ~ovalyenin si- 190
lahtan, kendisini korkun~ bir :;;ekilde ~irkinle~tiren o koca burnu olmad1gi halde ko:;;arak bag1rdt: \"Senyor Don Ki~ot, sa km klhcmJZI kullanma- ym, oniiniizde yatan dostunuz Sanson Carras- co'dur, ben de silahtany1m.\" San~o, arkada:;;m1 dogal yiiziiyle goriince sordu: \"0 ~irkin ve korkun~ burnunuza ne oldu?\" \"Cebimde duruyor.\" Bu sozleri soyleyen silahtar, cebinden mukav- .vadan ve iistii cilah bir takma burun ~1kard1. Ken- disini gittik~e daha dikkatli siizen San~o, birdenbi- re biiyiik bir hayretle hayklrd1: ~'Aman Tannm ne goriiyorum! Siz benim kom- ~um ve dostum Tom Cecial degil misiniz?\" \"Ta kendisiyim, boyle klhk degi~tirerek buraya gelmemizin sebebini size anlatacagrm, fakat her ~ey den once efendinizin hem~ehrisi zavalh ogrenci Carrasco'ya bir kotiillik etmesine engel olmak i~in kendisine ister rica edin, ister yalvarm, ne yaparsa- mz yapm da :;;u zavalh gence bir :;;ey olmasm.\" Sonunda, zavalh Carrasco kendine gelebilmi:;;- ti; bunu goren Don Ki:;;ot, hemen klhcmm ucunu g1rtlagma dayayarak b:ig1rd1: \"E~siz Toboso'lu Dulcinea'mn, Vandaliea'h Ca- sildea'dan daha giizel oldugunu hemen itiraf et- mez ve Toboso'ya kadar gidip kendisine olanlan oldugu gibi anlatmaz ve emrine amade bulundu- gunuzu soylemezseniz kendinizi olmu:;; bilin. On- 191
dan sonra, gelip beni bulacak ve ba~nmzdan ge- ~enleri an]atacakSinlZ. I~te hayatmiZl ve ozgi.irh.i- gunUZU bu ~artlar altmda size bag1~hyorum; bu da sava~ tan once verdigimiz; kararlara uygun oldugu gibi, gezgin ~ovalyelik prensiplerine de aykm de- gildir.\" Maglup ~ovalye cevap verdi: \"Evet, dediklerinizi yapacag1m; Vandaliea'h Casildea'nm, Toboso'lu Dulcinea'mn yuhk ve kir- li papucuna bile benzemedigini de itiraf ediyo- rum. Toboso'ya kadar gittikten sonra tekrar do- nup sizi bulacag1m ve cereyan eden ~eyleri anlata- cagim.\" \"Aym zarnanda, vaktiyle yenmi~ oldugunuz ~ova lyenin, La Mancha'h Don Ki~ot olmad1g1m ve olamayacagm1, buyuculer tarafmdan onun kihgr- na sokulmu~ ba~ka bir ki~i oldugunu da itiraf et- melisiniz. Ben de sizin ger~ek Carrasco olmadigi- mzi, fakat onun kihgma girmi~ olan ba~ka birisi oldugw1uzu kabul ediyorum.\" 192
Bitkin bir halde bulunan !?Ovalye cevap verdi: \"Bi.iti.in soylediklerinizin dogru oldugunu iti- raf ediyorum, fakat rica ederim biraz yard1m edin de yerden kalkay.m, fena halde sars•lm•!? bulunu- yorum.\" Don Ki!?ot ile Tom Cecial'm yard•m•yla zor be- la bulundugu yerden kalkabilen zavalh Carrasco c;ok hlrpalanm•!? bir haldeydi. $a!?kmhktan heni.iz kurtulamayan Sanc;o, mag- lup !?Ovalyenin silahtarmm, anlahklanna gore, kendi kom!?usu ve hem!?ehrisi Tom Cecial oldugu- nu anlam1!? olmasma ragmen, Don Ki!?ot'un anlat- hg• bi.iyiici.ili.ik hikayeleriyle o kadar !?a!?kma don- mi.i!?ti.i ki, bu adamm dostu ve hem!?ehrisi oldugu- na bir ti.irli.i inanmak istemiyordu. K1sacas1, efendisi de seyisi de bildiklerinden !?a!?madliar. Aynalar $6valyesi ile silahtan, bitkin ve mahcup bir halde, Don.Ki!?ot ile Sanc;o'dan ay- nlarak, !?Ovalyenin h•rpalanm•!? olan kaburga ke- miklerine pansuman yaphrmak ic;in uygun bir yer bulmaya gittiler. Bunun i.izerine, Don Ki!?ot ile silahtan Sanc;o Panza, hayvanlanna binerek Zaragoza yolunu tut- tular. Don Ki!?ot, Aynalar $6valyesi olduguna inandl- g• bir kahramana kar!?l kazand1g1 zaferden duydu- gu sevinc; ve ne!?e ile yoluna devam ediyordu. $6- valelik sozi.ine gi.ivendiginden, Aynalar $6valye- si'nin doni.i!?i.inde sevgili Dulcinea'smm bi.iyi.ilen- mi!? halinin devam edip etmedigini ogrenecegin- den emindi. Aynalar $6valyesi ise i.izgi.in, mahcup, ba!?1m oni.ine egmi!? di.i!?i.ini.ip duruyordu. Kurnaz bir gene; olan Carrasco, rahip ile Nikolas Usta'm onerisi i.izerine gezgin !?OValye klhgma girerek La Mancha !?Ovalyesini bulmaya c;•kml!?h. Kahramamm1zm iki dostu, Don Ki!?ot'u evinde ahkoymayacaklanm anladiklan zaman, onu rna- cera pe!?inde ko!?mas1 ic;in serbest birakml!?iar ve 193
Carrasco'yu ~ovalye k1hgma sokarak arkasmdan yola c;•karm1~lardi. Hareketinden once, ogrenciye ~oyle demi~lerdi: \"Bir yolunu bulup Don Ki~ot'u dovii~e davet edersin. Zorluk c;ekmeden onu yenecegine eminiz. Bir kere yenilince, bir veya iki yii siireyle evinde oturup ~ovalyelikten vazgec;ecegine yemin ettirir- sin. $ovalyelik kurallanm c;ok iyi bilen ve bunlara bagh olan Don Ki~ot, mutlaka verdigi sozii tuta- cakhr. Biz de o siire ic;inde onu tedavi etmek ic;in ugra~mz. Belki de zamanla kendine gelir de bu cinnetten vazgec;er.\" Gene; ogrenci bu i~i eglenceli bulmu~tu. Ak1lh ve ~en bir adam olan Sanc;o'nun kom~usu Tom Ce- cial, Carrasco'ya silahtarhk roliinii kendisinin oy- nayabilecegini soyleyerek teklifte bulundu. Og- renci, anlathgimiz ~ekilde k1yafet degi~tirdi. San- c;o'nun kendisini tamyamamas1 ic;in Tom iri bir takma burun buldu ve iki arkada~ hayvanlarma binerek Don Ki~ot'u bulmaya c;Ikhlar. Don Ki~ot ile oyunculann oliim arabas1 yakmlarmda kar~Ila ~acaklanm sanan Carrasco ve silahtan, onu aym giiniin ak~am1 soz ettigimiz ormanda buldular. · Bundan sonra cereyan eden olaylar okuyuculan- mizm malumudur. Zavalh ogrencinin kahramam- miz ile giri~tigi sava~ az kalsm kendisine c;ok pa- hahya mal olacakh. DON Ki~OT'UN ASLANLAR MACERASINDA GOSTERDiGi BUYUK CESARET Don Ki~ot, soylemi~ oldugumuz iizere kazand1g1 sava~tan duydugu gurur ve sevinc; ic;inde yoluna devam etmekteydi. Kendisini diinyanm en kahra- man ve en cesur ~ovalyesi say1yor ve bundan boy- le giri~ecegi maceralardan galip c;1kacagmi dii~ii niiyordu. Hele biiyiiciilerin biiyiilerine hie; onem 194
vermiyordu. $imdiye kadar yemi~ oldugu sopala- n, kafasma ahlan ta~lan ve mahkumlarm nankor- higu yiiziinden ugrad1g1 halleri ~oktan unutmu~ tu. Biiyiilenmi~ olan Dulcinea'sm1 biiyiiden kur- tarmak ic;in bir ~are bulmaya da karar verdi. Kah- ramammiz o kadar gururluydu ki, eski zaman ~o valyelerinin en cesurlanna bile zerre kadar g1pta etmez olmu~tu. $i:ivalye, migferini getirmesi i~in silahtanm ~a girdigi zaman San~o, ~obanlardan taze ve yumu- ~ak peynirler almakla me~guldii. Efendisinin ken- disini acele c;ag1rmasmdan tela~a dii~en San~o, peynirleri nereye koyacagm1 ~a~nrd1, bedellerini odemi~ oldugu i~in de b1rakmak istemiyordu. Bir- denbire, bunlan Don Ki~ot'un migferine koymay1 dii~iindii ve dii~iindiigu gibi hareket ederek efen- disinin yanma ko~tu. Don Ki~ot, San~o'nun geldigini goriince kendi- sine dedi ki: \"Dostum c;abuk migferimi ver, yeni bir macerayla kar~Ila~Iyorum. Tela~mdan peynir- leri i~inden ~1karmaya zaman bulamayan Sanc;o Panza migferi oldugu gibi efendisine verdi. 0 da hemen ahp i~ine bakmaya gerek bile gormeden ba~ma gec;iriverdi. Boylece siki~Ik bir halde kalan taze ve yumu~ak peynir sulanarak Don Ki~ot'un almndan sakahna ve ensesine dogru akmaya ba~ lami~h. $i:ivalye, \"Bu ne haldir, dostum San~o?\" diye sordu. \"Sanki beynim sulamyor ve eriyor, ~imdiye degin hi~ bu kadar terlememi~tim. Evet, terliyo- rum, ama korkudan degil. Bu hal, korkunc; bir ma- ceramn ba~layacagma alamet olsa gerek. Biraz bez ver de terimi sileyim, nerede ise terden gozlerim bugulanacak.\" San~o ses ~1karmadan bir mendil verdi ve efen- disinin meseleyi anlamamasi i~in Tann'ya dua etti durdu. Fakat terini silen Don Ki~ot, ba~mi tslatan ~eyin ne oldugunu gormek ic;in migferini ~tkanp ic;ine bakmca dibinde yogurda benzer bir ~ey bu- lundugunu gordii. Bunun iizerine migferi burnu- 195
na yakla~tlrarak koklad1 ve, \"Sevgili Dulcinea'mm hakk1 i<;in, hain, ars1z ve adam olmaz silahtanm bunun i<;ine peynir doldurmu~.\" San<;o sogukkanhhkla ve bir :;;eyden haberi yokmu~ gibi cevap verdi: \"Efendim, madem ki bu peynirdir, ben peyniri <;ok severim, verin de yiyeyim. Daha dogrusu :;;ey- tan yesin, oyle ya, oraya peyniri ondan ba:;;ka kim koyar? Migferinizi peynir <;omlegi olarak kullana- cak kadar cesretim yok. Bu benim i~im degil, olsa olsa dii:;;mammz olan biiyiiciilerin i:;;idir. Oyle ya, sizin gibi bir :;;ovalyenin dii~manlan olur da, silah- tanriiZm olmaz m1? i~te o hainler asil :;;ahsiyetinizi ofkelendirmek i<;in bu oyunu icad ettiler. Bu konu- da vereceginiz hiikme boyun egiyorum, <;iinkii ya- mmda peynir bulunmadigmi ve eger bulunsayd1 migferinizin i<;ine degil dogrudan dogruya mide- me indirecegimi gayet iyi bilirsiniz.\" Don Ki~ot, her ~ey miimkiindiir diyerek yiizii- nii ve kafasm1 sildi, migferini de temizledi. Sonra ba~ma ge<;irdi. Siperini indirdi ve m1zragm1 eline alarak :;;oyle hayk1rd1: \"Kim isterse gelsin, kar:;;1ma <;Iksm, ben bizzat iblis ile bile <;arpi~maya hazmm.\" Bu s1rada, bayraklarla donanm1:;; olan araba da yolculanm1za dogru yakla:;;maktayd1. ArabaCJlar iki ki:;;iydi. Bunlardan biri katirlardan birine bin- mi:;;, oteki de arabanm gerisinde duruyordu. Don Ki:;;ot hemen arabanm online ge<;erek sordu: \"Nereye gidiyorsunuz? Bu arabanm i<;inde ne ta:;ayorsunuz? Bu bayraklar neye alamet?\" ArabaCJ cevap verdi: \"Senyor, araba kendi mahmd1r. i<;inde Oran valisi tarafmdan Kral hazretlerine gonderilen, <;ok giizel iki asian var, bayraklarda Kral'm armasmm bulunmasJ, aslanlann kendisine ait oldugunu gos- termektedir.\" \"Peki, bu aslanlar <;ok mu biiyiik?\" Arabamn oniinde oturan adam, Don Ki:;;ot'a cevap verdi: 196
\"Evet efendim, Afrika'dan ispanya'ya bu ka- dar biiyiik aslanlann geldigi hie; goriilmemi~tir. Ben bu gibi i~lerle ugra~1yorum, fakat ~imdiye ka- dar bu kadar giizel ve iri aslanlar getirmemi~tim. Birisi erkek oteki de di~idir ve her biri ayn bir ka- feste bulunuyor. Bugiin daha yemeklerini verme- dim, herhalde aokmaya ba~lami~Iardir. Kendileri- ne yiyeceklerini vermek ic;in uygun bir yere bir an once varabilmemiz ic;in, bizleri daha c;ok ahkoy- mamamzi c;ok rica ederim.\" $ovalye hafifc;e tebessiim ederek cevap verdi: \"Bana asian yavrulan gonderiyorlar oyle mi? Asian yavrulan ha, tam zamamm bulmu~lar! Tan- nm! Bana bu hayvanlan gonderenler benim bun- lardan korkacak adam olup olmad•g•m• anlaya- caklardir. Madem ki, bu aslanlann bakiClSl sizsi- niz, arabadan inin de kafesleri ac;m, hayvanlar di- ~an c;•kmca, onlan bana gonderen sihirbazlara kar~1 Mancha'h Don Ki~ot'un kim oldugunu ka- mtlayacagim.\" Bu silahh hayaletin inad1 kar~1smda yapacak bir ~ey bulunmad•gm1 goren arabao, \"Peki sen- yor...\" dedi, \"Size itaat edecegim, fakat b1rakm da kahrlanm1 c;ozeyim ve aslanlar kafesten firlama- dan bunlarla kac;ay1m, c;iinkii kahrlan paralarlarsa mahvolurum. Hayahm1 kazanmak ic;in arabam ile kahrlanmdan ba~ka bir ~eyim yak.\" Don Ki~ot, \"Hadi oradan korkak herif!\" diye bag•rd1. \"Neyse, kahrlanm c;oz ve kac;, biraz sonra bo~una tela~ ettigini anlayacaksm.\" Arabacmm yere atlamas•yla hayvanlann ko- ~umlanm c;ozmesi bir oldu. Bu s1rada aslanlarm muhaflzma ~oyle bagmyordu: \"Aslanlann kafeslerini arzum d1~mda ve tehdit altmda zoraki ac;hg1ma hepiniz ~ahitsiniz. Hay- vanlarm yapacaklan biitiin kotiiliik ve zararlar- dan yalmz bu senyor sorumludur. Bu yiizden iic- retime ve haklanma halel gelmemelidir; ama kafe- si ac;madan once, sizlerden canmiZl kurtarmak ic;in tedbirli olmaniZl rica ederim, c;iinkii hayvanlar ba- 197
na ah:;;km olduklarmdan ben tehlikeyle kar:;;1 kar- :;>lya degilim.\" San<;o, gozleri ya:;;h, gelip efendisine yalvarma- ya ba:;;lam1:;>h: \"Ah! Efendim, ah! Boyle bir maceranm yamn- da yeldegirmenleri, tokmakh k~eci degirmenleri, hatta iizengi kay1:;>1 ile dayak yemek <;ocuk oyun- cagl kahr!\" Sonra :;;ovalyenin yanma sokularak ek- ledi: \"Efendim, efendim, burada biiyiilenmeye ben- zeyen hi<;bir :;;ey yok. Ben kafesin parmakhklan arasmdan aslanlann ger<;ek pen<;esini gordiim. Bu pen<;eye gore aslanm bir dag kadar biiyiik olmas1 gerekiyor.\" Don Ki:;;ot cevap verdi, \"San<;o, korku sana bu hayvam diinyamn yansmdan daha biiyiik gosteri- yor, hadi <;ekil :;;uradan da beni yalmz b1rak. Eger olecek olursam, seninle yapm1:;; oldugum anla:;;- map biliyorsun. Gidip Dulcinea'p bulacaksm, otesini biliyorsun, artlk fazla bir :;;ey soylemeyece- gim.\" Sonra, sozlerine ekledigi diger dii:;;iinceleri, orada bulunanlann :;;ovalyeyi fikrinden caydlr- mak konusundaki biitiin i.imitlerini pkh. $ovalyeyi yola getirmenin imkans1z oldugunu anlayan arabaCI kahrlanna, San<;o da i.izi.inti.ili.i bir halde e:;;egine binip kulara dogru ka<;h. Efendisini aslanlann pen<;esine di.i:;;mi.i:;; halde hayal eden za- valh silahtar, onun hizmetine tekrar girdigine la- netler ediyordu. Bir taraftan bunlan di.i:;;i.ini.iyor, diger taraftan da bir an once uzakla:;;mak i<;in e:;;e- gini mahmuzlay1p duruyordu. Aslanlarm muhafl- Zl, herkesin yeteri kadar uzakla:;;t1gm1 gori.ince, Don Ki:;;ot'u bir kez daha ikna etmeye yeltendi, fa- kat kahramamm1z vakit kaybetmemesini, acele et- mesini, magrurane bir tav1rla emretti. Zavalh adam, birinci kafesin kap1s1m a<;maya <;ah~1rken, Don Ki:;;ot nas1l dovii:;;mesi gerektigini di.i:;;i.ini.i- yordu; ayakta m1 yoksa at i.izerindemi? Sonunda, Rocinante'nin aslanlardan i.irkmesi olas1hgm1 goz 198
onunde bulundurarak yaya olarak mucadeleye girmeyi tercih etti. Bunun uzerine yere indi ve m1zragm1 hrlatarak killClm c;ekti ve kalkamm siper alarak buylik bir cesare tie ve kararh ad1mlarla iler- ledi. Kendisini Tann'ya ve Dulcinea'ya emanet ederek arabanm kap1sma geldi ve sakin bir tav1rla dikildi. Muhaflz, Don Ki~ot'un ofkesinden korkarak, fazla 1srar etmeden birinci kafesin kap1Sm1 tama- miyla ac;t1. Soylemi~ oldugumuz lizere, bu kafeste fevkalade buyuk ve son derece korkunc; bir asian vard1. Hayvanm ilk hareketi kafeste yuvarlanmak, penc;elerini ve burun vucudunu germek oldu; bundan sonra muthi~ agz1m ac;tl, uzun sure esne- di ve iki kan~ boyundaki dili ile yuzunu temizle- di, sonra ba~m1 kafesten c;1kard! ve ktzgm korlar- dan daha keskin gozleri ile her tarafa baktJ. En c;1,l- gm korkusuzlara bile deh~et verecek bir hali var- dL Don Ki~ot ona bakqor ve kafesten c;1ktp kendi- siyle boy olc;u~meye geJmesini SablrSIZhkla bekJi- 199
yordu. Kahramamm1z aslam kolayca yere serece- gine kanaat getirmi~ti, fakat kiistah olmaktan <;ok medeni olan asian, bu <;ocukca kabaday1hga kar~I hk vermeye tenezziil etmedi. Her tarafa bir goz gezdirdikten sonra omuzlanm kaldud1 ve Don Ki- ~ot'a k1<;m1 <;evirip kafesin i<;inde boylu boyunca uzand1. Bunu goren Don Ki~ot, muhaflza donerek aslam k1zdmp d1~an <;Ikarmak i<;in hayvana birka<; defa sopa ile vurmasm1 emretti. Adamcag1z, \"Bu soylediginizi yapmama imkan yok!\" dedi, \"~iin kii o zaman aslamn ilk yapacag1 ~ey beni parala- mak olacakhr. Ama dogrusunu isterseniz ~ovalye hazretleri, siz <;ok memnun olmahsm1z. Cesaretin son haddine varm1~ bulunuyorsunuz, ne diye tali- hi iki defa denemeli. Kap1 a<;Ik duruyor, asian iste- ·seydi <;1kard1, onu beklediniz ve Mia bekleyip du- ruyorsunuz. i~ittigime gore, en kahraman sava~<;I bile dii~mana meydan okuyup sava~ davet ettigi halde dii~mam daveti reddederse, o sava~<;I ~an ve ~erefini korumu~ olur. Zafer sizindir senyor, ma- dem ki asian ka<;ti demek ki maglup oldu.\" Don Ki~ot, \"Hakhsm...\" dedi, \"Kafesi kapatm dostum ve bana, gordiiguniiz hareketimi onayla- yan imzah bir beige veriniz. Bu belgede asldnm kafesinin kapiSim a<;hgmizi; aslam sava~a davet ettigim halde kabul etmedigi, ikinci defa meydan okudugum halde, benimle boy ol<;ii~mekten ka- <;mdigi yaz1h olacak. Ben gorevimi yapm1~ bulu- nuyorum. Kahrolsun ~u biiyiiciiler. Tann manhk, adalet ve ~ovalyeligi korusun!\" Aslanlarm muhaflz1 ~ovalyenin emirlerini ye- rine getirdi. Don Ki~ot, m1zragmm ucuna, peynir- len~ bula~m1~ olan yiiziini.i sildigi bezi sard1 ve ka<;maya devam eden arkada~lanmn gormesi i<;in sallamaya koyuldu. Bu i~areti ilk goren San<;o ol- du. Hepsi dondi.ikleri zaman kahramamm1zm ken- dilerine i~aret ettigini gordi.iler. 0 zaman korkula- n k1smen yok oldu ve yava~ yava~ arabaya yakla~ maya ba~ladilar. Don Ki~ot bag1rarak kendilerini 200
Search
Read the Text Version
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16
- 17
- 18
- 19
- 20
- 21
- 22
- 23
- 24
- 25
- 26
- 27
- 28
- 29
- 30
- 31
- 32
- 33
- 34
- 35
- 36
- 37
- 38
- 39
- 40
- 41
- 42
- 43
- 44
- 45
- 46
- 47
- 48
- 49
- 50
- 51
- 52
- 53
- 54
- 55
- 56
- 57
- 58
- 59
- 60
- 61
- 62
- 63
- 64
- 65
- 66
- 67
- 68
- 69
- 70
- 71
- 72
- 73
- 74
- 75
- 76
- 77
- 78
- 79
- 80
- 81
- 82
- 83
- 84
- 85
- 86
- 87
- 88
- 89
- 90
- 91
- 92
- 93
- 94
- 95
- 96
- 97
- 98
- 99
- 100
- 101
- 102
- 103
- 104
- 105
- 106
- 107
- 108
- 109
- 110
- 111
- 112
- 113
- 114
- 115
- 116
- 117
- 118
- 119
- 120
- 121
- 122
- 123
- 124
- 125
- 126
- 127
- 128
- 129
- 130
- 131
- 132
- 133
- 134
- 135
- 136
- 137
- 138
- 139
- 140
- 141
- 142
- 143
- 144
- 145
- 146
- 147
- 148
- 149
- 150
- 151
- 152
- 153
- 154
- 155
- 156
- 157
- 158
- 159
- 160
- 161
- 162
- 163
- 164
- 165
- 166
- 167
- 168
- 169
- 170
- 171
- 172
- 173
- 174
- 175
- 176
- 177
- 178
- 179
- 180
- 181
- 182
- 183
- 184
- 185
- 186
- 187
- 188
- 189
- 190
- 191
- 192
- 193
- 194
- 195
- 196
- 197
- 198
- 199
- 200
- 201
- 202
- 203
- 204
- 205
- 206
- 207
- 208
- 209
- 210
- 211
- 212
- 213
- 214
- 215
- 216
- 217
- 218
- 219
- 220
- 221
- 222
- 223
- 224
- 225
- 226
- 227
- 228
- 229
- 230
- 231
- 232
- 233
- 234
- 235
- 236
- 237
- 238
- 239
- 240
- 241
- 242
- 243
- 244
- 245
- 246
- 247
- 248
- 249
- 250
- 251
- 252
- 253
- 254
- 255
- 256
- 257
- 258
- 259
- 260